32.Gün Ukrayna’da | 2014
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=SlhCNb9T2e0.
Dek así és-om
Ukrayna’nın başkentiki evdeyiz. Haftalardan beri süren hükümet karşıda bir Avrupa Birliği yanlısı gösterenin tam merkezindeyiz. Ukrayna’da sular hiçbir zaman durulmadı. Unutmayın, Ukrayna Sovyetler Birliği’nin en önemli ülkelerinden bir tanesiydi. 1991’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra kendisini resmen bir küresel savaşın ortasında buldu kendini. Bir yandan Avrupa Birliği ve Batılı ülkeler diğer yandan da Rusya. 2004’teki Turuncu Devrim’den sonra iktidar savaşı iyice kızıştı. İlk önce Avrupa Birliği hükümetine karşı Rusya güdümlü politika sokağa döküldü. İstedikleri yolsuzlar karşı mücadele ve daha fazla insan hakları. İlginçtir ki 2010’da tam tersi oldu. 2010’daki Rusya güdümlü politikeye karşı muhalefet yani Avrupa Birliği muhalefeti sokağa döküldü bu sefer.
İstedikleri daha fazla demokrasi ve de aynı şekilde insan haklarına, ihlaline karşı daha fazla mücadele ve de yolsuzluğa karşı daha büyük çaba. Bu sebepten dolayı bir insanlar sokakta.
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de homurdanmalar Kasım ayında başladı.
Devlet başkanı Viktor Yanukovic yıllardır sürdürülen müzakereler sonucunda Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşmasını imzalamayı reddedince kızılca kıyamet koptu.
AB ile ticaret anlaşmasına karşı olduğu bilinen Yanukovic’in en büyük destekçisi Rusya lideri Vladimir Putin. Aralık ortasına 15 milyar dolarlık tahvil anlaşması yapıp doğal gaz fiyatların %30 indirince meydanlardaki direniş biraz dağıldı.
Ancak Rusya muhalifi bir kadın gazetecinin dövülmesi bardağı taşıran damla oldu. Ocak ortası gibi kalabalıklar yeniden Kiev meydanlarında toplandı. Bu kez hükümet sert müdahale ederek gösterilerin önünü almak istedi.
Ama evdeki hesap meydana uymadı.
22 Ocak’ta iki göstericinin ölümüyle şiddetlenen protesto gösterilerinde binlerce eylemcinin yanı sıra en az 300 polis yaralandı. Ölü sayısı ise 5’e çıktı.
Cenaze törenleri binlerce göstericinin katıldığı hükümet karşıtı köfte gösterisine dönüştü. Avrupa’nın en büyük dördüncü yüz ölçümüne sahip, geniş tarım alanlarıyla bezeli, iyi eğitimli ülkesi nasıl oldu da bu kadar büyük halk ayaklanmasının merkezi haline geldi.
Lafı eğip bükmeden söyleyeyim. Yanıt net. Batı ile Rusya arasında yüzyıllardır süren nüfus kavgası. Rusların, beyaz Rusların ve Ukraynalıların atası olan devlet Kiev’de kurulmuş.
Kiev Rus Prensliği orta çağlarda kurulmuş. Daha sonra Cengiz Han buralara saldırılmış. Moğol saldırılır sonucunda bu devlet yıkılmış ve bir tarafta Moskova ileride ayrı bir prenslik haline gelmiş. Kiev, Ukraynalıların kaderi daha başka yönde gelişmiş, beyaz Rusların kaderi de başka yönde gelişmiş. Ukrayna uzun yıllar, bir taraftan Polonyalıların egemenliği altında kalmış, Litvan yılların egemenliği altında kalmış, Kırım Tatarları Ukrayna’nın belli bölgelerinde hakimiyet sürmüşler. Daha sonra 1600’lü yıllarda Ukrayna Rusya’nın hakimiyetine giriyor.
Zaten Rusya’nın Avrupa İmparatorluğu haline gelmesi de bu sayede oluyor. Ondan sonra da ta Sovyetler Birliği yıkılana dek Ruslar, Ukrayna’nın kendisinden kopmasını izin vermiyor. Karadeniz’deki Rus donanması hala Ukrayna’nın Sivas Topol limanına demirli.
Rus yetkililere göre eğer Ukrayna NATO’ya üye olursa bu durumda NATO füzeleri Moskova’ya 300 km mesafeye gelmiş olacak. Böylelikle Rusya’nın Ruslara göre Rusya’nın daha önceden Napolyona karşı savaşı kazanmasının ve Hitler’e karşı savaşı kazanmasının nedeni bölgesel genişlikte, bölgesel derinlikte.
Fakat eğer Ukrayna Batı İttifakı’na girecek olursa, NATO üyesi olacak olursa bu durumda Rusya’nın Batılı ülkeler karşısında hiç bir savunma avantajı kalmayacak, bölgesel derinlik kalmayacak. Bu nedenlerden ötürü Rusya hiçbir şekilde Ukrayna üzerinde etkisini kaybetmek istemiyor. Hayne kadar gösterenin hedefinde devlet başkanı Yanukovic olsa da eylemciler de perde arkasındaki gücün Rusya olduğunun farkında. Bamsızlık meydanına baskın yapmaya hazırlanıyorlar. Bunun senaryosu bu ülkede yazılmadı, başka bir ülkede yazıldı. Bu kriz böyle basit yöntemleriyle olağanüstü hâlle çözülmez. Sadece bu barışçıl yöntemlerle toplanmış halkın irade istikkati alınarak çözülüyor. Fakat sertlik istiyorlarsa biz en ağır senaryoya da hazırlıklı durumundayız. Başkan Kiev’de ehlemlerin merkezi. Aynı cadde üzerinde bulunan iki meydan. Biri bağımsızlık meydanı, diğeri ise Avrupa meydanı.
Biraz ortam kızışmaya başladı. Davullar çalmaya başladı. Demin Ukrayna Milli Marşı söylendi. Şimdi yavaş yavaş da davullar çalmaya başladı. Tabii bugün sabah şey bekleniyordu. Bir en azından devletle, hükümetle bir anlaşma sağlanacağına bekleniyordu. Ama olmadı o. Şimdi böyle bir gergin bir bekleyiş var burada. Akşamları on binlerce kişiyi ağlayan meydanda şimdi birkaç bin gösterici var.
Hükümet binalarının birkaç yüz metre belesinde gürültü çıkararak Cumhurbaşkanı üzerinde baskıyı arttırmak istiyorlar. Geçen hafta sonu Cumhurbaşkanı’na doğru yürüme eylemini
Polisin sertlikle bastırması nedeniyle gırtlaşan bir Gülün her saatinde barikat güçlendirme çalışması yapılıyor.
Herkes barikat kurmak için yardımcı oluyor. Yaşlısı var, genci var. Sokaktaki buzları kırıp böyle çuvallara koyuyorlar. Sonra ön taraftaki barikatları doldurmaya güçlendirmek için onları güçlendirmek için yapıyorlar bunu.
Gerçekten korkunç bir manzara. Hava eksi 11 derece. Çok soğuk ve herkes burada. Sanki bütün Kiev buraya gelmiş ve tek bir sebep için bir araya da buluşmuş gibi.
Bunlarla barikat yapıyoruz. Kazananı da ekbuzdan barikat yapmayı sürdüreceğiz.
Eylemcilerin arasında eşi Ukraynalı olan bir Türk Süleyman Bozkurt da var.
Burada aslında parça parça bütün halkın isyanı var. Yani aslında burada gördüğünüz her şey bütün Ukrayna’yı temsil ediyor. Ve biz sonsuza kadar gerekirse hep burada kalacağız ve direneceğiz. Ve buradan da gezi ruhuna selam olsun diyorum. Eksi 15-20 derecede direnmek kolay değil. Cadde boyunca kurulu çadırlarda yanlış şehir dışından gelenler değil.
Evlerine gitmek istemeyen başkentliler de kalıyor. Dönüşümlü olarak eyleme katılıyor. Dönüşümlü olarak ateşin başında ısınıyorlar. Gösterecilerin çoğu erkek. Gençler daha önde görünse de orta yaşüstü erkeklerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Acıkanlar için her saat yemek var. Meydanda ise sandviç servisi yapılıyor.
Bütün Kiev halkı burada olduğu için büyük bir kolektif bir hava yaşanıyor. Her yerde küçük küçük sandviçler dağıtılıyor, çorbalar dağıtılıyor. Ve de resmen herkes burada oturup sanki bir kommun hayatı yaşıyor. İstediğiniz zaman gelip yemek yiyebiliyorsunuz, istediğiniz zaman gelip bir çorba içebiliyorsunuz, tartışabiliyorsunuz.
Esas çok huzurlu bir hava var burada. Baktığınız gibi büyük bir kargaşa yok. Güzel bir yer burası. Ancak şimdi ortam gergin. Bayrağı kapan barikatın önüne doğru yürüyor. Morotof kokteyleri zulada bekliyor.
Polisler de barikatın karşısında kalkanlarıyla olası saldırıya karşı tam siperdeler.
Göstereciler ise sloganlarla polisi tepki gösteriyor. Bir eğlence barikattan çıkıyor. Elinde beyaz bayrakla polisleri kendi saflarına geçmeye çağırıyor.
Son bariyerdeyiz zaten. Polis de karşı karşı bağrış çağrış var.
Bütün bu en son bariyerde her yerde morotof kokteyli bulunuyor tabii ki. Şu ana kadar göstericilerin iki evde iki binağı ele geçirdiler. Biri belediye binası, diğeri sendika binası. Sendika binası aynı zamanda revir olarak kullanılıyor. Herkes evindeki ilacı buraya getiriyor.
Birin başında Siyatoslav Kanenko adında muhalefette bulunan Özgürlük Partisi milletvekili var. Hiyev’in çeşitli hastanelerinde çalışan doktorlar burada bir araya geldik. Meydanda yaralananlara burada ilk yardım midesini yapıyoruz. Hiyevliler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar da ilaç gönderiyor. Bu sayede burada ciddi bir sorunla karşılaşmıyoruz.
Fakat en büyük ümidimiz gösterilerin birer önce çözüme kavuşması ve toplumsal barışın sağlanması. Hava kararınca sokaktaki kalabalık daha da artıyor. İş çıkışı neredeyse bütün hiyev muhalefeti soluğu bağımsızlık ve Avrupa meydanlarında alıyor.
Bu meydanda korkunç bir trafik var. Araba lastikleri gidiyor barikatlara doğru, tahtalar gidiyor, sopalı gençler gidiyor. Hepsi kafasında bereler, sopaları var. Yemek dağıtıyor insanlar. Böyle büyük bir trafik var bugün, bu akşam burada. Bakın gördüğünüz gibi tahtaları almışlar gidiyor. Bu barikatlara gidiyor bunlar hepsi.
Eksi 20 derece şu an. O kadar soğuk ki gerçekten ağzım donmak üzere benim. Bazı eğlenciler kalabalığı cezaletlendirmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor.
Kimisi maaş söylüyor, kimse soyulup nutuk atıyor. Avrupa meydanının son barikatındayız. Burası yanıyor. Bütün hiyev burada.
Ateşler yanıyor. Polisler tam karşımızda. Çok gergin bir bekleyiş var.
Tam beklendiği gibi, cuma akşama eylemin gücü artarken gösterilerde yaşamını kaybedenlerde unutulmuyor. Bugün büyük gün. Cumhurbaşkanı Yanukovic muhalif liderlerle görüşecek. Biz de herkes gibi, kısaca yumruk partisi olarak bilinen Demokratik Birlik Partisi lideri Vitalik Lijko’nun peşindeyiz. Göstereler sırasında öne çıkan eski dünya arsiklet boks şampiyonu, 2015’te yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin şanslı adayları arasında gösteriliyor. Biz de çatışmaların sona ermesini istiyoruz. Ama her şey gücü tekelini toplayan ve mutlak sorumlu Cumhurbaşkanlığa bağlı. Şimdi ona gidiyoruz. Onunla uzlaşmayı konuşacağız.
Uzlaşmayı da bulmak zorundayız. Başka bir seçeneğimiz yok. Kıyab’ın sanat galerisindeyiz. Burada bütün dinlerin liderleriyle muhalif güçler bir araya gelerek bir uzlaşı aradılar. Ama galiba başarı olamadılar. Biz burada tek yabancı basın ekibi olarak Krişko’dan görüş almaya çalıştık. Sinirliydi ve çok kısa konuştu. Muhalif liderlerin görüştüğü din adamları arasında bir imam da var.
Biz Ukraya vatandaşı Müslümanlar bu son olayları kaygıyla karşılıyoruz. Kan dökülmesi ve güç kullanılması bizim açımızdan kabul edilemez. Bizce çözüm ancak uzlaşmayla mümkün. Bu uzlaşma içerisinde de dini cemaatlerin ve grupların büyük rolünün olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle her türlü şabayı gösteriyoruz.
Bu da bir çözüm ancak bir diyaloga ve bir çözüm. Türk basını fazla ilgi göstermese de dünya basının gözü kulağı keyifli. Güney Kore’den Kanada’ya kadar çok sayıda gazeteci burada. Ancak Ukrayna’lı gazeteciler çalışma koşullarından pek memnun değil.
Ukrayna’daki bütün gazeteciler için son zamanlarda çalışmak zor. Birincisi Ukrayna’da televizyon kanallarının, basın kuruluşlarının sahipleri hükümetle çok güçlü ilişkideler. Bu nedenle medya patronları hükümetten çekindikleri için sürekli muhalif gazetecileri kovuyor. Bu durum en sıradan muhabirlerden daha tanınmış gazetecilere, televizyon yapımcılarına varıncaya kadar uzanıyor. Onlar da kovulmaktan kurtulamıyor. Fakat biz her şeye rağmen Ukrayna’lı gazeteciler kendi ülkemizin sorumluluğunu taşıyoruz. Avrupa Birliği’ni savunanlar daha çok sağ gruplar.
Özellikle son seçimi müthiş bir atak yapan aşırı sağcı Sfoboda Partisi en hakim örgütlerinin başında geliyor. Ukrayna razı olsun! Özellikle futbol takımı taraftarlarının örgütlendiği sağ kesimi ise hiçbir partiyle bağlantısı olmayan otonom bir grup.
Onlar da polisle göğüs göğsle çatışmaktan hiçbir zaman geri durmuyor. O nedenle de eylemciler arasına ciddi bir prestije sahip.
Ukrayna’nın yarısı Rusya’yla ilişkilerin soğumasını asla istemiyor.
Diğer yarısı ise Avrupa Birliği ile mesafenin açılmasına kesinlikle karşı. Doğu ve Güney Ukrayna yani nereleri buralar Odessa, Donetsk, Harkov ve Kırım bu bölgeler genel olarak Rusya’ya yakın olan kesin olduğu yerler. Ve şimdiki Cumhurbaşkanı Viktor Yanukovic’i son seçimlerde seçen yerlerde seçmen kitlesi de bu bölgelerde yaşayanlar.
Buna karşılık başkent Kiev ve diğer batı bölgeleri yani Orta ve Batı Ukrayna ise daha çok Ukrayna canı konuşulduğu, doğuda Rusça konuşuluyor, Orta ve Batı Ukrayna’daysa Ukrayna cehennem ve halk burada Rusya’dan mümkün olduğunca daha fazla uzaklaşmayı istiyor ve daha fazla batıya integri olmayı istiyor. Yani en fazla %50’si diyebiliriz. Diğer %50’si ise bir şekilde Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukovic’i destekliyor. Derken Cumhurbaşkanı ile muhalif liderlerin görüşmesinin bittiği haberi yankılanıyor meydanda. Yanukovic’in muhalif liderlere başbakan ve başbakan yardımcılığı teklif ettiği meydana fısıldanıyor. Eski başbakan Timoshenko ve siyasi tutuklarının serbest kalması ya da Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı almasından bahseden yok. Meydan bu uzlaşmaya karşı çıkıyor.
”Naros şans nastrojn ocey revületiyodnum” Sonuç olarak halk sadece başbakan Azarov’un görevler alınmasında değil bütün bu haydut sisteminin, bütün bu yolsuzluk sisteminin, bütün bu soyguncu hükümetin değişmesini istiyor. ”Bandit kuy ni snimim, podimayte” ”Ya hatil spasit adin yedinstvini vopros, poçimu bı” Bugün burada olan her şeyin temeli ne Avrupa’ya gitmek ne batıya yönelmek. Asıl olarak iktidardakilerin halktan çaldıkları paralar.
Bir şekilde bu yolsuzlukların önüne geçilse bütün bunlar olmazdı. ”Biz her şeye rağmen zafere kadar burada kalacağız. Çünkü sadece sözler hiçbir şey ifade etmez. 16 Ocak’ta kabul edilen, hürriyetimizi kısıtlayan yeni yasalar parlamentoda iptal edilmeden biz mücadeleye son vermeyeceğiz.”
”Biz her şeye rağmen zafere kadar burada kalacağız. Çünkü sadece sözler hiçbir şey ifade etmez.” Cumhurbaşkanının başbakanlık teklifi ettiği Fatan Partisi lideri Arseniy Yatsenyuk, muhalefetin görüşünü Avrupa meydanına kurulu sahnede açıkladı. Tutuklu eski başbakan Temoşenko’nun koltuğunda oturan Yatsenyuk, teklifi neden reddettiklerini gerekçeleriyle açıkladı. ”Ülkemiz parçalanmanın eşiğine getirildi. Kardeş kavgasının kan dökülmesinin eşiğine getirildi. Halkımız özgürce hareket edebilmeli, özgürce yaşayabilmeli. Birinci hedefimiz cezaevinde tutuklu durumdaki kardeşlerimizi kurtarmak.
İkinci hedefimiz bu diktatörlük yasalarının parlamento da iptal edilmesi. Üçüncü hedefimiz Ukrayna’da yeni bir yönetim kurulmasıdır.” ”Yanukovic bizim hükümete girmekten, ülke yönetmekten korktuğumuzu zannediyor. Oysa biz bundan korkmuyoruz.”
”Eğer biz iktidara geleceksek bu Yuliya Timoshenko’nun salıverilmesini sağlamalı ve Ukrayna’yı Avrupa’ya taşımalıdır. Ve biz bunu başaracağız. Bir diğer şartımız yeni bir Ukrayna anayasasıdır. Asla geri adım atmayacağız. Yaşasın Ukrayna.”
”Slava Ukrayna!” ”Slava Ukrayna!”
”Slava Ukrayna!” ”Slava Ukrayna!”
”Slava Ukrayna!” ”Slava Ukrayna!” ”Slava Ukrayna!”
”Slava Ukrayna!”
”Muhametik!” ”Muhametik!” ”Ukrayna!” Kiev’de pazar sabahı. Gösterecilere pazar tatili yok. Ukrayna Kazaklarındanım. Buraya kendi vatanımı ve devletimi savunmaya geldim. Biz Ukraynalılar 1991 yılında bağımsızlığımızı elde ettik.
Fakat bu sadece şekilsel bir bağımsızlıktı. Burada hala yabancı işgali, yani Rus işgali devam ediyor. Ve ülke hala fakir durumda. Ukrayna’yı çağdaş bir devlet haline getirmek istiyorum. Zafe kadar. Burada zafe kadar olacağım. Böyle turist gibi gelip gelecek değil. Biz ülkenin bağımsızlığı için yolsuzluklardan arınması, gerçek anlamda bir hukuk devleti olması için buradayız. Yolsuzluklara karşı mücadele için buradayız. Baskıya, diktatörlüğe karşıyız. Diğer taraftan yabancı yönetimle karşıyız. Ukrayna’nın bağımsız olmasını istiyoruz.
Ve tabii yolsuzlukla mücadele olmazsa olmaz, talepler arasında yer alıyoruz.
O ülkede her türlü belaya rastlanır. Giyerek buna yanıt verdiğim. Kiev’de meydanlarda ne zamana kadar burada kalacaksınız diye sorduğumuzda hep aynı cevabı alıyoruz. Zafe’ye kadar. Ancak zafer ne bağımsızlık meydanında ne de Avrupa meydanındaki barikatlardan.
Hükümetin çeşitli tavizler vermesine rağmen tarapla henüz daha uzlaşma masasına oturmadı.
Belkili uzlaşma, Rüksel, Kiev, Moskva batımında.
Slava! Ukrayna! Heroev!
Slava!