Neler Oldu Bu Hafta? | Geççek
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Ez61dvK7Iz8.
Herkese merhaba programa hoş geldiniz. Canım Cuma Canlı’ya hoş geldiniz. Haftanın en sevdiği programı en sevdiğim hudi ile sunuyorum. Evet çok seviyorum bu neyin ki. Delikanlı adam pembe giyer kim ne derse desin. Şimdi biraz da şöyle bir duyurma yapayım.
Herkese merhaba programı hoş geldiniz. Canım Cuma Canlı. Hepsini yapacağım. Ben öyle şey de değil yani. Canlı yayın başladı. Tweet de atılmıştır.
Deniz send a tweet at. Herkes mutsuz ben çok keyifliyim. Cuma ayları çok seviyorum. Niye çok seviyorum? Çünkü haftanın son günü ve de dert bitti. Bitmiyor dert yani daha dert bitmiyor dediğimde bizim dertlerimiz bitmiyor. Yemin ediyorum bitmiyor. Nereden başlamak istiyorum? Kusura bakmayın bu hafta bir iki günde yayınla şey yapamadım bir teknik sıkıntı oldu. Bir tanesinde de ben organize olamadım yeterince ondan da kusura çok çok özür dilerim. Burası biraz eksik yayın yaptık ama gelecek hafta başka yani stüdyodan yapmayacağım başka bir yerden yapacağım. Doğrusunu söyleyeyim oğlumun tatilinden dolayı ben de bir hafta onla tatile gideceğim ama oradan yayın yapacağım. Yapabildiğim kadar. Keyifli olacak bence. Hepimiz çok eğlenicez ve de bakalım. İnşallah izleyenler olur. Şimdi bir şey var bir şeyden başlamak istiyorum. Karamsar bir haberden başlamak istiyorum. Sıla cinayeti. Sıla diye bir genç bir hanımefendi nişanlısı tarafından öldürüldü. Hürriyetin haberine bakıyorum. Hürriyetin haberinde çok ilginç bir şey söylüyor ki.
Gökçekin işte onu öldüren sevgilisinden. Sıla beni aldattı o yüzden kavga ettik nasıl bıçakladığımı hatırlamıyorum diye bir başlık atıp altında şöyle bir yazı var. Adam detay detay anlatmış yani günün sonunda. Eve gittim aldım bıçağı kestim ettim öldürdüm falan filan diye anlatıyor. Biraz başlık yanlış ama burada güzel bir şey oldu bu bütün bu zaman.
Hiçbir şey güzel değil bu haberle ilgili ama bence ümit verici bir şey daha oldu. Sıla ile anne zamanında mı geldi bu kadına yönelik şiddeti ihal indirimi kalkıyor. Cumhuriyetin haberine göre ihal indirimi kalkıyor. İnşallah da kalkar. Biliyorsunuz bu ihal indirimi şimdi Bekir Bozdağ’ın tarimatıyla başlatıldı. İşte Mart ayında ayı içerisinde TBM’ye getirilecek. Demek ki böyle bir yargı paketi geliyor anlaşılan. Onu anlıyorum ben böyle bir yargı paketi gelecek.
Onun içerisinde işte bazı şeylerde çok böyle radikal değişiklikler olacak. Bazı ceza kanunlarında da muhtemelen bizi üzecek şeyler de ortaya çıkacak. Yani Bekir Bozdağ’ın açıklamasına göre ihal indirimi kravattan elbiseden bıyıktan saçtan sakaldan değil suçu fainin gerçek pişmanlığı üzerinden uygulanan bir ceza indirimi nedenidir. Ya gerçek pişmanlığı da nasıl ben bir şey yapacağız?
Onu da bilmiyorum yani onu nasıl tespit edeceğiz? Gerçek pişmanlığı. Anladım ya ben nasıl yaptım bunu inanamıyorum. Gördük o gerçek pişmanlıkları. O nasıl olacak bilmiyorum. Ne olursa olsun bence yine de her halükarda çok da güzel bir haber.
Çünkü bu ihal indirimi bu canavarların, bu katillerin… Katillerin bahanesi olarak şey yapıyordu. Yani kullanıyorlardı o bahaneyi.
Adam böyle bir karasını öldürmüş, bıçaklamış şey yapmış sonra gelip ne o? İhal indirimi. Yok abi. Anlatabildim mi? İhal indirimi. Hadi bunun bir ötesine de gidelim artık. Şeysini de yapıyoruz biz onun. İhal indirimi ithalatını da yapıyoruz. Diyeceksiniz ki nedir o? Hemen size anlatayım. Bu olay Beşiktaş’da oldu. Haberlere de çıktı biraz.
Fazla da ilgilenmedi. Şey olmadı. Şimdi, Beşiktaş’da dört kadını öldürüyor bu adam. Ondan sonra orada Osman çaldı. Hapse mahkemediliyor. Muhabbet hapsine mahkemediyor.
Tamam. Beşiktaş kanunlarına göre de tabii ki Muhabbet hapsi bizim gibi şey değil yani 50 yıl, 60 yıl, 70 yıl. Amerika’da öyle. Muhabbet diyorsun, mühebet diyorsun. Mühebet diyorsun. Ömür boyu gidiyor. Anlatabildim mi? Bizde Avrupa’da biraz daha farklı. 25 yıl, 35 yıl gibi böyle bir süreç oluyor. Ondan sonra bu Beşiktaş Adalet Bakanlığına göre 2014 yılında
kız kardeşi hamile olan, 19 yaşındaki kız kardeşi, Hacer’i sandalyeye bağlayıp kurşunladıktan sonra üzerlerine yorgan yiyip ateşe vermiş. Anlatabildim mi? Sonra eski eşi, kayınvalidizli herkese, oradaki erkeği kurşun yağmuruna, onlar da ölmüş. Kurşun yağmuruna tutan erkekte sakat kalmış. Ondan sonra ne oluyor?
Türkiye transferi oluyor. Öyle bir anlaşma da var tabii ki. Muhtemelen de full bir Beşiktaş vatandaşı değil. Anladığım kadarı. Yani %100 bir Türk vatandaşı değil. Ama Beşiktaş da bunu şey yapıyor. Bu cinayeti Beşiktaş’a yapıyor. O olunca tabii ki Beşiktaş diyor ki kendi vatandaşını lütfen geri al. Yani git sende yatsın. Diyor, diyebiliyor. Demiş buraya geldikten sonra da paşa paşa kaç yıl yaptı? Üç yıl. Şimdi düşünsenize siz yurtdışındasınız bir Türk vatandaşı olarak bir adam öldürüyorsunuz, bir şey yapıyorsunuz, bir mermi yapıyorsunuz. Ama sizin devlet, oradaki bakanlık diyor ki, kardeşim sen diyor, ben Türkiye’de şey olmak istiyorum. Kimsenin dilini anlamıyorum. Öyle bahaneler var. Kimseyle anlaşamıyorum. Dilim, yani ilişim kuramıyorum. Beşiktaş da dünden rahatlıyor.
Diyor ki, ben ulaşacağım, ben şey yapacağım, Türkiye muhtemelen böyle bir katili yani ömür boyu hapse tutar. Anlatabildim mi? Çünkü kendi vatandaşını da öldürüyor günün sonunda. Hayır yapmıyoruz biz. Ne yapıyoruz? 2016 yılında yarı özgürlük veriliyor. Yani muhtemelen haftasonları şey yapılıyor. Ondan sonra 2020 yılından itibaren de tamamen de serbest bırakıyormuş. Bırakmışız. Bir de çok da güzel bir açıklama yapmış. Burada güneşli denizin kumsalının tadını çıkarıyorum. Cezamı çektim. Burada yeni bir hayata başladım. Yakında bir oğlum olacak. Artık rahat bırakılmak istiyorum. Osman, rahat bırakılmak. 63 yaşındaymış. Ömür boyu yatması gerekiyordu. Ömür boyu. Ama onun yerine burada üç yıl önce. Şimdi Adalet Bakanlığımız diyor ki, ya Türkiye bilmem ne şeysine ve uluslararası şeysine hepsini kağıda göre yaptık. Yapmadın. Ya bir kanun, kanunu anlıyorum.
Şimdi kanunlarda şey var. Kanunlarda ne diyorsa onu yapmamız gerekiyor. Ama vicdaniyle bir şey olması gerekiyor gibi geliyor bana. Yani kanunlar o kadar net değil. Net olursa anlarım. Der ki kardeşim, yani 20 yıl, 20 yıl. 20 yıl, 3 yıl da olabiliyor. 6 hafta da olabiliyor. Yazık ya. Ben çok sinir oluyorum böyle haberde. Sonra bas bas bağırıyor. Nedir bu adaletsizlik diye.
Yani bu İHAL indirimi de şeyden kalkması çok iyi bir şey oldu. İnşallah inşallah sonu gelir. Ama tabii ki Mart’ta gelecek. Ondan sonra geçer tabii ki. Meclisten de geçer de kim biliyor o paketin içinde neler neler var. Neler yok veyahut da anlatabildim mi? Şeyi çözemiyorum bir türlü bir… Şimdi Cumhurbaşkanımız AK Partili belediyeler suda KDV indirimi kararı verdi.
Yani şöyle AK Partili belediyesi sen %7 indirim şey yapıyorsun. Ve de İBB İSKİ’ye karşı da bir sıkıntı var. Yani diyor ki şimdi… Bir zam yapmaya çalışıyor İmamoğlu. Anladığım kadarı. O zaman biz karşı çıkıyor. İşte AK Parti ve MHP grupları İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde.
İmamoğlu da tabii ki kıyameti çıkartıyor. Doğal olarak kıyameti çıkartıyor. Diyor ki… Her şey pahalı yani, haklı. Anlatabildim mi yani? Gereksiz yere bir anda yıllık İSKİ’nin elektrik şeyisi 3 milyar TL’ye yükseldi diyor. Ya yükselecek. Ona göre ben de kar zararı şey yapmam gerekiyor. Ona göre kendimi organize etmem gerekiyor diyor.
Tabii ki… Garip bir pozisyonda oluyor tabii ki burada insanın. Yani tabii ki ben istemiyorum hiçbir zaman yani bu yansımasını istemiyorum. Ama öbür yandan da, öbür yandan da bunu hak da veriyorum bir nevi. Hani diyeceksiniz ki burada, aaa sen İmamoğlu’na hak veriyorsan o zaman reisimize de hak vermen gerekiyor. Hayır. Öyle olmuyor işte o. Anlatabildim mi yani karar veren kişiler esas sorumlu bizim ekonomimizden. Zamlarda onlar sorumlu. E nasıl olur ama Avrupa’da her şey pahalaşıyorken, bilmem ne işte pahalıyken… Yok abi öyle olmuyor. Anlatabildim mi yani öyle olmuyor. Cumhurbaşkanımız geçen günde öyle bir açıklama yaptı. Dedi ki ya dedi iyi günde beraberse kötü günde de beraberiz. Hayır. Ben iyi günde kötü günde diye bir şey yapıyorum. Futbol takımı değil bu. Anlatabildim mi yani bu taraftarlık meselesi değil bu bir hayatım benim. Yani siz iyi günde kötü günde ben sizi hükümetin yanında durmak gibi bir şeyim yok benim. Ekonomimizi kötüleyen, ekonomimizi bu duruma getiren ben değilim. Avrupa değil, Deniz değil. Deniz derken montaj şeyde duruyor canlı yayınımı yapıyor şu an. Ama o da değil, ama o yapan sizsiniz.
Çünkü görülen bir şeydi bu. Görülmeseydi organize olmanız gerekirdi. Organize olmadınız mı bu fahiş fiyatların yükselmesine pandemide? Öngörmediniz mi pandeminin bir anda böyle olacağını? O zaman görseydiniz ona göre adam alsaydınız işe derdim. Şimdi burada da İmamoğlu aynı şeyi söylemeye çalışıyor diyor ki her şeye zarar, zarara uğramaya başlıyoruz biz diyor. Yani biz bu işten zarar görümeye başladık.
Şimdi bir belediye başkanı diyeceksiniz ki ya kardeşim ne olacak işte zam yapmayı versin. Tamam yapmasın. Üç ay sonra İSK’i zararda olduğu andan itibaren vay. Nasıl Kılıçdaroğlu SGK’yi yıllarca batırdı diye hala şey oldu. Şimdi İmamoğlu İSK’yi batırdı olacak. Bu isteniyor belki. Çünkü belli yani her konuda İmamoğlu ile olan her konuda her olayda her adımda, kayrısında böyle duvar böyle bir duvar geliyor böyle. Bayağı da böyle yüksekte bir duvar geliyor. O duvarda AK Parti, hükümet, valilik, devlet. Devlet diyeceğim. Ya nasıl oldu? Tabi.
Ya bakın daha gene geçen gün, dün oldu bu. Bu pandemi esnasında yardım için topladıkları 6 milyon TL işte valilik tarafından işte bilmem ne kasasına diyor. Diyor ki, ey sen İstanbul’u vatandaş sen İmamoğlu’na güvenip para verdin ya diyor. O da ben aldım. Onu ben kullanacağım diyor. Ama işte ben pandemi işte destek için yaptım. Bizi sen de el at diyor. Yok yok yok. Sen aptalsın. Sen parayı nereye harcayacağını bilmiyorsun. Biz biliyoruz. Dedi. Para verenleri. Ben vermedim. Çünkü sıkıldım artık İbam’dan para şey yapılmaya. Ama öyle oldu. Yani o biraz üzücü. Hep böyle bir duvar, hep böyle bir tartışma, hep böyle bir şey var karşısında. Bunu da yani İmamoğlu’na oy verenler görmediğini zannetmeyin.
Yani İmamoğlu’na oy verenler, ben de dahil olmak üzere. Ay diyeceksin ki sen bağımsız, sen gazeteci, sen işte bağımsız değil misin? Değilim ben gazeteci. Gazeteci sıfatıyla karşınıza çıkmak istemiyorum ben. Bana böyle bir, bana uzatılmış bir mikrofonlu adam olarak görün. Öyle artık yani öyle karar verdim. Ben o türde böyle gazeteci. Ben televizyoncuyum esas. Esas mesleğim benim televizyonculuk. Sataşı değil, tamiri de değil. Ama televizyoncu, yapımcıyım ben. Esas mesleğimi. Ondan dolayı bağımsız olmama gerek yok. İstediğimi söyleyebilirim, fikrim neyse onu söyleyebilirim. Çünkü benim hakkım, ana yasalegleri benim hakkım var. Bunu söylemeye. Sizin de beğenmediğiniz an, beğenmediği, söylediklerimi beğenmediğiniz andan itibaren kanalı kapatmaya, YouTube, veya ne bileyim şeyi kapatmaya hakkınız var doğal olarak. Niye oraya geldim bilmiyorum şu an bilmiyorum. Kusura bakmayın.
Neyse. Şimdi… Her mesela Ak Partili belediyeler suda KDV indirimi yapacakmış Cumhurbaşkanı’na. Yüzde 7 indirim yapacaksınız dedi. Onlar zarar olunca ne oluyor? Devlet de yardım edecek. Ya da ne bileyim İllar Bankası’ndan kredi çekecekler falan filan.
Abi ne anladım bu işten ya. Get Check bunlar. Bunlar da Get Check. Nasıl transfer yaptım böyle şöyle mix. Gördün mü Deniz, mixi nasıl yaptın böyle konudan konuya mixe? İçeride gülüyor. Ya bu Get Check, Tarkan 5 yıl sustu sustu sustu geldi bir geleceği Get Check diye bir video şey yaptı, şarkıları yaptı. Sözlerini okudum. Sözleri çünkü yani… Doğrusunu söyleyeyim yani anlamıyorum. Yani millet niye böyle herkes üstüne alındı. Şimdi onu söyleyebilirim size. Herkes ağrına herkesin ağrına gitti. Ama vardır ya bu şimdi nereden başlayacağım? Fenerbahçeliler. Bunlar da Get Check. Anlatabildim mi yani Fenerbahçeliler.
Onlar da bir anda var mı? Bizim için mi acaba çaldı diyorlar. Galatasaraylılar. Get Check bizim için de mi çaldı? Yani burada bize de bir şey mi söyledi? Beşiktaşlar aynı. Bu da mı geçecek? Yani dolar. Dolar için mi söyledi? Dolar için söyledi abi. O da Get Check. Şimdi Nagea Alçıya göre Get Check yorumu. Bilmeden Erdoğan’a fayda bu olacak bir iş yapmış.
Çünkü bunlar da Get Check diyor yani. Cumhurbaşkanımız da bunu söylüyor. Bugün beni de arkada bırakacağız. Bunlar da Get Check der. Farklılasyon yüksek, dolar yüksek, binlerce. Bunlar da Get Check. Nagea Alçıya göre öyle. Olabilir. Belki de hiç düşündüğünüzde belki Tarkan çıkıp diyecek ki. Kardeşim ben bunu AK Parti için yazdım diyecek. Belki bu şarkıyı. Böyle kalakalacağız. Ama herkes yani benimsizmiş şarkıyı.
Herkes de yani. Herkes kendine göre yorumlamış. Bazı arkadaşlarımız tabii ki… Akit. Yok Akit değil. Ankara temsilcisi. Hacı Yakışıklı. Hacı Yakışıklı. Şöyle demiş. Pensilvanya’dan yazılan şarkı sözlerinin hiçbir hükmü yoktur.
Kızgın. Biraz yaratıcı olun. Baydınız artık. Plaket almış vermiş banka bakanlığa var. Adam utanmadan başkalarına laf ediyor. İktidarı iki çift laf yok. Çaresizlik. Ellerinde başka argüman kalmamış. Yazık. Eskiden muhterem oraya geçeceğim. Çünkü yani mini video gibi bu FET Hoju Tarkan diyor. Tarkan’ı da FET Hoju yaptınız ya. Ya bu FETUlla Gulen Tere örgütüne ünlükle o kadar çok kişiyi suçlandı ki… Garip garip sebeplerden dolayı ve de bu da… Listenin üstüne kadar getirebilirim. Şimdi siz oturup da Tarkan’a… Ya Tarkan FETUlla FETO’nun adamı çünkü şarkı böyle tam şarkı FETO dili derseniz… Sizin oturup da ertesi gün o da FET Hoju.
O da FET Hoju. Gerçekten hangisi FET Hoju olup olmadığına dair inandırılacağınız kalmaz. Zaten kalmamıştı çünkü zorlanmaya başlamıştık artık. Herkes FET Hoju. Ama Tarkan’ı da eklemek ayıp abi. Gerçekten ayıp yani. Ama adam şarkı yazmış. Hayatından memnun. Beş yıl olmuş. Ha şarkı iyi be. İyi. Yani şey değil. Yani şimdi yaşımı da belli etmek istemiyorum. Bir şıkıdım değil. Oynamış. Gıdım değil. Yani. Ama tamam. Sözler biraz işte düş babam artık. Düş yakamızdan. Bu hepsi olabilir. Bu herkese geçiyor bu. Yani hadi yeter artık. Fena bunaldık. Düş babam artık. Düş yakamızdan. Oturduk bir dolu derste çıkarttık bu dolar, enflasyon. Hepsi geçerli.
Hepsi için geçerli. Yani hepsi için geçerli. Lakin sabrın sonu selamettir beklerin. Hepsi. Herkes için geçerli ama herkes aynı şekilde benim hakkımdan bahsediyor diyor. Bak Hüseyin çok güzel bir yorum yazmış. Şimdi gördüm.
Türkiye kadın için güzel yasalar çıkardı diyor. Ama uygulamaya gelince berbat durumdayız. Haklı. Çok uygulam… Çok şeyimiz var. Çok yaşamız, yasamız var. Ama o yasalarla baktığınız zaman hiç kimse uygulamıyor. Yani uygulamıyor. Yani uygulamıyor. Kontrol yok. Şey yok. Biraz karmaşıklık var. İşte ondan dolayı böyle böyle şeylere düşüyoruz. Evet. Bugün biraz izninizle kısa keseceğim programı. Biliyorum diyeceksin, hayırdır? Ya ben bugün bir kısa keseyim dedim. Çünkü hazırlanmam gerekiyor. Gelecek hafta için çok işim var. Bugün hala işlerim bitmedi. Ama en azından haftanın son günü olarak bir kendime şey yapayım dedim. Bir kendime göstereyim.
İzlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ve de mutlaka pazartesi günü… Pazartesi günü… Pazartesi günü… Gene yayın aşağı yapacağız. Abone olmayı unutmayın. Yorum yazmayı unutmayın. Yorum yazın. Yorumlarınızı ben size… Ben yorumlara cevap veriyorum. Vallahi cevap veriyorum. Yorumlara cevap veren tek kişi benim galiba bu dünyada. Yani non stop cevap veriyorum.
Cevap yazmadıysan özür dilerim. Merak etmeyin yazmaya başlayacağım. Neyse.
Bir de iyi hafta sonuna diliyorum. Pazartesi görüşmek üzere.