Putin’in hayali yeni bir çarlık mı? Prof. Dr. Hakan Kırımlı yanıtladı

Putin’in hayali yeni bir çarlık mı? Prof. Dr. Hakan Kırımlı yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Pm5TrSjjWxQ. Hemen başlamak isterim. Siz bu savaşı tarihe baktığınız zaman yani Rusya’dan Sovyetler Birliği’ne, Sovyetler Birliği’nden yeniden Rusya’ya, Bağımsı Devletler Topluğu’na nasıl okuyorsunuz bu savaşı? Gerçekten Putin bir yeniden imparatorluk peşinde mi, o tarihteki Rus devletini canlandırmak…

Putin’in hayali yeni bir çarlık mı? Prof. Dr. Hakan Kırımlı yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Pm5TrSjjWxQ.

Hemen başlamak isterim. Siz bu savaşı tarihe baktığınız zaman yani Rusya’dan Sovyetler Birliği’ne, Sovyetler Birliği’nden yeniden Rusya’ya, Bağımsı Devletler Topluğu’na nasıl okuyorsunuz bu savaşı? Gerçekten Putin bir yeniden imparatorluk peşinde mi, o tarihteki Rus devletini canlandırmak mı istiyor?
Sık sık değindiği gibi, galiba ben de değindim bu şekliyle, Petrova olmak istiyor, Stalin mi olmak istiyor? Nereye gidiyor bu iş tarihsel perspektüden bakınca? Aslında dediğiniz doğru çünkü bu tamamen Rusya ve Sovyet tarihinin devamı mahiyetinde olan biten. Birinci Putin’in kendi söylemlerinden gidelim isterseniz.
Tabii buyurun. Putin iktidara geldiği 99’un son ayından itibaren defalarca tekrar etti. 20. yüzyılın en büyük felaketi Sovyetler Birliği’nin dağılmasıdır diye. Yani 20. yüzyıldaki iki tane cihan harbi, iki atom bombası, sayısız savaşlar hiçbirisi felaketti. Fakat Sovyetler Birliği’nin dağılması en büyük felaketti ona göre.
Ondan sonra sayısız defalar konjonktüre göre bazen çok açık, bazen daha kapalı olarak. Hem Sovyetler Birliği’nin ortadan kalkmasına, yazıksınmasını sürekli olarak dile getirdi. Hem de bunun şu veya bu şekilde ihya edilmesi gerektiğini sürekli olarak vurguladı.
Hatta bu ülkelerin eski Sovyet ülkelerinin, eski Rusya İmparatorluğu ülkelerinin muhakkak bir şekilde bir çatı altında toplanması gereğini defalarca tekrar etti. Ve bunu bir siyasi amaç olarak gördü. Burada enteresan nokta şu.
Putin için aslında oksimoron diyeceğimiz şekilde hem Rusya İmparatorluğu, Çarlık İmparatorluğu’nun hem de Sovyetler Birliği’nin aynı şekilde kıymet ifade ettiğini görüyoruz. Her ikisinin de değerleri, kendine göre değerleri, her ikisinin de emperyal şahsiyetleri.
Putin rejiminde hem şahsında hem de zaten Putin rejiminde onun istemediği bir şeyin olması söz konusu değil. Aynı şekilde yüceltilen, aziz mertebesine getirilen insanlar oldu. Bu bakımdan bakarsak Korkunç Ivan’dan başlayarak Korkunç Ivan, büyük piyotur Türkiye’de de deri Petro büyük Petro olarak bilinir ama Rusçası ile söyleyelim.
Büyük piyotur, ikinci Ekaterina, daha sonra ikinci Nikolay, Lenin, Stalin bütün bu isimler yani emperyal isimlerin tamamı Putin rejiminin panteonunda diyelim yerine aldılar.
Bu dediğimiz insanların hemen hemen hepsinin, düşünüyorum evet hepsinin bir şekilde ya heykelleri dikildi ya rolyefleri dikildi ya da mevcut heykelleri ihya edildi muhafaza edildi. Şimdi buradaki bunların ortak özelliği ne? Nikolayı öldüren insanlar bol çevikler. Yani hem Nikolay’ın hem Lenin’in ya da Stalin’ın aynı anda yer alması normalde çok büyük bir paradoks. Peki ortak nokta ne?
Hepsinin ortak noktası büyük Rus devletinin, emperyal devletinin, imparatorluğunun figirleri olmaları bir şekilde. Şimdi Putin’in taraftarlarının mitinglerini görüyoruz. Bu mitinglerde hem Sovyet bayrağının hem şimdiki üç renkli Rusya bayrağının hem de yine Çarlı’nın asıl bayrağı olan sarı siyah kartal yani Bizans kartalı bayrağını da görebiliyoruz.
Adam bir elinde ikona da ikinci Nikolay’ın resmini taşıyor, öbür elinde de Stalin’ın resmini taşıyor. Bunun mantığını ilk bakışta insanlar anlayamayabilir fakat mantık hepsinin emperyal özellikli oluşur. Aynı şekilde Sovyetler Birliği’nde Putin’in çok büyük önem verdiği kutlamalardan bir tanesi de.
Zaten en çok önem verilen kutlamaların hepsi askeri kutlamalar, zafer kutlamaları, büyük zaferler. Sadece Çarlık zamanı zaferlerdi, Sovyet zaferlerdi. Yeter ki zafer olsun, askeri zafer olsun. Mesela 23 Şubat 1918 Trotski’nin Kızılordu’yu kurmasının yıl dönümüdür ve bunu Sovyetler Birliği Kızılordu günü olarak senelerce kutladı.
Putin bunu sadece muhafaza etmekle kalmadı, en önemli bayramlarından biri yaptı ama paradoks şurada. Özellikle bugün de yakalara takılan Georgievska’ya kurdeleleri var. Yani Ayayorgi, Aziz Georgi kurdeleleri. Bu kurdeleler Çarlık’ta olan ve asıl Çarlık’tan sonra da Beyaz Ordu tarafından. Yani Ante Bolçelik Beyaz Ordu tarafından ihya edilen. Kızılordu’yla savaşan orduyunun simgesiyle. Evet. Yani hem Kızılordu’nun hem de Kızılordu’ya karşı savaşan, Beyaz Ordu’nun sembolleri aynı anda kutlanıyor. Bu aslında bütün bunların birleşmesini gösteriyor. Saydığımız figürlerin tamamı da fevkalade despot tipler, son derece kan dökücü tipler yani korkunç ivandan başlayarak, Stalin’e kadar olan çizgidekiler fakat hepsinin ortak özelliği Rus’e emperyal figürleri olması. Ve aynı şekilde hem burada Çarlık zamanının klasik Şöhenist söylemlerinin hem Sovyet dönemi söylemlerinin yine birleştiğini görüyoruz.
Bu da paradoks, oksimaron gibi gözükse de aslında kendi içinde son derece mantıklı. Birincisi bölünmez bir bütün olan Çarlık İmparatorluğu söylemi var ve bunun içinde Slav varsa Slavlar tek millettir. Ruslardır, büyük Ruslardır. Rusça’da tabi Veliko Rossi’dir. Diğerleri küçük Ruslardır, Ukraynlar ve Bela Ruslar. Yani onun alt kategorileri olabilir ancak. Zaten Putin’in son zamanlarda yakınındaki konuşmalarında bahsettiği şekilde onlar başka millet bile değildir. Onların devlet olmaya hakkı yoktur sözlerin de aslında dayanağı kendi açısından dayanağı bunlar. Fakat diğer taraftan da Sovyetler’deki halkların kardeşliği daha doğrusu bütün ahalin homosoviyetikus kimliği içinde birleşmesi fikri de bu tabir kullanılmaksızın tabi ki yine muhafaza ediliyor. Homo-Soviyetikusun da özelliği şuydu. Homo-Soviyetikus hangi etnik unsurdan olursanız olun nihayet olarak tek devletin, tek dilin, Rusya dilinin ve Rusya geçmişinin kabul edildiği farz edilen bir kitleydi. Yani bunun da muhafazası isteniyor. Aslında Putin’in bütün hareketlerinde, Ukrayna’ya yönelik hareketinde aslında bütün eski Sovyet coğrafyesine hatta eski Çarlık coğrafyesine bakışında bundan başka bir türlü bakarsak anlamamız mümkün olmayacaktır. Yani temel birinci sebep eski imparatorluğun bir şekilde ihyası. Bu gizli bir şey değil dediğim gibi. Peki Hakan hocam, Hakan hocam bir lafınızı… Çok açıkça tekrarladı bir husus.
Lafınızı bir kesip bir şey söyleyin. Şimdi dediniz ya emperyal hedefi var diye. Fakat şimdi bu sonradan söylediğiniz bu Homo-Soviyetikus söylemi yani Rusçuluk söylemi aslına bakarsanız emperyal bir söylem değil. Çünkü emperyal dediğiniz zaman farklı uluslar, farklı etlisler, farklı dinler bir arada tek çatı altında, tek bayrak altında ama herhangi bir empoze olmadan işte.
Bu geçmişte böyle imparatorluklar vardı. Bugün de buna örnek olarak emperyal bir devlet olarak baktığımız zaman, emperyalist devlet olarak baktığımız zaman Amerika böyle. Ama sizin söylediğinizde bir yandan da bir şey de var, nasjonalite de var, bir milliyetçilik de var, bir Rus milliyetçiliği var. Tam emperyal değil, tam aksine biraz sanki diğer unsurlara yani çatısı altındaki diğer unsurlara biraz sömürge mantığıyla bakan bir yapı da yok mu burada?
Zaten sömürge mantığı bakılması onun emperyal yapısından yani Sovyetler Birliği’de, Çarlık da zaten bir imparatorluktu. Buradaki çelişen bir şey yok. Yani burada söz konusu emperyalizm, emperyal düşünce esasında bu milliyetçilik düşünce. Milliyetçilik çok öle çıkıyor o yüzden diyorum.
Tabii tabii yani Rusya dahilinde Rusya Federasyonu isterseniz buna Çarlık Rusyası deyin, hatta değişik şeklinde Sovyet Rusyası deyin. Buradaki benim Sovyetik Usa referans vermemden kaçtı. Aslında internasyonel görüntü içinde oradaki ahalinin hangi renkten, hangi cinsten olursa olsun esasında tek bir kalıba sokunması fikrine işaretliydi.
Yani bu fikir aslında Rusya’nın içinde böyle dışarıya karşı da böyle.