Sakarya’da yenilseydik ne olurdu? Doç. Dr. Ahmet Kuyaş yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=sooP6DW3Uro.
Ahmet hocam, şeyi hep düşünür insanlar. Sakarya’da bu zafer elde edilmeseydi. Çünkü Sakarya’da hakikaten bir ara savaş kaybada gidiyordu ve sonra birden bire Atatürk bir şekilde, daha doğrusu Kurmay grupu başta Atatürk olmak üzere oyunu değiştirdiler ve en azından Osmanlı’nın o güne kadar süren gerilemesi Sakarya’da durdu. Ankara’ya çok az kalır. Durmasaydı ne olurdu? Kurtuluş Savaşı bitmiş mi? Orada sona mı ererdi yoksa başka bir şey mi olurdu? Ankara’ya gelseydi Yunan ordusu. Cevabı biraz evvel verdim de size karşılıklı zaferbeyle. Hattı müdafaa yoktunuz, hattı müdafaa. Sakarya’da yenilseydik Kayseri’de savaşacaktık, şurada burada. Ama tabi siyasi olarak çok farklı bir takım ortamlar doğabilirdi. Atatürk gidebilirdi mesela, Mustafa Kemal gidebilirdi.
Yani şimdi evet Mustafa Kemal’in siyasal kariyerinin sonu olabilirdi. Unutmayın Sakarya’da dövüşülürken Enver Paşa Batum’da ve yeni alup olmasını bekliyor. Yani ve mağlup olursa da girecek içeriye ve giremiyor.
Biraz evvel İlber ve Erhan Beylerin adını da söyleyerek Sakarya’nın öneminden bahsedildi. Mesela Sakarya iç işlerimiz açısından, iç politikamız açısından çok önemli.
Çünkü Sakarya’ya kadar büyük minnet meclisinde aşağı yukarı 40 kişi kadar bir grup Enver Paşa’ya yakın. Zaten başlarında da iki kişi var ki bunlar geçmişte Enver Paşa’nın yavenliğini yapmış insanlar. Dolayısıyla bu konularda mesela şey Profesör Metri Tunçay çok yazdı. Şimdi tabi Sakarya’da Mustafa Kemal Galip gelince bir kere o iş artık çözülüyor. Zaten Enver Paşa da kalkıp Batum’dan daha sonra Orta Asya’ya gidecek vesaire vesaire. Mesela yenilseydi sizin sorunuza cevap vermek için mesela Enver Paşa’nın ünü açılacaktı. Ama o zaman da öykümüz bambaşka bir öykü olurdu. Yani gene yenebilirdik Yunanlıları. Çünkü sonuç olarak Enver Paşa da işte Boşevikler’den yardım alacaktı. Zaten ta İstanbul’un işgalinden o yana Ankara’dan yana politika güden Fransızlar ve İtalyanlar gene aynı şekilde kalacaklardı. Ama belki başımız İngilizlerle derdi girebilirdi.
Şimdi bakın ta Sivas Kongresi sırasında daha buralara gelinmeden önce İstanbul hükümeti Anadolu’daki çocukları bunlar iddiaçılar. Ey millet bunların peşinden gitmeyin.
Bunlar sizi birinci dünya savaşına sokup mahvedenlerin devamı diyor ki doğru yani Sivas Kongresi’nde iddiatçı olmayan insan yok. Anlatabiliyor muyum? Ama onlar ne yapıyorlar? Daha ilk günü Sivas Kongresi. Ama Mustafa Kemal tam bir iddiatçı sayılmaz. Bir tek o değil.
Şimdi tam iddiatçı yarım iddiatçı diye bir şey yok. İddiat ve terakkiyi içinde daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde de göreceğiniz gibi çok farklı fikirleri olan insanlar var. Ama bunların hepsi iddiatçı. Kazım Karabekir de iddiatçı, Mustafa Kemal de İsmet Bey de. Cerhal Bayer de o zaman. Cerhal Bayer tabii düşünün şimdi CHP’nin başı. Karabekir ya Karabekir.
Hepsi hepsi. Şimdi dolayısıyla iddiatçılık halkın gözünde de sevilmeyen bir şey olduğu için savaş nedeniyle birinci günü daha ilk toplantıda Sivas da vallahi billahi iddiatçılık yapmayacağız diye yemin ediyorlar. Bu ayrıca dış politikasından da önemli. Şimdi daha savaş bitmeden İngiliz ve Fransızlar biz bu iddiat ve terakkinin önder kadrosunu mahkemeye çıkacağız. İşte bunlar Ermenileri öldürdüler, bizim esirlerimize kötü muamele ettiler falan. Kızgınlar.
Dolayısıyla Mustafa Kemal’in biraz şansı orada çıkıyor. O yüzden o beğenilmeyen sevilmeyen birinci dünya savaşının işte bütün olumsuzluklarının yüklendiği önder kadroya yani enverterat ekiyor. Onun çevresine düşeydi. İş değişik olabilirdi. Yani orada mesela siz demin zaferi biraz sıkıştırdınız bu ciddi bir savaş mıydı değil miydi diye.
E yani şimdi bu hani Allah’ın ahmet eylesin şeyin biliyorsun bu çılgın Türkleri vardı ya meşhur. Turgut Uzaklı. Evet Turgut Bey’in evet o yani yedi düvele karşı savaşan Türkler diye bir şey yok.
Yani biz Kurtuluş Savaşı’nı bir avuç Gürcü’ye bir avuç Ermeniye iki avuç da Yunanlı’ya karşı. İki avuç derken sayı kaç? Yani işte onların ordusu kalabalık ama Ermenilerin, Gürcülerin ufak. Fransızlarla çete savaşları yaptık ki onlar da erken şey yaptılar.
Yani üstümüze bir İngiliz ya da Fransız ordusu gelmedi. İngiliz destekli olan ordusu geldi. Bu bir. Ama bu da zaten milli mücadelenin önder kadrosunun bir başarısı. Çünkü adamlar tekrar ediyorum Turgut Uzaklı’nın söylediği gibi çılgın Türkler değil çok iyi hesap çok iyi hesap yapan Türkler ve daha 1919’un ilk aylarında eğer inatla işte biz şöyle bir toprak istiyoruz.
İşte kapitülasyon istemiyoruz filan diye programlarıyla ısrar etmeleri halinde üzerlerine büyük bir İngiliz ya da Fransız ordusunun gelemeyeceğini biliyorlar. İsterseniz hikayeyi tekrar İstanbul açısından alalım. Sultan 6. Mehmet Vahdettin ya da işte damat Mehmet Ferit Paşa gibi adamların da en büyük zaafları orada. Bunu göremiyorlar. Çünkü onların derdi Fransızlar ve İngilizler bu iddatçıları dövecek. Biz de o sayede istediğimiz gibi yöneteceğiz ülkeyi. İşte bütün o hakimiyeti milliye vs. falan şeyinden kurtulacağız. Ama hangi ülkeyi yönetecek? Yani işte bugünkü aşağı yukarı ülke çünkü yok. Türkiye diye bir yer yok unutmayın. Ama uzun zamandan beri yok. O günlerde ortaya çıkıyor.
Şimdi mesela biraz evvel ben biraz fazla böyle cumhuriyet şeyi gördüm. Gerçi siz soruyu öyle sordunuz. Ama şimdi Zafer Güven yanıtladı.
Şimdi işte Erzurum Sivas. Sivas’tan sonra son Osmanlı Meclisi Mebusan’ı var. Ve son Osmanlı Meclisi Mebusan’ında da buyurun bizim barış planımız bu diye bugün adına Misak-ı Milli dediğimiz o zamanlar Ahli Milli ki aynı adama geliyor.
Metin kabul et diye yolluyorlar Fransızlara İngilizler, İtalyanlar. Aşağı yukarı tabi orada böyle sınır şuradan geçecek falan diye bir şey yok. Ama mesela ne diyor? Arapların çoğunlukta olduğu yerlerden vazgeçtik gerisi Osmanlıdır diyor. E nedir o gerisi? İşte üç aşağı bugünkü sınır.
Yani biraz Türk değil mi Cumhuriyet’in sınırlarının dışında kaldı Halep vesaire çevresinde ya da Musul çevresinde. Ama Türkiye Cumhuriyeti topraklarında da bir sürü Arap kaldı. Yani siz diyorsunuz ki Kurtuluş Savaşı olmasaydı da Türkiye Cumhuriyeti bu sınırlara Osmanlı bu sınırlarda kalırdı.
Aşağı yukarı zaten bakın bu. Katılmısın hocam bu fikre? Hayır. Katılmam imkansız. Yani Kürtler var, Ermeniler var, Ionia Cumhuriyeti kuruluyor batıda. Yani bunlardan nasıl kurtulacaksınız ya savaşmadan? Peki ben de onu merak ediyorum hocam. O zaman mesela Yunanlılar turistik seyahatli mi Osada Anadolu’da niye gelmişler?
Şimdi bakın gelirler ondan sonra da giderler. Bu pazarlık meselesi. Biliyorsunuz pazarlığın durduğu yerde de savaş başlıyor.