5 bin yıllık tarih bize ne söylüyor? Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal yanıtladı

5 bin yıllık tarih bize ne söylüyor? Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=tATARg0lejY. Şimdi bu Arslan Tepe kazı heyeti bir yeri kazdığı zaman bir o kazılan alanı hemen o sezon bittikten hemen sonra üzerilerini geçici bir örtü sistemiyle kapatıyor. Çünkü Kelpici eğer bir yağmura bırakırsanız, sezon bile…

5 bin yıllık tarih bize ne söylüyor? Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=tATARg0lejY.

Şimdi bu Arslan Tepe kazı heyeti bir yeri kazdığı zaman bir o kazılan alanı hemen o sezon bittikten hemen sonra üzerilerini geçici bir örtü sistemiyle kapatıyor. Çünkü Kelpici eğer bir yağmura bırakırsanız, sezon bile yağmura bırakırsanız ertesi sene erir gider. Şimdi bu korunduktan sonra diyelim ki bir yapı grubu açıldı. Bu yapı grubu açıldıktan sonra Kültür Bakanlığı’nın denetiminde, onların Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde, onların izniyle oraya bir plan proje çiziliyor. Hem yerel yönetimler, yani bu arada tabi işte daha önce Battar Gazi Belediye Başkanlığı’nı yapan ve şu anda Büyükşehir, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı sürttüren Selahattin Gürkan Bey’i bu anlamda kutlamak gerekiyor. Onlar gerçekten bu konuda Arslan Tepe’ye çok önemli destek veriyor. Çünkü yerel yönetimle kazıların birlikte yürümesi çok önemli. Tabi o yerel yönetimin verdiği destek hem psikolojik destek hem bizim yanımızda olması hem bazı ihtiyaçlarımızın karşılanması çok önemli bir süreci temsil ediyor. Ama aynı zamanda idari anlamda da bunun sürdürülmesi gerekiyor. Çünkü Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her bir süreçte hem desteği hem de onların iznleri gerekiyor. Bir yere bir çatı yapacaksanız o çatının relevesinin yapılması, kurulan izninin alınması, hem Kültür Bakanlığı’nın destekleriyle ona bir kaynak aktarılması, akabinde işte genel müdürlüğün bu desteği onaylaması, ona kaynak aktarması ve daha sonra da bunun uygulanması ve uygulanırken de yerleşimi bozmadan kontrol edilmesi gerekiyor.
Bu anlamda da işte bakanlarımız mesela Mehmet Nuri Ersoy Bey Efendi ve genel müdürümüz Gökhan Yazgı’yı anmadan geçemeyiz. Çünkü ancak onların katkılarıyla bu işlemler oldu. O zaman yani o kazılan kerpiçler 1960’lı yıllardan itibaren ortaya çıkmış olmasına karşılık korundu. Sonra ekip ne yaptı? O korumayı sadece kapatarak değil her gün, her yıl kontrol ettiler. Değişim var mı? Ne kadar değişim var? Eğer bozulma varsa bunu şey yapabilir miyiz ve nasıl önlem alabiliriz? Bilim insanları bunun üzerinden bu süreci şey yaptı. Yani ilk kazdığımız gün hemen burada bir saray var ve burası Merkezi Otoritenin kurulduğu bir yer diyemedik. Ama onun yerine önce işte bir sarayın bir parçası ve silahlar bulundu. Arkasından sarayın işte biraz önce ilk slide’de gördüğümüz şeyler, ikinci slide’deki cadde. O caddenin kenarındaki tapınaklar ve onların odaları, onların işleri, sonra bu mühürlerin arşiv binası.
Daha sonra diğer alanlar çıkmaya başladı ama hepsi birlikte yerel yönetim, bilim insanları yöneticiler yani idari anlamda yöneticiler hep bir arada davranarak dünya kültür mirasına yakışır bir çalışma yapmış oldu. Yani kısaca özetlemek istedim bu süreci çünkü bu süreç o kadar kolay bir şey değil.
Eğer bir sene biz örnek veriyorum, boş bıraksak gider, boş boş bırakır. Bıraksaydık bir sene bıraksaydık. Mesela çatı örtü sistemini işte çok şaşalı bir şey yapmaya kalksaydık nemini düşünmeseydik o zaman erir giderdi onlar. Ama bunlar her biri adım adım yapıldı ve bu üç kurumun yerel yönetimler, devlet yönetimi, bilim heyeti hep beraber ve orada çalışan halkla birlikte yani Malatya ordusuyla birlikte bir anlam kazandı ve bu başarıya ulaştı.
Hiç bizim kazı yerinde hiçbir kaçak kazı ve tahribat olmadı. Çünkü yerel halk orayı sahiplendi. Onunla ilgili projeler yapıldı.