Mahya Işıkları 4. Gün | Soyadındaki Sır

Mahya Işıkları 4. Gün | Soyadındaki Sır videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=qxeCCFe2QJQ. Müzik… Merhaba… Ramazan akşamlarının olmazsa olması meddah sohbetleri idi. Meddalar, tiyatro dilini kullanarak, sohbet eder gibi bilgilerini seyircilerine aktarırdı, eski Ramazan gecelerinde. Anadolu’da ilk turniye çıkan tiyatro oyunu. Aynı yıl, Soya’da kanun da çıkmış. Ve Trabzon’la Şükrü Bey, Samsun’da o…

Mahya Işıkları 4. Gün | Soyadındaki Sır

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=qxeCCFe2QJQ.

Müzik… Merhaba… Ramazan akşamlarının olmazsa olması meddah sohbetleri idi. Meddalar, tiyatro dilini kullanarak, sohbet eder gibi bilgilerini seyircilerine aktarırdı, eski Ramazan gecelerinde. Anadolu’da ilk turniye çıkan tiyatro oyunu. Aynı yıl, Soya’da kanun da çıkmış. Ve Trabzon’la Şükrü Bey, Samsun’da o oyunu seyrediyor. Trabzon’a geri döndüğünde, Soya’da olarak o tiyatro oyununun adını alıyor. Faruk Nafız Çamlıbey’in yazmış olduğu bir oyundur bu. Oyunun adı Akın. Evet… Şükrü Bey’in oğlu Terzi Tuncay. Tuncay Akın. Onun da oğlu Sunay Akın. Bu yüzden Anadolu’nun pek çok yerinde, farklı farklı kentlerinde Akın Soya’da çıkar karşımıza. Aslında ben sözü, milli takımımızın bir maçına getirmek istiyorum. 60’lı yıllarda milli takımımız, bir milli maç oynayacak.
Maç öncesi her iki ülkenin milli maçları dinleniyor. Tam oradayız. Görsün de ay yıldızlı forma. İsvendiyar. Yani bir zaman makinesi olsa, bir zaman tüneli, bana bir şans verseler, nereye gitmek istersin, o anı görmeyi, yaşamayı çok isterdim biliyor musunuz? Milli futbolcumuz İsvendiyar, milli maçlı söylerken. Evet… Bunun da nedeni İsvendiyar’ın soyadındadır. İsvendiyar’ın babası Hüsnü Bey. Kastamonu’dayız. Ve işgal yıllarında. Üç yürekli Kastamonuluk delikanlı, üç güzel insan bir gazete çıkarır, işgal yıllarında Kastamonu’da. Bu gazete, Anadolu’da çıkan gazeteler arasından, hatta İstanbul’dakiler de dahildir buna, Mustafa Kemal’e en cesaretli desteği veren,
en yürekli yazılarla destek olan gazetedir. Açık Söz Gazetesi. Çıkaranlar Kastamonu’nun üç delikanlı. Dedim ya, Hüsnü Bey, o futbolcu İsvendiyar’ın babası. Sonra, Ahmet Hamdi Bey, Ahmet Hamdi Çelen ve Mehmet Tahir, Mehmet Tahir Karaus. İki arkadaşın soyadını söyledik. İsvendiyar’ın babası Hüsnü. Hangi soyadını alıyor? Gazetenin adını. Açık Söz. İsvendiyar, Açık Söz. Ünlü futbolcumuz. Soyadı, Anadolu’da direnişe destek veren Mustafa Kemal ve arkadaşlarına destek veren Kastamonu’na çıkan Açık Söz Gazetesi’nden gelmektedir. Peki, Milli Maç bunun neresinde? Mehmet Akif Ersoy’umuzun o güzel şiiri, 1921 yılının… 21 Mart’ıydı hafızam beni yanıltmıyorsa, mecliste milli maçın sözleri olarak kabul edildiğinden bir ay önce o şiir ilk kez Kastamonu’na çıkan Açık Söz Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Bu yüzden Açık Söz Gazetesi’ni soyadına taşıyan İsvendiyar’ın her milli takımının maçı öncesi milli maçı söylemesi çok ama çok anlamlıdır.
Sivas Kongresi’nden önce attığı bir manşeti biliyor musunuz Açık Söz Gazetesi’nin? Hani Sivas Kongresi çok önemli. Tıbbi-il Hikmet çıkıp diyor ya, Mustafa Kemal Paşa diyelim ki, sen de mandacılığı kabul ettin, seni vatan kurtaran değil, vatan batıran ilan eder, sen de karşında oluruz. Biz mandacılığa karşıyız, tıbbi eller istemiyor. Dedi ya, Tıbbi-il Hikmet, işte Sivas Kongresi’nden de önce Kastamon’da çıkan Açık Söz Gazetesi şu manşeti atmıştır.
Manda değil, istiklal. Anadolu’da bizim bağımsızlık savaşımıza destek veren pek çok güzel gazete var. Onlardan da birkaçını analım. Evet, teşekkür ederim. Adana’daki Yeni Adana Gazetesi. Doğru, doğru. Erzurum’da Akbayrak, Konya’da Babalık. Onları da analım. Bu Ramazan gecesinde. Çünkü bir milletin zenginliği hisse senetleri değil, hissi senetleridir.
Mustafa Necati, Karadeniz gezisinden dönüyor, Kastamonu’ya geliyor, Açık Söz Gazetesi’ni alıp okuyor, Cumhuriyet Yıllarında Açık Söz Gazetesi’ni. Bir şiiri çok beğeniyor. Şiirin adı, Sazını Çalan. Çok güzel bir şiir, o kadar beğeniyorlar ki. Altında yazanın imzası Mehmet Rıfat. Kim bu Mehmet Rıfat? Efendim diyorlar. Bir öğrenci. Nasıl olur, bu kadar güzel bir şiir yazmış. Getirin bakayım. Mustafa Necati’nin yanında, hani benim de soyadımı taşıyan, o oyunu yazan Faruk Nafız Çamlıbel vardır. Evet, beraberler. Getiriyorlar çocuğu, okulun bahçesinde oyun oynamaktaydı. Efendim bu, delikanlı. Sen misin Mehmet Rıfat? Bu şiiri sen mi yazdın? Evet efendim. Oku bakayım mevladım şu şiiri. Okuyorum Mehmet Rıfat şiiri yeniden. Çok beğeniyorlar. Bu arada,
o Mehmet Rıfat adlı öğrenci meclis istigdalar marşına söz bulmak için yarışma açtığında, meclise bir şiir de göndermiştir. Yani yarışmaya katılanlardan biri. Sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi o Mehmet Rıfat adlı öğrenciye moral veren bir mektup da göndermiş. Diyorlar ki o mektupta, sakın vazgeçme evlat, devam et. Sen bir gün, yani iyi bir şahit yazarı olacaksın. Yanılmıyorlardı. Mehmet Rıfat gerçekten çok büyük, çok güzel.
Çok büyük, çok ünlü bir şahit yazar oluyor. Siz onu, Havavam Sınıfı adlı ünlü eseriyle Rıfatılgaz olarak tanıyacaksınız. Bu aşamluk da bu kadar. Bir futbolcudan kalktık, bir edebiyatçımıza kadar geldik. Hayatın güzellikleri de bunlar, bu ülkeler değil midir zaten? Yarın akşam yeniden çok değişik,
çok çarpıcı, ilginç bir öyküden yeniden buluşmak dileğiyle. Suçluyuz, etlisiniz. Havavam.