Mahya Işıkları 4. Gün | Naşit’e Gidelim

Mahya Işıkları 4. Gün | Naşit’e Gidelim videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=zhGp_45hj40. Müzik… Şu karantina günlerinde, Covid-19’da mücadelede eczacılarımız, o güzel insanlar en ön saflarda insan hayatı kurtarmak için direniyorlar. Eczacılarımıza çok şey borçluyuz. Ne yazık ki, ne yazık ki eczacılarımızdan da kaybettiğimiz güzel insanlar var. Ben bir eczacının öyküsünü anlatmak istiyorum…

Mahya Işıkları 4. Gün | Naşit’e Gidelim

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=zhGp_45hj40.

Müzik… Şu karantina günlerinde, Covid-19’da mücadelede eczacılarımız, o güzel insanlar en ön saflarda insan hayatı kurtarmak için direniyorlar. Eczacılarımıza çok şey borçluyuz. Ne yazık ki, ne yazık ki
eczacılarımızdan da kaybettiğimiz güzel insanlar var. Ben bir eczacının öyküsünü anlatmak istiyorum bu bölümde sizlere. Hatta döneminde sarayın eczacı başısı bile olan Hacı Ahmet Bey. Sarayın eczacı başısı Hacı Ahmet Bey. Hacı Ahmet Bey, 1898 yılının Ramazan ayında, Ramazan’ın 22. gününde, akşam dostlarıyla birlikte Şehzade başındaki evinde orucunu açmaktadır, iftar sofrasındadır. Ama biz iftar sofrasına oturmayacağız. Bir kat yukarı çıkacağız. Bir kat yukarıda, Hacı Ahmet Bey’in eczacının oğlu, Ahmet Naşit, küçük Ahmet, sessizce birinci kadındaki penceresinden evinin kaçıyor. Aklı yandaki tiyatroda. Çünkü yan tiyatroda Komik Abdü Bey oynuyor. Dönemin ünit tiyatrocusu Komik Abdü Bey.
Mutlaka oyunu izlemeli. Seyircilerin arasına karışıyor. İçeri girerken, dur, bilet! Çocuğun bileti yok. Giremezsin demekle kalmıyor kapıdaki görevli. Birde tokat atıyor. Çok kızıyor. Eczacı Hacı Ahmet Bey’in oğlu, Ahmet Naşit. Çok kızıyor. İntikamını alacak. Cebini taşlarla dolduruyor. Tiyatro’nun çatısına çıkıyor. Bakıyor, kiremit aralarından sahne görülüyor. Ve seyretmek istediği Komik Abdü Bey sahnede. Hayranlıkla bakıyor çatının aralığından. Sonra intikam alması gerekir. Cebindeki taşları sahneye doğru atıyor Komik Abdü Bey. Yakalanıyor. Babasına teslim ediliyor. Eczacı Hacı Ahmet Bey çok kızıyor. Öyle ki çocuğun yatak odasını bir daha kaçmasın bunu yapmasın diye birinci kattan üçüncü kata taşıyor. Oradan atlayıp kaçamaz. Ertesi akşam Ramazan’ın 23. günü yine Eczacı Hacı Ahmet Bey dostlarıyla misafirlere beraber iftar sofrasındadır. Kalkıyorlar, Komik Abdü Bey’i seyretmeye gidiyorlar. Evin üçüncü katında oğlu gözyaşlar içinde. Kulağına Komik Abdü Bey’in söylediği kantolar geliyor. Hepsini ezberliyor. Okulda Abdü Bey’in takdetini yapıyor. Çünkü çocuğun hayali bir tiyatrocu olmak. Öyle ki arkadaşları ona Küçük Abdü lakabını takıyorlar. Ama hayır diyor babası. Sen veteriner olacaksın. Fakat yalvarıyor yakarıyor babasına. Sarayın müzikasına gitmeye izini koparıyor. Orada piyano ve keman dersleri alıyor. Sahne eğitimi alıyor. Ve o güzel insan, Eczacı Hacı Ahmet Bey’in oğlu Ahmet Naşit tiyatoya atılıyor. Bir gün bir sahnede oynuyor. Çok başarılı bir rol. Oyun bitiyor, bir bakıyor. Karşısında hayrana oldu. Çocukken çatının aralığından taş attığı ünlü komik Abdü Bey. Öyle cana bakıyor. Ve Abdü Bey başındaki fesini onun başına koyuyor.
Birindeki kuşağı çıkarıp onun beline takıyor. Artık usta sensin diyor. Ve Ahmet Naşit çok sevilen bir tiyatrocu oluyor. Çok ünlü bir tiyatrocu oluyor. Tiyatroya gidelim demiyor da o yıllarda. Hadi Naşit’i seyretmeye gidelim deniliyordu. Ve bir gün duyuyor ki ustası hayrana oldu mu komik Abdü Bey yaşlanmış, zor durumda.
Maddi sıkıntı içinde. Dönemin ünlü tiyatrosu şark tiyatrosundan bir oyun teklifi alıyor. Şu şartı koyuyor. Gelir oynarım. Ama bir şartım var. Ustam komik Abdü Bey’e de rol vereceksiniz. O güzeller güzeli. Ahmet Naşit Bey hayatında tıpkı ustası gibi çok zorluk yaşıyor. Maddi zorluk içinde, borç harç içinde
piyango bileti satıyor yaşayabilmek için yetmiyor. Kıyamadığı, kıyamadığı, göz bebeği giyip baktığı, oyunlardaki bütün kostümleri bir dolaptaydı. Kocaman bir dolaptaydı. Aksesuarları. Ailesini geçindirilmek için o hazineyi satılığa çıkarıyor. Borç harç içinde ölüyor Ahmet Naşit Bey. O kadar borcu var ki ailenin geride öksüz bıraktığı iki çocuğu ikisi de çalışmak zorunda. 15 yaşındaki oğlu bir kaportacıya çırak olarak gidiyor. Evini geçindirmek için. Ve 13 yaşındaki kızı da İstanbul’da bayrak diken bir atölyede iş buluyor. 15 yaşındaki oğlu kaportacı, 13 yaşındaki kızı bayraklar dikiyor.
Ama iki güzel çocuğun da aklı babası gibi sahnede olmak. Siz Ahmet Naşit Bey’in 15 yaşındaki oğlunu Selim Naşit, 13 yaşındaki kızını da Adile Naşit olarak tanırsınız. Mahya ışıklarından bu günlük de bu kadar. Yarın yeniden birlikte olalım.
Sürçülisan ettiysek affola.