Fatma Girikli Tokat Sahnesi | Zafer Algöz Anlatıyor
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0fpnIsu1W8I.
Açıkınca hazır leze süper bir eşte Ne? Fatma Gire’in kocası Memduh’un evet bu. Fatma Abla canım son bir tanemsin bağıranlar çağıranlar. Ulan dedim o kadar mutlu oldum ki helal olsun dedim ben. Yap ol gitme dedi. Fatma Abla bana al, paaa diye bir koydu.
Ali Tutal kadracın dışına çıktı böyle. Efendim Kafa TV’de tekrar anılarla dolu bir yaşam diyoruz paşam. Yine beni biriktirmiş olduğum anılarımdan kendime göre neşeli bulduğum bir şeyi size anlatmak istiyorum.
Biliyorsunuz bizim Yeşilçam’da dört yapraklı yonca var. Bu dört yapraklı yonca kim? Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koç Yiğit ve Fatma Girik. Ben bunlardan bir tek Fatma Girik ablamla çalışmak şansına sahip oldum. O da eğer yanlış hatırlamıyorsam 2006 senesinde Hasret diye bir dizide beraber çalışmıştık.
Fatma Abla’nın en büyük oğlu Süleyman’ı oynamıştım. Altın Oluk taraflarında çekilmişti televizyon dizisi. Fatma Girik, Yeşilçam’da bence çok çok müthiş oyunculuk potansiyeli olan inanılmaz yetenekleri olan bir kadın oyuncu. Eskiden beri de ben çok severdim Fatma Girik’i. Hatta biliyorsunuz Türkiye’de ilk defa belki de dünyada kadın hamlet oynamıştı.
Zamanında sinema filmini de yapmışlardı. Hatta enteresan bir çalışma olduğu için Rusya’da mı ne? En iyi kadın oyuncu ödülü falan almıştı kadın hamlet versiyonuyla Fatma Girik. Hayatında hep çok büyük yokluklar çekmiş ve Türk sinemasında bir yere gelebilmek için hep küçük küçük rollerle başlamış Fatma Girik. Sonrasında artık büyük rollerle bir anda oynamaya başlayınca Fatma Abla’nın tabi en büyük özelliği hem köylü kadını oynayabilmesi hem şehirli kadını oynayabilmesi.
O anlamda çok geniş bir yelpazesi var. Hatta biz SET’te o zamanlar artık tabi tanışma ve çalışma saatleri içerisinde çok sohbet etme fırsatı bulduk. Sağolsun. Ondan hem çok şey öğrendim hem birlikte çok güldük çok eğlendik.
Bir taraftan da Yeşilçam’ın o eski onların dönemindeki yoklukları ve yokluklar içerisinde yapılanları anlatması açısından hem tarihi hem de bilgilenmek anlamında çok şey öğrendik Fatma Abla’dan. Biliyorsunuz rahmetli Memduh Ün’le evliydi Fatma Abla. Memduh Ün de bilmeyenler için söyleyeyim Beşiktaş’ın eski futbolcusuydu Memduh abi.
Yani 1950’li yıllarda belki 52-53 o dönemler olabilir tam hatırlamıyorum. Beşiktaş’ın şampiyon olan kadrosunda profesyonel anlamda Beşiktaş da futbol oynamıştı Memduh abi. Ben gençlik yıllarında Fenerbahçe taraflarında galiba Dalyan olabilir o taraflarda bir toprak sahada eski futbolcuların maçını seyretmiştim.
Ulan bir vaktin böyle yaşlı başlı başını kıçını salmış bir adam o da futbol oynuyor torunu yaşında adamlarla ve deli gibi hırslı oraya koşuyor buraya koşuyor bağırıyor. Bu kim dedim dediler ki yönetmen Memduh Ün. Ne? Fatma Gireyi Kocası Memduh Ün evet bu. O yaşta bile Memduh abi böyle 17-18 yaşında çocuk hırsıyla o gazozunu oynanan maça bile asılıyordu yani o zaman bile adamı çok takdir etmiştim. Allah mekanını cennet eylesin.
Fatma Abla ile birlikte biz çalışmaya başladık Altınolu’ya gittik dizi çekimine kalabalık bir kadroyuz hatırladığım kadarıyla Ceyda Düvenci benim kardeşimdi. Fahriye Evcen’in sanırım ilk ya da ikinci dizisiydi. Gittik Altınolu’yla çalışmaya başladık falan.
Fatma Abla tabi bize hep eski günlerden bahsediyor anılardan bahsediyor çocuğum diyor şimdi diyor burada insanlar bak ne güzel karavanlarda soyunuyorlar karavanlarda giyiniyorlar. Bizim zamanımızda karavan diye bir şey yoktu biz ya minibüste soyunur giyilirdik ya da açık arazide çalışıyorsak bize tahtalardan böyle baraka gibi bir şey yaparlardı etrafını bezlerle çevirirlerdi.
Biz orada soyunur giyilirdik oyuncu da üşümesin diye mangal ve mangalda kor halinde kömür koyarlarmış ki ısınsın üşümesin diye. Şimdi dedi işte karavan var karavanın yerini de elektrik ocağı aldı ya da kliba ben de artık bunlarla ısınıyorum evladım diye bize anlatırdı.
Şimdi bir gün Edrevit’te hastane sahnesi var hastane sahnesinin çekimine gideceğiz babamız yani Fatma Abla’nın kocası kalp krizi geçirmiş yoğun bakıma kaldırılmış biz de babamıza panik halinde hastaneye gideceğiz o sahneye çekilecek. Abi Edrevit’te bir haber almışlar Fatma Girik geliyor diye vallahi hastanenin dışında bir 5 bin kişi falan vardı yani etrafı çevirmişlerdi Fatma Girik’i canlı göreceğiz diye zaten Fatma Abla’yı bir gördüler devlet başkanı gibi alkışlar falan filan.
Fatma Abla’yı canımsın bir tanemsin bağıranlar çağıranlar ulan dedim o kadar mutlu oldum ki helal olsun dedim be bizim millete hala Fatma Girik’i unutmamışlar diye hoşuma gitmişti. Şimdi hastaneye geldiğimiz bir sahne var arabayla geliyoruz araba duracak kapılar açılacak açıldıktan sonra hastaneye panik halinde geleceğiz yönetmen de kulakları çınlasa sevgili Ümit Efekan abim dedi ki evladım dedi bir prova görelim dedi Zafer’im sen arabayı kullanıyorsun o geliyor bu arkaya oturuyorsun.
Bir prova yapalım dedi biz arabayla geldik durduk indik kapılar kapağında hastaneye doğru geliyoruz kamerada bizi omuzunda takip ediyor işte bir tanesi genişten çekiyor falan.
Provayı yaptık şimdi bir genel çekelim genel çekiyoruz şimdi yavrum bir daha yapalım kameralar sadece Fatma Hanım’ı çeksin bir daha yapalım şimdi Zafer Bey’i çeksin bir daha yapalım Ceyda Hanım’ı çeksin bir daha yapalım Fahriye Hanım’ı çeksin filan hep tekrar tekrar olunca kenarda seyreden adamlardan biri dedi ki yürü gidelim oğlum bu akıllı adamın yapacağı iş değil hadi dedi.
Çünkü bizim iş hep tekrar olduğu için hani sizler tabi elbette bir televizyon dizisini izlediğinizde 60 dakikada 90 dakikada ya da 120 dakikada bitiyor ama onun çekimi defalarca tekrar tekrar tekrar yakınını alalım genelini alalım şunu alalım bunu alalım dediği zaman iş uzuyor.
Bir gün dediler ki hastanenin 3. katı bize lazım orada bir ameliyathane sahnesi var babamız ameliyat almışlar bir de oraya dalacağız biz ameliyathane oraya geldik. Hastanenin tabi gerçek ameliyathane katı 2. katında olduğu için orayı bize veremediler biz 3. katı size verebiliriz ancak 3. kattan dediler kullanabilirsiniz falan diye ekip geldi oraya yerleşti işte uşuk düzenekleri kurudu kamerayı şuraya koyun buraya koyun filan.
Biz oyuncular da böyle oturduk bir odada bekliyoruz ondan sonra konuşuyoruz falan Fatma abla bizi güldürüyor ben de formundayım beni de çok seviyor Zafer’im koru falan alırım gel evladım bir şey anlat falan diye hoşça bir çekim şeyindeyiz havasındayız yani.
O arada sette böyle bir varım bir şeyler oldu yemek arası mı verecek 1-2 saat lazım falan diye birileri bir şeyler konuştu Fatma abla dedik evladım biz daha dedi çekime başlıyordu 1.5 saat olmadı niye dedi hemen yemek arası veriyoruz dedi dediler ki Fatma abla hastanedeki bize ameliyathane olarak verdikleri koridor buzlu cam olması lazım.
Girişinin bu şeffaf cam ameliyathanelerde şeffaf olmaz buzlu cam olur yani görünmemesi lazım arka tarafın onun için camları değiştirmemiz lazım dedi nasıl yapacağız dedi dediler ki pazar günü ama işte belediye başkanlığı falan filan konuştuk.
Edrebit’te bir tane camcı bulduk camcı gelecek bu camları çıkaracak yerine buzlu cam takacak bir çekim yaptıktan sonra da bu camları çıkaracak öbürlerini yerine takacak dediler. Ne diyorsun lan sen manyak mısın gerizekalı dedi bunun için dedi 2 saat beklenir mi lan adamı dedi ayar etmeyin dedi nerede dedi bizim ışıkçı Fatma abla bir anda şişli belediye başkanı oldu.
Hemen ışıkçı geldi buyur ablam falan nerede lan dedi bu ışık arklarının önüne koyduğunuz yağlı kağıtlar dedi şundan dedi bana bir tane rulo getir bir de falçata getir dedi ve çift taraflı bant getir dedi. Allah Allah bize bekliyoruz yılların kurdu Fatma girik ne yapacak diye abi adam getirdi rulo halinde yağlı kağıdı tutun lan dedi şu yağlı kağıdı ucundan pencerenin kenarlarına yağlı kağıdı gerdi kurşun kalemde tık tık işaret dedi.
Falçatayla zz diye kesti abi çift taraflı bantla onu böyle pencerenin oraya yapıştırdı bak bakalım arka taraf görünüyor mu dedi görünmüyor işte sana buzlu can dedi. Kıyar Asım yine gidip cancı getirecen adamı pazar günü buralara taşıyacan hadi lan ne bakıyorsunuz yapsanıza ben mi yapayım hepsini dedi ulan dediğim helal olsun. Anında sorunu çözdü o kadar durumu hakim diki mesela bir şey oynuyoruz böyle bir devam etmeyin ışık patladı. Oraya koydukları ışığın önündeki kağıt düşmüş tamam mı çünkü bir anda oynarken ışık fonu farklı biz onun farkında değiliz Fatma abla böyle bir devam etmeyin ışık patladı. Ben demedim mi falan diyor altın olup falan tabi baharda gitmişiz çok da güzel hava tamam böyle yazdan kalma günü herkes çok mutlu tişörtlerle mişörtlerle geziyoruz. Hava bir bozdu abi böyle bir soğuk olamaz 13 14 dereceye indi sette gelen hiç kimsenin öyle bir hazırlığı yok herkes böyle titriyor üşüyorlar.
Öğlen yemeği falan arası oldu yemek bitti yemekten sonra kardeşi günay vardı günayla bana dedi ki şişt dedik anılar siz dedi ben bir gelin bakalım işim var sizde dedi. Nereye dedik anılar lan gelin sormayın dedi emret başkanım dedik hemen başkanımın arabayı atladık abi kendi kullandı arabayı.
Altın olup dan Edremit pazarına gittik abi öğrenmiş Edremit de pazar varmış zaten pazar yerine bir girdi devlet başkanı gibi yine bak. Kurban olurum sana canım ablam hiç kimseye hayır mayır uzak dur öyle bir şey yok canım.
Öpücükleri kapasından öpüyor bir anda böyle devlet başkanı gibi pazar hakim oldu abi gittik orada lan biz niye getirdi buraya abla biz niye geldik ya bir susun lan Allah Allah gelin diyor.
Gittik adamın biri bir tane tır getirmiş tırın içi bildiği konfeksiyon mağazası baskılar maskılar yapmış böyle gömlekler paltolar montlar kabanlar her şey dolu ağzına kadar abi yazmış tek tek dedi ki biz sette 42 kişiyiz. Buradan dedi çocuklar üşüyor benim çocuklara dedi bir şey almam lazım şimdi duruyor ışıkçı gökhan kiloluydu değil mi diyor evet orada ona xl kaban ver diyor.
Bizim bir tane çiros kız vardı asistan neydi adı Ece abla tamam o diyor tahta kıçlı ona diyor small bilmem neden ver diyor bütün ekibin bedenine göre kabanlar montlar bilmem neler hepsini satın aldı kendi cebinden parasını ödedi.
Günay ile bana dedi gidin dedi bunu arabaya atın bunların hepsini setteki çocuklara dağıtın üşümesinler sonra da gelin beni alın burdan dedi. Biz günay ile atladık arabaya yükledik hepsini bagaja magaja arkaya sığdığı kadar ne varsa. Yolda gidiyoruz günay arabayı kullanıyor günaya dedim ki Fatma abla ne kadar yüce gönüllü bir insan ya kim yapar bunu abi normalde çünkü bu prodüksiyonun görevi sen oraya gelmişsin bütün ekibi toplamışsın işte ışıkçısı var sesçisi var o var bu var oyuncusu var hadi oyuncu kendi derdini şeyini çözer de set işçisi falan nasıl çözecek bunu.
Nasıl dedi bir şey çözdü dedi abi sen dedi ablama bakma benim ablam dedi çok cevvaldir dedi. Biz dedi bir tarihte Antalya’dan havaalanına gidiyorlar Antalya’da Fatma abla da uçağa binecek İstanbul’da bir iş görüşmesine gidecek günay da yanında diyor ki beni havaalanına bırak ben uçağa giderim işte gideceğim sen de dön iki gün sonra tekrar geleceğim beni al.
Tam çıkar larken günaya diyor ki günay arabayı ben kullanacağım diyor abla bırak ben kullanayım ben kullanacağım geç yanıma diyor günay geçiyor taklan kemerini kemeride takıyorlar yolda gidiyorlar Fatma tabi delikanlı benim Fatma ablam ya Allah’a kadar basıyor arabayla.
Araba bir yerde abi mucura doğru kayıyor böyle aşırı süratten. 8-10 takla atıyor böyle yoldan çıkıyor çünkü bunlar ters böyle kaplumbağa gibi kalıyorlar arabada.
Fatma abla böyle ters yattığı yerde diyor ki günay oğlum iyi misin? İyiyim abla bir yerinde kırık çıkık yok değil mi yavrum? Yok iyi bak evladım yok tamam çıkalım arabadan diyor kemerleri açıp çıkıyorlar araba vurdu haş olmuş böyle perte olmuş. Günay diyor ki benim diyor elime ayakam titriyor çok geçirdim çünkü diyor abi düz yolda giderken birden bire çekti diyor arabayı aşağı doğru takla takla takla.
Araba perişan oldu ablama bakıyor bir şey olmamış gibi konuşuyor demiş ki yavrum ben şimdi yolun kenarından bir tane araba çevirir havaalanına giderim yetişirim. Sen de bir çekici çağır arabayı götür demiş tamirciye bir de git istersen hastaneye mastaneye bir baktır iç kanamı olur bir şey olur sonra haberleşiriz.
Abi baktığım gibi böyle yola çıktı 10 saniye sonra bir arabayı el etti durdurdu diyor giderken de buna inanılmaz bir soğuk anlı. Sonra sette tabi muhabbet falan konuşurken Fatma ablanın belediye başkanlığı döneminden açıldı konuşuş şişli belediye başkanı iken dedi ki ben dedi şişli belediye başkanlığı yaptım da neler çektim dedi. O zamanın Feriköy pazar kuruluyormuş yahu diyor pazar kurulmadan önce diyor ben titiz kadınım diyor caddeler sokaklar tertemiz yıkanıyor pırıl pırıl pazarcılara hazırlıyorum diyor. Pazarcılar geliyorlar pazar kuruyorlar akşam gidiyorlar pazarcıların bıraktığı çöpleri toplamak 3 gün sürüyor diyor. Pazarcılara defalarca uyarmış anlatmış demiş ki bak böyle böyle biz burayı size pırıl pırıl bırakıyoruz siz de işinizi gücünüzü yaptıktan sonra ekmek paranızı kazandıktan sonra burayı tertemiz bırakın. E abi de işte çöp çürük mü yapacağız yapmayın çöp torbaları bıraktırdım büyük büyük kovalar konteynırlar bunlara koyun diyorum koymuyorlar yine etraf pislikten geçirmiyor diyor.
En sonunda diyor Feriköy pazarını kaldırıyorum ben dedim diyor bana diyor ne tehditler Fato seni yaşatmayız Fato seni öldürürüz geliyoruz orada mısın? Şahsi telefonumu öğrenmişler arıyorlar bilmediğim adamlar diyor seni öldüreceğiz seni şöyle yapacağız falan diye. Gelin lan delikanlıysanız buradayım benim yerim adresim belli bir de çift tabancı aldım kendime diyor ruhsatlı. Bakam odasında diyor kovboy gibi bekliyorum gelsinler. İnanılmaz güzel bir kadındı. Abi bir şey fark ettim şimdi bizim oyunculuk mesleğinde hep başta dedim ya hani duygu yoğunluğu duygusunu en çok böyle hissettiğin kadın oyunculardan biridir benim için Fatma Gerek. Mesela bir insanın sahte ağlamasıyla gerçek ağlamasını hemen ayırt edersin. Şimdi artık o işler kolaylaştı oyuncu ağlayamıyorsa o kadar önemli değil abi.
Meslek canım Mehmet Bey’in gözüne bir bizim damlatın. Ya da viks şu göz fırağlarına dur böyle canım biraz sonra zaten buradan yaşlar akıyor. Bir de numaradan da yaparsın. Arkaya da bir koyduğun zaman milletler güngür şapır ağlıyor yok öyle bir şey. Fatma Abla da ağlama düğmesi vardı bildiğin bağırıyorlar orada biz bir şey konuşurken Fatma Abla çok komik bir şey anlatıyor ya da ben anlatıyorum gülüyoruz falan. 5 4 3 2 1 kayıt diyorlar bana burada. Süleyman oğlum babacığım diyorum bir başlıyor.
Abi burun burun kızarıyor ya bayağı ağlıyor ya kestik diyorlar hemen evet ne diyordun nerede kalmıştın diyor tekrar devam ediyor. Bırakın muhabbeti ağla diyorlar ağlıyor gül diyorlar gülüyor ya hayran olmamak elde değil gerçekten. Şimdi sette bir sahne vardı babamız kalp krizinden ölüyor eve geliyoruz biz cenazeden mezarlıkta. Babamızın kanlılarından biri yani hasımlarından biri de hem babamızla düşman ama hem de bize kapının önünde Allah rahmet eylesin. Başın sağ olsun hasret bacı diyor Fatma Abla’ya senaryo göre Fatma Abla da defol gitme diyor buna bir tokat çakıyor. Kocam diyor senin gibi adamlar yüzünden ölüyor kaybol gözüm görmesin seni diyor adam da gidiyor.
Rol derse sevgili arkadaşım Ali Tutal oynuyor aktörlerde biz şimdi Ali Tutal’ın üstünü oynamaya başladık. Ali Tutal’a dedim ki baba dedim sen sıçtın niye ya Zafer’im dedim Fatma Abla seni fena yapar nasıl ya. Bak Fatma Abla var ya yapıştırdı zaman adamı uzatır eli çok ağırdır. Yıllarımızı verdik biz Zafer’im yeşil çamur Cüneyt Abi ile dayak yedim ben.
Haner Yiğit ile bilmem ne filmim vardı Serdar Gokhan ile bilmem ne filmim vardı orada ne yumruklar ne bilmem neler var. Babacım tamam falan bana bir şey olmaz abim ne olacak falan filan diyor. Gittim yönetmen Ümit Efekan’a dedim ki baba dedim şimdi Ali Tutal’ı tokatladığı sahne var ya Fatma Abla’nın. Ali Tutal böyle söylüyor bu Ali’ye Allah aşkına bir düven yapalım dedim ya istedi yani onu. Ne yapalım Zafer’im dedi Ümit Abi kulakların içindesin Ümit Efekan.
Dedim abi Fatma Abla’yı da alalım. Üçlü bir organizasyon kuralım bu işin güzel bir anı olarak kalsın bize tamam falan. Fatma Abla’nın yanına gittik dedi Fatma Abla böyle böyle böyle bir sahne var biliyorsun. Cenazeden sonra eve geliyoruz. Kapıda bizi karşılıyor başın sağ olsun. Hazret bacı Allah rahmet eylesin Allah sizlere uzun umursun tokat atıyorsun ya evet.
Bu Ali var ya bizim eee Ali diyor ki Fatma Hanım kim ya? Biz ne tokat sahneleri yaşadık? Kim? Ali mi diyor hemen? Mavi gözleri böyle bak sen eee ne diyor? Fatma Abla hemen Fatma Abla konuya atlayınca ben dedim ki Fatma Abla dedim bak o mübarek ellerinden öperim. Şu dedim Ali’ye hak ettiği gibi bir tane yapıştıracaksın değil mi kurban olurum dedim. Sen merak etme evladım sen onu bana bırak dedi. Öbitefekan’a da söyledim. Fatma Abla’yı kafaladım. Fatma Abla dedim Ali’yi bitirecek tokat sahnesine. Sen de dedim elinden geleni ardına koyma. Tamam evladım sen hiç merak etme dedi falan. Ondan sonra evet arkadaşlar arabalar gelecek böyle yanaşacaklar. Kaber Hocanın bir tanesi burada bir tanesi burada. Kapı açılacak Fatma Hanım oradan inecek. Zafer Hanım ve Feraye buradan inecek. Karşılaşacaklar yerlerini hazırlayın. Markeler falan filan koyuldu. Bir hareket olarak görelim gördük bir daha görelim bir daha gördük. Fatma’cığım öyle vuracaksın ki bak şöyle vuracaksın yanağı manağı falan. Ali tutandı hazır tamam mı? Fatma Abla dedi ki Ali’ciğim bak benim dedi elim biraz serptir. Sonra dedi çekimden sonra Fatma Abla beni çekiyoruz ayağına.
Film çekiyoruz dizi çekiyoruz ayağına fena dövdü demeyesin sağda sorular. Ne demek ablam? Saygı duyarım hürmet ederim. Kim dövüyor ya? Koskoca Fatma girik dövüyor ya. Senin dayak atan ellerine kurban olurum ablam falan dedi. Devamlı piyazda bu. Ümit Abi bana oradan böyle yapıyor. Sen onu bana bırak diyor. Araba geldi abi yanaştık kapılar açıldı falan.
Fatma Abla yerini aldı biz de evlatlar olarak geldik. Ali tutan da buradan geldi. Başın sağ olsun. İşte hasret bacı. Allah rahmet eylesin. Allah sizlere uzun ömür versin. Defol git be dedi. Fatma Abla bunu al diye bir koydu. Ali tutan kadrajın dışına çıktı böyle. Ya bir tokatta kayboldu. 3 metre geri gitti. Stop kestik.
Ümit Abi ne oldu dedi Ali? Yok hocam bir şey. Ya dedi nasıl bir şey yok ya dedi. Bir tokatta 3 metre kaybolmayın kardeşim. Biz dedi ona göre dedi kadraj yapıyoruz. Yapma Allah aşkına Ali. 3 tane kamera çalışıyorum. Allah Allah bana da göz kırpıyor. 3 tane kamera çalışıyoruz kardeşim. Yani eğer bir daha tekrarında böyle kadrajın dışına çıkacaksan. Duvlar çağıralım senin yerine dedi.
Abi olur mu öyle şey? Fatma Abla’dan dayak yemek benim için şereftir diyor. Peki bir daha çekelim kardeşim. Prova istiyor musun Ali? Yok abi gerek yok. İyi dururum diyor. Tekrar arabayla geliyoruz. Kayıt 5 4 3 2 1. Başın sağ olsun. Allah sizlere uzun ömür versin. Fatma Abla bunu al diye bir koyuyor. Bu kayboluyor. Ümit Abi dedi ki bunu dedi genelden aldık. İsterseniz diyor.
Kamera açısı açısından belki öbür taraftan kullanırız. Bir de sol yanaktan çalışabilir miyiz diyor. Tamam mı? Kamera açılarını değişiyor. Soldan yapıştırıyor. Bir soldan bir sağdan. Genelinden alalım yakından alalım. Şuradan şeref ver. Fatma Abla’nın gözünden yaş geliyor gülmekten. Adam hem dövüyor hem gülüyor. Biz de fenayız tamam mı? Şurada dedi ki Bu adamın gözünden yaş geliyor gülmekten. Adam hem dövüyor hem gülüyor.
Çoğunda dedi ki Ulan Ali dedi Ben sana ne dedim dedi işin başında dedi. Sonra dedi Dizi çekiyoruz ayağına Fatma Abla beni çok Fena dövdü diye sağda solda devi yesin dedi. Ne demek ablam dedi ya. Senin vurduğun yerde gül biter dedi ya. Benim için çok büyük bir şey dedi. Siktir lan dedi. Aynaya bak yanakların maymunun götüne dövmüş. Kıpkırmızı oldu. Hala dedi Turanç yapıyorsun dedi.
Hepimiz kendimizi bıraktık tabi. Canım Fatma Abla benim. Senin var ya o güzel mavi gözlerinden O mübarek ellerinden öpüyorum. Sen çok aziz bir kadınsın ya. Aziz etsin gerçekten bak. Sana sevgiler saygılar sunuyorum Fatma Abla.
Bunu öbür versiyon sana.