Tırnak Kiri Abdest veya Gusle Mâni midir? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=YR0MztDuvUM.
Tırnak kiri abdeste ya da guslemani midir? Hanifi mezhebine göre tırnak kiri uzun olmadığı sürece abdeste veya guslemani olmayacaktır. Bu konuda şehirli, köylü, sanat erbabı veya diğer şahıslarda herhangi bir ayrım söz konusu değildir. İbn-i Hümam’ın Fethülkadir’de İbrahim Halabiyinin de Halbi Sagir’de tercih etmiş olduğu görüş budur. Yani tırnak uzun olmadığı sürece tırnaklar içerisindeki o kirler abdeste de guslemani olmaz. Bu konuda abdest ile gusül arasında bir ayrım söz konusu değildir. Ve mezhep de asıl olan görüş de budur. Fethuada bunun üzerinden verilmektedir. Ancak diğer fakihlere göre ise, bazı fakihler bu konuda köylü ile şehirli’yi ayrıma gitmişlerdir. Yani eğer körnünün tırnaklarında ise abdeste ve gusülde af çünkü o devamlı toprakla uğraşır. Toprak çapalar, kazar, eder. Onun elinde o tırnağın çıkarması her daim haraçtır.
Ancak şehirli de ise af değildir derler. Şimdi bazı fakihler bu değerlendirmeye gitse de, mezhepin fukaha, mezhep fukahasının çoğunluğu hangi sınıf insan olursa olsun tırnak kirinin af olduğunu söylerler. Buna delil olarak da şunu derler. Tırnak kiri zaten zayıf şey olduğundan dolayı ve suyun da latif bir madde olmasından dolayı gusülü ve abdeste alıyorken
altından, sağından, solundan oraya mutlaka ulaşacağını söylerler. Bundan dolayı da hem gusülde hem abdeste ya orada sadece tırnak kiri varsa bu bir kimyevi bir madde değilse tabaka oluşturmaz. Onun sağından solundan osu girer. Tıpkı aynı dişteki arada kalan oyuklar veya aradaki kırıklar veya dişte kalan bir ekmek parçasındaki olduğu gibi. Fukaha orada da aynı şey der. Derler ki onu çıkartmak şart değildir çünkü niye su latiftir sağından, solundan, altından, üstünden orayı ıslar. Burada da aynı yaklaşım söz konusudur. İster şehirli olsun, ister köylü olsun, tırnak kiri ise burada ve tırnaklar uzun değil ise gusle veya abdest emanet olma durum söz konusu olmaz. Fukahanın bunu sadece özellikle tırnak kiri üzerindeki bahsetmeleri bize şunu gösteriyor. Bu doğal yol olan kirdir.
Bundan dolayı tutar da kimyevi bir takım boyalarla uğraşan bir kişi ise veya tabaka oluşturabilecek bir takım alet edavatla uğraşıyor ve onların tırnak kiri ise bu durumda durum değişecektir. Buna dikkat etmek gerekir. Yani siz eğer kimyevi bir takım tabaka oluşturan kalın şeylerle uğraşıyorsanız ne bileyim bir alçı gibi, bir hamur gibi bunlar kimyevi olmasa da mesela hamur gibisi tabaka oluşturur.
Alçı gibisi tırnak içinde kuruduğu zaman oluşturur. Burada abdest de aftır ancak gusül gibisinde af değildir. Ayrıca bir de Fukah bu meseleyi zikrederken tırnakların uzun olmama kaydını yani boğumları geçmemesini söylemektedirler. Boğunları geçtikten sonra tırnak kiri olacak olursa bu durumda mutlaka suyun ulaştırılması gerektiğini söylemektedirler. Bu iki hususa da dikkat etmek gerekir. Yani evet normalde hani film eserine göre tırnak kiri köylü içinde ve şehir içinde aftır ancak tırnaklar uzun ise mutlaka altına suyun ulaştırılması gerekir.
İkinci olarak eğer kimyevi olan veya tabaka ulaştıran bir maddenin kiri tırnakları içerisinde ise bu durumda da mutlaka suyun gusülde abdeste ulaştırılması zorunludur.