Abdestsiz Ezan Okumanın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

Abdestsiz Ezan Okumanın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Pm46OzM6JMU. Abdestsiz ezan okumanın hükmü nedir? Hanefi mezhebine göre, ezan İslam’ın şiarlarındandır. İslam’ın şiarlarından olduğundan dolayı, ezana sünnetül hüdâ denilmektedir. Yani, terkid dalalete ve sapkınlığa düşüren ve İslam’ın şiarı ve alameti olan bir sünnet denilmektedir. Bundan dolayı, yani…

Abdestsiz Ezan Okumanın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Pm46OzM6JMU.

Abdestsiz ezan okumanın hükmü nedir? Hanefi mezhebine göre, ezan İslam’ın şiarlarındandır. İslam’ın şiarlarından olduğundan dolayı, ezana sünnetül hüdâ denilmektedir. Yani, terkid dalalete ve sapkınlığa düşüren ve İslam’ın şiarı ve alameti olan bir sünnet denilmektedir.
Bundan dolayı, yani ezan İslam dininde bu kadar kıymetli ve değerli olduğundan dolayı, İbam Muhammed, bir kavim eğer ezanı külliyen terk edecek olur ise, İslam devletinin o kavime savaş açması caiz olur buyurmaktadır.
İşte dinan bu kadar önemli olan ezan ibadetinin, takva sahibi, müttaki ve dini hususlara dikkat eden kişiler tarafından tas tamam ve edebine uygun şekilde yapılması müstehaptır. Hatta bununla alakalı Allah Resulü, ezanı ancak abdestli kişiler okur buyurarak, ezan için abdestin müstehap olduğunu beyan etmişlerdir.
Şimdi konumuzla alakalı, yani bize sorulan soru ile alakalı da, fıkıh kitaplarımız da şu şekilde bahsedilmektedir. Merak-ı’l-Felah ve ihtiyar sahibi İmam Mevsili’ye göre abdestsiz ezan okumanın hükmü mekruhtur. Ama mekru olmakla beraber iadeinin gerekeceğinden bahsetmemektedirler.
Merak-ı’l-Felah ve ihtiyar sahibi her ne kadar ezanın abdestsiz yapılmasının mekruh olduğunu söyleseler de, zahiri vay kaynaklarında, Fetavay Hindiyede ve Hidayede bu zikretmiş olduğumuz fukaha abdestsiz ezan okumanın mekruh olmadığını zikretmektedirler. Ve mezhepte asıl olan ve fukahanın çoğunun belirli misafir olduğu görüş budur.
Yani abdestsiz bir şekilde ezan okunacak olur ise bu mekruh değildir, bilakis müstehabın terkidir. Mezheb fukasının çoğunun benimsemiş olduğu görüş budur. Ve mekruh olmadığından dolayı da iadesinin gerekme gibi bir durum söz konusu değildir. Tabi bu bahsetmiş olduğumuz durum ezanın mekruh olması ile alakalı. Yapılan bu eylemin doğru olması ile alakalı değildir asla.
Çünkü Allah Resulü Bukhari hadisi şerifinde ezan müezzin, ezan okuduğu zaman da, Nidasının yayılmış olduğu ve duyulmuş olduğu kuru, yaşlı, canlı, cansız her şey yarın ahiret gününde ona şehadet edecek buyurup, Ezan müessesesinin ve müezzinlik eyleminin ne derece şanının yüce olduğunu ve kıymetli bir meslek olduğunu beyan etmektedir. İşte bu şekilde kıymetli bir ibadet veya eylem de edebine uygun, adabına uygun olarak yapılması gerekir. Ancak mekruh olması ise başka bir durumdur. Dediğimiz gibi mezheb içerisinde tercih edilen görüşe göre mekruh değildir ve aynı şekilde iadesi de gerekmemektedir. Sadece eğer kişi cünüb bir şekilde ezan okuyacak olursa, cünübün okumuş olduğu ezanın iadesi gerekmektedir.
Ancak abdestsiz kişi abdestsiz bir şekilde ezan okuyacak olursa, Hanifi mezhebine göre mekruh değildir.
Müstehabın terkü durumu söz konusudur ve namazın, ezanın iade durumu söz konusu değildir.