Üzerinde Resim Bulunan Elbise ile Namaz Kılınır mı? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=sJbMkFCAFeI.
Üzerinde resim bulunan elbise ile namaz kılmanın hükmü nedir? Hanif-i Mes’ebine göre Allah Resulü hadisi şeriflerinde suret bulunan yani resim bulunan eve melekler girmez buyurduğundan dolayı namaz kılacak olan kişinin namaz kıldığı kıblesinde önünde veya bulunduğu namazı kılmış olduğu odada, meclisinde bulunduğu yerde veya namaz kılan kişinin üzerinde herhangi bir şekilde suret, resim veya küçük biblüo veya biblüo olan bir takı bu gibi şeylerin bulunması caiz değildir. Bu şekilde namaz kılınacak olursa Hanif-i Mes’ebine göre bu şekilde kılınan namaz mekruhtur iadesi gerekmektedir. Konuyla alakalı Hidayet-i Şarihi İbn-i Hümam Hanif-i Mes’ebine göre mutlak surette namaz kılan kişinin eğer önünde bir suret, bir resim, bir biblüo, bir heykeltıraş gibi bu şekilde bir şey varsa büst gibi bir şey varsa bu durumda kılınan namazın hilafsız mutlak surette mekruh olduğundan bahsetmektedir. Kitaplarımızda ayrıca namaz kılanın bütün bulunmuş olduğu ya namaz kılmış olduğu odanın ister sağında, ister solunda, ister önünde, isterse de arkasında fark etmez suret bulunması durumunda yine namazın mekruh olacağı da geçmektedir.
İmam Mergine Hanin’in mutlak ifadesi Hidayede yani bulunduğu yerde suret bulunsa ifadesi suretin önünde, sağında, solunda olması durumunun bir farklılık arz etmediğini mutlak surette kılınan odada, kılınan mahallede namazın kılınmış olduğu mahallede bir suret olması durumunda namazın mekruh olacağı anlaşılmaktadır ve fukağda bu görüşü tercih etmektedir. Üçüncü olarak kaynaklarımız kişinin namaz kılarken üzerindeki elbisesinde bir suret, bir resim bulunması durumunda da kişinin kılmış olduğu namazın mekruh olacağından ve bu namazın iadesinin gerekeceğinden bahsetmektedirler. Burada bir de putperestlere benzeme cihetiyle üzerinden resimle namaz kılmanın ayrıca bir vebalinden de bahsedilmektedir kaynaklarımızda.
Çünkü hem suret var, melek girmez, hem de aynı zamanda şu anki elbiselerde veya resimlerde her ne kadar birebir putperestlikle aynı olmasa da putperestiye benzeme durumu yani canlı olan bir suretin resmi olması cihetiyle hilaflı da olsa putperestlere benzeme durumu olduğundan dolayı üzerinde sanki bir putun, bir ufak bir büstün veya biblonun taşınma kerahtı olacağından bahsedilmektedir. Bundan dolayı kişi namaz kılacağı zamanda gerek üstü olsun, gerek namazı kılmış olduğu evi, odası, mescidi neresi olursa olsun, burası olsun, gerek namaz kılarken dolabı veya duvarı askıda takmış olduğu resmi olsun, bu tür yerlerde namaz kılarken mutlaka bu resimleri kaldırması ve namaz kılacağı zamanda da üzerinde resim bulunan bir elbise giymemesi gerekir.
Namaza eğer bu şekilde kılacak olursa, Hanifi mezhebine göre bu namazın iadesi vaciptir. Yani resim nerede olursa olsun, ister masada, ister odanın herhangi bir yerinde, arka tarafında veya üzerinde fark etmez namazın kılınması tekrardan iade edilmesi vaciptir. Burada fuka sadece şunu istisna etmektedir, buna da dikkat edelim.
Bugün günümüzde bazı ünlü firmaların, şirketlerin logoları, simgeleri bunlar vardır. Burada fuka namaz kılarken üzerinde elbiseden dolayı namazın mekruh olmasını üzerinde suret bulundurma ile alakalandırır. Yani canlı bir ruh sahibi olan bir hayvanın resminin bulunmasıyla alakalandırmaktadır. Bugün günümüzdeki o şirket logoları gibi her ne kadar bir hayvan olsa da eğer resim küçük ise, resim küçük olması durumunda fuka
bunun putperestliğe veya suret olarak değerlendirilme durumu olmayacağından dolayı bunda herhangi bir kerahat olmadığından da bahsetmektedir. Bundan dolayı bu meseleyi de yani şirketlerdeki şirket emblemi veya belli bir firmanın logosu, bu tür şeyler eğer bir canlı suretinde ise bunlar küçük olacak olurlarsa, Hanefi mezhebine göre bunlarla namaz kılmada herhangi bir kerahat olmayacaktır.
Ancak sorumuzda geçtiği üzere kişinin elbisesinde eğer bir suret varsa ve canlı bir hayvanın da sureti ise Hanefi mezhebine göre bu şekilde namaz kılmak mekruhtur ve bu namazın iade edilmesi gerekir.
Hanefi mezhebine göre bu kadar.