Şükür Secdesinin Hükmü Nedir, Nasıl Yapılır? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=AUAuniqSlmo.
Şükür secdesinin yapılmasının hükmü nedir? Ne şekilde yapılmalıdır? Hanifî mezhebi kurucu imamı olan İmam Ebu Hanifâzîd’ine göre şükür secdesi selefimizden rivayet edilmediğinden, ne Allah Resulü’nden, ne sahabe efendilerimizden, ne de tabiûnun büyüklerinden bu şekilde bir uygulama varit olmadığından dolayı yapılmasa herhangi bir şey ifade etmeyecektir.
Ve hatta İmam Ebu Hanifâzîd’lerinden şükür secdesinin yapılmasının bidat olduğuna dair rivayetler gelmektedir. Nur-u Liza bu görüşü, Merak-ı l-Fele bu görüşü nakletmektedir. Yani İmam Ebu Hanifâzîd’lerine göre şükür secdesinin bidat olduğunu ifade etmektedirler. İmam Ebu Hanifâzîdleri her ne kadar bu şekilde şükür secdesinin bidat olduğunu söylese de,
talebeleri olan Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed Hazretlerine göre ise, sevindirici bir olay olduğunda, beklenilen bir nimetle karşılaşıldığında şükür secdesinin yapılması güzeldir ve yapan kişi de sevaba nail olacaktır. Ve Hanifi fukahasından bazı fukaha da bu görüşle fetva vermişlerdir ve bunun yapılmasının güzel olduğunu söylemişlerdir.
Ancak tabi bu şükür secdesinin yapılması sahibeğine göre bu şekilde yapılması güzeldir. Yapan kişi ecir mükafat alır ancak bunun belli bir takım şartları vardır. Ve bu şartlarda tilavet secdesinde aranan şartlardır. Tilavet secdesinde aranan şartlar nedir Hanifi Meshebine göre? Yapan kişinin necasetten temiz olması, yani üzerinde bir necaset olmaması, abdestli olması, kıbleye dönmesi ve setiravrettir.
Yani namazda örtmesi gereken yerleri örtmesi, kıbleye dönmesi hem hükmü hadesten, yani abdestsizlikten ve gusülsüzlükten hem de hakiki necasetten temizlenmiş olmasıdır. Bu şartlardan biri olmayacak olur ise şükür secdesi olmaz. Bu yapılan eylem herhangi bir boş bir eylem olur. O zaman şükür secdesinde kıbleye dönmek veya abdestli olmak şarttır. Abdest veya kıbleye dönme durumu olmayacak olursa şükür secdesi diye bir şey Hanifi müctehidlerin hiçbirine göre tahakkuk etmemiş olacaktır. Hiçbirine göre bu şekilde bir şey olmaz. Peki yapılışı nasıldır? Yapılışıyla alakalı kaynaklarımıza şu şekilde tarif edilmektedir. Tıpkı tilavet secdesinde olduğu gibi, kişi ayaktayken şükür secdesi niyetiye tekbir getirir direk, tekbirle birlikte secdeye iner. Secdede tesbihatları yani subhan’Allah ve herhangi tesbihleri söyler. Herhangi tesbihleri söyledikten sonra tekbir getirir ve ayağa kalkar. Burada ayağa kalkmak veya ayaktan başlamak farz değildir. Direk kişi oturarak da başlayabilir. İbadetin rüknü çünkü olmazsa olmazı o secdedir. Secde olduğu zaman da şükür secdesi tahakkuk etmiş olur.
Şimdi bu şükür secdesi meselesi o zaman sahibeinden yapılan yani İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed Hazretlerinden yapılan rivayete göre yapılabilir. Ve selefimizden bazı fakihler de buna fetva vermektedir. Tabii bu şartlarla birlikte yani kıbleye dönülecek, abdeste olunacak, hakiki necasetten de temizlenilmiş olacak ve setri avret olacak. Burada bu konuyla alakalı aslında farklı bir dikkat edilmesi gereken husus var. Maalesef ülkemizde şükür secdesinin tartışmaya açan veya şükür secdesini dini olarak bir ibadet olarak vatandaşımızın tanımasına sebep olan belli mecralarda belli şahısların uygulaması olmuştur. Yani o şahıslar bunu uyguladıktan sonra şu tartışılmaya başlanmıştır. Ya kıbleye dönmeden şükür secdesi olur mu? Veya işte setri avret olmadan şükür secdesi olur mu? Maalesef bu mecraların bu konuları tartışmaya açması ve Müslümanların şükür secdesi gibi bir ibadeti bu tür mecralardan öğrenmesi. Yani bizim dinimizi bile sosyal mecralar üzerinden öğrenmemiz açıkçası Müslümanların durum vahim olan durumlarını göstermektedir. Yani Müslüman İslam’ın, İslam’ın ahkamını, farzını, vacibini, sünnetini, müstehabını kendisi öğrenmelidir. Seleften öğrenmelidir, kaynaklarından öğrenmelidir. Müslümanın gündemini sosyal mecra belirleyemez. Bir futbolcusu, bir şarkıcısı, bir osu, bir busu belirleyemez. Maalesef işte belirlediği zaman da onların yapmış olduğu o hâl, o gayrimeşruu şekli Müslümanlar için meşru zannedilme durumu söz konusu olmaktadır. Bu hadisede de yani şükür secdesinde az önce dediğimiz gibi bu bahsetmiş olduğumuz şartlar olacak olur ise sahi beyne göre yapılabilir. Ve sahi beynin görüşünde Selefimizden birçok kişi kabullenmiştir ancak bu şartlarla yapılmalıdır.
Bu şartların dışında yapılması doğru değildir.