Namazlarda Sesli ve Sesiz Kıraatın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

Namazlarda Sesli ve Sesiz Kıraatın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=c_e_xmgeEX8. Namazlarda sessiz kiraat yapmanın hükmü cemaatle namaz kılmada farklı, münferiden namaz kılmada farklı olarak değerlendirilmektedir. Bu konuyla alakalı Allah Resulü’nden şur rivayet edilmektedir ve meselemize veya ahkama kaynak olarak da zaten bu hadis-i şerif gösterilmektedir….

Namazlarda Sesli ve Sesiz Kıraatın Hükmü Nedir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=c_e_xmgeEX8.

Namazlarda sessiz kiraat yapmanın hükmü cemaatle namaz kılmada farklı, münferiden namaz kılmada farklı olarak değerlendirilmektedir.
Bu konuyla alakalı Allah Resulü’nden şur rivayet edilmektedir ve meselemize veya ahkama kaynak olarak da zaten bu hadis-i şerif gösterilmektedir. Allah Resulü Mekke-i Mükerreme’de namaz kılarlarken önceleri beş vakitin tamamında sessiz bir şekilde kiraat yapmışlardır.
Ancak özellikle öğlen ve ikindi namazlarında sokakta Mekkeli müşriklerin çok olduğundan dolayı ve öğlen ve ikindi namazlarında kalabalık olmalarından dolayı onlardan birtakım eziyetler çekmelerinden dolayı Allah Resulü öğlen ve ikindi namazlarında sessiz kiraat yapmışlardır.
Akşam, yatsı ve sabah namazlarında ise Mekkeli münafıklar ve müşriklerin çoğunluğu evlerinde olduğundan dolayı Efendimiz de sessiz olarak kiraat yapmışlardır. Ve bu uygulama sonraki dönemlere de yerleşmiş ve Allah Resulü diğer hadis-i şerifte gündüz namazları dilsizdir buyurur yani sessizdir buyurmaktadır.
Şimdi bu hadis-i şeriflerden istidleyle Hanefi fukahası da şu şekilde bir ayrıma gitmişlerdir. Şayet namaz cemaat ile kılınıyor ise bu durumda cemaat ile namaz kılınmdığı vakitte gündüz namazların sessiz yapılması gece namazların ise sesli yapılması vaciptir.
Bundan dolayı imam gündüz namazlarında sessiz yapması gerekirken sesli yaparsa veya akşam namazlarında akşam, yatsı ve sabah namazında sessiz yapması gerekirken sessiz yapacak olur ise bu durumda sehif secdisi gerekecektir çünkü vacip terk edilmiştir.
Burada ne kadar miktarda sehif secdisinin gerekeceği hususu fukahda tartışmalı olsa da yani diyelim adam akşam namazında durdu Allah-u Ekber diye sonrasında unuttu cemaatle namaz kıldığını Elhamdülillahi Rabbil Alemin dedi sonrasında birden aklına geldi cemaatle kıldığını Elrahmanirrahim diye başladı. Burada sehif secdisi gerekir mi? Yani bunun sınırı nedir buradaki yanılmada? Buradaki yanılmada veya sehif secdisini gerektirmedeki sınır Hanefi kaynaklarına göre kendisinden namazın sayı olacağı bir kıraattir.
Şayet kişi akşam namazında sesli kıraat yapması lazım. Sesli kıraat yapması gereken yerde olur da namaz için farz olan kıraat miktarı yani kısa 3 ayet veya o uzunlukta bir ayet sessiz yapacak olur ise sehif secdisi gerekir. Çünkü o kıraat sahip bir kıraat olacaktır. Namazın farz olmaya elveşli bir kıraat olacaktır. Aynı şekilde sessiz namazlarda da böyledir.
Kişi sessiz namazlarda da cemaatle namaz kılarken olur da namazın kıraati için sayı olan 3 kısa ayet miktarı o ayet miktarınca olur da sesli yapacak olur ise bu kıraat için sahip bir miktar olduğundan dolayı gündüz namazlarında sessiz yapması vacipti. Bundan dolayı ne olacaktır? Bu durumda da aynı şekilde sehif secdisi gerekecektir. Onun için bu yanılmada yani sessiz okumada sessiz okumada sessiz okumada ki miktar 3 kısa ayettir.
Şayet imam 3 kısa ayeti içinden sessiz okursa sessiz okuması gerektiğinde de sehif secdisi gerekecektir. Şimdi bu durum cemaat ile alakalıdır. Cemaat ile namaz kıldığımız zaman o zaman gündüz namazlarının sessiz yapılması vacip. Gece namazlarının sessiz yapılması da aynı şekilde vaciptir.
Müferidin namaz kılma meselesine gelince kaynaklarımıza ittifakla müferid olan kişinin akşam namazlarında mukayyar olduğu zikredilmektedir. Yani akşam namazlarında müferid olan kişi kendisi sessiz bir şekilde kıraat yapabilir. Bunda herhangi bir beis yoktur. Akşam yatsı ve sabah namazı bu şekilde. Peki gündüz namazlarında ise gündüz namazlarında sessiz kiraat yapmanın hükmü fuka arasında tartışmalıdır.
Fukanın bazısına göre kiraatin sesli veya sessiz yapılması cemaatin vacibi ile alakalıdır. Bundan dolayı müferid olan kişi sessiz yapması gereksede aslında özünde gündüz namazlarında sessiz yapacak olsa kiraat gerekmez derler.
Çünkü tek başına bunun alakalı bir vacip yoktur derler. Ancak İbn-i Abidin gibi, Tebiyyin sahibi Zeila’yı gibi ve İbn-i Hümam gibi fakihler ise müferid de olsa gündüz namazlarında sessiz kiraat yapılmasının hatmen gerekli olduğunu söylerler.
Yani zorunlu olarak gerekli olduğunu söylerler ve bundan dolayı da olur da müferid olarak namaz kılan kişi gündüz namazlarında sesli kiraat yapacak olursa tıpkı cemaatle namaz kılanlarda olduğu gibi sehiv secdesinin gerekeceğini söylerler. Bu yönüyle fukaanın çoğunu da bu görüşü tercih etmektedirler. Yani müferid olarak kılacak olursa kişi gündüz namazlarında sessiz kılması gerekir, sesli yapacak olursa kiraatini sehiv secdesi gerekir.
Akşam namazlarında ise müferid olan kişi mukayyardır. Cemaat ile namaz kılındığında ise gündüz namazlarının sessiz olması vaciptir. Aynı şekilde akşam namazlarının da sesli olması hanefi mezhebine göre vaciptir.