Taha Kılınç – Suriye’nin Geleceği – Cumartesi Sohbetleri (24)

Taha Kılınç – Suriye’nin Geleceği – Cumartesi Sohbetleri (24) videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-ZOqpd1sxBE. Kesilmek çok kolay değil ama nasıl görüyorsun sürenin geleceğini? Yani şöyle oluyor, şimdi coğrafyada şöyle bir şey var benim gördüğüm. Tabii geleceği dair hani birebir tahminler yapmak imkansız. Hem galiba Allah bildiğinden hem de coğrafyı hakikaten çok fazla…

Taha Kılınç – Suriye’nin Geleceği – Cumartesi Sohbetleri (24)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-ZOqpd1sxBE.

Kesilmek çok kolay değil ama nasıl görüyorsun sürenin geleceğini? Yani şöyle oluyor, şimdi coğrafyada şöyle bir şey var benim gördüğüm. Tabii geleceği dair hani birebir tahminler yapmak imkansız. Hem galiba Allah bildiğinden hem de coğrafyı hakikaten çok fazla değişken içeriyor. Ha şimdi siz bu kadar değişken ve bilinmezin olduğu bir yerde yüzde yüz tutturamazsınız. Ama genel bir manzara çizmek istersek şöyle bir şey var sosyolojik olarak da, tarihi olarak da, coğrafy olarak da.
Bir yerde bir yara varsa, siz o yarayı temizlemeden üzerine böyle kaba bir şekilde pansuman yapıp böyle örttüğünüzde belki evet kan duruyor. Hani akmıyor yaradan bir şey, evet üzerine elbise giyebiliyorsunuz. Ama içeride o cerahat hala var. Ve günün birinde işte orası büyüdüğünde ya da başka hastalıklarda onu beslediğinde orası patlayıp bu defa her tarafı mahvediyor. Şimdi surenin tarihine baktığımızda mesela çok dikkat çekicidir. Çünkü işte 1925’te kitapta da ondan bahsediyorum, Fransızlar işte 1920’de manda yönetimi altından sonra Suriye’yi kapsamlı bir halk ayaklanması başlıyor. Hatta buna işte büyük Suriye ayaklanması da diyorlar, Arapça’da da, Batı dillerinde de. 1925 ayaklanmasının Şam’daki merkezi Doğu Guta. Yani bu nedir? Yani bir yara var orada. Ve bu yara 1925’te Fransızlar da bombalayarak bastırılır onu biliyorsun.
Ondan sonra işte 2011’den sonra yine Şam’da ayaklanmanın merkezi yine Doğu Guta. Şimdi yine bastırdılar. Yani bombayla işte ahalisini tehcil ederek. Bir silahla. Evet ama işte orada bir yara var yani. O yarı iyileştirmek, insanların şikayet ettiği şeyleri çözmek. Şimdi mesela şey diyorlar işte dış güçler müdahale ediyor. Şimdi dış güç tabii ki müdahale etmek ister yani hani güçlü olduğunuzda rakiplerinizin güçlü olmamasını istersiniz. Bu çok normal bir şey. Yani kim güçlüyse bunu yapmak ister. Ama dış güçlerin müdahale ettiği bir yer varsa hep oraya kaşıyorlarsa o zaman içerideki insanların bir vazifesi var bence. O yarayı iyileştirmek. Kaşıtmamak yani orayı. Şimdi hem bir müminin bir delikliğine iki kere sokulmaz diyoruz. Ama sürük de aynı yerden golluyorsak o zaman orada bir sıkıntı var. Ya kaleci değiştirmek lazım ya kaleye bir şey yapmak lazım. Oyun ile Suriye’de şimdi mesela evet yani İran kazandı mesela Rusya kazandı. Tamam şu anda bir şey oluyor ama bakıyorsunuz.
Yani bu böyle burada kalmayacak ki. Yani nihayetinde oradaki insanlar, onların şikayet ettiği şeyler, onları isyan etmeye sevk eden acılar, trajediler, birikmişlikler. Bunlar halledilmediğinde, tazmin edilmediğinde, bunlarla ilgili bir adım atılmadığında insanlar tamam bomba yağarken susacaklar ya da ölecekler.
Ama onların çocukları daha sonra daha sonra. Dolayısıyla ben bu şekilde hani evet bitmiş gibi gözüküyor ama yine o bahsettiğim yaraların kanamaya devam edecek hayatımdayım.