Muhammed Mahmut Bakır – II. Mahmud Devri Tanzimat’ın Ayak Sesleri – CS (16)

Muhammed Mahmut Bakır – II. Mahmud Devri Tanzimat’ın Ayak Sesleri – CS (16) videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2-zK_v3wFGU. İkinci Mahmut 1826’dan sonra dedim ya askeriyeyi tanzim etmeye, ulemayı hizaya getirmeye başladı. Tek kalan kısım bürokrasi kalemiyer babı idi ve burada da adımını atmaya başladı. İşte o saydığımız meclis Darşuray Seraskeri’nin yanında kurduğu…

Muhammed Mahmut Bakır – II. Mahmud Devri Tanzimat’ın Ayak Sesleri – CS (16)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2-zK_v3wFGU.

İkinci Mahmut 1826’dan sonra dedim ya askeriyeyi tanzim etmeye, ulemayı hizaya getirmeye başladı. Tek kalan kısım bürokrasi kalemiyer babı idi ve burada da adımını atmaya başladı. İşte o saydığımız meclis Darşuray Seraskeri’nin yanında kurduğu Darşuray Babali ve meclisi Vala 1838 yılında kurulacaktır. Ve bu hadise Akif Paşa başa geçtiği Pertep Paşa’nın katlinden sonra onun yerine tayin edilen Akif Paşa bir anda görevinden el çektirilecek kendisine. Yine durduk yere. Bu sefer hiçbir devletin baskısı yokken. Neden? Mahmut burada ne yapıyor? Artık sadrazamlık diye bir makam yoktur. Sadrazamlığı kaldırıyor.
Ve diyor ki başvekil başvekalleti getiriyorum diyor. Dahiliye nazırı olan kişi aynı zamanda başvekil olacaktır. Zaten sadrazam Rauf Paşa idi. Mehmet Rauf Paşa. Dahiliye nazırı Akif Paşa idi. Pertep Paşa’nın yerine atanmış kişi. Akif Paşa’ya diyor ki artık sen dahiliye nazırı değilsin. Sadrazam olan Rauf Paşa’yı dahiliye nazırı yaptım. O aynı zamanda da başvekil olacaktır.
Artık sadareti mutlaka yoktur. Bu bürokrasi için çok önemli bir adım idi 2. Mahmut için. Herkes 2. Mahmut’u modernleşmede bürokrasiyi ön plana çıkartıp o istişare meselesini çok fazla… Biraz demokratikleşmeye doğru giden bir adım, meşrutiyete doğru giden bir adım her yaptığı şeyi böyle anlayanlar var. Fakat ben tam tersine 2. Mahmut’un merkezi kudreti olabildiğince kuvvetlendirip geri kalanları kendi aralarında eşit hale getirmeye çalıştığını düşünüyorum. Neden? Bir kanun çıkardı ve dedi ki ser asker şehri islam ve sadrazam eşitlendi. Burcu Manlı tarihinde ilk defaydı bu yani. Böyle bir şey yoktu. Bu şu demek oluyor. Siz kendiniz birbirinizle mukayese edildiğinde kendi aranızda eşitsiniz. Ama en merkezde olan padişah en yüce olan. Tabii ki de böyledir. Ama 2. Mahmut bunu fiili olarak da bu hale getirmeye çalışıyor Hidi. Aslında özellikle Ali ve Fuatbaşe devrinde sadrazamlar ve onların üzerinde de bürokrasi o kadar hakim oluyor ki sultana karşı. Biz tanzimat deyince bürokrasinin sultanla yarışır hale gelişini anlıyoruz.
Ama bu aslında 2. Mahmut’un hedefinin bu olmadığını bilekiz 2. Mahmut’un bunu başaramadığı için bu noktaya evrildiğini söylüyor. Evet zaten iddiam o ki 2. Mahmut’un bu 1826’da müsaadenin ilgasıyla hatta Yeniçerili’nin ilgasını bile buna sokabiliyor. Yeniçerili’nin ilgasıyla başlayan vetire hepsini Asa Kemal Süren’in kuruluşu işte o nezaretlerin kuruluşu her şeyleri, her yeniliklerin yapılmasını hepsini tanzimat kelimesinin içerisine sokabiliriz. Tanzimat nizamdan gelir. Nizam düzen, tanzim tefil bağından düzenlemek. Tanzimat da düzenlemeler demektir. Ve Vaka Vaka’i Hayriye, tanzimat tanzimatı Hayriye şeklinde o devirde çok kullanılan bir terkip halinde kullanılmıştır.
Buna tanzimatı askeriye diyebilirsiniz Asakiri Mansur özelinde. Bürokratik reformları anlatabilmek için tanzimatı mülkiye diyebilirsiniz. Nizamatı hasene denildiği yer var, tanzimatı müessese denilen yer var, tanzimatı kamile denilen yer var, tanzimatı adile denilen yer var. Yani burada varyantları çok ama genel tanımlama tanzimatı hayriye’dir.
Bütün yapılan yenilik perspektifinden yapılan şeyler içine sokabiliriz burada ancak 2. Mahmud’un tanzimatı hayriyesi ne demektir? İktidarın Padişah’ta temerküz ettiği bir izana dönüktür. Ve Darşuray Babali ile meclis-i valay kurması da Avusturya örneğinde olduğu gibi bir meclis kurulsun, meşhuriyet meclisi kurulsun.
Burada da yapılacak yeniliklerle alakalı bir ekip toplansın, oturun aranızda kararlaştırın daha sonra bana bunu sunun. Ben bunu onaylayıp hoşuma giderse yapayım, eğer hoşuma gitmezse yapmayacağım. Yani tanzimatın reformlarını tartışıldığı meclis olan meclis-i valada bile bir yaptırım gücü yok, öyle bir müeyyidi de yok. Sadece istişare yeri. Bu nevi istişare yeri aslında burada çok şunun da altını çizmek lazım. Tanzimat diyoruz, tanzimat özet, gülhane attın ilan edildiği 3 Kasım’la başlatıyoruz. Halbuki söylediklerinden de anlaşıldığı kadarıyla tanzimatın isim babası bile 2. Mahmud. Haliyle tanzimatı da başlatacaksak… 2. Mahmud ile başlar. Bizim Ali Hakkı Yıldız Hocamız, Allah selamet versin onun şeyidir zaten bu.
Yani 1826 ile 1839 arasındaki yapılan şeylere bakın. Ve 1839’dan sonra yapılan şeylere bakın. Bu 1826 ile 1839 arasında yapılan şeyleri diğerleriyle mukayese edemezsiniz. Bunlar hem başlangıç aşaması olduğu için çok mühimdir, çok zordur yapmak hem de planlanan değişiklik ve atılan adım açısından çok büyük değişiklerdir. Yani siz ocağı kaldırıp yeni bir askerin nizam tesis ettireceksiniz. Evet.
İşte siz oralara değinmedik şimdi gireceğim oralara. Tanzimat meselesinin asıl tanzimat, gülhane ile benzleşme meselesine vergi politikanınızı değiştirmeye başlayacaksınız. Efendim siz tutacaksınız bütün şehir planlamanızı, bürokrasinizi değiştireceksiniz. Vakıfları el atacaksınız. Devleti baştan sona yeniden sembolik arma, bayrak, fes bunların hepsini 2. Mahmud devrinde bunlar oturmuştur.
Yani Osmanlı, klasik Osmanlı ile modern Osmanlı dersek şayet bu modern kelimesini hiçbir değer yüklemeden söylüyorum. Sırf zaman itibariyle söylüyorum. Yani o asra dahil. Evet. O asrı yani 19. asrı Osmanlısı olarak söylersek 2. Mahmud Osmanlısı bambaşka bir Osmanlıdır. Osmanlıyı değiştirmiştir ve bugünkü Osmanlı algısı da nereye bakarsanız bakın 2. Mahmud’dan sonraki Osmanlıdır. Yani 19. yılı Osmanlıdır. Fes deyince herkesin aklına Osmanlı gelir değil mi?
Bakın bu posta nezaretlerine, bu yapılan binalara son dönemdeki evvelkiler daha nostaljik gelir insana. Kavuklar, şeyler falan böyle. Hatta çok cahili bir dikkattir. Mesela Cumhuriyetin klubları anlatılırken hep asrı ihtiyaçlara cevap verilmiyor diyerek kaldırılan o ve yerine yenileri koyulan kurumların aslında kaldırılan halleri aslında klasik Osmanlıya ait kurumlar değil.
Bilekesi 2. Mahmud’un asra uygun olsun diye kurduğu mesela şeriye ve efkaf vekaleti 2. Mahmud kurmuş Cumhuriyetin klubları bunu da geri olarak atledip yerine yeniden başka bir şey kuruyor.
Tabii zaten o bir çelişkidir.