Mehmed Fatih Can – Osmanlı Sömürgeci miydi? – Cumartesi Sohbetleri Özel (3)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=HdOk_BDPNP8.
Yani ne Fatih konusuna doyum oluyor ne de sizin anlatımınıza. Belki inşallah Fatih’in o emperyal vizyonunu daha sonra hani belki başka bir programda ele almamız gerekecek. Çünkü orada bambaşka bir serencam. Özellikle Balkanlardaki ve Memluk coğrafyasındaki. Çünkü hocam maalesef Fatih’in emperyal vizyonu da çok doğru anlaşılmıyor bazı insanlar tarafından. İşte Fatih on yıl daha yaşasaydı bizim sömürgelerimiz olurdu deniz aşırı vesaire deniyor. Sanki Fatih’in hani hal-hazırda fethettiği coğrafyalarda bir sömürü yapmış da yaşasaymış deniz aşırı sömürüleri de elde edilerek oraları da sömürecekmiş gibi. Hani Fatih’in ne vizyonunu ne misyonunu onların tabiriyle anlayamamış. Hani bir tarihçilik mevzubayız. Aslında bu yüzden Fatih hakkında ne kadar konuşulsa azdır. Çünkü çok konuşulması çok anlaşıldığı anlamına gelmiyor hocam. 28 yıl da 36 sefer yapmış adam. Evet.
Bu kadar yıl içerisinde bir tane ülkeyi sömürgeleştiremez miydi? Hocam çok jali bir dikkatdir. Fatih’in Bosna için yayınladığı fermanla çok az süre sonra Papa Tordesillas adı altında bir şey neşrediyor. Ve resmen Portekiz ve İspanya’ya dünyayı ikiye ayırıp taksim ediyor. Doğu tarafı senindir, batı tarafı senindir. İstediğin gibi ne yapıyorsan yap, istediğin gibi ele geçir, istediğin gibi oraların kaynaklarını kullanıyor. Fatih ise Bosna’ya ondan 20 yıl önce bir ferman yayınlıyor.
Aradaki o izan farkı, insana bakış farkı, adalet farkı o kadar açık ki. Siz beni tahrik ediyorsunuz ama bir şey daha söylemem icap edecek. Ondan sonra kapatalım inşallah. Ya bakın Osmanlı Balkanlara girmeden önce Balkanlarda şöyle bir tezgah vardı.
Ve Venedik ve Bizans anlaşmış, girip de köle pazarı kurulmuştu. Ve Venedik-Bizans ortaklığında o zaman Balkanlarda hakim güç Bizans. Yani Doğu Roma, Bizans dememek lazım Doğu Roma. O da oraya bir tezgah. Roma’yı şey yapmak için. Ve Balkanlarda serf statüsündeki gariban Balkan insanlarını değişik yöntemlerle, metotlarla, usullerle kaçırarak köleleştirip Venedik kölecileri vasıtasıyla girdi
ve o zaman da köle pazarlarında Balkan hatlarını kullanıyordu. Bir Balkan vatandaşı için, bir Bulgar için, bir Slav, bir Sırp için, Efendim’e söyleyeyim, günün hangi saatinde bu çete tarafından kaçırılıp köleleştirileceği bir muamma idi. Osmanlı girdiği zaman ilk yaptığı işlerden bir tanesi Venedik-Bizans tezgahı, köle tezgahını bozmak oldu. Ve bu sebeple hani ne olaydı? dediklerim işe yani Osmanlı ikramlarında, Hristiyanlar’a. Balkanlar bu sebeple Osmanlı’ya doğru dürüst direnmeden teslim oldular. Teslim oldular. Atina davet etti Fatih’i, öyle teslim oldu. Selanik öyle düştü. Epir devletçi, bizzat halk geldi. Hatta rehnumalık yaptı yani yol gösterdi coğrafyada. Tabii tabii tabii. Sırbistan nasıl hizmet edildi ya? Yani düşünsene Osmanlı giriyor. Sadece oradaki feodal bir takım ağlarla çarpışıyor. Halk Osmanlı’nın saflarına intikal ediyor. Bunu da söyleyelim. Sözümüzü bağlayalım. Hatta halk içleşeceği inşallah bizim feodal bey bir an önce teslim olur da. Bir de sömürge falan deyince ben tahrik oldum kusura bakmayın. Ya bunlar binlerce misal var. Yavuz Pısır’ı fethetti. O kadar savaştı Kahire’yi. Dönüşte yine bir Çerkez’e. Hayır dönüşte yine o Memluk beylerinden bir tanesini Mısır’a vali.
Şuraya yine onlardan Can Birdi, Gazali’yi vali tayin etmedi mi? Hatta… Hadım Sinan Paşa bu yüzden kelleği vermedi mi? Şey var. Bunun için mi bu kadar burada zahmet verdik deyince? Yönüs Paşa mıydı hocam?
Bir Çerkez’den aldık bir Çerkez’e verdik deyince direkt Vezir kellesini alıyor.
İlk Yorumu Siz Yapın