Melikşah Sezen – İmam Mâtürîdî’nin Hocaları ve Talebeleri – Cumartesi Sohbetleri (7)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=yeA7VWerg4E.
İmam Maturidi’yi bize tanıttan malzemeler içerisinde talebelerinin kimliğini tespit edebiliyoruz. Çünkü talebelerin kendisinin yazdığı eserler tam manasıyla bize hepsi intikal etmemiş olsa bile, talebelerinin yazdığı eserlerden gelenler var. Bunlar bizim o boşluğu doldurmamıza zaman zaman katkısı alıyor. Öte yandan yazılmış tabakat eserleri var. Bunlar da bir kısım boşlukların doldurmasına katkısı alıyorlar.
Buralara baktığımızda Darül Cüccaniye Medresesi’nde müderristlik yapmış isimlerin kaydedildiği, zapt edildiğini görebiliyoruz. Mesela Necmettin Nesefi isimli bir alimin El-Kant fi ulema-i Semerkant isimli Semerkant ulemasının kimliğini ortaya çıkartmak üzerine yazdığı bir kitap var. Ne yazık ki bu kitap da tam olarak günümüze gelmemiş.
Günümüze gelen kısmı bir cilt ama eserin takriben 8 cilt yahut da daha hacimli olduğu tahmin ediliyor. Şimdi o bir ciltlik bölümde bile İmam Matürdin’in hocaları hakkında bazı bilgilere hemen erişebiliyoruz. Mesela İmam Matürdin’in dil bilgisi ve edebiyat öğrenimini gördüğü hocası Ebu Avsece Tevbe-en Nahvi isimli Nahivci bir alim.
Bu ismi tespit edebiliyoruz. Ebu Süleyman el-Cüzzani, Muhammed bin Mukatir el-Razi gibi tasavvufu kimliğiyle öne çıkan, kelami kimliğiyle öne çıkan, fıkhi kimliğiyle öne çıkan bir kısım alimleri, hoca kadrosu içerisinde ve Darül Cüzzani’ye de eğitim verdiğini bildiğimiz isimleri tespit edebiliyoruz.
Bunu tespit etmemizin bize sağladığı en büyük katkı şu, İmam Matürdin’in kendi fikir dünyasını, ilim dünyasını oluştururken hangi kaynaklardan beslendiğini ortaya çıkartmamız. Bu alimlerin de istifade ettiği ikinci nesil alimlere odaklandığımızda, yani İmam Matürdin’in hocalarının hocalarına baktığımızda, bunların İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin talebelerinden eğitim gördüğünü görüyoruz. Dolayısıyla İmam Matürdin aslında üç tabakada İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye ulaşan bir ilmi teselsünün takipçisi, neticesi. İmam-ı Azam Ebu Hanife’den tahsil görmüş, İmam Muhammed Şeybani, İmam Ebu Yusuf, Abdullah İbn-i Mubarek gibi isimlerin talebeleri,
Semerkant, Horosan bölgesine gelip buradaki ilmi faaliyetlerin içerisine dahil olup talebe yetiştirmişler. İşte o talebeler de İmam Matürdin’in hocaları içerisinde gördüğümüz isimler. Dolayısıyla İmam Matürdin mezheben, yani ameli mezheb olarak hanefi alimlerden istifade etmiş birisi.
Tabii İmam Matürdin ve İmam Eşhârdan önce kelami anlamda bir Ehl-i Sünnet’i temsil eden mezhep kurulmadığı için o dönemdeki insanların tamamını Ehl-i Sünnet’e hassa olarak isimlendiriyoruz. Bunları sistematik hale getirip insanlara buradan sonra bu usulî metotla Ehl-i Sünnet itikadını kelamına öğretecek bir yolu açan isimse,
Semerkant’ta İmam Matürdin, Bağdat’ta da İmam Eşhâri olmuş.
İlk Yorumu Siz Yapın