Samet Tınas – Osmanlı’nın 1299’da Kurulduğu İddiası
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0yp9k8cncU8.
Osmanlı bu tarihten sonra kaynaklar istiklali meselesine değiniz. Çünkü tarih artık 1299’a gelmiş. Şimdi bu hikaye bir kısaca nasıl olmuş, Osmanlılar neye inanıyor onu söyleyeyim. 1284’ten itibaren Selçuklu ülkesi karma karşı Moğol baskısı var. Sultan 2. Gıyasettin Mesut 1296’da Gazan Hanı baskısıyla tahtından indiriliyor. Ve 1298’e kadar 2 yıl Selçuklu tahtı boş kalıyor. Bundan sonra 3. Alaeddin Keykubad gelecek. Eğer bu hikaye doğruysa ki doğru olma ihtimali çok yüksek Osmanlılar artık onu muktedir hükülden olarak tanımıyor. Anlaşılan o. Şöyle 1288’de Karacahisar fethedildikten sonra ki İbni Kemal asıl istiklalinde dik 1288’de olduğunu söyler.
Çevre ülkelerden bilhassa gelmeyandan halk akın akın Karacahisar şehrine gelmeye başlıyor. İşte çarşısıyla pazarıyla mescidiyle burası bir şenlik haline geliyor şehir. Şimdi halk pazar kurmakla öyle şimdiki gibi belediye encüveni kararlı olmuyor. Pazar kurmakla kadım adını tayin edeceğim başına.
Halk artık Dursun Fakih’e geliyorlar diyorlar ki buradaki problemlerin çözümü için bir kadı tayin edin ve biz burada cuma namazı kılmak istiyoruz artık. İşte bu işte istiklalin İslam devletlerinde sembollerinden biri hutbe ya. Çünkü sikkeyi şimdi yapamıyorsunuz. Tespit edemiyorsun elinde var mı yok mu. Iktada tarih kayıtlarda 1301’ler gibi gözüküyor. O zaman 1299’u nasıl verilecek?
Kutbe olabilir. Şehye Debalı’ya gidiyorlar. Şehye Debalı diyor ki durumu gidelim Osman Gazi’ye anlatalım. Osman Gazi’ye durumu anlatıyorlar ve Osman Gazi ne gerekiyorsa yapılmasına söylüyor. Şimdi burada o Osmanlı’nın kendisinin kuruluş için kabul ettiği hikaye şu. Osman bağımsızlığını şu prensiplere dayandırmıştır. Şehri kendi kılıcımla aldım. Burada söylediği sözler bu Şehye Debalı ve Dursun Fakih’e. Bunda sultanın dahli yoktur.
Çünkü ne gerekiyorsa yapın denilince onlar diyorlar ki sultandan izin gerek. Mesela burada kendi adını unutmaya erdiriyorsan koptun yani istiklalini ilan ettin. Ona sultanlık veren Allah bana da gaza ile hanlık verdi. Sultanın minneti şu sancak ise ben kendim dahi sancak kaldırıp kafirlerle uğraştım. Eğer o ben Selçuklu hanedanındayım derse ben de göğk alp oğluyum derim.
Yine bak göğk alp, gün hâldi yok. Eğer bu ülkeye ben onlardan önce geldim derse Süleyman Şah dedem de ondan evvel geldi. Şimdi bu Süleyman Şah dedem belki şey de olabilir. Orhan Gazi’nin, onu da söyleyeyim bir parantez için. Orhan Gazi’nin çocukların isimlerinden Süleyman verildiği için atalarından birisi Süleyman olabilir. Hani o Türk mesleğinden öyle bir Süleyman da olabilir. Ama o bahsettiğimiz şahıs da yine Selçuklulardan daha önce gelmiş olamaz.
Öyle bir durum var. Mesela ilk gelen o yüzden kutalmış olduğu Süleyman olabilir. Çünkü 1070’lerde malum 1075’te hatta İznik’i fethediyor. Şimdi burada aslında evet dediğiniz noktada şöyle bir sorun var ama o da şu. Hani Yahşi Fakih, Aşık Paşazade silsilesinde rivayet olarak bu var. Ama bu rivayetteki bazı hususlar vakaya tam olarak uymuyor.
Mesela nedir? Malum yer fethedilmeye çalışıldığında ilk başta hani Selçuklu Sultan da bizzat geliyor. Hatta teçhisat açısından da yanında getirdiği malzemeler var. Daha sonra kendisi bölgeden çekildiğinde bu teçhisatını da Osman Bey’e bırakıyor. Aslında Osman Bey buraya kendi kararıyla, kendi iradesiyle ve sultanından da bağımsız olarak, müstakil olarak gelmiş ve muhasara etmeye başlamış. Ve sonrasında tek başına devam edip fethetmiş değil.
Ama şöyle, Karacıyızsar önceden fethediliyor zaten 1288-1287’i Kemal diyor ama 11 yıl sonra bağımsızlık. Çünkü orada artık şimdi haraçgüzer olan tekfurları siz Selçuklu’ya, Selçukluların rağmına nedelemezsiniz. Şimdi İnegöl’ü alıyor, Bileci’yi alıyor, Yarhisar’ı alıyor. Orada bir müstakil hareket var. Ama burada şunu söylemek lazım. Şimdi Osmanlı’na bunu burada hutbe verilmiş. Daha sonra Dursun Fakih, kadı tayin edilip şehre aynı zamanda hatip olarak Karacıyızsar’da bırakılmış. Ve Osmanlı böyle kurulmuş diye anlatıyor. Aşk mesajı da geçen hikaye. Daha sonra Abdülhamid döneminde de kabul edilmiş 1294-1300 civarında.
Ama Osmanlı’nın taşra idaresinin de mantığı ilerleyen yüzyıllarda, muahar yüzyıllarda tıpkı böyle olduğu için uygun da görünüyor. Niye? Çünkü bir sivil idare vardır kadı. Belediye işlere bile bakar, sadece mahkemeye bakmaz. Bir de askeri idareci vardı işte subaşı. Aslında burada subaşı olan Osman Bey, sivil idareyi de kadı yaptığı için aslında o geleneye uyumlu. Bir de taklim faaliyeti var. Yine hakimiyet alameti olarak çok önemlidir. İki tane kanun çıkarıyor malum. Bir, Pazar Bağcı kanunu yani pazar vergisi. Vergi andan bir ülke bağc istiyor falan. Aynen öyle. Bir de tımar intikal kanunu. Bu da mesela birkaç yıl sonra hemen tımar vermeye başlıyor. Karacıyızsar’ı kime veriyordu? Gündüz Alp’e. Eskişehir’i yok. Karacıyızsar’ı Orhan’a. Yani İnegöl’ü, Turgut Harbe. Yani yeni şehri Edebalı’ya. Yerisinaf Hasan Harbe. Evet. Şehedebalı’ya bileciğin öşür ve tabanını veriyor. Daha sonra kendisi şeyi bırakıyor. Bala Hatun. O kızı tanışmamalı Bala Hatun diyecektim de onu açarız sonra isterseniz.
Bala Hatun’la Alaaddin oğlunu Şehedebalı’nın yanında bırakıp kendisi devletin yeni merkezi yaptığı yeni şehri.
İlk Yorumu Siz Yapın