Mevlana’dan Öğütler – Doç. Dr. Emin Işık [27.11.2018]
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=MfAX0sjk3tY.
İzlediğiniz için teşekkür ederim. İzlediğiniz için teşekkür ederim. İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Mesnevi şarihlerinden Ankaravi Hazretlerinin, Bosnevi Hazretlerinin, Bursavi Hazretlerinin, Abidin Paşa’nın, Kenan Rufai Bey’in, Şefik Can Hocamızın, Tahirul Mevlevi Hazretlerinin, Mithat Bahari Bey’in ve Selman Dedenin, Celalettin Çelebi’nin bu yola hizmet etmiş diğer zevatın ruhları için,
ahiretin ihmaline sahip olanlar için, Allah’ın rızası, Fatiha. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah. El-Rahmanirrahim.
Esselamu Aleykum.
Allah’ın rızası, Fatiha. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah.
Elhamdülillah.
öbür tarafında da aşağı yukarı bir 20-30 metrelik bir mesafede onlar hocalar da diyor öğretmen odasının önünde onlar da konuşuyorlardı diyor yanımda da çöp denekesi vardı çöp kutusu ben hahtuh ettim kutiye tükürecekken yere tükürdüm diyor hoca da gördü bunu diyor
görmüş daha doğrusu biz diyor dalmışız şey ederken hoca diyor oradan böyle yavaş yavaş ağır adımlarla yürüyerek geldi diyor göğsünde ipek mendil vardı diyor beyaz ipek mendil göğsündeki mendili çıkardı diyor benim o tükrüyümü
aldı böyle sildi çöpe attı mendille beraber diyor bizde bana bir şey söyleyecek yahut bize bir şey söyleyecek diye yanımıza geliyor zannettim diyor hiçbir şey söylemedi diyor böyle aldı diyor mendille çöpe attı diyor keşke dövseydi diyor keşke iki tokat atsaydı diyor
ulan eşek niye yere tükürüyorsun diye azarlasaydı diyor hiçbir şey demeden tekrar diyor yine ağır ağır adımlarla diyor geldiği yere gitti diyor ben yerin dibine geçtim ondan sonra diyor çarşıda pazarda sokakta hiçbir yere tükürmedim işte ders böyle verilir yani en güzel ders mesela sigara içen bir babanın çocuğuna sigara zararlıdır oğlum içme işte biz içtik ulan bu zıkkımdan kurtulamıyoruz babam öyle derdi babam üç paket sigara içerdi ara sıra böyle ben hiç heves etmedim Allah’tan korudu herhalde bilmiyorum yani sen niyet etmezsen Allah da sana yol açıyor peşine koşmadığın şeyi sana nasip etmiyor zaten
gayret etmediğin şeyi elde edemiyorsun şimdi hadreti Mevlana ne diyor kesafeti cismaniyeden kurtulmadıkça letafeti ruhaniyyeye nail olamazsın diyor biraz açmak gerekir bunu kesafeti cismaniyeye yani bedene ait ihtiyaçlardan kurtulmadıkça bedene hizmetten vazgeçmedikçe
ruhen yükselemezsin ruhen gelişemezsin demektir yine hadreti İsa işte zaten dört tane eşyası varmış bir iğne bir makas bir tas bir de şey bir merkep merkebe biniyor işte meşhurdur hadreti İsa’nın eşyayı derler falan
işte o tevazu olsun diye o şeye biniyor hep merkebe biniyor Hakkı ile kardinalardan birisi at üzerinde gitmiş de bir köyden bir köye Fransa’da bütün Fransa’ya kalkıyor hadreti İsa atabilmedi sen utanmıyor musun atabilmekten eşek neyine yetmiyordu merkeple gelseydin ya falan diye
kardinalar kınamışlar yani kendi cemaatı pardon makas değil tarak olacak hadreti İsa’nın
saçlarını tarıyor tarakla her tarak da herhalde ya tahta taraktır ya kemik taraktır o zaman böyle şimdiki gibi naylon taraklar yok plastik taraklar yok şöyle bir rahat oturalım da
bakmış ki ha demiş ki tasla su içiyorum tarakla saçımı tarıyorum merkebe binip köyden köye işe irşad için gidiyorum bir de iğne var iğneyle de yırtıklarımı işte söküklerimi falan dikiyorum
bakmış ki bir yaşlı adam sırtında odun taşıyor amca demiş nereye götürüyor demiş ben burada fırın var fırına odun taşıyorum bir kaç kuruş kazanıyoruz geçimimi öyle taşıyor hadreti İsa düşünmüş yahu demiş ben yaya da gidebilirim ama bu merkep bu adama benden daha çok lazım merkebi ona vermiş
bakmış bir delikanlı saçlarını böyle tırnaklarıyla çeşmeye şey ediyor ıslatıyor böyle tırnaklarıyla gazel güzel tarak gibi taramış demiş bunu da fazla taşıyorum demek ki bu iş böyle de oluyor başka birini görmüş çeşmeden avcuyla su içiyor demiş ki bu da fazla niye bu yük olsun bana
ben de eğilir çeşmeden su içerim bunu su içmek için taşıyorum ama bu taş boş onu da bir başkasına hediye etmiş bir tek iğne kalmış işte derler ki rivayet ya derler ki dördüncü kat semada hadreti İsa Gümrük’ten geçerken üzerinde dünya malıdır diye buradan öte gidemezsin demişler orada şey etmişler
tutmuşlar hadreti İsa’yı dördüncü mertebede hadreti İsa’nın mertebesi yani şey mekanen aliyye diyor zaten varafanahuhu hadreti İdris içinde Zekeriya içinde hadreti İsa içinde öyle diyor bu ref ulunma işi Cenab-ı Hakk’ın katındaki peygamberlerin mertebesidir vele kad faddalne ba’dahum ala ba’d diyor tilker rusulü faddalne ba’dahum ala ba’d bunlar Allah’ın peygamberleridir ama bunların birbirlerine farklı üstünlükleri vardır farklı dereceleri vardır Allah katında hepsi peygamberdir mesela şöyle söyleyin işte az teymenden
or generala kadar bütün rütbeler subaydır ama aralarında mertebe farkı var, derece farkı var, rütbe farkı var subay olarak biz hepsine inanıyoruz az teymende subaydır ordunun mensubudur or general da ordunun mensubudur yani işte bir demir bir tek demir yahut bir tek yıldız teymen onun gibidir efendim
evet kesafeti cismaniyeden kurtulmadıkça letafeti ruhaniyyeye nail olamazsın diyor işte oruç bunun içindir efendim maddi ihtiyaçlardan bedenin ihtiyaçlarından bizi bir müddet için hiç olmasa mutat olan gündüzleri yemek yemek içmek bir takım bedenle ilgili işte ihtiyaçları hepsini sıfırlıyor
ruhumuz gelişsin diye beden ruhun saksısıdır esas olan içindeki ruhtur şimdiki insanlar işte şey yapıyorlar buyur buyur geç geç bak burada da yer var ön sırada da yer var bak o delikanlının yanına otur hoş geldin yok gerek zarar yok zaten biz daha yeni başladık derse biz daha yeni başladık derse sen diyor bedeni ihmal edin şey bedeni süslüyorsun püslüyorsun fakat ruhu ihmal ediyorsun bu neye benzer diyor hazreti Mevlana saksıyı boyuyorsun ama çiçeği sulamıyorsun
esas lazım olan saksının içindeki çiçek onu kurutuyorsun ama saksıyı hep boyuyorsun süslüyorsun desen yapıyorsun ve bize öyle işte şimdi şey yaptırıyorlar ya dövme yaptırıyorlar o saksıcılar bu lan bu duvar mı bu bu et bu yazık değil bu yani Allah’ın yarattığını bırak yarattığı gibi kalsın yani öyle şey yok şimdi moda oldu
evet eskiden şeydi ayıp sayılırdı ama şimdi maşallah o futbolcular bedenlerinin yarısını şey ediyorlar desen desen burada hazreti Mevlana’nın şeyi var bir aslan hikayesi var bir işte kazmin esas bunun baş tarafı Hindistan’dır Hindistan sanskirit kültürüdür bu
tabi iğne saplayarak iğnenin ucunda boya koyarak yaparlardı deri altına yapılır şimdikiler bir kısmı resim gibi yani deri üstüne boya yapıyorlar o kadar zarar vermez ama bir de deri altına cilt altına yapılanı vardır o ölünceye kadar çıkmaz yıkamayla falan çıkmaz o öyleydi eskiden süs olsun diye işte yanaktaki bern çok makbuldür
küçük böyle nohut tanesi gibi bir ben kondururlar eğer doğuştan ben yoksa oraya bir sonradan dövme ile ben yaptırırlardı o pek ayıp sayılmazdı ama yine de makbul bir şey değildir onu da söyleyeyim size zerni ve men halaktu vahiyden diyor Cenab-ı Hak benim yarattığımı bana bırakın diyor olduğu gibi bırak
zerni terk etmek manasına terk edin bana terk edin vaman halaktır ne yarattıysam kimi yarattıysam onu bana yarattı onun için zaten şey de caiz değildir adam öldürmek de caiz değildir haramdır günahtır kendi kendini intihar etmek de günahtır
çünkü sen kendini sen kendin yaratmadın ki öldürmeye hakkın olsun ama efendim hocam bu dünya dayanılmaz işte bu kadar çile dayanacaksın adam olmak kolay değildir çile bizi pişirmek içindir dünyadaki çektiğimiz sıkıntılar bizi adam etmek içindir birisi yine geçen de şeylerden meşhurlardan birisi derse geliyordu şişli de
ya hocam bu insanlar niye bu kadar kötü iftira ediyorlar yalan söylüyorlar karalıyorlar insanı doğduğuna pişman ediyorlar dedi peki el bebek gül bebek alkışlanmak ondan sonra met edilmek el bebek gül bebek öyle el üstünde taşınmak mı daha güzel yoksa biraz çile çekmek mi?
işte o şeyler biraz şımartılmış küçük yaştan beri hiç şey büyütülmüş şımartırarak büyütülmüş çocuklar en ufak bir şeyde dayanamıyorlar dayanma güçleri yok hastalıklar da öyledir bizi Cenab-ı Hak işte ölüme hazırlıyor cennete hazırlıyor daha doğrusu cennete
ağlayanlara ne mutlu diyor Allah için ağlayanlara ne mutlu diyor onlar öbür dünyada gülecekler diyor acı çekenlere ne mutlu onlar orada sevinecekler diyor kalbinde Allah sevgisi taşıyanlar Allah’ı görecekler bir kısmı da bu dünyadayken görüyor zaten
Amiş Efendi var Türbedar Hazretleri Fatih meşhur Türbedarı Fatih’in Türbedarı Ahmet Amiş Efendi 120 yaşında vefat etmiş ve hep dermiş ölünceye kadar da aklı başında hiç bulunamamış kendisi şey Halveti Şeyhi çok da kıymetli bir adam
Ahmet Avni konuğun kayınpederidir Ahmet Amiş Efendi demiş Allah bana bu ömrü niye bu kadar verdi iki peygamber ömrü verdi demiş niye bu kadar verdi onu bilmiyorum anlamadım demiş bir sözü daha var demiş Mesnevi okuyun yahu Mesnevi okuyun herkes demiş kitabını giderken yazdı Mevlana döndükten sonra yazdı demiş
miracı kastediyor her insanın kendi hayatında bir yükseldiği yükseklik hissettiği bir mertebe vardır bu bir rüyadır bir haldir yaşanan bir başka acıdır orada Allah’a en yakın olduğun şeyi hissedersin işte 1900 kaç askere gitmeden bir sene önceki işte 1968 bir vesileyle Hatay’a gidiyorum o zaman İstanbul’dan Adana’ya uçak yok direkt Ankara’ya gideceksin Aktermali’ye gideceksin bu uçak işini de Binali Yıldırım şey hal etti yani otobüsten daha ucuz
59 liraya 58 liraya uçak bileti ya otobüsler 100 lira alıyor zaten öyle ha hakkını inkar etmeyeceksin hizmet ehlinin hakkını inkar etmeyeceksin birinin hakkını inkar ettiğinde o Allah’ı inkar etmek kadar günahtır onu size söyleyin Cenab-ı Hak çünkü hak hak Cenab-ı Hak’ın ismidir aynı zamanda
yani hak ehli olacaktın haktan yana hakikatten yana tavır koyacaksın isterse öz kardeşin olsun bak ayette يَا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اَمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْتِ شُهَدَٓى اَلِ اللّٰهِ Allah için şahitlik yaparak doğruluğu ayakta tutun diyor yalandan sahtekarlıktan uzak durun Allah için dürüstçe şahitlik yapın
ve böylece hakikate ayakta tutarsınız diri tutarsınız yani يَا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اَمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْتِ شُهَدَٓى اَلِ اللّٰهِ وَلَوْ عَلٰى اَنْفُسِكُمْ isterse sizin aleyhiniz olsun اَوِ الْبَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَبِينَ isterse ana babanızın aleyhine olsun isterse akrabalarınızın aleyhine olsun doğruyu söyleyin diyor
doğruyu söyleyin diyor doğruyu cennet, doğruluğ şahitlik en büyük bak birincisi adam öldürmek büyük günahlardan ikincisi zur şahitliktir iftira ederek birini mahkemede mahkum ettirmektir ondan sonra zina gelir zaten cezalardan anlaşılıyor çünkü adam öldürmenin karşılığı adam öldürmektir
el nefse bil nefsi diyor el aynabil ayni göze göz dişe diş o bakımdan böyledir اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَبِينَ اِن يَكُنْ غَنِيَّنَ اَوْ فَقِرًا hakkında şahitlik yaptığınız kişi ister zengin olsun ister fakir olsun yani zenginden zengini kayırmak zengine yaranmak
olmayacak ben bu adamı biraz işte korusam kurtarsam yok görmedim ya da öyle değil de şöyledir diyerek adamı biraz şey kayırmak ya da ondan bir menfaat umarak beklemek için olmayacak zengini yaranmak için olmayacak fakiri kayırmak için olmayacak ya şimdi bu adam mahkemeye geldik mahkum olur da hapse girerse 5 tane çocuğu var falan
çocukları Allah yarattı Allah diyor ki sen babasın sen misin onların Allahı doğruyu söyleyeceksin ne fakire ne fakiri kayırmak ne zengini yaranmak için olmayacak اِن يَكُنْ غَنِيَّنَ اَوْ فَقِرًا فَاللَّهُ اَوْلٰى بِهِمَا Allah hepsinden daha evladır Allah için şahitlik yapmak bütün bunlardan kendi nefsimizden
ana babamızdan akrabımızdan ha şeyde Nisa Suresinin hem de sayfa başındaki ilk ayettir bir söyleyeyim size şimdi cüzden önceki 1-2-3-4. sayfadır اِن يَكُنْ غَنِيَّنَ فَاللَّهُ اَوْلٰى بِهِمَا ondan sonra اَاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا اَمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ
gelir ayet Ey iman edenler Allah ve Resulüne iman edin Tecdidi iman buradaki de Taqlidi imandan tahkiki imana geçiş اَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا zaten minlere hitap ediyor اَمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ tekrar bunda da tahkik öyle vermiş müfessirler hep öyle mana vermişler diyor ki taqlidi imandan
tahkiki imana geçişi Allah istiyor böyle kulaktan dolma hani boyacı var ya reklamda kulaktan dolma bilgilerle yatırım yapmayın diyor kulaktan dolma bilgilerle öyle dindarlık falan olmaz öyle öyle şey değil özünü araştıracaksın geçen yine orada şey o bir şey vardı galaban teknesi cinler meselesi cinlere inanmak lazım mı diyor ne yapacaksın cinlere inanmayı falan inanılacak iman konusunda değildir ama Kur’an’da 3 tane surede cin kelime cin suresi var ayrıca ayrıca hamimlerden bir kısmının bir sayfasında cinler var başka yerlerde cinler var
hulağızı bir rabbin nesta cin var minel cinneti var nes diyorsun ha cinler bir varlık Allah’ın yarattığı bir varlık ama insandan daha güçlü insandan daha üstün insandan daha makbul varlıklar değiller onu da size söyleyeyim melekler de insandan üstün varlıklar değiller çünkü ademe secde ettiler ademin üstünlüğünü kabul ettiler
ve ademet o kabulü de tasdik etmek için onaylamak için secde ettirdi Allah’ın emriyle edildi şeyde de Tahrim sureci de var zaten فَإِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمَلٰئِكَةُ بَعْدَ ذَلِكَ زَاهِيرُ bu surede böyle Allah Peygamberin destekçisi Cebrail destekçisi müminler, salih müminler destekçisi ve melekler destekçisi diyor dikkat edin
salih müminler meleklerin önüne alıyor salih müminler meleklerin önündedir bu sıra üstünlük bildirir aynı zamanda derece farkını bildirir o da diyor ki Peygamber şefaat eder melekler şefaat eder Peygamberin şefaatinin yanında meleklerin şefaati bir şey değil
sen ahir zaman Peygamberi anlamamışsın daha Peygamber mi Cebrail’in yanına gitti, Cebrail mi Peygambere geldi büyük mü küçükün yanına gider, küçük mü büyüğün yanına gelir baksana Allah gönderiyor, git diyor ona Cebrail elçi küçümsemek için söylemiyorum şöyle söyleyeyim
insanların Peygamberleri meleklerin Peygamberlerinden öndedir meleklerin Peygamberleri salih müminlerden öndedir salih müminler sıradan meleklerin önündedir derece olarak ayet öyle diyor Kur’an’a bakmıyorlar, sırasına bakmıyorlar hikmetine bakmıyorlar altında üstünde siyahına siyahına bu niye böyle geldi
burada ne demek istiyor? böyle bu şey değil pazarcı Ahmet dayı’nın domates sattığı gibi Kur’an’ı Kerim’e o kadar rastgele söylenmiş sözler zannediyorlar Kur’an’da bizi ilgilendirmeyen tek kelime yoktur onu size söyleyeyim Hz. Musa’ya demiş, Hz. Yusuf demiş o Yusuf kıssasını anlatırlarsanız hepsi bizim için
bize örnek olsun, Hz. Musa da bize örnek olsun diye anlatılıyor İsa’nın hareketleri de bize örnek olsun diye anlatılıyor ne dedi turdağında ilk daha ateş almaya gittiği zaman? Ya Musa, fehla’na aleyk inneke bil va’dil muqaddesi tuva dedi ayette Ya Musa, ayakkabılarını çıkarsan şimdi muqaddes vadidesin Allah’ın huzurundasın diyor
Peki biz camiye girerken, Allah’ın evine girerken niye ayakkabı çıkarıyoruz? Niye ayakkabıyla girmiyoruz? Ayet öyle emrediyordu onun için Allah huzuruna çıkacağın zaman, camiye gireceğin zaman ayakkabıyı çıkaracaksın Hatta inşaat amelesi olsan, boya yapsan, bilmem ne yapsan camiyi temizlemeye gelsen yine de ayakkabıları çıkaracaksın Orası muqaddes yerdir O zaman ayakkabıya çıkarsan
ayakkabıları çıkaracaksın, orası muqaddes yerdir kutsal mekandır, Allah evidir, Allah huzurudur Öyle Şafii mezhebinde seferde bile ayakkabıyla namaz kılmak caiz değildir İmam-ı Şafii kesin ayet ne diyorsa yapacağız diyor Dağda bayılma, bizim mezhepte eğer asker seferdeyse postalların üzerine meshidip postalları çıkarmadan caizdir ama evla olan caizi terk etmektir Onu da size söyleyin Eğer bir şey caizse zıddı evla demektir daha güzel olan evla tarafıdır Neyse usulü hadis bu, usulü fıka girdik galiba Usulü fıkıhtır okuyan olduğumuz Ama bunları bilmemiz lazım yani onun için söylüyorum Ümmeti Muhammed’i cahil bıraktılar
Haldırdılar 70 senedir din dersini Ne babası biliyor çocuğu, ne anası biliyor, ne nenesi biliyor, ne dedesi biliyor Ondan sonra da Adnan Hoca’nın yanına gidiyor, din buz hali ne diyor buyur
Ondan sonra da çıt kırıldım oyna bakalım
Kendisine nasıl ve niçin denilemeyen Allah’ın işine kim keyfiyet vaz edebilir, Allah’a kim kural vaz edebilir Sen şunu şöyle yapacaksın falan Dua’larınızda Allah’a bırakın Şunu şöyle yap bunu böyle yap Allah’a akıl öğretmeyin Sen isteğini bildir o senin isteğinden daha güzelini verir zaten onun şanına eksik bir şey vermek yakışmaz Demiş diyor ki Ya Rabbi işte 5 sene 10 sene çocuğu olmuyor evlenmişler 12 13 sene çocukları olmamış Ayy diyor çocuk hasretiyle yanıyorum Ya Rabbi diyor bir evlat ver de iki gözü kör olsun isterse diyor falan Al sana iki gözü kör evlat sen istedin ben verdim Niye iyisini istemiyorsun ki sağlamını iste Allah’tan Ben çok gördüm bizim Ahmet abi vardı şeyde dört yolda müezzin Ulucağım Büyük Caminin müezziniydi Dedim abi siz bu dedim doğuştan mı dedim bu dedi babamın hediyesi dedi Böyle doğmuş doğuştan ama Ne diyoruz Rabbene etine fiddunya haseneten diyor haseneten İyilik ve güzellik demektir en iyisini en güzelini iste Allah’ın yanında hepsi var merak etmeyin İstemeyi bile dua etmeyi bile bilir Allah’a akıl öğretiyoruz Bir çocuğum olsun isterse iki gözü kör olsun ver Ya Rabbi falan al işte al sana Çık çıkabilirsin işin içinde Böyle Evet Bir Allah’a kimse kural koyamaz Allah’a kimse hakını öğretemez Ya Rabbi sen sana layık olanı ver diyeceksin Ben hep öyle dua ediyorum Ya Rabbi sen bilirsin İnneke talemü men uhfi ve men olim ey Rabbim
Sen benim içimdekini de dışımdakini de bilirsin diyor Hz. İbrahim Vama yahfa ala Allahi min şeyin fil ardı ve lafis seme Yerde ve gökte zaten senden gizli bir şey yoktur ki Kalbinden geçir ona terk et o senin istediğinden daha güzelini daha fazlasını verir Aklında bin lira mı düşülüyordun bir milyon verir
Vermek onun şanındandır zaten seni de yaratırken senden bir şey beklediği için yaratmadık Her şey onun bütün Malik-i Mülkü ve-l Melakut diyor Mülkün de Melakut’un da insanların da meleklerin de canlıların da cansızların da hepsinin Rabbi odur Evet Allah bizi ona layık kul eylesin
Evvela bilgi sağlam bilgi sonra halis amel samimi amel Namaz kılmıyorum diyor kılabildiğin kadar kıl Böyle başlar zaten bu iş Ramazanda oruçla işte yarım gün oruçla başladık biz 5-6 yaşındaydık mahallede çocuklar oruçta tutuyorsun tutmuyorsun falan
Hep yarım gün tutardık öyle ezan ne kadardı bizim orucumuz daha ilkokula gitmiyorduk Sahura kalkardım ben kalkmadığım zaman da öğleye kadar ağlarlardım niye beni kaldırmıyorsunuz diye sahura yaz ramazan Neyse kaldırdılar sonradan Sahura kalktım bir oruç tutuyorum zaten yiyince bir şey istemiyorsun Öyle ezan okurunca anne öyle ezan okundu peki Bu yarım gün oruçlar da olacak annem derdi ki oğlum ben onları birleştiririm dikerim iki tane yarım 15 gün tutmuş olursunuz derdi falan Bayramlıkla beraber bayramlıklar dikilirken oruçlar da dikilirdi bizim oruçlar da Bayramı hazırlanırdı falan Böyle alışır çocuk sevdirerek beğendirerek hafiften hafife Hiç kimse ağırsıklet bok şey etmemiştir yani yahu daha alter kaldırmamıştır Şeyin hayatını okuyor çolak mı olanın hayatını Medresede su küpü ile çalışmaya başlamış İşte evvela bir testi su koyuyor küpü kucaklıyor dolaşıyor gece herkes uykudayken kalkıyor mahçede medresenin avlusunda Sonra ertesi günü bir tas ilave ediyor bir tas ilave ediyor sonra o koca küpü belki 100 kiloluk bir küp taşımaya başlamış
Ama iki sene üç sene çalıştıktan sonra çolak mı olan Güneş meşhur baş beylıvanı şeyin işte bu şeyin koca yusufların falan şeyden Böyle beylıvanı tutunca kaldırılmış Havaya zaten ya havaya kaldıracaksın ya sırtını yere getireceksin Galip gelmek için iki tane formül var öyle
Hop diye tutar kaldırılmış böyle şey bohça gibi 100-120 kilodir o beylıvanlar 130 kilodir yani şey değil böyle Evet her şey küçükten yavaş yavaş alıştıra alıştıra Bak Kur’an’da içkinin haram kılınması bile iki üç sene içinde şeydir mertebe mertebe oluyor
Evvela diyor ki bunun iyi tarafı da var kötü tarafı da var ama uzaktırırsanız iyi olur Ondan sonra işte en sonunda da kesin emir geliyor Yeter İnnem el hamrü vel meysirü vel ensabü vel ezlemü Ristun min amelish şeytan feshtenibuh Bunların hepsi şeytan işi pisliklerdir diyor bunlardan uzaktırıp Ondan sonra şey oluyor böyle
Böyle mutlaka şey etmek daha şunu size söyleyeyim Kur’an-ı Kerim 23 senede gelmiştir Allah Allah Bu 23 sene Bir insanın eğitim sürecidir
Öğretmenler dikkat etsinler İkra geldiği zaman doğan çocuk 23 yaşına geldiği zaman vahiy bitmiştir El yevme ekmeltü lekum dinekum Sizin dininiz bugün tamam olmuştur işte Veda haccındaki gelen maide suresindeki gelen ayet öyledir Peygamberin hayatıyla bir insanın eğitim süreci aynı süreçtir Peygamber ne erken öldü ne geç öldü Pam vaktinde öldü işini bitirdi öldü Efendim 40 yaşasaydı 15 sene fazla yaşamış olurdu Valla boş işlerle uğraşmaz boşuna da adam kullanmaz onu söyle Şimdiki şu eğitim sisteminde bile İster çoban olsun, kıda da çoban olsun İster tıp tahsili olsun Normal bir öğrenci yani sınıfını muntazaman geçen bir öğrenci 22 yaşında üniversiteyi bitirir ve meslek sahibi olur 23.sene 23 seneden sonra evlenir Askele gitti değil mi 20 yaşında
1 sene 2 sene askerlik yaptı geldi evlendi Artık babadır Eğitim alacak değil eğitim verecektir artık Öğrenen durumunda değil öğreten durumundadır Artık o 23 yaşına kadar öğrendiklerini kendisi çocuklarını öğretecektir Bu Kur’an-ı Kerim’in geliş ayetlerini eğer biz eğitimde takip edersek
İkra Suresinden son ayete kadar bunu bir eğitim sistemi içinde uygularsak Hiçbir problem olmaz Peygamberin aldığı neticeyi alırız nesil üzerinden Ama o nesli kim eğitecek diyeceksin Eğitenlerin de onu bilerek hareket etmesi lazım Evet bu böyle Bazen öyle bazen de böyle görünür
Onun için din işi hayretten başka bir şey değildir Hazreti Mevlana konuşuyor şimdi ben çok konuştum galiba biraz da onu konuşturalım Ben konuşmadım işte ayetler konuştum Bir kimsenin hakiki kibleye sırtını çevirmek suretiyle hayran olması değil Yani Allah’a hakikati kibriyeti çevirmek için Yani Allah’ın işlerine duyulan hayranlık Böyle akıl erdirmemekten dolayı aklımız ermiyor Deyip de öyle hayranlık değildir diyor Belki dostun mez ve müstahrakı olmak suretiyle hayrettir Hayret halinde olmaktır diyor Bu beyt biraz açıklanmaya ihtiyacı var Şöyledir mesela
Bir şey bir güzellik gördüm bir olay gördüm Ay ben bunun hiçbir tarafını anlayamadım şaştım kaldım Bu öyle değildir Bir güzellik gördüm o güzelliğin sırlarına vakıf oldum Bütün yönleriyle onu anladım mesela Süleymaniye’ye Dışarıdan bir başka güzel içeriden bir başka güzel Tepenin üstünde olması da bir başka güzel
Bakıyorsun ki içeriye giriyorsun kubbeler, camlar falan Dört taraftan nereden bakarsan bak güzel Kuş bakışı yukarıdan baksan seccade gibi görünür zaten Minareler ile avlusuyla iç avlusuyla falan Şadırvan avlusuyla O güzelliklerin sırrına vakıf olup da hayran olmaktır
Yani mimariden anlayan bir insan gibi öyle hayranlığı diyor Allah’ın hikmetlerinin inceliklerine o vakıf olduğun zaman Zaten bugün yine doktorlarla konuşuyorduk Doktor olup da diyor Allah’a inanmamak ya ahmaktır diyor Yahut da şeydir yani inadından dolayıdır diyor Öyle şeyler oluyor ki diyor ameliyat masalarında bu operatör bir profesör arkadaş Allah uzun ömür versin ona şaşar kalırsın diyor Bir arkadaşa dedim ki Allah atar damarları derinden işlemiş yerleştirmiş Şey gibi doğal gaz boruları gibi toplar damarları da cilde yakın deriye yakın toplamış Başladı ağlamaya ben bunu bilmiyordum dedi ilk defa duydum dedi tabi Atar damar kesildiği zaman iki dakikada boşalır bütün kanlar Ama dışarıdan alınan darbelerden hep toplar damar kesiliyor Onu biraz sarınca biraz kapatınca kan duruyor
İşte şey hayvanları boğazlarken kurban keserken falan Esas atar damarı bulup keseceksin ki hayvan iki dakikada ölüyor zaten Bütün vücuttaki bütün kanlar hepsi Fışkırarak akıyor gidiyor Bunu söyledim şey değildi kendisi doktor değildi mühendis
Dedim ki bu yaratılışta sadece o bile bir hikmettir sadece o bile Allah’ın kudretini gösterir Şimdi doğal gaz şeyleri şey yapıyorlar Ciddenin yakınından alıyorlar ondan sonra başka bir şey geliyor bol dözer geliyor yolu yapacak döşeme yaparken Doğal gaz borusunu da su borusunu da söküyor ondan sonra bakıyorsun ki su göklere kadar fışkırıp gidiyor
Onun planı vardır o planı ver oraya gelene o da ona göre dikkat etsin Bütün onun haritası vardır plan dahilindedir onlar Evet işte böyle dikkatsizlik hata bilgisizlik cehalet uğraştır
Hakiki kıbleye hakikate yani sırtını çevirmek suretiyle anlamamaktan dolayı hayran olmak değil diyor İyice anlamış olmaktan dolayı hayran olmak esas Bir gün ben şeyi işte bir vesileyle Süleymaniye’den bahsediyordum böyle kalabalık üç dört yüz kişi var şeyde kıbbe altında
Dedim ki yahu bir eserin yüzde 30’u yeryüzünde yüzde 70’i gökyüzünde görünürse bu eser bu kıbbeler bu minareler Yeryüzünü mü süslemek için yapılmıştır yoksa gökyüzünü mü süslemek için yapılmıştır Demokratik düşün yani hangi ekseriyet kafasıyla düşünmüyor musun
Karaköy’den git bakalım Süleymaniye’ye kaç da kaçı yeryüzünde görünür kaç da kaçı gökyüzünde görünür Ben dikkatle baktım yüzde 30’u yeryüzünde görünüyor öteki binalarla beraber Geriye kalan o minareler kubbeler hepsi gökyüzünde görünüyor
Dedim ki bu Eski İstanbul’un ufkundaki bu minareler zaten yasaklamışlar On iki metre on bir buçuk metreden fazla hiçbir inşaata izin vermemişler işte iki buçuk kat Aşağıda odunlu katı var iki katta yukarı var bir de işte karaltı koymak için çatı katı var Ama onu saymasan 12 13 metrenin dışında hiç paşa konaklarına bile hatta padişah saraylarına bile vermemişler ki o minareler şeyi süstesin Gidin İstanbul dışından Eyüp Sultan’dan işte Piyar Loti’den falan bakın İstanbul’a 30 tane minare 40 tane minare görürsün
İşte şimdi bir şair diyor İstanbul minare ormanı artık diyor minareden orman yapmışlar bu nedir Allah’ın şanını İslam’ın şatafatını İslam’ın kudretini kuvvetini dünyaya göstermek içindir
Ta şeyden geliyorlar Kanada’dan bilmem Argentin’den dünyanın öbür tarafından Bülümozg diye Sultan Ahmet’i görmeye geliyor adam duymuş ismini Geliyor ben Sultan Ahmet’te bir Japon kızının ağladığını gördüm böyle sahi dedi şey anlatıyor dedi ki bu hep taş binadır dedi taş taş üstüne konularak yapılmıştır dedi Kızın aklı almadı beton yani kız dediğimde kocaman üniversite öğrencisi belki daha yaşlı onların yaşı da belli olmuyor ya ben kız diyorum yani işte
15 yaşında zannediyorsun bakıyorsun 35 40 yaşında birisi çıkıyor böyle ağlıyor ne dedim buna dedim dedim ki bu böyle taş taş üstüne yapıyor peki bu taşlar nasıl duruyor böyle kemerler kubbeler falan filan duruyor işte falan
İnanamıyor ve hayretinden başlıyor ağlamaya buyur heyecanından sevinçinden ne diyeyim artık bizimkiler de oradan Sultan Ahmet’ten geçerken kafasına eğiyor gidiyor ya bak be şöyle bir dur 2 dakika şu minarelere bir bak 2 dakika 1 dakika Hay Allah razı olsun onlar emanet Allah’ın ecdadın dinin imanın bize emanetidir onlar onlar o emanete sahip çıkacak senin olan her şeye sahip çıkacaksın onu size söyle Çiğ köfteye de sahip çıkacaksın şiş kebabına da döner kebaba da sahip çıkacaksın bilmem işte lahmacun adas sahip çıkacaksın yiyeceklerden türküne şarkına zurnana davuluna kültür bu çünkü
Kültür senin kendin demektir kültürünü kaybeden millet kendini kaybeder kültür bitti sen de bittin asimile oldu bitti işte artık İstanbul diye bir şehir yok Türk milleti diye bir şehir yok Amerikanın kenar mahallesiyiz
Fasre eyaleti böyle çok yazık kendi kıymetimizi de bilmiyoruz bize emanet edilen değerlerin de kıymetini bilmiyoruz Mevlana’nın da kıymetini bilmiyoruz Yunus’un da bilmiyoruz işte hasılı bilmiyoruz bilmiyoruz yani neyimiz varsa Allah’a emanet falan şeyin ilber ortayların bir kitabı var şey Osmanlı’nın yeniden keşfi diyor fikir
kitap yazmış öyle sohbet çekilir İstanbul’u anlatıyor işte aile hayatını bu tarihi eserleri türbeleri camileri bunların manalarını değerlerini hoşuma gitti okudum Allah razı olsun telefon açıp seyredeceğim tebrik edeceğim
öyle böyle birinin yüzü dost tarafına mütevacı ettir Allah’ın yarattıklarına hayatta olan kudretini görüp ona hey Allah’ım sen ne büyüksün sen ne yücesin diye ona dönüktür
diğerinin yüzü ise hakikatte onun yüzünden ibarettir bir üst mertebeyi söylüyor o da diyor ilahi hakikatleri kendi kalbine nakşetmiştir bunları gönlünde taşıyan Allah’ın yarattığı güzellikleri kalbinde taşıyan insan diyor
Hz. Mevlana bir kısmı sadece yüzünü dönmüştür yüzün nereye dönükse sen oraya aitsin hatta bir misal veriyor diyor ki bir kuş bir güvercin yahut işte bir bay kuş neyse şehrin diyor surunun üzerine diyor tünemiş orada duruyor sur üstünde bu kuş diyor şehir dışına mı aittir şehre mi aittir
sen onu diyor tayin edemezsin yani kıra mı gidecek yoksa şehre mi şehir güvercin midir taşra kuşu mudur falan
kuyruğuna ve gagasına bakacaksın diyor eğer yüzü şehre dönükse kuyruğu yabana taşraya dönükse şehir dışına dönükse bu kuş şehre aittir diyeceksin diyor eğer diyor kış tarafı şehirde ön gagası gözü şey değilse tarlalara şehir dışına bakıyorsa ha bu kış bu şehirin değildir diyeceksin diyor
çünkü sur şehirle şehir ayıran bir mekan o mekanda durduğu zaman acaba şehir mi yaban mı diye düşünebilirsin ama duruş şekline bakacaksın diyor önü hangi tarafaysa oraya aittir diyor insanları da öyle şey ediyor ha gönlünde ne varsa olsun sen dönün ne tarafa dönükse dünyaya dönükse dünya ehlisin
efendim diyor işte hazreti Mevlana diyor ki dünya ehli dünya için parçalanmış gibi çalışır ibadete gelince namaz o ee Allah kısmet etmişse yaparız diyor
diyor sıyırılırlar tevekkül ehli olurlar orada diyor tevekkül ederler hakikat ehli Allah ehli de diyor ibadet konusunda gayretlidir çaba sarf eder namaza oruca fazla düşkündür
dünya işlerine gelince kısmetse olur der diyor orada tevekkül ehlidir diyor kim dünya ehlidir kim ahiret ehlidir yahut kim Allah ehlidir kim o bakımdan kendi yönün kendi için kendi niyetin önemlidir
iddama l-amalu bin niyat buyuruyor zaten peygamber efendimiz ameller niyetlere göre değerlendirilir diyor senin değerin de odur işte diyoruz ya namaz da kılın cuma namazına hiç olmazsa gelin diyor falan ee işte diyor hocam diyor inşallah ileride hacca da gideriz diyor ama geldiği gittiği yok namazı da şey ettiği yok
ondan sonra da öldüğü zaman cennet kucağına düşsün istiyor yok öyle bir şey yok gerçekten yok neye gayret ediyorsan oraya varsıl oluyorsun oraya ulaşacaksın hiç emmaksiz bir şey
emmaksiz bir şey ve el leysel il insan illa mes’a diyor zaten insana kendi gayretinin kendi emeğinin dışında hiçbir şey verilmeyecektir günahlarda herkes kendi günahının cezasını çekecektir
Allah zalim değildir ne ekersen onu biçiyorsun bu dünya gibi bu dünya gibidir bu dünya gibidir birisi sabaha kadar ders çalışıyor on numara alıyor talime ötekide sinema seyrediyor
yahut başka şeylerle oyalanıyor yahut erken yatıyor hiç ders çalışmıyor ona da o da on numara bekliyor gerçi beklemez ya sınıf geçecek kadar olsun yeter diyor o da olmuyor tabi kalıyor sınıfta sıfır alıyor bazen bir alıyor falan yetmiyor tabi gayret gayret gayret Allah yolunda cehd budur zaten cihat budur
vellezine cehedü fine bizim uğurumuzda cehd gösterenlere bizde yol göstereceğiz bize gelen yolları göstereceğiz öyle hep herkes ucuzuna alıyor diyor e dünyada çalış dünya için çalışırken dünya nimetleri gelsin kucağıma düşsün demiyorsun
çalışarak elde ediyorsun ahirette cennette çalışarak elde edilir o evliyaullaha hayran oluyoruz sen mevlana ile iki gün arkadaşlık yapamazsın iki gün beraber olmaya dayanamazsın kaçar gidersin gece kalkıyor bilmem işte 40 rekat namaz kılıyor her gece saatlerce peygamber efendimiz bir defasında gece yarısından fecire kadar
in tuaziphum fe innehum ibaduk ve in tevfirlehum fe inneke entel azizul hakim diyor ey Allah’ım eğer sen onları azap edersen onlar senin kullarım bizim bir şeyimiz yok bizi ilgilendirmez ve in tevfirlehum eğer sen onları mağfiret edersen bağışlarsan
sen zaten aziz ve hakim olan sensin diyor ha affar Allah’ın affı var ama tevbe edene onu söyle özür dileyene affeder Allah ama hiç özür dilemeyene oturduğu yerde affetmek yok bizim gibi ya bizim gibi
adam senin kalbini yıkıyor ertesi günü geliyor ya kusura bakma ben bir ahmaklık yaptım bir eşeklik yaptım kusura bakma diyor ne olur affet diyor o gün aklım yerinde değildi neyse şeydi sıkıntılıydım üzüntülüydüm senin kalbini yıkırdım diyor tamam diyorsun yok yok diyor ne olur affet diyor gönül koyma diyor hala tamam kardeşim tamam diyorsun yine de özür dilemeye devam ediyor ondan sonra bu adam bir aptallık yaptı diyor benim kalbimi kırdım ama bu insan evladıymış diyor bir saat benden özür dileme diyor oradan arada bir muhabbet başlıyor dün kavga eden iki kişi o özür ısrarla özür dilemesinin kendini gelip alçakla şey etmesinin alçaktan almasını aşağıdan almasını alttan almasını şeyinde sen ona bir defa muhabbet duyuyorsun ya ben bunu aptalın biri zannediyordum fakat insan evladıymış diyorsun
Allah da öyle diyor tevbe var aff var bağışlanma var hepsi var Allah’ın affı da sonsuzdur mağfireti de sonsuzdur ama sen özür dilersen affedersen hem suçlu hem güçlü olmaya kalktığın zaman ee başının neyse derdin velan onu bul der sana karışmasın sen bildiğin gibi ol bu işler böyledir göz yaşı diyor günahları yıkar hele bir de tevbe ederken biraz daha ağlarsan göz yaşı dökersen hiç korkma affedilirsin acaba tevbem kabul oldu mu diye de düşünme eğer o günahı bir daha işlemiyorsan tevben kabul olmuş demektir zaten neticeye bakacağız bir iş yaptın Allah’tan özür dilerdi ondan sonra da o kötülüğü yapmadın tamam o tevbe kabul edilmiştir kabul edilmeseydi sen o günahı işlemeye devam ederdin zaten hiç tereddüt etmeye gerek yok açık formüller açıktır efendim bizim dinimiz böyledir gidip papazdan şey etmeye günah çıkartmaya da gerek yok
onlara da gerek yok hocaya gidip onlara da gerek yok Allah her şeye yeter hasbunallah ve ni’mel vekil hasbi Allah diyor hasbukallah ve menittebake minel müminin ve kaç yerde geçiyor Allah sana da sana tabi olan müminlere de yeter
peygamberimize geliyor sana da yeter Allah sana tabi olan müminlere de yeter Allah tekrar tekrar diyoruz bizi kendine layık kul eylesin Habibi Muhammed’e layık ümmet eylesin Ejdad’a layık millet eylesin
Ejdad’ımızın da kıymetini bileceğiz onlar çok yiğit çok cesur çok büyük insanlardır hepsi gazisi askeri imamı alimi medresedeki molası hepsi içinde ufak tefek şeyler olur o başka mesele o Allah’a kalmıştır onlar ama başardıkları iş gerçekten çok büyüktür
sen böyle bir oymaktan bir aşiretten üç kıtaya hükmeden bir devlet kurdular nasıl bir devlet anlayışı bu nasıl bir güç nasıl bir ceka nasıl bir ilim biz kılıçla geldik Anadolu’ya hep öyle zannediyorlar biz Anadolu’ya ilimle geldik
biz gelmeden önce şeydeki Semerkand’taki Ortasya’daki yapılan medreselere bakın Bukhara’da Semerkand’ta koca koca şeyler var en mühteşem şeyleri ilim binalarıdır kendileri tek katlı evlerde çadırlarda otururken o binaları yaptılar
Türkler Malazgirt’ten önce yani Anadolu’ya girmeden önce Selçuklular şu Ermeni okullarından kim bahsedecek bakalım okulları var mıydı Bizans’ın okulları var mıydı en büyük kiliselerdeki papazları bile okuma yazma bilmiyorlardı biz ilimle geldik medrese kültürüyle geldik tarikat kültürüyle geldik Yaseli Erenler geldi Anadolu’yu baştan başa ruhunu fethettik Anadolu’nun ruhunu kılıçla zafer kazanırsın o savaş meydanında kalır peki bu Anadolu nasıl İslamlaştı nasıl İslam yurdu oldu mümin şey İslam vatanı oldu hiç onları hesaba katal yok biz buraya ilimle geldik bakın bak hepsi dev gibi adamlar Emir Sultanlar Mevlana’lar işte Muhiddin Arabiler daha başkaları pek çok hepsi oradan yetişen geldiler yetişmiş olarak geldik mesela şimdi şey diyoruz Ahi Teşkilatı Ahi Teşkilatı hem meslektir hem askerdir hem ilimdir
sabah namazına kalkılır doğru iş yerine gidilir tabakhanede ayakkabı semerci neyse ikindiye kadardır ikindiden sonra iş biter ezan namaz kılınır akşama kadar kılıç kalkan oynarlar antrenman yaparlar o gençler akşam namazı kılınır yatsıya kadar da ilim öğrenirler evet bu Ahi Teşkilatı’nın programı budur hem iş öğreniyor çırak olarak giriyor meslek öğreniyor hem silah kullanmayı öğreniyor ok atmayı kılıç kullanmayı mızrak kullanmayı öğreniyor hem de dilini diyanetini kendisine lazım olan bilgileri öğreniyor öyle mesela Yeniçer’i diyoruz hep zannediyoruz ki hep kılıç kullandılar yok be ya Hamza nameler var yağmurlu havalarda taşla da talime çıkılmadığı zamanlarda hep Hz. Ali cenklere Hz. Hamza cenklere okutulur Hamza nameler yok kaybedilir yaktılar Yeniçer’i lavabedildiği zaman yaktılar onu
toplattırıldı yakıldı yok edildi yani çünkü işte Hz. Ali cenklere onlara moral veriyor Hz. Hamza Hz. Ali onlar şeyler yani örnek kahramanlar örnek pehlivanlar örnek savaşçılar örneği olmayan mesleğin başarısı olamaz onu size söyleyeyim
bir insanın örneği yoksa ondan başarı beklemeyeceksin peki Müslümanın örneği kim Hz. Muhammed لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ size bu peygamber en güzel örnektir diyor ayet her Müslümanın peygamber gibi olmaya çalışması esastır
sünnet sünnet diyorsun sadece biz sünneti işte giyim kuşamda falan bekliyor yok öyle bir şey اخلاق محمدية صحيح peygamberin merhametine rahmetine şefkatine bedah hutbesine bakın orada iki tane şey var köleler ve kadınlar çünkü eza gören aşağılanan sınıf bunlar bunları kurtarmak için geldi
dava iki tane bir de borç faiz meseleleri var işte onları konuşuyor şeyde bedah hutbesine اَيْنَاسْ اَيْهَا الْنَاسْ beni iyi dinleyin belki bu günden sonra sizinle bir daha bir araya gelemeyeceğiz diyor yani öndeki seneye garanti vermiyor bak dikkat onu ince bir laftır ince bir söz
ebu bekir tamam diyor bu bu son buluşmadır herkes dinimiz tamam oldu diye sevinirken ebu bekir oturup ağlıyor diyor ki peygamberin işi bitti yakında vefat eder yakında Allah bunu alır elimizden diye başlıyor ağlamaya niye de ağlıyorsun diyorlar ya herkes seviniyor bayram yapıyor baksana hac bayram
siz diyor ayeti görmediniz mi اَلْيَوْمَ اَكْمَنْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ bugün size dininizi tamamladık diyor ayet peygamberin işi bitti diyor Allah peygamberi buna da artık şey etmez diyor tutmaz işini bitir gider diyor nitekim zaten üç ay geçmeden iki buçuk ay sonra peygamberimiz vefat ediyor Allah şefaatine nail eylesin onu anmak bile buraya rahmetin gelmesine vesiledir evet öyle hazreti mevlana diyor ki yine iyilerin anıldığı yere Allah’ın rahmeti gelir diyor Allah aşıklarının anıldığı yere Allah’ın kendisi gelir diyor اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبْ ikisi de hadisi şeriftir merak etmeyin çok tersli bir şey
çok ters bir laf gibi geliyor bize اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ kişi sevdiğiyle beraberdir Allah’ı seviyorsan Allah’la berabersin peygamberi seviyorsan peygamberle berabersin her ikisi de seviyorsan ikisi de seninle beraberdir korkacak bir şey yok biz zaten bizi Allah azabı
azabı aday görseydi Muhammed ümmetinden yaratmazdı ya bir defa bir sıfır galip doğuyorsun dünyaya gelirken bir sıfır galip doğuyorsun avantajlı doğuyorsun daha dünyaya gelmeden
Allah bize dinimizin, mevkimizin bulunduğumuz, peygamberimizin, kitabımızın kıymetini, büyüklerimizin kıymetini bilmeyi, onları anlamayı, onları sevmeyi nasip eylesin
onları seversen onlar gibi olursun, olmaya çalışırsın, hiç olmasa özenirsin bu saatte hemen geçiyor ya her birinin yüzüne bak ve onların evsafını hıfs et
Allah ehli olanların, Allah aşıklarının ihtimal ki hizmet vasıtasıyla sen de rüşinâs olursun yani yüzüne baktığın kimselerin manevi hüviyetlerini anlarsın, onu kazanırsın fotokopi gibi fotokopi gibi bak ceviz ağacı, pepeden güneşin doğduğu yerin fotoğrafını çekiyor ceviz, ağaç, ağaç
kesiyorsun ağacı, bakıyorsun ki içinde bir kedi var desen bakıyorsun, kedi fotoğrafı gibi şeyler çıkıyor eğer sen bir şeye gönül veriyorsan o senin gönlünde tecelli ediyor zaten evet, daha çok söyleyeceğim şeyler var sizden, ama bilmiyorum sır olurdu
şimdi وعلبوا أن فيكم رسول الله iyi bilin ki içinizde Rasûlullah vardır وعلموا, iyi bilin ki أن فيكم رسول الله içinizde Allah’ın Rasûlü vardır
وعلموا أن فيكم رسول الله وعلموا أن فيكم رسول الله وعلموا أن فيكم رسول الله وعلموا أن فيكم رسول الله اَنَّ فِيكَسِرِ مِنَ الْاَمْرِ الْعَنِطْتُمْ eğer o birçok işte sizin dediğinizi yapacak olursa, sizin emrinize uyacak olursa siz sıkıntıya düşersiniz diyor, belaya uğrarsınız
وَلَكِنَّ اللّٰهَ فَقَتْ اَللّٰهِ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْاِمَانِ Allah size imanı sevdirdi وَزَيَّنَهُ فِي قُلُوبِكُمْ ve o iman nuruyla kalplerinizi süsledi, ziynetlendi, bezedi وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُقَ وَالْاِسْيَانَ
küfrü, inkar etmeyi, kafirliği Allah size kötü gösterdi, çirkin gösterdi isyan etmeyi, Allah’ın emrine karşı gelmeyi kötü gösterdi وَفِسْقِ فُجُرُكْ سِيْسَ كَتْ اِلْكُمْ günahları kötü gösterdi eğer bir insan 100 defa hacca gitse, 100 defa gidemez ya
onu söyleyin bir defa diyelim ki 10 defa hacca gitse, 40 defa hacca gitse eğer hala günahtı gözü varsa o hiçbir şey gitmemiş demektir, hiç gitmemiş demektir 70 yaşına gelmiş hala 18’deki gençler gibi kovarlanık yaşında adam haccılar için söylemiyorum, genelde söylüyorum yani Allah öyle haccılarımız yok zaten inşallah hiç de olmaz öyle eğer günahta gözü hala devam ediyorsa diyor ki eğer bu namaz, bu ibadet, bu hac bu işler yaptığın ibadetler günahtan uzaklaştırmıyorsa Allah’tan uzaklaştırıyor demektir kıldığın namaz seni günahlardan, kötülüklerden uzak tutmuyorsa Allah’tan uzak tutuyor demektir
e biz ibadetler Allah’a yaklaşmak için yapıyoruz, Allah’a yakınlaşmak için Allah’ın rızasını kazanmak için yapıyoruz böyledir Allah bizi o salih kullarından ve muqarrabinden eylesin İkrah Suresi, ilk gelen surenin son ayetidir secde et ve Allah’a yaklaştır secde et Allah’a yaklaş secde edersen Allah’a yaklaşırsın Allah’a yakın olduğumuz en yakın olduğumuz yer secdedir işte orada isteyeceksin zaten başka zaman Subhane Rabbiyyel A’la, Subhane Rabbiyyel A’la, Subhane Rabbiyyel A’la de ondan sonra da ne isteyeceksen söyle kıyma bana güzelim de, şarkı söyle istersen türkü söyle güzel Rabbim, ey güzel Rabbim bana kıyma
ben acizim işte, beni affet beni bağışla öyle, devam et öyle Allah’a yaklaş, zaten sen onu Allah’a yaklaştığını hissedersin orada Allah’a yakın olduğunu hissedersin üç yer var üç yer ikincisi orucun en son kısmı, secdede zaten namazın son kısmıdır yani iftara yarım saat kala dualar kabuldur diyor, niye?
çünkü orucun sonuna geldik artık ibadetin son kısmı, dua kısmına geldik hacdada ihrama girdiğin zaman artık Allah’ın’sın zaten ihrama girdin mi kefene girdin Allah’a ait oldun, sen artık sen yoksun üstündeki saçın, telini bile koparamazsın üstündeki bitti bile öldüremezsin çünkü artık sen sen değilsin
sen Allah’ın emrine girmiş onun adı onun şeyisin malısın mülküsün zaten öyledir de ama ihramda kendi varlığından biz bütün soyunuyosun şaka yapsan kabul olur onu size söyleyin ben mi yaptım oldu, şaka yaptım başıma geldi böyle, sivereden dedim, yandı falan dedim, ayağı yandı dedim sigara düştü, ben de onun altına basmışım tam sağ ayağımın şu tam şey kısmı, iç kısmı yapışmış, sigara yapıştı Arafat’a çıkacağımız gece, ihrama girdik Arafat’a çıkacağız dedim, ha dedim, yandılar dedim bunlar şimdi şey bekliyoruz, gelecekleri bekliyoruz, giremediler kalabalıktan kalabalıktan Mekke’ye girecekler, ihrama girecekler, beraber Arafat’a çıkacaksın gece yarısı oldu hala gelen giden yok dedim, haç kaçacak galiba bunlar kaçıracaklar falan böyle yanmaktan bahsettim arkadaşın siverası düşmüş ayağımın altına tokyonun içine ben bastım, yapışmış elimde şey vardı, kazoz içiyorduk
bir şişe kazoz döktüm, hep yandan gitmiş, siver hala orada yapışık 3-4 dakika yapışık kaldı ceviz büyüklüğünde bir yanık şiş Allah sizi inandırsın bütün hac boyunda, tam dönünceye kadar biz tavafıda, Arafat’ıda falan böyle ayağımın üstüne basarak böyle yaptık, gösteriyorum size şaka yaptım, şaka konuşuyoruz
şak diye kabul edin onun için, ben söyledim birisi de dedi ki iki yaşlı amca, teyze Arafat’a çıkacaklarmış teyze bir dur konuşuyor işte efendi şeyde al, ibrikade al orada su yokmuş, su lazım olur ne seccedeyiz unutmayın falan, bir de örtüler başında falan
işte ihrama girdik, namaz kılacağız, ihram namazı iki rekat demiş, yahu kadın yeter artık yahu demiş kafamı patlattın demiş bak, ihrama girdik iki rekat ihram namazı kılacağız konuşuyorsun demiş falan ya senin canını ala kurtulayım demiş, ya benim canımı ala kurtulayım demiş böyle ağır bir dua yapın Allahu Ekber Subhaneke Fatiha
Subhaneke Fatiha, Zammı Sûre Allahu Ekber, rükaya giderken küt diye düşmüş adam orada anında ya senin canını ala kurtulayım, ya benim canımı ala kurtulayım yahu ihramlısın daha birinci rekatta rükaya varırken küt diye düşmüş ayy işte adam gitti geldi falan bakmışlar ki ölmüş valla
biz biz biz bir ayak yakmaktan kurtulduk atlattık yani evet teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için Hazreti Mevlana Allah’a sığınarak sağ olun sağ olun
Selam
İlk Yorumu Siz Yapın