Türklerde Destan ve Kahraman | Kökler
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=wv7i2Qh_3o4.
Yerler yer, sular su olduğunda……Kara Han’ın oğlu Jakip Han, Almaty’nın ağzına oturdu. Gönlünden bir erkek evlat geçirdi. Hüdâ Teâlâ’dan yardım diledi. Sonunda Han’ın hatunu bir oğlan doğurdu. Han bir ak kısrak kestirdi.
Doğan oğlunun adını dört ulu peygambere Manas koydurdu. Alaca Beşi’ye yatınca onu hızır kurudu. Manas erken dillendi. Kara kılıcı kuşandı. Kâfirlerin üstüne gökbörü gibi yürüdü. Görklü Tanrı, Alp Manas’a çok zaferler verdi. Hak ve batıl.
Bilek ve yürek. Kahramanlar ve efsanevi canavarlar. İşte kadim Türklerin çağlara meydan okuyan destanları. Milletlerin yaratılışının, var olma mücadelesinin……ve yaşadıkları büyük felaketlerin izlerini……bağrında taşıyan anlatılardır destanlar. Kimi zaman tarih öncesi devirlerin……kimi zamanda bizzat tarihin bir tezahürü olarak……çıkarlar karşımıza. Her seferinde kahramanın yolculuğuna eşlik eder dinleyiciler. Ve olağanüstü varlıkların, korkusuz Alplerin……Bilge Hatunların ve Aksakallı Kocaların hikayelerinden haberdar olurlar. Destan, varlık yokluk, yaşamak ölmek arasındaki…
…olayları anlatan yazılı veya sözlü metinlerdir. Destan, olağanüstü olayların anlatımıdır. Yazılı belgenin kayıtların olmadığı karanlık dönemler açısında……destanlar önemli metinlerdir. İpuçları verirler. Toplumların ekonomik yapısıyla, siyasal yapısıyla……dünya görüşü hakkında vesaire hakkında önemli ipuçları verir. Ama tamamen yanıltmasın çünkü destan oluşumu uzun süreli bir oluşumdur.
Variyle destan, insanla beraber, toplumla beraber oluşur, dönüşür. İşte tam da bu nedenle zaferlerin, yenilgilerin, kahramanlık hikayelerinin……ve felaketlerin manzun bir ifadesi olarak karşımıza çıkar destanlar. Aslında bizim yazılı kaynaklarımız bildiğiniz gibi 700’lü yıllardan başlar. 700 yılından önceki yaşayış sazını başından geçen……olayları, verdiği mücadeleleri anlatan başka bir kaynağımız yok. Şu şekilde bakmak lazım. Tarihin aslında onlar kırık dökük aynası. Destanlar müşterek muhahiyelerin ürünleri olduğu için aşağı yukarı……bir kavme, bir topluluğa, bir millete ait……hemen bütün değerleri veya hemen bütün yaklaşımları biz onlarda bulabiliriz. Ve herkes kendi hayatında o 2000 yıllık hikayenin izlerini, iz düşümlerini bulabilir.
Bu bakımdan bizi, zamana, bizi tarihe ve bizi büyük insanlık ailesine bağlayan……bir dil haline gelir destanlar ve biz o destanlar üzerinden……2000 yıl, 3000 yıl önceki bir insanla aynı kaderi paylaştığımızı fark ederiz. Yani bu bakımdan aslında insanlık kimliğimiz, insanlık durumumuzu ve insanlık……var oluşumuzu anlayabileceğimiz metinlerden, aynalardan bir tanesini……destanlar olarak kabul etmek lazım. Destanlar genellikle olağanüstü özelliklere sahip bir kahramanla…
…hayat bulur. Nitekim hemen her destanın bir kahramanın hikayesi üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. Mitoloji çalışmalarının referans isimleri arasında yer alan……Josef Campbell’ın kalemi aldığı kahramanın sonsuz yolculuğunda……bu sistematiğin açık şekilde ortaya konulduğunu görmek mümkün. Campbell’ın vardığı sonuç şudur. Yeryüzündeki bütün anlatılarda insanoğlu bir kutsal yolculuğa çıkar. Öncelikle bu yolculuğun aşamaları vardır. Aşamaların ilki kahramanın konforlu bir hayat içerisinde olmasıdır. Sonra bu konforunu bozacak bir soru, bir düşünce, bir rahatsızlık……ya da bir arayış fikrine sahip olur. Daha sonra kahraman yola çıkar. Sınavlar dönemidir artık. O bir sürü savaşa girer. İşte kraliçeyle karşılaşır. Babasıyla artık bir müddet sonra çatışma ortamı ortadan kalkmıştır. Onu bir otorite olarak kabul eder. Ve en sonunda dönüş eşiği kırılır. Ailesine, sosyal yapısına geri dönmesi gerekir. Ve maddi ve manevi dünyanın, sosyal dünyanın, aile dünyasının……hakimi, erdemlenmiş bir kişilik olarak da geri döner. Dünya destanlarının çoğunda kahramanın yolculuğu……Campel’ın da işaret ettiği gibi inişli çıkışlı bir seyirizler. Bütün dünya mitolojilerindeki destan ve efsanelerdeki kahraman……figürüyle örtüşür. Kahraman böyle bir yolculuğa çıkar. Böyle bir erginlenme sonucunda tekrar yurduna geri döner. İnsanlık şimdi tarih boyunca, Adem’den beri son insana kadar……o sıkıntılarla yaşayacak.
Çünkü yeryüzü bir zahmet yeri, yeryüzü bir sıkıntı yeri. Onlarla yaşayacak. Fakat onlarla mücadele ederek insan olacak. Bu kez şimdi özellikle dini düşüncenin gelişmesiyle birlikte……ahlaklığın gelişmesiyle birlikte bir şey daha fark ediyoruz. Bir şey daha görüyoruz. O da şu… Aslında sıkıntılar ruhumuzu terbiye eden ya da aklımızı terbiye eden araçlarmış. Yani bu sıkıntılar olmasa biz mesela gelişmiş bir insan olamayız. Biz mesela insanlığa hakkını veren, erdemli bir kişi olamayız. Bunlar sıkıntılarla ortaya çıkıyor.
Aslında Campbell’ın ortaya koyduğu bu sistematik……Dede Korkut kahramanlarında da karşımıza çıkar. Söz gelimi Dede Korkut hikayelerinden bildiğimiz……Boğaçağ’nın olgunlaşma evresi ve ardından düşmanı yenip kahraman olması……Campbell’ın sistematiğiyle benzer özellikler taşır. Ancak bazı Türk destanlarında şaşırtıcı biçimde……bunların tersi bir durumla karşılaşıyoruz.
Türk destan kahramanlarının doğumlarından ölümlerine kadar var olan öykülerinde……olağanüstülük unsuru daha baskındır. Joseph Campbell’ın yaptığı kahramanın yolculuğu……balina karnı dediğimiz şemada kahraman önce maceraya çağrılır……sonra kahraman bu çağrıyı reddeder. Daha sonra başına gelen bir olay neticesinde yolculuğa çıkar. Türk destan kahramanlarında…
…böyle bir şey yoktur. Türk destan kahramanı erginlendikten sonra……vatanı, milleti yahut dini uğrunda kendisi bir yolculuğa çıkar. Kahraman, başarıya ulaştıktan sonra yurduna döner, ölür……fakat o ölünce onun idealleri yaşar. Bazı Türk destanları gibi Manas Destanını da……Campbell’ın ortaya koyduğu şablonla açıklamak pek de mümkün görünmez. Nitekim Destan’ın kahramanı hikayenin başında beklenen kişi olarak takdim edilir. Destan’da temel olarak Manas önderliğindeki Kırgızların……kalmuklar ve Çinlilerle yaptıkları savaşlar anlatılıyor. Ve Destan, Kırgız Türklerinin İslamiyet’i kabulüyle yenilenen yaşam……biçimleri hakkında önemli ipuçları veriyor. Manas Destan’ı Kırgızlar özelinde Bozkırlıların binlerce yıllık……yaşanmışlığının sonucudur. Kırgızlar 21. yüzyıla kadar……neredeyse eski Türk hayatını, eski Bozkır kültürünü yaşatan……hala hazırda da yaşatmakta olan bir halktır. Manas kişiliğinde, kişinin bir şunu görürüz. Bütün Kırgızlar başta olmak üzere Kazakların ve Sivriya’daki……Türk kökenli toplulukların örnek rol model hükümdar arayışlarının sonucudur. Bozkırlı’da sürekli dağılan, katliamlara uğrayan, düşmanlardan zarar gören……halkların kurtarıcısı gibi değerlendirilmelidir.
Bu yüzden edebiyatta 1,5 milyon kusralık söylemiyle bambaşka bir yer tutar. Manas Destan’ı sadece Kırgızların değil, tüm Türk halklarının, Orta Asya halklarının……en eski dönemlerden günümüze kadar yaşayış tarzını, geçimlerini……kültürlerini, her şeyini barındıran büyük bir eserdir.
Manas’ın pek çok niteliğiyle ilgi çekici özelliklere sahip bir destan olduğu muhakkak. Fakat, destanın belki de en çarpıcı kısımlarına, Alp Manas’ın eşi Kanıke’in……ana kahramanımız olan Manas’ı düşman esaretinden kurtarırken gösterdiği…
…yiğitliğin anlatıldığı heyecan verici satırlarda rast geliyoruz. İki hasretin birbirine kavuştuğu, ıssız yerin kurduğu gibi uluştuğu……görklü Tanrı’ya şükür kıldığı günlerdi. Çin Han’ı dört yana haber saldı.
Alp Manas’ı yakalayıp getireni altın tahta oturtacağını vaat etti. Amcası Köskaman, Manas’a tuzak kurdu. Küçük yaşta düşmana esir düşen Köskaman’ın kendisine sığındığını haber alan Manas……amcasını yurda kabul etti. Köskaman, Alp Manas’ı ziyafete davet etti.
Manas sarhoş olunca da onu esir aldı. Bu sırada Kanıkey, olan bitenden habersiz korkunç bir rüya gördü. Manas’ın başına bir hal geldiğini anladı. Saç örgüsünü toplayıp tepesine bağladı. Manas’ın silahlarını kuşandı. Akkula’ya atlayıp yollara düştü. Köskaman’ın yolunu kesti. Onlarla aslanlar gibi vuruştu. Ve Manas’ı esaretten kurtardı. Türk Destanlarında kadın bilgelerin varlığına sıklıkla rastladığımızı söyleyebiliriz. Buna en açık örnek olarak……Köroğlu Destanındaki niger tiplemesini……ve Manas’taki Kanıkey karakterini göstermemiz mümkün. Zira Alp Manas’a, amcası Köskaman’dan mektup geldiğinde…
…Kanıkey ve Manas’ın annesi Çığırdı Hatun’un……bu duruma şüpheyle yaklaştığını……ve Alp Manas’ı bilgece uyardığını biliyoruz. Peki Manas’ta bilge ve yiğit tiplemesiyle anılan Türk kadınları……Destanlar’da başka hangi özellikleriyle anılıyordu? Ve daha da önemlisi sosyal yaşantıda hangi değerlerle birlikte ele alınıyordu?
Türk Destanlarında kahramanın kadını hep ortak özelliklere sahiptir. Mesela Kantural’ın Selcen’i de Manas’ın Kanıkey’i de……başka Destanlar’daki kahramanın kadınları da aynı özellikler. Bunlar cesurlardır, bunlar savaşçılardır. Bunlar evlerine ve eşlerine sadıklardır. Onlar savaşa gittikleri zaman evlerini yurtlarını çekip çevirirler.
Onların isimlerine leke sürdürmemeye çalışırlar. Hepsinin ortak özelliği budur. Mesela Manas Destan’ındaki kahramanın kadını……adı Kanıkey. Kanıkey, soylu kana sahip anlamına geliyor. Burada soylu kana sahip olmanın anlamı soyca asaletten ziyade…
…karakter olarak asalet sahibi demek.