BDDK Suç Duyurusu | Manipüle Mi Olduk? | Ekrem İmamoğlu
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=yx1IOFKHFFQ.
Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. Türkiye burası. Söylediğim gibi her zaman söylüyorum. Burada her şey olabilirsin. Bir gün terörist olabilirsin, bir gün ekonomi manipüle eden adam olabilirsin, bir gün kahraman olursun, bir gün omuzlarda taşınırsın, bir günde yuvalanırsın. Her şey olabilirsin. Bir şey olamazsın tabii ki. O’nun sonu genellikle ondan bitiyor ama rezil olamazsın.
Yani kimse ilgilenmiyor artık o şeyler. BDDK bugün 26 kişiye sosyal medya ve yayın organları üzerinden kur hareketlerini manipüle etmeye yönelik paylaşılır. Dolayısıyla Bankacılık kanunu 74. maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunmuştur. Tabii bunu bir gün sonra yapayım. Çünkü bir gün evvel Hazine ve Maliye Bakınımız şey demişti. Daha senin şekilde suç duyurusunda bulunmalı demişti. Ya insanlara bakıyorum yani buradaki suçlamaların şey yapan aralarına bakıyorum.
Çoğu ekonomist, eski Merkez Bankası başkanları var. Eski gazeteci Emin Çapa ya hala gazeteci eski de değil. Ama böyle bazı daha küçük böyle Twitter hesabı olanlar da var. Böyle bir paket yapmışlar. Anlatabildim mi yani? Bütün bunları işte bize karşı. Bunlar bize düşman gene. Tek yaptıkları şey fikirlerini paylaşmak sosyal medya hesaplarından. Manipüle etmek değil. Yani manipüle etmek için yani bir gazetecinin mesela, ha Elon Musk
mesela manipüle ediyor. Değil mi? Onun kendi şeysini. Kendi kripto şeysini manipüle ediyor. Çok rahatlıkla ediyor. Dog’u manipüle ediyor. Bir şey söylüyor diyor ki Dog da ben gelecek görüyorum diyor hop herkes milyoner oluyor. Ersi sabah herkes üzüntüyü de böyle birbirine bakıyor. O manipüle ediyor. E diyor çünkü umurumda bile değil. Ama manipüle etmek bu insanların kur farkını manipüle etmeleri için bu kadar çok büyük bir etkileri yok. Yani şunları olması gerekiyor manipüle etmeleri için. Böyle baya baya ağırlıklı insanlar olmaları gerekiyor. Manipül edebilmeleri için. Etseler anlarım. Bakın ona da o da var. Yani manipüle ettiler anlarım manipüle ettiklerini. Doları yukarıya sürüklediler. Atmış oldukları tweetlerden dolayı, yapmış oldukları konuşmalarından dolayı.
Bazı vermiş olduğu kararlardan dolayı doları yükselttiler dese Maliye Bakanımız O diyemez onu ama. Anladım nereye gittiğimi. Şimdi tam düşünememiştim ne söylediğimi. Şimdi farkına vardım. Yok yok. Anladım. Yok yok. Kıyaslamıyorum tabi ki bu 17 bu 26 kişiyi Cumhurbaşkanımızla kesinlikle kıyaslamıyorum. Cumhurbaşkanımız kendi fikirlerini veriyor tabi ki doğal olarak. Onun her seferinde konuşma
yaptığı zaman dolar ondan dolayı yükselmedi. Veyahut her seferinde faiz şeydir, haramdır biz NASA göre gidiyoruz dediği zaman yükselmedi dolar. Tamamiyle aynı anda oluştu. Sadece bir anda böyle hepsi bir araya geldi. Ben ne diyorum tabi ki yani manipüle etmedi sayın Cumhurbaşkanımız. Ama günün sonunda BDDK’nın böyle bir şey yapıp bu 26 kişi suç duyurusunda bulunması ne işe yarayacak?
Hiçbir şey. Bir göz ardı. Ve bir korku. İşte bak bak bak gene bir şey yaparsam karşıma gel. Nereye kadar bu? Yani her seferinde her maliye bakında yapmış olduğu her harekete şak şak şak şak şak çok iyisiniz çok iyi karar mı dememiz gerekiyor? Bırakın da bazıları iyi karar değil fikrini beyan etsin. Bugünün sonunda fikir özgürlüğü değil mi? Hele hele gazeteciler bunlar. Ve de profesyonel ekonomistler. Bilmiyorum. Hiçbir şey yaramayacak. Bu sadece böyle gereksiz yere böyle bir şey yapıyorsunuz. Bir iki yıl uğraşacaklar şimdi. İçinden de bir şey de çıkmayacak. Göreceksiniz. Yani bu şimdiden böyle bir uyarı gibi geliyor. Çok gördük biz bunlardan. Sonuçta da bir şey olmuyor zaten. Neyse. Önemli değil. Yani BDDK ve hatta Hazire ve Maliye Bakır bunları susturmak için yapacak ama bunlar susmayacak. Susmayacak çünkü bu insanlar oturup da kendi fikirlerini
veriyorlar. Profesyonel fikirlerini veriyorlar. Anlatabilir miyim? Bu bir siyasi değil. Bu bir normal. Matematiksel. Ekonomistlerin ya bu sistem yanlış. Biz bu ileride bu dolar böyle dememiz lazım. Şöyle olacak, bu olacak, şu olacak demeleri gibi bir şey. Yani Sayın Maliye Bakanı’nız şu demiş olabilir. Evet dolarla ne işimiz var demiş olabilir. Ona oturup da bir adam denip de demesi gerekiyor değil mi kardeşim? Dolarla ne işimiz var? Her şeyimiz var dolarla.
Her şeyimiz dolardan dolayı yükseldi. Yani gerek yok böyle bir şey yapmaya. Neyse. Yaptı. Öyle de kalacak yani. Hiçbir şey de olmayacak. Korkmayacak bu insanlar. Garanti verebilirim. Şunu da söyleyeyim tabii ki. Ben de korkmuyorum. Yani bu böyle bir büyük göz ardı edilecek. Ama ee bak. Şimdi dolarda ne iyi düştü. Ne iyi güzel de yükseldi. Ya Sayın Bakanı’nız ne güzel kararlar
verdi deyip. Ben de değiştirmeyeceğim fikrimi. Çünkü ben de bir tarafta okuyorum, ediyorum, bakıyorum. Diyorum ki bu yanlış. Bu politika yanlış. Bu politika doğru. Keşke böyle devam etseydik. Ben korkmayacağım. Siz de korkmayın. Korkmaya gerek yok. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nız Sayın İmamoğlu kendini çok garip bir pozisyonda buldu. İlk önce Sayın Soylu mecliste işte Büyükşehir Belediyesi’nde şu kadar terörist var
dedi. Ondan sonra aradan bir iki gün geçti. Erdoğan dedi ki yok dedi şu kadar terörist var dedi. Bin falan öyle bir rakam söyledi. Şu kadar insanı kovdular, bu kadar insan. Çoğu terörist işte falan filan dedi. Ondan sonra Sayın Süleyman Soylu Erdoğan’ı dinledi dedi ki ne o kadar mı var dedi. Bu en iyisi bir suç duyurdu dedi. Birbirlerinin suç yani dedi ki nerede kanıt? E Cumhurbaşkanı mı söyledi? Cumhurbaşkanı nereden duydu? Sayın Süleyman Soylu’dan
dinledi. Sayın Süleyman Soylu da dedi ki 455 tane terörist var dedi. Bunu da sosyal medya üzerinden açıkladı. Şimdi Sayın Ünoğlu da doğal olarak durdu. Öyle söylüyor zaten. Bekledim birileri gelecek, alacak bu adamları diye hiçbir liste yok, hiçbir şey yok. Ondan sonra araştırmalar yapılacak diye bir hava yaratıldı şimdi. Nedir o hava? İmamoğlu İstanbul’da
büyükşehir belediyesine teröristleri işe aldı diye. Sayın İmamoğlu da çok güzel bir şey söylüyor. Diyor ki kardeşim diyor. Bunlar diyor şey izni alıyorlar diyor. Yani nedir o? Adli sicil kaydımı gösteriyor değil mi? Hiçbir suçu yoktur. Tertemiz böyle bir şey. Devletten hepimiz alabiliyoruz. Herkes alabiliyor. Onu alıyorlar, belediye giriyorlar, iş yapıyorlar. Diyor ki o da doğal olarak benim sorumluluğumda değil ki o diyor. Yani adamın evvelden suçu varsa araştırma… O senin işin diyor Sayın İçişleri Bakanı.
Haklı. Bugün bütün bu Cumhurbaşkanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden yaptıkları bu konuşma üzerinden bir üçüncü şey daha geldi. O da Abdülkadir Selvi’den çok hoşuma gitti Abdülkadir Selvi. Çünkü Abdülkadir Selvi diyor ki ne zamanki İçişleri Bakanı Soylu İBV’de görev yapan terör örgütleri
irtibatlı şahıslarla ilgili iddialar üzerine soruşturmalar açıldığını açıkladı. Ekrem İmamoğlu bu kez algı operasyonuna soyundu. Bu olaydan bir madureti vermek, o maduretten Cumhurbaşkanı adaylığı çıkarmak için harekete geçti. Bir kere daha söylüyorum. Süleyman Soylu söyledi, sonra Cumhurbaşkanımız söyledi, sonra Süleyman Soylu geri söyledi, sonra Süleyman Soylu dedi. Ortada da İmamoğlu var. Benim şeyim değil bu diyor İmamoğlu. Ama şimdi Abdülkadir Selvi diyor ki, bak diyor şey yapma diyor aradan. Böyle oturup da böyle madüriyet şeysi yapma diyor. Adam ne yapsın Allah aşkınıza. Yani madüriyet yapmayacak da ne yapacak? Yani bu tamamen madüriyet üzerine kurulu bir şey. Şimdi bu madüriyeti biz evvelden gördük.
Hayır seçimde olmadı bu. Bir evvelki seçimimizde olmadı. Bu bizim Cumhurbaşkanımız belediye başkanıyken hatırlarsanız bir şiir okuduğu için hapse girdi. Ertesi gün manşetler açıldı. Bu muhtar bile olamaz diye. Şimdi gene aynı manşetler İmamoğlu üzerine de kuruluyor. Şimdi İmamoğlu’ya bir araştırma, soruşturma açılırsa
ve de gerçekten suçlu bulunursa veya hatta İstanbul Büyükşehir’ine bir tane kayyum atanırsa ertesi günkü manşet zaten o olacak. Muhtar bile olamaz denilecek. Adam ne yapsın şimdi bu durumda? Onu ben merak ediyorum. Madüriyet madurum diye demeyecekse ne desin? Bakın düşünsenize. Şimdi belki alakasız olacak. Ama 65 HDP’li belediyede Güneydoğudan
48 tanesine kayyum atandı. Kimse gıkını çıkartmadı. HDP hariç. E diyeceksiniz ya onlar terörist. Ama onlar belediye başkanı seçimlere girerken, YSK’dan kağıt aldılar. Gene aynı şey. Aa yok o sonra oldu. Yoo. Belediye başkanı seçildikte hemen sonra oldu çoğu. Şimdi kim madur kim maduru oynamaya çalışıyor ama aynı zamanda kim kimden bilgi aldı böyle bir karmam çorman bir işe girdi. Ve de standart bir şekilde AK Parti standartlığı üzerine söylüyorum bunu. Bunlar bugün konuşuldu. Yani belki konuşulur. Ondan sonra hop geri silinir olay. Çünkü komik bir olay bu. Tragik ve komik bir olay bu. Gerçekten komik bir olay. Ha şunu da söyleyeyim. Çaldılar. Demeseydin.
Yani ikinci seçimde. Çünkü çaldılar muhabbeti. Bir şey olmadıysa kesinlikle bir şey oldu demeseydi. Ne bileyim bu kadar çok garip bir sebepten dolayı ikinci bir seçim yapılmasaydı belki belki İmamoğlu kazanmayabilirdi. Ama bütün bunları yaptıkları için yani AK Parti oradaki o anda çaldılar maduriyet
bütün onları yaptıkları için 800 bin farkla İmamoğlu kazandı. Anlıyorum tabi ki Abdülkadir Selvi. O da diyor ki adamı Cumhurbaşkanı yapmak için elimizle itiyoruz resmen diyor. Onu söylüyor. Ama o da komik. Uyarı da veriyor. Aman maduriyeti oynamam. Baba ne yapsın? Ben biliyorum ne yapabileceğini ama. Size söyleyeyim mi? Tabi ki. Abone olması gerekiyor benim kanalıma.
O zaman da üye olması gerekiyor. Tabi ki de
yollaması gerekiyor. Görüşmek üzere.