"Enter"a basıp içeriğe geçin

Abdülaziz Aygün – Timur’un İçki Meclisleri ve Şatafat

Abdülaziz Aygün – Timur’un İçki Meclisleri ve Şatafat

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=nodfDS0tpcg.

Timur’un sarayında içki içilmiyor, yasak. Müslümanlar içeniyor. Seferlerinde daha keza öyle. Çok ilginç bir anektot. 1391 Bağdat’ı ile geçirdiğinde oradaki ahalinin şarap içmeye çok meraklı olduğunu duyup, mahzenlerindeki stoklanmış şarapları Şat Nehri’ne döktürdüğü gibi bilgilerimiz var. Buradan baktığımızda Timur’un bu hususta bir hassasiyet olduğunu görüyoruz. Bir selaveti diniyesi olduğu izlenimi doğuyor ilk etrafta. Ama çok ilginç. Mesela düğünlerde ve bazı sefer dönüşündeki şenliklerde küplerle şarap içiliyor. Mesela Klaviyo Ankara Harbi’nden sonra Timur’a gelen bir elçidir. Ve çok ilginç bir dönemde gelir şehzadelerden birinin düğününe denk gelir. Timur orada yaklaşık 6-7 köşkü ve bağ bahçesi içerisinde köşkü olan, sarayları olan bir şey var, bir tane yok. Aynı dönemde bizim Bursa’da 2 katlı, benim bildiğim son restitüsiyon çalışmalarına göre 3 katlı bir hükümet konağı diyebileceğiniz bir bey konağı vardır. 100 yıldan fazla olan bir devlettir. Timur 30 yıllık bir devlettir. Ama Osmanlı’nın 10 katından büyüktür. Ve onlarca sarayı vardır. Sadece Aksaray, keşteki zaten dillere destandır anlatmakla bitmez.
Klaviyoya göre 20 yıldır devam eden bir inşaatı olduğu sürekli eklektik olarak büyütüldüğü söyleniyor ilahî. Şimdi bakıyorsunuz şenliklerde müthiş derecede içki içiliyor. Ama başka zaman içmek yasak ama şenlikten mübah. Böyle bir durum var. Hatta bunun içki içmenin Timur’a ve Timurlulara has bir tarafı olduğunu, kendi medeniyetlerinde olduğu gibi kültürlerinde olduğu gibi yudum yudum içki içlemediğini, içkinin önceden yemekten önce içildiğini, her iki kişiye muhakkak bir saki olduğu ki o sakinler için ay yüzlü güneş gibi parlayan sakinler ellerinde altın kaselerle içiniz içiniz diye işte gezdiği böyle bağırarak diyor şey yaparlar, neşelendirirler insanları. Yine gezdiği de haneşler, sazendeler şartlar söylersin, efendim çalarlar gibi ifadeler. Gezdiği de de var. Ama klaviyo şahit olduğu şeyi söylüyor. Bir yudumda içmek zorundasınız diyor Kadehi, Kadeh boş kalmaz, boş aldığı an hemen saki doldurur diyor, efendime söyleyeyim. Bazen de diyor Timur ikram eder, Timur’un ikram ettiğini de muhakkak içmelisiniz diyor. Benim içki içmediğimi bildiği için arkadaşıma ikram etti, arkadaşım onun elinden aldığı için. Onun da bir şey var, seremonisi var işte ayağını yere vuruyorsun, dikiyorsun, boşalttığını gösteriyorsun falan Kadehi gibi bir takım şeyleri var.
Bununla beraber 6-7 gün boyunca bu şenlikler her gün ya da 1-2 günde bir farklı saraylarda ve köşklerde devam ediyor. Hepsinde içkiler içiliyor. Bunların bir kısmında sadece Timur’un hanımları, haremi bu davetleri yapıyor. Onlar da bunlarda içki içiyorlar ki hatta baş hanımı için zannediyorum bir şarap bir de boza içiyordu diyor. İlginçtir yani içkiyle ilgili aslında böyle bir duruşu da varken şenliklerde ve mühim harplerin kadını mesela Urus Han ile yapılan harp sonrası, Toktamış ile yapılan harbin sonrasında bu tür eğlenceler sefer dönüşü her zaman yapılırken, seferden dönmeden, seferdeyken yapıldı. Yani ekseriyetle fıkhî şartlara kaideleri riayet etmesine rağmen psikolojik ihtiyaç gördüğü zamanlarda… Şahsi hayatında yalnız fıkhî hususlara riayet ediyor. Şimdi mesela Timur’a kafir diyenler de var Arap tarihçilerden.
Ona işaret edelim Timur kendi şahsi hayatında zarruat-ı diniye yerine getiren birisi.
Ama devlet idaresinde mevzu geldiği zaman orada son derece farklı referansları var.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir