YOUTUBE CNN TÜRK kanalının
Asgari ücret açıklanıyor: Milyonların beklediği rakamı Erdoğan açıklayacak
isimli videosundan fısıltılanmıştır.
Bu tür içerikleri ve daha fazlasını görmek için videoyu beğenip abone olmayı unutmayın…
Yorumlara da yazının linkini paylaşarak bize destek olabilirsiniz.
Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=8iv1p31oFCY.
O da 9000 liranın altında olabileceği bir sefer beklentisini yarattı. 9000 TL ve üst rakamları biz artık beklemiyoruz çünkü bu rakamların da bir eflasyon sebele et vereceğini zaten bahsetmiştik. Çünkü bura devlet adamlığı sorumluluğu ile beraber de bu rakamları telaffuz ederken hem halkın beklentini yönetmek hem de ekonomi yönetmek gerekiyor. Ekonomi kısa dönemde politikalar değildir. Yani burada vatandaşlarımıza hak işini bahsetmiş olduğu 10.000 lira, İYİ Parti’nin bahsetmiş olduğu 9.600 lira, yine CHP’nin bahsetmiş olduğu 10.128 TL, Diskin bahsetmiş olduğu
en fazla rakamı 13.200 TL verirseniz eğer ücret fiyat sarmada sokarsınız. Görünüş sergi verilmeli ama burada işverenin de rekabetçi olması gerekiyor. İşverenin maliyetini düşünmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanı buna ilişkin de en sert açıklamasını yaptı. Bana göre de bu açıklamanın bir benzerini de 17-20 yaşanalıktan önce yapmıştı. Faiz fiyatı mücadele eğer bir vaktimiz kalırsa onu da bahsetmek istiyorum. Kabine toplantısı sonrası açıklamada çok önemli. Burada vatandaşımız da çok ciddi bir beklenti altına girdi.
Şu anda bizim 8.000-8.250 TL rakamı evet makul bir ücret olması gereken rakamdır. En ortaya çıkan rakam budur. Bizim de tahammim 8.000-8.250 TL ama Sayın Cumhurbaşkanımız dün görüşmesine Sayın Vedat Bilgin’le bu rakamları da ortaya masaya yatırmışlardır. Yani biz geleceksinin enflat sunu %20 ön görürüz diye açıklamayı yaptı Sayın Cumhurbaşkanı. Yani herkes hesabını kitabını buna göre yapsın dedi. Şimdi bu söylem varken eğer geleceksine bir daha artış yapılmayacaksa askerocette. Bekliyor musunuz arazamı? Eğer bu dönemki zam yine öncek askerocette açıklamasınıza beraber yayın yapmıştık. O dönemki benim beklentim 6000 TL idi. Çünkü insanlarımız yine enflasyon karşı ezilmişti. 5500 TL çıktı. Ama asıl zamım bu dönemde yapılacağından bahsedilmiş için biz de beklentimizi biraz yükselttik. Sene ortasında eğer 8.000-8.250 TL rakamı şu andaki en makul rakam, işverenini kabul ettiği rakam, vatandaşın kabul ettiği rakam. Neden vatandaş kabul etmiş? Öncelikle buradan başlayalım. Çalışa Bakanlığı bir kamuoyaraj nasıl yaptı? 7.845 TL rakamına işaret etti. O yüzden vatandaşlarımız bunu kabul etti. Yine Türk işin ilk masaya oturduğundaki rakamı 7.785 TL’de açlık sınırı. Bu da kabul edilmiş bir rakam. O yüzden 8.000 TL rakamı kabul edilmiş bir rakam. Ama biz diyoruz ki 8.000-8.250 TL rakamın üzerinde bir rakam bellenirse eğer, gelecek sene tekrar zam yapma gereği hasıl olmaz. Eğer biz zam yaparsak bugün ücretin artmasına neden oluyor? Bunu, bu artış yapacaksak şu andaki beklentiyi de yönetmek, beklentiyi de karşılamak. Çünkü 13.200 rakamları ve 9.000 rakamları zikrettik. 9.000 rakamının da altında olmasını bahsediyoruz. 9.000 TL artıp üst sınırımız bizim. Bundan dolayı da Sayın Cumhurbaşkanı’nın son bir refah pay artış dokunuşuyla 8.500 TL, 8.750 TL rakamı arasındaki bir rakamı söyleyeceğini ben bekliyorum. Bununla beraber de zaten Sayın Cumhurbaşkanı çok sert açıklamalar yaptı.
Daha dün marketlerle ilişkin tekrar bir rekabet kurulundan tekrar bir ceza kesildi. Toplamda 3 milyar TL’ye varan bir ceza. Yani bununla beraber tekrar bakkalda, manavda, çarşıda, pazarda biz fiyatların artmaması adına önlemler alınacağını görüyoruz. Verilere, ortama, duruma baktığımızda 8.000-8.250 TL beklenti ama Cumhurbaşkanı’nın 8.500 ve 8.750 olarak açıklaması da beni şaşırtmaz diyorsunuz, doğru mu? Şaşırtmaz. Vatandaşımız da beklendisini bir hali fazlasıyla karşılar. Gülşen sen mi seslendin? Semih A. özür diliyorum böldüm siz ama şöyle bir soru yöneltmek isterim. Teşekkür ederim Sayın Bayram A. Sayın Bayram hep şundan da bahsettiniz işte enflasyon ücret sarmalı olur. Bu da tehlikeli vurgusu yaptınız aslında. Peki enflasyon ücret sarmalı olmaması için ekonominin hangi yönleri daha fazla güçlendirilmeli ki biz bu sarmaldan çıkalım ya da bu sarmalı daha da kapılmayalım? Evet Gülşen Hanım ben yanımda gelirken de Finansal İstihar Raporumuzu da getirdim. Merkez Bankası’nı çıkardı ve Fiyat İstihar Komutemizin rapor da var bununla beraber. Şimdi biz Fiyat İstihar Komutemizin Başkanlığında… Çok özür diliyorum araya giriyorum devam edersiniz. Görüntü de gelmeye başladı ekrana. Şimdi gözümüz kulağımız o noktada çünkü her an gelebilir ve son işte rakamı artık duyurabilir ama Sayın Cumhurbaşkanı masadaki ve oradaki beş laf edeki hazırlıklar tamamlanmış görünüyor. Buyurun. Gülüşen’in bahsettiği şey çok önemli çünkü biz her ne kadar ücretleri artırsak artıralım, enflasyon mücadelesi etmezsek, satılmamak gücünü artırmazsak ve daha sonra gelecek enflasyon ilişkininde bir önlem almazsak biz bu rakamları tekrar göremeyiz. Yani şu anda 900.000 TL ve üzeri rakamlar 10.000’ler, 11.000, 12.000’ler şu an itibari işverenlerin fiyatlamadığı enflasyonu sebebette verecek rakamlar. Birçok yakınımızdan bu fiyatların çok yüksek olduğuna ilişkin haberleri alıyoruz ve işveren de asgari ücret desteğiyle beraber yine aynı şekilde erken ödeme indirimle beraber desteklenmeli. Burada daha dün rekabet kurulu beş zincir market hakkında bir soruşma tamamladı. Bunların 2.7 milyar TL’lik idari paracılığasının verildiği ve tam da şu ifade geçiyor bunu okumak da istiyorum. Kartel oluşturuluna yapılan inceleme ve değerleme sonucunda soruşma tarafı Baht
halkçıların 5.000 zincir market arasında fiyat araçlarını koronasyonu sağlayarak marketin raf fiyatını değerleme yönelik kartel oluşturuldu. Ben Türkiye’deki en önemli peynir ücreti olan birisinin yeminli mali müşavri yapıyorum. Bizim kaşar peyniri fiyatımız mal ettiğimiz fiyat 120 TL ama şu anda marketlere gidin 180 190 TL’lerden kaşar peynir oluyordur. Bununla mücadele etmedikçe biz istediğimiz kadar fiyatları artalım. Bunun önü alamayız. Zaten o yüzden fiyat istihbar komitesinin görevi de tam olarak bu.
Sayın Cumhurbaşkanı bu açıklama yapana kadar biz fiyat istihbar komitesinden hep şunları duyduk. Ya biz enflasyon mücadele ediyoruz. Evet sadece enflasyon mücadele ediyoruz demekle maalesef enflasyon mücadele edilmiyor. Halk burada sahada özellikle markette özellikle gıda erişimde önemli hamleler bekliyor. Tamam bütün dünyada pandemi süreciyle bu meydana gelen tedarik zincirinin kırılmasıyla beraber Avrupa’da oluşan ham madde fiyatını artış enflasyonu artıştan dolayı bizde bir hayli geriledik ve bizde bir hayli burada enflasyon kartı tarifatı uğradık. Zaten bizim enflasyonumuzun asıl kaynağı maliyet enflasyonu talep enflasyonu değil maliyetten kaynaklanan bir enflasyon olduğu için bizim fiyatlarımız yükselme oldu. Ama aması şu bazı iş verenler burada fırsatçılık yaparak bu fırsatçılığı da kullanarak fiyatlarda faiz fiyatı artış yaptı. Bu hayatın olan akışına aykırı. O yüzden bizim asgari ocakta 10 bin lira 11 bin lira 12 bin lira rakamı telaffuz ederken bunları düşünmek vatandaşı düşünmek vatandaşın bir sonraki gün ertesi gün
gittiğinde marketten yumurtayı 27 TL alırken 47 TL almayacağını görmesi lazım. Ya da 1 kilo gram deterjanı 197 TL iken faiz bir artışla 270 TL almayacağını bilmesi lazım. O yüzden bizim asgari üretimizin belirli öngörülebilir ve sürdürebilir olması lazım. Biz eğer 12 bin lira şu dönemde yaparsak bir sonraki artışı ne kadar üzerine yapacağız? Ben bu dönemde 8000 ila 8250 TL rakamının makul olduğunu ve bunun sosyal rf pay artışıyla
beraber bir nebze artılacağını ve sayın Cumhurbaşkanı da bunu dikkat alarak da bir rakam verileceğini düşünüyorum aslında. Peki müşrem var mı başka sorun? Sevim belki de biraz da konunun şu boyutunu da konuşabilir sayın konuklarımızla şimdi asgari ücretli çalışanların oranına baktığımızda aslında Türkiye’de sayın konuklarım da bu konuda teyit ederlerse rakamı kendilerinin elinde başka rakam varsa onda rica edeceğim.
Ve benim elimde bildiğim kadarıyla yüzde 38 civarında asgari ücretli çalışan var Türkiye’de. Ama sadece sorun bu değil. Yüzde şimdi hepimizin gözü kulağı asgari ücrete kilitlenmiş durumda ama asgari ücretin açıklanması ile birlikte diğer ücretlere de etkisi oluyor. Biraz da bu boyutuyla bakarsak konuya ne demek istersiniz sayın Kurtuluş ve sayın bayran? O zaman Ahmet Bey’e sözü bırakalım. Öncelikle ardından Muhammed Bey’e gelelim.
Ha Cumhurbaşkanı Erdoğan da göründü şu anda içeride masaya oturacak. Bir iki dakika içerisinde artık öğrenmiş olacağız. Bakanla birlikte yerini aldı.
Bu sefer de asgari ücreti öğreniyoruz. Birazdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan duyacağız. Kendisi içeride. Evet sanıyorum herkes hazır.
Bu asgari işveren temsilcisi kıymetli basın mensupları sizlere en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Her sene olduğu gibi bu yılda önümüzdeki yılın asgari ücretini belirlemek üzere çalışan ve işveren temsilcileri çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın nezaretinde bir araya gelmişlerdir. Yapılan bir dizi toplantı sonunda çalışan ve işveren tarafları maalesef ortak bir rakam üzerinde anlaşamamışlardır. Hükümet olarak biz tüm tarafların tekliflerini ve gerekçelerini saygıyla karşılıyoruz. Elbette her kesim kendi öncelikleri, kendi hassasiyetleri, kendi çıkarları doğrultusunda bir tutum ortaya koyacaktır. Bize düşen görev ülkemiz ve milletimiz için en doğru, en hakkaniyetli, en sürdürülebilir sonucun ortaya çıkmasını sağlamaktır. Ne emekçilerimizin haklarının yenmesine ne de işverenlerimizin üzerine altından
kalkamayacakları bir yükün bindirilerek istihdamın zarar görmesine rıza gösteririz. Meseleyi bu açıdan ele alarak taraflar arasında makul bir noktada uzlaşma sağlanabilmesi için samimi gayret sarf ettik. Gönlümüz çalışan temsilcilerinin
de bugün aramızda olmasını isterdi. Ancak taraflardan her hangi biri katılmadığı için hem çalışanların alacakları en az maaş düzeyini hem de buna endekli pek çok geliri belirleyen asgari ücreti ortada bırakamazdı. Nitekim geçmiş yıllarda da taraflar uzlaşmaya varamadığı halde hükümetçiler
şeye sonuçlandırılan çok sayıda asgari ücret müzayikeresi vardır. Bu defa da öyle yaptık. Açıklayacağımız asgari ücret rakamı ülkemizin genel ekonomik ve sosyal görünümüyle de uyumludur. Türkiye’de yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve
cari fazla yoluyla büyüme gayretlerimizin en somut sonuçlarını çalışma hayatında aldığımız bir gerçektir. Bugün ülkemiz otuz dört virgül yedi milyonluk iş gücüne karşılık otuz bir virgül altı milyonluk istihdamla tarihinin en yüksek çalışan rakamına ulaşmıştır. Üstelik bu seviye kadınlarımızın
iş gücüne katılımının rekor kırdığı bir dönemde yakalanmıştır. Küresel krizin gelişmiş ülkeleri dahi ciddi şekilde sarsıdığı bir süreçte Türkiye’nin kalkınmasını artırarak sürdürmesi tüm dünyada ilgiyle takip edilmektedir. Ülkemizin elde ettiği her kazanımı seksen beş milyon
vatandaşımızın tamamının hayat kalitesini yükseltmek için kullanıyoruz. Çalışma hayatında sosyal yardımlara, yatırımların teşvikinden sanayi ve tarım üretiminin desteklenmesine kadar her alanda bu gayretin izlerini ve neticelerini görmek mümkündür. Geçtiğimiz haftalarda kamu görevlilerinin ek göstergeden sözleşmelilerin kadroya geçilmesine kadar pek çok talebini bu anlayışla çözüme kavuşturduk. Bugün de biraz sonra sizlerle paylaşacağımız iki bin yirmi üç yılı asgari ücret rakamını belirlerken aynı yaklaşımla hareket ettiğimizden kimsenin şüphesi bulunmasın. Memur ve emekli maaşlarında
yapılacak artış oranlarını da bu şekilde tespit edeceğiz. Adeta akrebin kıskacında yoğrularak gelişen, büyüyen, güçlenen Türkiye’nin gerçekten çok büyük fedakarlıklarla kazandığı imkanları her bir insanımızın emrine vermeyi sürdüreceğiz. Aziz milletim, bilindiği gibi ülkemizde iki
bin iki yılında bunun altını çiziyorum ve ısrarla söylüyorum. Yüz seksen dört lira olan asgari ücret bizim dönemimizde bu da çok önemli. Nominal olarak otuz kat reel olarak yüz kırk iki yüzde yüz kırk iki oranında artmıştır.
Geçtiğimiz yıl başında asgari ücrete o günlerin şartlarını dikkate alarak yüzde elli oranında artış yaparak net dört bin iki yüz elli üç liraya yükseltmiştik. Sadece bununla kalmamış asgari ücretten alınan gelir vergisi ve damga vergisini de kaldırmıştık. Ayrıca tüm gelirlerin asgari ücret
kısmını bu muafiyet kapsamına dahil etmiştik. Yıl içinde enflasyonda yaşanan yüksek artış bizi temmuz ayında yeni bir düzenlemeyle asgari ücreti hatırlayalım beş bin beş yüz liraya çıkarmaya yöneltmiştir. Ya bütün bunları yaparken unutmayalım. Sırtımızda bu devletin küfesi var. Altyapıyla üst yapıyla bu ülkede eğitimde sağlıkta attığımız adımlar var. Bütün bunlarla beraber bu hesapları da ilmik ilmik dokuyarak yapıyoruz. Böylece yıl içinde asgari ücrette ortalama yüzde seksen ve kümülatif yüzde doksan beş oranında artış sağlamıştık. Ülkemizi faiz kur enflasyon cenderesinden çıkarma mücadelemizin meyvelerini toplamaya başladığımız şu kritik dönemde hem hakları koruyan hem dengeyi gözeten bir yol izliyoruz. Ama tabii
sırtında küfe müfe olmayanlar atıyorlar. Şu kadar veririz. Bu kadar veririz filan falan diye. Çünkü bir sıkıntısı yok. At. Nereye giderse gitsin. Ama biz çok hassasız. Ve seksen beş milyon nüfusu olan ülkemiz ki bu yıl bir milyonun üzerinde bir artış daha söz konusu nüfus olarak yani yıl son itibariyle nüfusumuzun seksen altıyı aşması, yakalaması mümkün. Bütün bunları ne yapacağız? Düşünmek durumundayız. Şimdi bu ayla birlikte enflasyon oranlarının hızla aşağıya düşüşüne şahitlik edeceğiz. Enflasyonu inşallah yıl ortasında yüzde otuzlu. Yıl sonunda yüzde yirmili rakamlara indirmekte kararlıyız. Ülkemizdeki her kesimden her vatandaşımdan hesabını bu hedefe göre yapmasını istiyoruz. Asgari ücreti belirlerken hem geçmiş kayıpları telafi edecek hem de önümüzdeki yıla dair enflasyon öngörümsü destekleyecek bir yaklaşım benimsedik. Şayet beklenmedik bir tabloyla karşılaşırsak tıpkı geçen yıl olduğu gibi yine bir ara düzenleme yapmaktan da kaçınmayız. Ülkemizde her kesim gibi işçilerimizin, emekçilerimizin, çalışanlarımızın gelir ve refah seviyesini artırmış bir yönetim olarak bundan sonra da hiç
kimsenin hakkının zayı olmasına meydan vermeyiz. Biz milletimizle birlikte varız. Milletimiz için varız. Milletimizle birlikte var olmayı sürdüreceğiz. Diğer tüm hususlar gibi asgari ücretle ilgili adımları da bu hissiyatla atıyoruz. Şimdi sizlerle birlikte önümüzdeki
yılın asgari ücret rakamını paylaşmak istiyorum. Tabii bu süreçte gerek değerli bakanıma gerek TISK başkanımıza hassasiyetle bu süreci sürdürdükleri için şahsım milletim adına kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. Net asgari ücret iki bin yirmi üç yılında inşallah değerli arkadaşlar Anlıyorum. Net asgari ücret inşallah sekiz bin beş yüz lira olarak aramızda mutabık kaldık. Öyle mi? Evet. Sağ
uğurla beni. Evet. Bu asgari ücretin öyle ki tabii işverene yansıması olduğu gibi bize de yansıması var. Bütün bu yansımalarını düşünerek bu adım attık. Böylece asgari ücret de geçtiğimiz yılın ocak ayına göre yüzde doksan dört. Temmuz ayına göre yüzde elli oranında artış sağlanmış, yıllık ortalama artış oranı yüzde yetmişin üzerinde gerçekleşmiştir. Yeni asgari ücretin çalışanlarımız ve işverenlerimiz başta olmak üzere ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Tekrar bu süreçte emeği geçen
herkese teşekkür ediyorum. Sizleri de sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. Burak söyleyeceğim bir şey var. Müsaade ederseniz. Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Bakanım, değerli basın mensupları hepinizi ben de şahsın ve konfederasyonumuz
adına saygıyla selamlıyorum. Uzun ve zorlu bir süreci hep birlikte geride bırakıyoruz. Biz her platformda ifade ettiğimiz gibi Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun bu süreçte esasında üç tane önceliği vardı. Birincisi Sayın Cumhurbaşkanımız da az evvel ifade etti. Ülkemizin sürdürülebilir refahı oldu. Ikincisi çalışma arkadaşlarımızın, çalışanlarımızın enflasyon karşısında korunması oldu. Üçüncüsü de işletmelerimizi
ve üreticilerimizi ayakta tutarak üretimin ve istihdamın devamlılığın sağlanması oldu. Dengeli ve sosyal tarafların tümüne fayda sağlayacak bir asgari ücret belirlemenin önemini her daim aktarıyoruz. Biz bu süreç boyunca ki evlilden beri çok hızlanan bir süreç oldu bu. Pozitif mesajlarla ülkemiz çalışma hayatına da yine pozitif bir enerji vermeye de gayret ettik. Devlet işçi işveren ayrımına karşı olduğumuzu ben her fırsatta ifade ediyorum.
Bizden sık sık duyuyorsunuz. Devlet bizim devletimiz, işçi, bizim işçimiz, işveren, bizim işverenimiz aslında burada bir aile felsefesi var. Bazen tüm konularda anlaşıyoruz. Bazen aile birileri arasında anlaşmazlıklar da olabiliyor. Ama biz günün sonunda esas olanın birlik, beraberlik ve bütünlük olduğunu kalpten inanıyoruz. Iıı bugün tabii işçi tarafıyla bazı görüşarlıklar olmuş olabilir ama yarın başka konularda yine mutabakatler
sağlayacağız. Bu masadan kalkacağız. Çalışma hayatının diğer oda kalanları için hep birlikte yeni masalara oturacağız. Oralarda da anlaşmalar sağlayacağız. Tüm taraflardan özellikle kıymetli basın mensuplarından değerli kamuoyunda ben bu süreci bütünsel bir bakışta ve sağ duyuyla değerlendirmelerini istirham ediyorum. Kutuplaşmak, ayrışmak, çatışmak bizim biraz evvel ifade ettiğin bu aileye yakışmaz diye düşünüyoruz. Bugün açıklanan ücreti doğal
olarak ııı düşük olanlar olacaktır. Yüksek olanlar ııı olacaktır. Dengeli ve makul olanlar da olacaktır ama her zaman ifade ettiğimiz gibi asgari ücret bir taban ücrettir. Makul olması gerekir. Hedefimiz hep beraber ortalama ücretin artırılması olmalıdır. Bu nedenle belirlenen rakamın üzerine çıkma imkanı olan iş işletmelerimize de ilave atılabilecek adımları atma çağrısında her zaman bulunuyoruz. Odağımızın enflasyonla mücadeleye önce
alım gücünün korunmasına, artmasına, vergi istihdam kolaylıkları gibi çalışma hayatının diğer konularına ayıracağız bundan sonra. Bu vesileyle ben başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve ııı kıymetli bakanımız olmak üzere komisyon çalışmalarına katkı sunan hükümet, işçi ve işveren temsilcilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Biz tisk olarak ülkemizin kalkınması çalışma arkadaşlarımızın refaha için işçi işveren kamu tek yürek diyaloğa, işbirliğine, üretmeye hız kesmeden devam edeceğiz değerli arkadaşlar. Ben belirlenen asgari ücretin ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanım asgari ücret Türkiye’de yaklaşık ücretlilerin yüzde otuz yedisini ilgilendiren bir ücret fakat onunla sınırlı kalmıyor. Bütün ücretleri ücret yapılarını
düzenliyor. Asgari ücretin üzerindekiler kademe kademe asgari ücretten sonra yeniden ücretlerin ayarlandığı bir sürece giriyorlar. Bu demektir ki sizin açıkladığınız ııı bu rakam bütün çalışanları sadece asgari ücretle çalışanları değil, onun üzerindeki çalışanları da emekçilerin de refahtan pay alacakları yeni bir ücret skalasına onları ulaştıracaktır. Bu Türkiye’nin büyümesine büyürken emekçilerini
düşünen bir sosyal devlet anlayışına yakışan bir tutumdur. Bu yaklaşım ııı Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını toplumun bütünleşerek emekçileriyle işverenleriyle üretim sürecine daha ııı verimli bir şekilde katılmalarını sağlayacaktır. Sosyal devlet ııı politikalarına uygun bir yaklaşımı sürdürmeye ııı katkınızdan dolayı size saygı ve şükran duyuyoruz. Iıı sürece katılan işverenlerimiz ııı ve işçi kesiminin temsilcileri ııı rakamların bugün masada olmasalar da bu rakamın ııı müzakereler sürecinde oluşmasına katkı yapmışlardır. Onun için Türk iş temsilcilerine de başta Sayın Burak ııı Bey olmak üzere, TİSK ııı temsilcilerine de buradan teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum efendim.
Evet ben de tekrar gerek bakanıma gerek Burak Bey’e hakikaten bu süreç içerisinde ortaya koydukları performans sebebiyle şahsım milletin adına yine çok çok teşekkür ediyorum. Tabii bu açıklanan rakam bir yerde devleti olan
maliyeti itibariyle işverene olan maliyeti itibariyle nihayi bir rakam değil. Tabii bunun adeta katlayanları var. Bunlarla beraber bu maliyet ne yapıyor? Daha da tabii artıyor. E bir diğer tabii işin yanı az önce de ifade ettiğim gibi devlet olarak hiç unutmayalım ki sırtımızda
bizim önemli bir küfe var. Ve bu küfe devamlı doluyor. Altyapıyla, üst yapıyla sağlıkla, eğitimde attığımız adımlarla ve bütün bunlarla beraber ulaşımda atılan adımlarla Türkiye yeni yüzyıla çok farklı bir girişin içerisinde. Nitekim bugün şimdi biraz sonra Bitlis’deki yine bir açılışı yapacağım. Buradan videokonferans da yapacağım. Ve bu açılışta da yine çok ciddi bir bedel ödeyerek adım atıyoruz. Geçmişte hep söylediğimiz batıda ne varsa
doğuda güneydoğuda da o olacak. Demiştik. Işte şimdi onları da bir taraftan gerçekleştirmenin gayreti içerisindeyiz. Ben bu vesileyle tekrar tüm basın mensuplarımıza bu süreci yakından takip etmek suretiyle ortaya koydukları performanstan ötürü teşekkür ediyorum. Bu açıkladığımız asgari ücret
ülkemiz milletimiz için tüm işveren işçi kesimimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. Sizleri de saygıyla selamlıyorum. Saygı başkanım hayırlı olur inşallah. Iki bin yirmi üç yılı için net asgari ücret sekiz bin beş yüz TL. Bunun olması için aramızda mutabık kaldık dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında ekranlara getirdik. Iki bin yirmi üç yılında asgari ücret sekiz bin beş yüz lira. Peki sekiz bin beş yüz lira olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu. Eee açıklamalar yapıldı. Biz de bunları konuşmaya devam edeceğiz. Muhammed Bey bizimle birlikte.
Ahmet Bey eee Ankara’da. Peki şöyle yapalım. Bir araya
gidelim saat başında buradayız. Konuşmaya devam edeceğiz.