Cehaletin bilimi olur mu? Prof. Dr. Tayfun Uzbay yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=b8mhKHfO9o0.
Evet buradan ııı… Tabi size geldi, top da o yüzden. Evet, tabi uygun yere geldi. Buradan devam etmemi istiyorsunuz. Hocam gayet güzel bir giriş yaptı. Şimdi bilim sizi yanıltabilir mi dediniz. Hocamın kitabının adı da o. Bilim bizi kandırıyor mu? Şimdi bilim ııı… özü itibariyle bir deneme, yanılma ve yanılgıyı ayıklama süreci. Adı üzerinde yani deneyip yanılarak gidecek.
Yani büyük yanılgılar da olabilir bilimde ve bu yanılgılar aslında iyi ki olmuştur. Olmuştur. İşte ne yurtuna yanılgıları mesele. Evet yani bu yanılgıların üzerine çünkü daha doğrusunu kurabiliyoruz. O yanılgılara veya o yan yollara sapmadan doğrusunu bulma ihtimalimiz yok. Şimdi buradan bilim her seferinde mutlak doğruyu bulur. Bilimin dediği her şey mutlak doğrudur diye bir şey çıkarmak çok yanlış. Şimdi hocam bilim okur yazarlığından bahsetti. Bilim okur yazarlığını işte ilaç okur yazarlığına veya işte sağlık okur yazarlığına birçok şeyin okur yazarlığına evrebiliriz. Şimdi bu toplumun genel kalitesiyle ilgili genel eğitim düzeyiyle ilgili bir şey. Siz çok önemli bir şey söylediniz hocam Türkiye’den yakındı. Siz de dediniz ki bütün dünyada böyle. Bütün dünyada neden böyle aslında bunun özü şu. Eğitim ve bilim ikisi de ticareleşiyor. Bir ticari değeri var mı? Eğitimin bir ticari değeri var. Bilimin de bir ticari değeri var. Bunlara bir itirazımız yok. Ama bilimin mesela sağlıkla kesiştiği noktada sağlık aynı zamanda temel insan hakkı. İnsan hakları evrensel beyan namelesinde var. Bütün devletlerin anayasalarında var.
Bütün devletler vatandaşlarının sağlığını korumakla, kollamakla mükellef. Bu Covid-19 dediğimiz bu süreç içerisinde burada baya çuvallayan, sosyal devlet görünümlü aslında şirket devlet anlayışıyla idare edilmeye çalışan bütün dünyada sosyal devlet anlayışı tasviye edilip şirket devlet anlayışına gitmeye başladı.
Yani devlet sorumluluklarını, maddi sorumlulukları üzerinden atarak yönettiği vatandaşların tabi oyuna talip, onun oyunu alarak iktidara geliyor ama ondan sonra herkesin de başının çaresine bakması gerekiyor. Şimdi post-truth dediğimiz şu gerçek ötesi işte yalanın çok prim yaptığı bir dönem bu dönem ve bu döneme Covid-19 denk geldi. Tam da Covid-19 denk geldi. Ben bu cehalet bilimi kitabında, cehalet bilimi kitabını şeyden önce yazmıştım. Yani Covid-19’un salgınından önce ama o kadar çok malzeme çıktı ve orada o kadar çok örnek var ki bu dönemde anlatan. Sizin doğru ile yanlışı ayırt edebilmeniz için analitik düşünmeniz lazım. Analitik düşünce becerisine sahip olabilmeniz için ilkokul, ortaokul, lise eğitiminde bu beceriyi size kazandıracak iyi bir eğitime sahip olmanız lazım. Baktığımız zaman bu tarz bir eğitimin giderek pahalandığını, parası olanın gerçek anlamda böyle bir eğitime ulaşabildiğini, parası olamayanın da avunduğunu veya oyalandığını görüyoruz. Ortada böyle bir gerçek var, böyle bir realite var. Şimdi Türkiye’de 200’den fazla üniversite var. Hocam bir üniversite profesörü, ben de bir üniversite profesörüyüm. Eğri oturup doğru konuşalım. Profesör standardı ne şu anda?
Bu soruyu çok net bir şekilde sormamız lazım kendimize. Bakıyorsunuz bir profesör koyabiliriz. Dünya çapında Avrupa’yla rekabet edebilecek kadar bir birikimi var, bir ürünü var, bir eserleri var, ortaya koyduğu bir şeyler var. Öbür taraftan başka bir profesör ama siz lisede öğretmen bile yapmayabilirsiniz. Bırakın liseyi öğretmeyi. Hocam burada konuştuk Türkiye’de yanlış hatırlamıyorsam üniversite rektörlerinin 100’den 70’inin atı falmış makalesi yok. Yani bu çok kafa yormamız gereken ve artık bıçak kemiğe dayanmış durumda. Eğer siz eğitimi ve bilimi bu kadar ihmal ederseniz, hani hep bekah sorunu tartışılıyor ya sevgili hocam. Yani bekah sorunu falan diyor işte. Toplumun bekah sorunudur ya. Siz bilimi ıskalarsanız toplum yeterli bir eğitim düzeyine sahip olmazsa bu çok
ciddi bir sorun yaratır sonra. Mesela bağımsız olamazsınız. Yani eğer bu devirde bağımsız olmak istiyorsanız üretmek zorundasınız. Üretmenin yolu bilimsel üretim işte. Bilimsel bilgi, bilgi en değerli şey. Gerçek bilgi en değerli şey. Siz gerçek bilgiye ulaşamıyorsanız ve gerçek bilgiyi doğru yerde doğru şekilde kullanamıyorsanız, gerçek bilgiyi yanlış bilgiden ayırt edecek donanımlara sahip değilseniz,
analitik düşünemiyorsanız o zaman sizin algınız açık bir şekilde yönetilir. Çok açık. Peki hocam sizden sizin söylediğiniz benim anadım şu doğru doğru doğru doğru anlıyorum. Siz diyorsunuz ki küresel bir zeka var. Doğru. Küresel bir yönetim anlayışı var. Dünyaya yönetilen bir anlayışı var ve bu pek çok toplumu cahil bırakarak kandırmaya. Aynen aynen onu söylemeye çalışıyorum. Toplumlar… Niye böyle bir şey istiyorlar? Çünkü daha ticari yani dünya… İktidar ve hükmetmekle ilgili bir şey. Aynen aynen. Bilgi demek, bilim demek, teknoloji demek. Teknoloji demek yani elindeki büyük silah yani daha büyük ne olabilir ki? Yani siz konuşurken ben şimdi şeye bakıyorum mesela bu arkada Einstein gözüküyor. Çok güzel bir fotoğraf gerçekten.
Şimdi Einstein’a sorsanız bu insanlık için ne yaptım diye adam bir tek cümle söyler. E eşittir, emce kare. Şimdi o sözünü ettiğiniz Türkiye’deki onlar insanlık için ne yaptınız dediğiniz ne diyecekler? Yirmi yıl rektörlük yaptım şu kadar prof… Şu kadar öğrenci dövdürdüm, şu kadar öğrenci tutuklattırdım, şu kadar öğrenci üniversite girişine geldim. Bu da… Muhalif görüşlektandan şu kadar öğretim üniversiteden uzaklaştırdım.
Bilim, bilimin title’la ünvanla filan bir işi yok normalde. Yani bilim gerçekten bir basit bir örnek. Mesela bunu ben Orhan Bursalı’dan dinlemiştim. Aziz Sanjar böyle kapalı bir şeyde laboratuvarda bu DNA ile ilişkili ilk işte o repair mekanizmalarını filan aydınlat diye de yavaş yavaş kafasında belir değil de o karanlıkta kafayı yukarı kaldırıp tanırım demiş.
Bunu bilsen bir de ben biliyoruz. Bilim böyle bir şey için yapılır. Yani onun dışında ünvan bilmem işte değil mi hocam? Yani nerede olduğun statün makale sayın bundan hiç pratik anlamı kalmıyor. Bir şey daha var çok uzatmadan önemli bir şey söyledim. Dediniz ki Fransa’da aşı meselesi geldi ve Fransa’da dediğiniz bir şeyler oldu. Şimdi bilim aynı zamanda bir birleşik kaplar. Yani bütün dünya etkileniyor burada. Şimdi bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var.
Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var.
Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var.
Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var. Bilim de bir şey var.
Bilim de bir şey var.