Bilim yanılabilir mi? Prof. Dr. Mustafa Çetiner yanıtladı

Bilim yanılabilir mi? Prof. Dr. Mustafa Çetiner yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=vO-GyvsQcgE. Hocam kitabın adıyla başlayayım ilk soruyu çünkü siz sormuşsunuz bu soruyu. Ben de size onu sorarak başlayayım. Biri bizi kandırıyor mu? Bu sorunun cevabı çok net yok aslında. Yani birden çok cevabı var. Yani bilimin 21. yüzyılda bu yaşadığımız…

Bilim yanılabilir mi? Prof. Dr. Mustafa Çetiner yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=vO-GyvsQcgE.

Hocam kitabın adıyla başlayayım ilk soruyu çünkü siz sormuşsunuz bu soruyu. Ben de size onu sorarak başlayayım. Biri bizi kandırıyor mu? Bu sorunun cevabı çok net yok aslında. Yani birden çok cevabı var. Yani bilimin 21. yüzyılda bu yaşadığımız post-truth dediğimiz yani gerçek sonrası dönemdeki konumu gerçekten çok tartışmaya açık. Çünkü gerçek bilimin bir manipüle edilen
bir iktidar aracı olarak kullanılan bilim ve safsata ve bilim dışılık arasında sıkışmış bir durum var. Ve tabi bilimi savunurken de böyle bilimin yanılmaz tek bir şey olduğunu filan da o kadar net söyleyemeyiz kuşkusuz ki. Bir şeyin bilim olmak için yanlışlanabiliyor olması lazım. Evet, yanıltıcı ve yanlışlanabiliyor olması gerekir.
Böyle bir çağda gerçek bilimin yani manipüle edilen bilim ve safsatadan arınmış, bilim dışılıktan arınmış gerçek bilimin orta ve uzun vadede yanılmayacağını söyleyebiliriz. Ama doğruluğu her zaman değişebileceğini zaten bilimin temelinde kuşkunun yattığını ve kuşku ve merak olmaksızın bilimin yapılamayacağını da öngörmek lazım. Yani o nedenle bu sorunun net bir cevabı yok aslında. Peki hocam şimdi son günlerdeki aşı tarışmadan konuya girersek. Yani daha bir süre geliniriz ama mevcut tartışmalar orada çok yoğunlaştı diye oradan girmek isterim. Şimdi dünyada diyelim ki 10 milyon hekim var belki daha fazla. 10 milyon hekimin 9 milyon 990 bini,
kardeşim bu aşı iyi bir şeydir ve olun diyor. Fakat insanlar bunu söylemeyen geri kalan bin kişi mi yüz kişi mi kaç kişi ise onları ortaya çıkartıp onlara inanmayı tercih ediyorlar. Bunun kaynağı nedir? Gerçekten bu tam da yanıtlanması gereken soru. Yani 6-7 milyar doz yapılmış bir aşının güvenilirliğinin dikkate alınmayıp
ya da bundan kuşku duyup işte Facebook’ta İtalyan olduğu iddia edilen doktor olup olmadığı belli olmayan birinin aşı karşılığı söylediği şeyleri WhatsApp’tan birbirlerini iletip işte bak aslında böyle yapıyor dedirten kafanın ya da mantığın ne olduğunu iyi ayırt etmek lazım. Burada birazcık şöyle bir durum görüyorum ben. Yani bilim ve bilgi emek gerektiren bir şey. Yani üzerinde uğraşmak, kafa yormak gerektiren bir şey. Stresli ve zor bir şey. Bir şey kanıtlamaya çalışıyor. Evet ve bir birikim gerektiren bir şey. Bu çok önemli bir fark. İkinci önemli şey de mutlak rasyonalizm aslında insanları tahmin ettiğimizden veya düşündüğümüzden daha mutlu yapmadı aslında ve bilimin, bilginin, bilgi ve bilimin yarattığı
teknolojinin bir iktidar aracı olarak kullanıldığını da biliyoruz bu dünyada ve bilim ilerlesin. Şöyle yani bilgiye, teknolojiye sahip olanlar bunu elinde bulunduranlar, bunu elinde bulundurmayanlar üzerinde tahküm yaratıyorlar ve altta kalanların hayatlarında daha iyi bir şey olmuyor aslında ve burada içgüdüsel bir tepkiden söz edebiliriz.
Yani neyin ne olduğunu tam söz emiyor ama bir şekilde… Altta kapasız evlinin diğerinin bilimin hakimiyet olduğunu anlayarak bilimi reddetmek edecek. Evet yani oradan bir nefes alma noktasına gidiyor. Yani hep şunu düşünüyorlar. Yani mesela şunun cevabını nasıl verebiliriz? İşte ortalama sayılabilir bir maaşla şu pandemide bir sürü meslektaşımız kaybedildik ve bu bir sürü meslektaşımız aslında işte bu aşı karşıtları ya da bilim dışı tavır alanlar gözünde büyük ilaç firmalarının paralı elemanlarıydı. Öte taraftan işte böyle alnişanlı muayenehanelerinde siz de biliyorsunuz Nişantaşı’nda ot çöp satan bunlardan büyük paralar kazanan bir takım insanlar da sanki bu büyük ilaç
tröstlerine karşıymış gibi bir algı yaratabildi. Yani bu o kadar içinden çıkılmaz ve anlaşılmaz bir şey ki serin kanlı bir şekilde bu soruları kendimize sormalıyız. Yani biraz tabii Türkiye’deki bilim okur yazarlığının az olması işte bilime fazla prim verilmemesi bilginin çok değerli olmaması. Bilime prim verilen ülkelerde de aynı şey. Fransa bilime prim verme mülke diye miyiz? Fransa’da da bu var.
Amerika’da tamam ortalama insan değil belki ama en azından yönetim anlayışı Amerika’nın bilime değer veren bir anlayış. Bütün dünyanın her yerinden en parlak beyinlerin ülkeye gelmesini sağlamak için çeşitli düzevelere yapan bir ülkenin bilime değer vermeni söyleyemeyiz. Ama Amerika’da da aşı karşıtlı veya bilim karşıtı olabilir. Ama yine de sonuçta mesela şimdi Amerika aşılamayı öyle ya da böyle bir noktaya getirdi. Vakasayalarını 40 bin liraya düşürmeyi de başardı bir taraftan.
Yani orada yine bilimin sonunda dediği oldu. Bizim burada da olabildiği kadar oldu yani. Birazcık ne kadar izin verdiğinize falan bağlı yani Google’daki bütün bu Asparagas haberlerin Twitter’da filan nerede çıktığını Amerikan hükümeti bilmem binlerce Twitter’dan Atakan Emin bunun detayını söyleyecektir. 12 kişiye ulaştılar. Bu saçma sapan şeylerin çıktığı 12 kişi tespit ettiler.
Kaynak yani bu da bir emek. Evet, buldular yani emek vererek buldular ve giderek o söylem geriye doğru çekiliyor. Aşının özel bir durum var. Şu sebepten yani siz mesela bilime inanmıyor olabilirsiniz. Bilim dışı bir duruşunuz olabilir. İşte tıbba inanmıyor olabilirsiniz ve kanser hastasınızdır. Dersiniz ki ben hiç tedavinizi reddediyorum. Ben öleceğim. Tamam kardeşim. Bu sizin seçiminiz. Ama salgın hastalıklarda ve aşıda durum farklı.
Çünkü buradaki seçimleriniz benim seçimim sayın hocamı etkiliyor. Sevgili Atakan’ı etkiliyor. Sizi etkiliyor. Onlara da tedavi şu siz olursanız şu niye korkuyorsunuz? Yok öyle bir şey yok ama işte burada burada şunu söylüyoruz. Aşı yüzde yüz korumuyor ve yayıldıkça virüs mutasyona uğrama şansı şanssızlığı artıyor. O mutasyonlarla ortaya çıkabilecek yeni varyantlara karşı da aşı etkinliğimiz azalabiliyor.
Yani aşının yüzde yüz koruduğunu söylemiyoruz. Ben bugün uçakta gelirken aynı durum oldu. Maske takarsın içeride takmazsın işte maskeni çıkar konuşmanı duymuyorum filan böyle yerginlikler olabiliyor. Mesela bunlara izin vermemek lazım. Asparagas haber yayınlayanlara bu karşı çıkanlara o kadar da prim vermemek lazım. Çünkü bilimin temeli bilmek fiilinden geliyor. Yani bilmek ile ilişkili bir şey bilim.
İnanmakla ben dedim oldu ben böyle inanıyorum böyle sözlerle olacak bir şey değil. İnanç sistemi değil bilim. Bilgi sistemi yani elinizde somut bilgi olacak ona göre konuşacaksınız. İnanç ne kadar irrasyonelsin o kadar güçlüdür. Bilim ise ne kadar rasyonelsin o kadar güçlüdür. Evet bilimin gücü ikame edilememesinden. Yani siz aşılara karşısınız o zaman sormak lazım. Peki ne yapalım? Yine o sorunun cevabını bilim içinde vermek zorundasınız.
Dışarıdan bir yanıt yok. O yüzden bilim yerine konamaz bir şey. Yani bilim ve sanat bence insanlığın yarattığı en büyük iki değerdir. Yani bu değerin üzerinde bence bir değer yok aslında dünyada. Yani inanmak yani bu post truth döneminin şeyi inanıyorum öyleyse haklıyım. Hani düşünüyorum öylese varım gibi yani inanıyorum öyleyse haklıyım. Öyle bir subjektivite oluyor ki bir taraf tutuyorsunuz ve o tarafta size uygun argümanları toplayıp tartışıyorsunuz. Bilim de aldı ki mutlak bir objektivite gerekir. Yani yanıldığınızı kabul etmeniz gerekir. Geriye adım atabilmeniz gerekir. Kararlar verirken son derece objektif olmanız gerekir. Ama tabi bilim ve bilim dışını tartışırken belki ilerleyen saatlerde bilimin de kapısının önü çok temiz değil.
Oralara da girmek ve oraları da temizlemek gerekiyor.