"Enter"a basıp içeriğe geçin

Devrim Akyıl Uyarıyor! Borsa Ve Dövizde Aralık Sancısı! | Bahar Feyzan

YOUTUBE Bahar Feyzan kanalının
Devrim Akyıl Uyarıyor! Borsa Ve Dövizde Aralık Sancısı! | Bahar Feyzan

isimli videosundan fısıltılanmıştır.

Bu tür içerikleri ve daha fazlasını görmek için videoyu beğenip abone olmayı unutmayın…
Yorumlara da yazının linkini paylaşarak bize destek olabilirsiniz.

Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=9PL04JLCes0.

Herkese merhaba, iyi akşamlar. Gördüğünüz üzere biraz daha çirkin çıkıyorsam stüdyodayım. Aydın’a şey yapıyorum, sarıyorum şu anda. Bir ışık şöyle bir, sarı ışık yok mu, niye yok falan krizlerdeyim.
Sormayın. Nasılsınız efendim, iyi misiniz, keyfiniz yerinde mi? Ben böyle iki gündür gel gitlerdeyim. Belki yıl sonu çarpması ve etkisi mi diyeyim bilmiyorum. Devrim Akyalık bizimle beraber sorularımızla kendisini sıkıştıracağız. Ne olacak ne olacak, en büyük şeyimiz bu. Nasılsın Devrim, hoş geldin. Sağ ol, iyi bir hastalıktan kalktım ama toparladım. Çok geçmiş olsun.
Çok teşekkürler, bu sefer bir influenza herhalde ama çok çarpıyor, bir tuhaf. O açıdan bir iki haftamın yediği ama toparladım. Biraz sesli hala şey var. Onun dışında genel halim iyi yani sağ ol. Onu ben duyuyorum ya, biraz bu seferki fena çarpıyor diye. Sen maske takmıyor musun dışarıda? Genelde kapalı yerlerde takıyorum ama bir iki uçak yolculuğum oldu arka arkaya belki onlar da ne kadar dikkat etsek de bu işin kaçarı yok.
Çin’de mesela bu iş biliyorsun mRNA aşısı olmayan, tabii aşı karşıtları çoktur yani. Fakat mRNA aşısının da ne kadar etkili olduğu belki başka sonuçları olacak o apayrı bir konu tartışma konusu ama. Hiç mRNA aşısı olmayan Çin’in de covid ile nasıl boğuştuğunu tekrar tekrar görüyoruz. Bence bu yıl da yine oradan yepyeni daha büyük sıkıntılar tekrar gündeme gelecek gibi duruyor.
Hani hemen kendi hastalığımızdan uluslararası konulara şey yapalım gönderme yapalım diye söyledim. Herkes intiharına eşiğindi artık. Evet. Yani o yüzden gelmese iyi olur diyeceğim. Çin’de bu arada o iş çok karıştı. Yani bu sefer yine sıfır covid politikasıyla işte şey yapacağız gibi bir sert yaptılar ve o sırada aldıkları önlemlere halktan büyük tepki geldi. İşte o Foxcan diye dünyanın en büyük telefon üreticisi şirketlerinden bir tanesi 220 bin çalışanı var. Biliyorsun Apple’a da iPhone 14 tarafından üretiyordu. İnanılmaz bir tepki geldi oraya geçici aldıkları işçiler içerisinde birkaç covid vakası yüzünden bir anda orayı kapatmaya kalktılar ve o kapanmaya karşı büyük tepki geldi. Sokaklarda eylemler başladı ve şu anda bir şekilde ilk defa Çin sıfır covid kelimesini son dünkü toplantılarda konuşmadı kullanmadı. Yani birazcık yumuşamaya doğru gidiyor ama bu yumuşamanın onlara başka maliyetler olacak. Yani covid olarak dönecek diye düşünüyorum. Çünkü ona hazırlıklı değil. Farklı bir metoddan geçtiler.
Yani bu imir sisteminin yani bu bağışıklık sisteminin işte sürü bağışıklığı falan konusu çok eleştirilmişti zaman da ama ondan geçmeyen toplumların da bence eninde sonunda daha uzayarak bu işlerle borçlu devam edecek için böyle bir yer. Yine tedarik krizi olur mu diyorsun? Tedarik krizi bence zaten hiç bitmedi.
O birazcık tedarik krizi bölümü biraz Çin’in dünyaya pazarlaması, Çin’in dünyayı enflasyonist, stafilatif döneme itirmesi operasyonun bir parçası bence. O açıdan o bölümü hiç bitmeyecek. Şimdi mesela işte… Çin’in dünyaya nanik yapması yani bakarsan bir manada.
Evet bunu geçmiş yayınlarda seninle aslında tartıştık ve bu Apple’ın mesela üretimi Çin’den çıkma kararı almaya başladı. Tam resmen başlamadı ama o doğrultuda bir operasyon düşünüyor. Bence bütün üretim şirketleri yavaş yavaş Çin’den uzaklaşmak zorunda kalacak. Yani bu iş böyle yanlış yorumlanmasın. Geçici bir dönemden geçmiyoruz. Tam tersine 5 yıl belki de 10 yıl sürecek bir stafilatif dönemden geçiyoruz.
Bu ne demek? Biz 40 yıldır devam eden bir neoliberal, özellikle Doğu Bloku’nun yıkılmasından sonra, 90’ından sonra, 30 sene son 30 sene daha aktif ama toplam 40 yıldır falan bir neoliberal bir dönemden geçiyoruz. Buna önce işte bilgisayarın hayatımıza girişi, daha sonra internetin hayatımıza girişi, daha sonra iPhone ve akıllı telefonlarının hayatımıza girişi filan derken sürekli olarak hem deflatif daha ucuza üretim daha kolay filan.
Daha bir anda artık bunun doyum noktasına ulaştığımızı düşünüyorum. Ayrıca Asya’da 1 milyardan fazla insan köylerden şehirlere göçtü. Bu da büyük bir ekonomik yapılanma, yeni bir büyüme şeyimi yarattı. Ama burada bir tıkanma ve sona geldik. O açıdan hep bunu değiniyorum ama ben çünkü bunun 2022’nin bir başlangıç yılı olduğunu ve önümüzdeki yıllar boyunca bu dalganın dalgalar halinde gidip geleceğini söylüyorum. O açıdan buna böyle bir ya bu geçicidir, kriz geçicidir hadi düşsün alalım filan çok düştü Çin hisseleri filan. Bu mantıkta değil tabi ki belli düşüşlerden sonra tepkiler geliyor borsalara veya ürünlere filan ama stakflasyon olgusunu 70’leri iyi incelemeden anlamak mümkün değil. 1970’lerin dünyasıyla inanılmaz benzer bir döneme girdik. Tıpkı faizleri yükselmesin.
Aynen yani o zamanda enflasyona tam çözüm üretemeyen ve geriden takip eden enflasyonu izleyen bir fed vardı ve diğer merkez bankaları ve dünya hem savaşlar hem anarşi dünyanın her tarafını sarmıştı. Ben çok benzer bir dönemin içinde olduğumuzu düşünüyorum zaten bunun savaşta bu beklentimiz dahilindeydi yani savaş sonuçta sebep değildi.
Bu Rusya-Ukrayna savaşı bence bunun önümüzdeki dönemde maalesef umarım yanılırım bu konuda yeni cepheler değişik dünyanın eşkıyalarını yeni cepheler ekleneceğini hala düşünüyorum. İbrahim bey demiş ki devrim hoca borsanın seçim sürecine kadar nasıl ilerleyeceğini düşünüyor. Borsa biliyorsun aslında bugünlerin yani şeyi en ana konusu biraz hayal kırıklığı var bazı hisselerde işte sasa ektaş gibi bir şeyler olduğu düzeltmeler deniyor bazı şey ama bir ne oluyor şu anda bir onu anlatalım.
Çünkü artık kriptoya döndü işler bence hani 2021 sonuydu değil mi böyle 100 bine çıkacak işte herkes şunu al bunu al. Tabii tabii halindeydi ya kriptolar da tam olarak o ona döndü sanki işler biraz. Maalesef. Maalesef çok benzerlik gösteriyor böyle söylediğimiz zaman kızcılar ne alakası var hocam saçma sapan bir kripto paranın bir borsadaki hisse senedir ile aynı olmasını bekleyemezsiniz falan deniyor. Bu kısmı tabi ki ben de bu görüşteyim ana görüşüm borsalarla kriptolar birebir aynı değil ama kriptolar da çok iyi projeler var bu arada yani bütün kriptoları kripto paraların hepsini sıfırlamak veya bunlardan vazgeçmekte doğru değil. Sadece oradaki denetimsiz mekanizma dünyadaki fazla para bu şımarık ve serseri para bu kripto meyyeyi yaratmıştı.
Şimdi ondan ne kadar dramatik bir sonla maalesef uzaklaşıldı. Daha da devam eden bir süreç bu. Borsada da benzer hikayeler var yani ben borsayla birebir az önce söylediğim gibi aynı şeye kefeye koymuyorum.
Çünkü burada şirketler var şirketin bir operasyonu var sadece bu operasyonları bu şirketlerin alternatifsizlik yüzünden ülkede aşırı iyimser fiyatlanmış durumda bu aşırı iyimser fiyatlanma olgusu maalesef biz değişik ürünlerde görüyoruz.
Ben mesela bitcoin’e de karşı asla olmadım ama bitcoin’e de aşırı iyimser fiyatlanmasıyla belli seviyelere çıktığını düşündüğüm için şimdi burada da aşırı iyimser fiyatlanmış hisselerle 10 yıl 20 yıl 30 yıl sonrasının kar beklentlerini hatta bilmezsa bir sandalye şirketlerinin inanılmaz seviyelere çıktığını görüyoruz. Bunlar finansal rasyoları yani eski borsacılar işi bilenler şu anda inanılmaz çok hesap açıldı yani bu yıl içerisinde 1 milyondan fazla hesap açılmış durumda yeni hesap. Bunların önemli bir kısmı 50 bin liradan aşağı miktarlarda açıyor. Yani insanlar enflasyondan korunmak için nasıl kripto paralara gittilerse şimdi de borsaya geliyorlar. Fakat seçim yaparken doğal olarak ya hızlı gidecek bir şeyler hemen toplayalım hızlıca parayı vuralım falan telaşıyla yanlış yerlere yanlış sokaklara giriyorlar.
Ne bileyim işte şişe camdı asel sandı kozu altındı işte iş bankası bu böyle uzun süreli sağlam şirketlere girmek yerine onlar da prim yapıyor ama görece tempo olarak çok daha yavaş ve şey gidiyor daha hızlı gitsin biri 10 yapsın biri 100 yapsın falan filan işte girsin çıksın.
Şimdi onların içerisinde de bazı iyi şirketler var ama belki yüzde 100 yüzde 200 yüzde 300 primler normal olacakken yüzde 1000 yüzde 10 bin primlere ulaşıldı. Bunlar sözlük tanımı finansta balon oluyor. Yani şimdi böyle söylediğim zaman çok kızıyorlar saldırılar da bulunuyorlar bana sosyal medyadan yani bununla bu tip uyarılığımız halbuki uyarılığımızın ne kadar haklı olduğu çok kısa zamanda anlaşılıyor.
İşte bazı hisseler sasa ekleş için bazı yorumlar yaptık kontrol matik filan bunlar inanılmaz sert yükselip geri çekilmeler yaşadılar şu anda zirvenin neredeyse yarı fiyatındalar ulaştıkları zirvenin. Şimdi hiçbir zaman tepeleri ve dipleri bulamazsınız ama bir şirketin ne kadar pahalı olduğunu bulabilirsiniz ki şirketin patronu çıkıp benim islam çok pahalı dedi.
Biz söylemiştik daha sonra patronu çıkıp daha aşağı bir fiyatın pahalı oldu söylediğimizin. Doğal olarak yani şirket patronları bile bunu söylemek zorunda kaldı çünkü çok canlar yanacağını fark ediyorlar bir noktada. Çünkü yatırım bu işini aşka dönüştüren güzel bir şey belki böyle çok içtahlı ve sevgiyle büyük bir aşkla bu yatırımları yapmak ama ben bu iş ciddi ve sıkıcı bir iştir yani yatırım işi böyle heyecanlı zevkli şeyle aşkla yapayım dediğiniz zaman hata yaparsınız.
Çünkü böyle hisse senedir ile falan aşk yaşanmaz şifre iyi gidiyorsa tutarsınız çok pahalınca satarsınız aşırı pahalınca şort bile yapabilirsiniz falan filan yani bir bunun bir mantığı vardır o mantık doğrultusunda kısa vadede belli dönemlerde bu mantıktan hezeyanlarla çıkılır.
Sonra o tekrar o mantığa dönüşler olur. Şimdi 2021’in kripto parası ve nasdaq mesela Amerikan teknoloji endeksi çok benzerlik gösteriyor bugünkü bizde maalesef borsa İstanbul ile diyelim. Böyle söyleyince de kızıyorlar alakası yok o başka filan çok benziyor. Yapısal olarak insan davranışları olarak o zaman da ben yine çok eleştiri aldım ya ben bitcoin ve kripto paraları 50 bin 60 bin dolar derken çok ciddi anlamda bu işin patlamak üzere olduğunu grafiklerle makroekonomik teoriyle de.
Ama kimse o zaman da dikkate almak istemedi çok eleştirdi çok saldırıyordu. Şimdi o zaman saldırıların hepsi teşekkür ediyor keşke daha önce tanışsaydım diyor. Borsada da böyle benzer saldırılar oluyor bu manipülatif çıkmış hisselerde tabi maaşlı elemanları var bunların çok takipçili hesaplar oluşmuşlar sadece bu iş için yani bir insan sadece bir hisse senedirine yatırım yapmak için twitterda filan hesap açar mı? Açıyorlar demek ki farklı hedefler farklı. Manipülasyon diyorsun. Farklı geriler var burada kişisel maaşlı elemanlar var. Troller gibi. Tabi yani. Bu insanlar bu işlerden besleniyorlar size de saldırıyorlar doğal olarak çünkü sadece bir yönde yorum yapmak istiyor ya şirket iyi olabilir belli bir fiyatta da iyidir ama belli bir fiyata geldiğiniz zaman da aşırı aşırı hep yukarı yönlü trade olmaz yani hep hisselerine fiyatları hep yukarı gidemez.
O açıdan bu dalgalar belki soruya dönersek çok uzattık belki geniş anlamda ama borsanın seçime kadar iyi olması bir kodlama şimdi mesela bana sürekli bu geliyor hocam seçime kadar bir şey olmaz sen merak etme filan. Ben merak edeyim birilerinin merak etmesi lazım çünkü kimse merak etmezse sonra da birilerine bir ihale kalacak birileri de birazcık bu işten anlayanlar biraz merak etsin biz dönem dönem uyarılar da bulunalım ben borsa seçime kadar kötü olacak filan demiyorum ama
merak etme burada da değilim yani size mesela geçen yıl eylül ekim kasım ben eylül de ekim de ısrarla doların çok sert yukarı yapacağını anlattık 14 minimum seviyeye doğru 14’ün üstünde de aman satın ne olur bakın burası çok şişti burada bir ani bir operasyon olacak diye uyarı uyarı uyarı sonunda aklı çıktık o zaman çok teşekkür mesajı aldım çok kişiyi kurtardık.
Fakat tabi o sırada da 15’ten sattım 18 oldu senin yüzünden diyenler de olmuştu şimdi bu zirveleri bulamayız ama bir şeyin yanlış gittiğine fazla olduğunu anlarız ve hissiyatımız olur. Şimdi borsada da benzer uyarıları yaptığımız zaman hisselerle ilgili benzer saldırılar şimdi burada da seçime kadar bir şey olmaz seçime kadar borsayı destekleyecek hükümet nasıl olsa iyi olacak filan dendiği zaman benzer kodlamaları görüyorum. Borsayı destekleyecek hükümet ne demek ya borsa serbestli piyasa değil mi seçime kadar hükümet borsayı destekleyecek demek ben hükümet olarak belli şirketleri ben mi şey yapıyorum hareketlendiriyorum oraya bir hacim mi koyuyorum yani. Bunun çok tipik örneği vardı iki gün önce tam borsanın düzeltme ihtimalinin arttığı bir yerde varlık fonu kar demir ağanın belli bir yüzesini satın aldı işte bu o arada kar demir yükseldi ereği yükseldi falan. Devlet tabi ki ben tamamen başıboş bırakılması yani bunun bir miktar desteklenmesine çok aşırı şey değil ama bu işin artık çok böyle endeks mühendisliği şeklinde itinayla sürekli olarak biri düşüyorsa endeks kağıdından hemen öbürünü alayım tutayım filan bu birazcık artık fazla yapmakta.
Artık fazla yapay durmaya başladı o açıdan burada yine bir sakatlık görüyorum çünkü her şeyin kontrol edildiğine inandığınız piyasalar sağlıksız piyasalardır.
Bitcoin 100.000 dolar olacak 1.000.000 dolar olacak emin o çok rahatım hep sadece alırım ben falan diyenlerin ya hocam ne yapacağız biz 19.000 dolara düştü ne yapacağız dedikleri zaman 15.000 dolara düşebilir falan diye yorum yaptığımız zaman bile ne kadar panik dediklerini düşünüyorum ki halbuki aynı insanlar 55 60.000 dolar da çok ya hocam boşver geç düşse de ben tutacağım filan diyenler 19.000’den 15.000’e düşüşü bile kaldıramaz hale geliyorlardı.
Bunları niye anlatıyoruz bunlar insan davranışları trendlerde kuvvetli trendlerde anormal bir ego şişmesiyle ve özgüven patlamasıyla her şeyi ben bilirimle maalesef olur. Ben de kişisel olarak bu süreçlerden geçtim yaşadım bunları her şeyi çok iyi bildiğini zannedersiniz ve borsayı çok iyi okuduğunuzu zannedersiniz.
Çünkü devlet desteğiyle alternatifsiz bir şekilde bir operasyon yapılıyor borsa lehine fakat ben de diyorum ki bu işler böyle mükemmel çalışmaz. Eninde sonunda bir yerde bazı çatlak sesler patlaklar olmaya başlar ve gebiden birileri inmeye başlar. Şimdi böyle şeyler bazen kontrollü olur bazen kontrol dışı gelişir dışardan bir haber gelir tuhaf bir haber gelir beklemediğiniz ve o kontrol kaybolur ve hasarlar olur.
Şimdi o kontrolün kaybolabileceği bölgelere çok çok geldik fazla bile taşıdık. Hocam bize bir şey olmaz ya. İşte bu görüş maalesef. Ya saçmalamayın hocam bize bir şey. Maalesef bu görüş çok şey çok başıma geliyor görüyorum ve ben de çok alışkınım. Hocam sağlam dediler aldık ya. Aynen yani şimdi ben çok eleştirilmeye de alışkınım ben çok umurumda değil insanları yeter ki koruyabiliriz küçük yatımcıyı. Önemli olan hasardan çıkma büyük hasarlar yememek büyük hitler almamak yani küçük hasarlarda kaçabiliyorsanız sorun yok. Onun için böyle bir trendin üzerinde belli seviyeleri takip etmek lazım. O seviyeler kırıldığı zaman ne kadar senaryoya imsar bile olsa ya ben bir çıkayım izleyeyim kenardan tekrar yukarı atarsa orada girerim demek lazım. Şu andaki borsanın maalesef durumu o 4920 bölgesi çok önemliydi. En sonunda orayı kırdık şimdi kırdık. Bugün itibariyle 4720 bölgesinde son önemli bir ortalama desteğimiz vardı oradan sektik. Şimdi bugün oradan sektik biraz yukarı yaptık ama bu hareketin ben hala daha majör bir tepe olma ihtimalini görüyorum. Buralarda bir majör tepe oluşma ihtimali var. O açıdan ben o 4900’lerin üzerine hatta 5100 50 100’ün üstüne gidip de kalmadan majör bir şeyin oluşacağını düşünmüyorum.
Bir olasılıktan söz edeyim teknik olarak bir ihtimal buralardan 4700, 720, 30’lardaki buradaki destek tutarsa bir ihtimal yeni yüksek yapma ihtimalide olabilir. Aa tamam sorun kalmadı denebilir. Hissiyatla girilebilir ama o da çok majör bir ralli olmaz. Böyle önceki tepenin biraz üstüne gidip 5300 lira falan gidip oradan tekrar kafayı çevirebilir. Uyumsuz bir tepe yapabilir. Bu olasılık dahilinde ama benim bas senaryom hala buraların majör bir tepe oluşma ihtimali.
O açıdan birazcık kenardan izlemek. Tamam sağlam kağıdınız varsa desteğini kırmadıysa tutmanızda bir sorun yok ama bu aralar destek kırmak için uygun havalar. Özellikle yurt dışındaki dalga biraz tuhaf gelişiyor. Onu da yakından takip edeceğiz bu günlerde. Çünkü orada da bir Noel Baba rallisi ya her yıllar aralıkta çıkarız merak etme hocamlar geliyordu. Arka arkaya tokatlar geldi. Ve sert satışlar geldi bu hafta şey bugün biraz daha iyimser ama o da yarın enflasyon verisi var Amerika’da. Yine enflasyonda düşüş eğiliminin devam etmesi bekleniyor. Bunun da seninle yayınlarda defalarca dile getirdim. Şimdi ben enflasyonun Amerika faizleri sert şekilde mevcut enflasyon rakamının üzerine en azından yüzde 5 5 buçukların üzerine çekmediği sürece.
Enflasyonun kalıcı olarak düşeceğini düşünmüyorum. Hatta oraya çektiği zaman bile kalıcı geçici olarak gevşeyebileceğini düşünüyorum. Yani enflasyon da geçici gevşemeler devam edebilir ama bunlar yanlış sebepler üzerinden gelişeceği için yani. Rezesyon fiyatlaması yani insanlar alamadığı için fiyat düşmeye başladığı anda Türkiye’de şu andaki sıkıntı da biraz öyle.
İnsanların alım gücü öldüğü için mesela ev fiyatları niye ev satışları niye düştü hala alternatifsiz yani şu anda nedir. Yani paran Türk lirası mevduata yatıramıyorsun ya borsaya gideceksin ya ev alacaksın. Şimdi ev alıyorlardı oradan çıkıp ya biraz borsaya girmeye başladılar. Fakat evi alamayacak hale geldi çünkü o fiyatlarda o evi alabilecek insan sayısı bitti yani tükendi. Alım gücü yakalayamadığı için fiyatlar kafayı çevirmeye başladı. Şimdi bu enflasyon da düşüş algısı olur ama bu aslında rezesyondur. Yani nereye varmaya çalışıyorum yarın mesela Amerikan enflasyonu geldiği zaman bu eğer piyasalarda yeterli a düştü kafayı da çevirdiğini varsayalım. İyimser bir senaryoda bu borsayı alıp başını tekrar götürmezse özellikle bundan çok korkmak gerekir.
Çünkü bu sefer gerçekten piyasa en sonunda doğru bir algıya dönmeye başlamıştır. O da tekrar insanların faize sığınması tahvile sığınması anlamına gelir. Yani sert bir rezesyonu fiyatlamaya geçiyor anlamına gelir. Vav. Ama şu anda bütün bunları anlatırken Amerikan on yıllıkları ile ilgili bugün bir tweet atmıştım. O çok önemli. Çünkü o Amerikan on yıllıkları ben 0.64’lerdeyken iki sene önce 3’lere 4’lere çıkacağını ön görmüştüm. Kimse böyle bir ihtimal daha tartışmazken. Vermiyorlar. Bu yılda Ekim ayında 4.20’lere geldiği zaman 5 konuşulmaya başladığı zaman ben oralara izin vermeyeceğini özellikle Amerikanın zinesinin müdahalelerde bulunacağını belirtmiştim. Ve oradan kafayı çevirdi. Şimdi geldiğimiz beklediğim yerler 3.37’lerdi. Bugün 3.40’ları gördük. Sanki oralardan toplamaya başladı. Eğer on yıllıklar buradan faiz yukarı gidiyorsa eğer yarın da enflasyonda aşırı bir şey olmadan biraz daha bir fiyat şeyleri satışlar gelirse yani faizler yukarı giderse zaten piyasa için pek iyi imsar olmayacak.
O açıdan biraz böyle hep söylüyorum bu yıl için kar cebe yakışır. Karınızı alın. Bir ürün de para kazandıysanız. Aynen yani alın. Bir şey de kazandıysanız doğru veya yanlış. Bu biraz da şans faktörü bu yıl. Yani öyle sadece bilgiyle falan değil. Ne kadar çok bilirsiniz bu yıl o kadar zorlanırsınız.
Çünkü borsada az önce söylediğim gibi iyi şirketler mesela yukarı yaptı ama az yaptı. Kötü tuhaf şirketler inanılmaz rasyolara ulaştı. O açıdan hani o dengeleri iyi takip etmekte fayda var. Birazcık kenarda izlemek. Şöyle bir soru var Devrim Bey 2023 yılında borsada hangi sektörleri beğeniyorsunuz diye Burak Bey sormuş. Evet güzel bir soru. Bazı soruları geriden gidiyorum. Çok özür diliyorum. Geriden gidiyorum arkadaşlar durduruyorum. Hani sorunuzu sormuyorum anlamında değil. Devrimi bölmek istemiyorum.
Bu arada beğeni desteği rica edeceğim. Çünkü izleyenler 900 kişiyi geçmiş. Beğeniler şu an sadece 126 127 civarı. O yüzden beğeniler bizim yayınlarımız için önemli. Artık siz de biliyorsunuz. Beğenmiyor musunuz? Beğenmiyor musunuz? Emeğimize katkı anlamında desteğiniz beğeniler olarak önemli. Evet şimdi hangi sektörler? Hangi sektörler? Önce uluslararası piyasalarla ilgili daha bu son birkaç günlük şeyi de gördükten sonra bunu daha net söyleyeceğim ama ben bir defa 2023’ün özellik bölümünün biraz daha hala defensif sektörler dediğimiz sektörünün iyi olmasını bekliyorum. Bunlarda neler? Sağlık sektörünün ben önümüzdeki dönemde iyi olmasını bekliyorum. Bu normalde beten negatiftir. Çünkü hastalıklar çoğalıyor.
Evet bence mesela Çin başta olmak üzere bir de şöyle bakmak lazım. Çok sert bir resesif döneme girdik. Stakflatif bir dönemdeyiz. Burada şirketler para kazanmakta zorlanmaya başlarlar. Az önce anlattığım sebeplerden alım gücü vatandaşın alım gücü Türkiye’de olduğu gibi dünyada da bir şeyleri yakalayamıyor düşük kalıyor.
Yani halkın geneline para yayılamıyor. Çünkü para azalmaya başlayınca en zengin yüzde bir hemen şeyi kesiyor bu sefer işçiden çıkarmalar falan filan başlıyor. Bir de alım gücü düştüğü anda para kazanabilecek borsada para kazanacak şirketi yatırmak istersiniz. Para kazanmış şirkette parasını devletle iş yapan şirketler yani devletle iş yapan şirketler parasını devletten alır.
Ama halkla iş yapan şirketlerin o halktan o parayı almaları kolay olmaz çünkü halkta ki para azalıyor. Dolayısıyla sağlık sektörü genelde işte aşısıydı ilacıydı şuydu buydu. Devletten alır parasını çoğunlukla. O açıdan sağlık sektörü de iki bin yirmi üçüncü yıllısında yani şu günler itibaren daha iyi görüyorum. Orada doğru analizler yapmak lazım. Savunma sektörünü ben savaşların devam etmesini beklediğim için iyi görmekle beraber orada fiyatlamalar çok iyi bir ser. Çok prim yaptı. Bunlar da devletten alıyor parasını. O açıdan. Bu yurtdışı için ama daha diğer sektörleri önümüzdeki haftalarda değerlendirmekte fayda görüyorum. Henüz orada netleşme yok. Ama teknolojinin ben faiz yüksek faiz ortamında iyi olacağını düşünmüyorum. O açıdan teknolojide nadir şirketler yani mesela bir tek Google’ı Uzun vadede beğenirim. Onun geri çekilmesine ona bakarım ama Amazon filan bunlar daha çok daha kötü günler gelecek. Kilimayı açalım mı? Aydın Kilimayı nasıl açabiliriz ya? O açıdan. O açıdan ben buna bir öyle bakmak. Türkiye farklı bir senaryo. Türkiye’de ben yine savunma sanayinin az sayıda şirket var. Savunma sanayinin iyi olacağını düşünüyorum. Iki bin yirmi üçünün ilk bölümünde. E çünkü ben bazı gerilimlerin devam ettirilmek zorunda kalacağını inşallah yanılırım bu konuda. Ama tahmin ediyorum. O açıdan savunma sanayinin iki bin yirmi üçünün ilk bölümünde de iyi olabileceğini düşünüyorum. Madencilik şirketlerinin iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü bir farklı yapılanma var. Birazdan değiniriz belki değerli metal sorusu gelirse.
Değerli metallerde her şeye rağmen en sonunda bir kuvvetli hareketin başladığı. Zaten sezon sezonsal olarak da genelde kasım aralık dip olması gerek. Ocak Şubat şeyin için iyi dönemlerdir altın gümüş için. E şimdi oralarda maden istelerinde yalnız altın gümüş değil.
Diğer madenlerde de beklentinin yani tam iki sanayi reses takviratif dönemlerde biraz dayak yer ama ben diğer metallerin de madencilik şirketlerinin de prim yapacağını düşünüyorum. Çünkü arzı sınırlı ürünler her zaman maden gibi bu dönemlerde fayda sağlar ortamı ayak uydurabilir. Bir de şu anda reses sebeplerle mesela petrol fiyatının düşüyor olması üretim maliyetlerine pozitif katkı yapıyor.
Yani madencilikte kullandığınız en büyük şey enerji o madeni çıkarabilmek için. O enerji maliyetiniz düşerse madencilik sektörü pozitif etkilenebilir. Onun dışında turizm sektörü biraz gerilimleri izlememiz lazım. Beğendiğim bir sektör benim normalde. Ama gıda ana sektör beğendiğim ve perakende satış.
Şimdi perakende satış tabi şu anda günümüzdeki günlerde çok büyük olaylar oluyor biliyorsun işte üç harfle marketlerle kavga dövüş falan. Evet ya o nedir bimleri kapatmaya kadar neredeyse varan acayip söylemler var. Evet halkın çocukların falan mafyalar devreye girdi.
Halkın taşlar atmalar açtıkça bir şeyler çıkıyor. Yok etlerden bilmem nelerden etleri almışlar sahtesini satmışlar falan böyle şeylerden. Yani şimdi burada ben hiçbir kapitalist sermaye grubunun şeyini destek veriyor gibi gözükme istemem ama şimdi ben olayın özüne baktığımız zaman olay siz yanlış bir para politikası uyguluyorsunuz.
Yanlış bir ek makro ekonomik modeliniz var hatta model bile yok ortada. Modelmiş modelimsi bir şey var. Bunun sonuçları yüksek enflasyon yüksek enflasyon devam etmek zorunda kalacak. Bu yüksek enflasyon devam ettiği sürece siz bunun suçunu ama bugün üç harfli marketlerde bulursunuz yarın başka birine atarsınız.
Bu böyle böyle gidecek. Yani bu kusura bakmasınlar bir cahiliyedir. Cahil cehalettir. Cehalet dönemlerinde hatalarınızı hep dikkat ederseniz işte üç harfliler cinlere filan gönderme yapar. Orada ne hala geliyor aslında ayda. Gerçeklere değil de. Ayda stüdyoda bize nereden hava versin diye dolaşıyor da.
Gerçekleri değil gerçek olmayan sebepler ararsınız ve suçlar yaratırsınız. Nasıl mesela artur mellerin cadı kasanı vardır çok güzel bir oyundur. Defalarca izledim tiyatroda okuduğumda oyunu yani orada farklı birilerine bir diğerlerinden farklı birine fatura kesip onu toplumun önüne çıkarmak istersiniz.
Konu başkadır yani. Ama biliyorsun zaten Türkiye genelinde hep şey vardır sorunu gündeme getirene fatura çıkarılır sorunu yapanlara veya sorunun kendisine değil sorun ve yapanlar devam eder sorunu gündeme getirene fatura kesilir. Evet maalesef biraz öyle. Şu andaki durum bu şirketlerin ben her şekilde para kazanacağını düşünüyorum ama iki bin yirmi üçünün ilk yarısında ilk çeyreğinde özellikle var.
Bu fiyat dondurma fiyatları tamamen dondurma bazı temel gıdalar temel ürünlerde falan gibi bir saniye herhalde. Evet ya maçetetan bu işi başarılı. Deneyebileceklerini tartıştırdıklarını düşünüyorum duyuyorum deneyebileceklerini düşünüyorum. Bunun çok girmemesi gereken bir yol olduğunu düşünüyorum. Tekrar tekrar söylüyorum ben bunu. Çünkü fiyat kontrolü dediğiniz şey kara borsayı anormal destekleyen ve uçuran bir şeydir. Çok tehlikeli bir alandır. Oralara girdiğiniz zaman uzun vadede çok daha negatif sonuçları olur. Stokçuluk artar. İnsanlar ürünleri saklamaya başlarlar. O ürünleri el altından farklı fiyatlardan satılmaya başlar.
Her gün televizyonda bunların baskınlarını filan duymaya başlarsınız. Saçma sapan konular yani. Gerçekler yanlış bir ekonomi ve para politikasından geçer. Düzenlendirirseniz. Dünya bir gıda krizine doğru gitmenin eşiğinde gibi sanki hareketler ediyor. Mesela peynirin eti geçmesi işte ne bileyim tedarik krizi bunun bir parçasıydı. Sanki bir gıda krizine doğru ilerliyor. Bizdeki tarımın bitmesi. Evet mesela bu yıl şekerin böyle birkaç ay içerisinde ciddi hem yurtdışında hem Türkiye’de pirimlenmesinden tutta.
Yılın başında biliyorsun işte buğday da tarım tarımsal emtiye çok sert yükselmişti. Şimdi bir süredir onlar da bir gevşeme var. Sanki bir de şöyle bir soru var. Çok özür diliyorum. Hocam üç kuruşumuz var. Çok pardon hocam üç kuruşu nereye koyalım? Borsadan anlamıyoruz. Altın alalım mı falan gibi sorular da var. Hani arada onu da şey yaparsan.
Borsa riskli bir enstrüman. Çünkü bu krizlerden bağımsız değil bu soru. Tabii kesinlikle. Şimdi şöyle bir şey söyleyeyim o zaman. O soruya direkt önce yanıt vererek başlayalım. Sonra gıdaya dönelim. Borsa size sürekli alternatifsiz başka ne yapalım hocam mecbur enflasyonunu korumak için oraya sığındık söylemine ben yüzde yüz karşıyım. Tamamen 180 derece ters tarafındayım. Ben bir şey alternatifsiz olarak önüne kondu mu ben bundan acayip irreti olup rahatsız oluyorum. Ve bu konulara ben özellikle oradan uzaklaşıyorum. Şimdi. Bir de yazmış üç kuruşa mezar alınır diye. Tövbe yarabbim. Şimdi bir sepet yapıp altın döbüz biraz da belki işte geri çekilme olursa borsaya girmek üzere.
TL’de birazcık kalarak bir miktar böyle bir strateji güdülebilir. Ben altın, gümüş her şekilde çok aşağılara gelmesine zor olmaya başladığını görüyorum. Ve dünyada değişik bir yapılanma var. Bu yapılanma sırasında altın, gümüşün sepetleri içerisinde bulundurmanın bugüne kadar hasar vermediği uzun vadeli düşünenlere bundan sonra da para da kazandıracağını düşünüyorum.
Dövizin de anormal ucuz kaldığını zaten artık nasıl açıklayacağım bilmiyorum. Yani her ay on milyar dolar civarı dış ticaret açığı veriyoruz. Yani bu ayda yedi buçuk milyar dolar verdik. Yüz milyar doları buldu şu anda ilk on bir ayda verdiğimiz dış ticaret açığı. Bu ne demek? Yani bu kur anormal ucuz dolar döviz kuru. Bu ucuz döviz kuru eninde sonunda bir dengede, yukarıda bir yerde dengelenmek zorunda kalacak.
O açıdan enflasyondan korunmak için maalesef dövize sığınanlar yani sığınmayı hiçbir zaman önermiş önermem ama bu sefer maalesef yanlış para politikasının yani dövize anormal baskının bir sonucu olacak. Bu için dövize sığınanlar da bir noktada para kazanacaklar. En azından enflasyonu yakalama yönünde bir şey o yaşanacak. Ama biraz zaman alabilir ama olacak.
Sasa olayı nedir diye soran var. Gerçi değinmiştim programın başında. Güneş enerjisiyle iştigal eden şirketler hakkında Devrim Bey’in beklentileri nedir demiş. Şimdi sasa olayını anlattım defalarca. Yüzde on bin pirimli pandemide binden itibaren yüzde on bin yani yüze katlamış.
Şimdi ay ne güzel işte para kazanmış evet güzel de yani şimdi bir şeyin bu kadar kısa sürede bu kadar değerlenmesi için dünyayı değiştirecek bir buluşa sahip olması falan gerekebilir. Ne bileyim dünyaya. Ya da bir tek onun üretiyor olması lazım. Evet ve böyle herkesin şimdi sasanın senaryosunda veya Aiktaş’ın senaryosunda böyle şeyler görmüyorum. Ben bunların iyi şirketler olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle iyi şirketler iyi de yönetildiklerini görüyorum ama ne kadar iyi yönetilirlerse yönetilsinler yüz bin milyon dolar bir şirketin yirmi iki milyar dolara iki yıl gibi bir sürede çıkmasının rasyonel olmadığını düşünüyorum. Böyle bir olgunun büyük sıkıntılar yaratabilecek bir balona görüntü olduğunu maalesef görüyorum.
Yani ne demek istiyorum bir sasanın bir koç oyling artı sabancı oyling artı el eleli demin için birleştiriyorsun bir tane sasa ediyorsa bir tane fabrika bunun benim izah etmeme gerek yok. Buradan anlaşılıyor olması lazım. Ne kadar pahalı bir fiyat oldu. Hocam o pahalı değil diğerleri ucuz. Tamam fark etmez o zaman yine bunu satıp diğerlerini alacaksınız o zaman bu mantıkta yani. Dolayısıyla her türlü pahalı anlamına geliyor. O açıdan bu tip hareketler ki şirketi sahibi de çıkıp benim şirketim altmış lirada pahalı buluyordum. Seksen lira da sattım dedi. Şirketin yüz seksen altı yıldır nasıl gittiğini anlamadım dedi. Nasıl anlaşılır anlaşılmaz o bölümünü bilmiyorum. O benim değil. Şirket patronu bileceği iş. S.P.K. Ama kendisinin de pahalı bulduğu bir şirketi bizim de hala pahalı puluyu olmamızın sanırım trollerin saldırısına tekmeye kafa uzatacak kadar cesur.
Devam edebiliriz yani bu konuda. Çünkü şirket patronu pahalı diyorsa bence pahalıdır her türlü zaten şirket. Ama yani bunun dışında rasyolarla finansal rasyolarla bulabiliriz. Biz bir şirketin ucuzluya pahalı olduğunu nasıl bulabiliriz? Finansal rasyolarla karşılaştırmalar yaparız. Piyasa değeri böyle defter değeri diye çok önem verdiğim yani şirket her şeyini satsa etse ne kadar eder. Defter değeri böyle en basit anlamıyla böyle bir şeydir. Bütün her şeyini karını parasını şirketin masasını sandalyesini bile toplarsınız yaklaşık bir değer biçersiniz. O bir değerdir ona defter değeri denir. Piyasa değeri de buna yakınsa bu şirket borsada ortak olabilecek bir şirkettir. Bunun 20 katı 30 katı 40 katı 50 katı 90 katı 100 katına çıktıysa bir şirket pahalıdır. Pahalı çok pahalıdır. Yani 10 katının üstündekiler zaten çok pahalıdır.
Şu anda ben onun için 10 katının üstüne çıkmış bu tip değerli şirketin hepsini pahalı buluyorum. Ne olursa olsun yani acayip bir inovasyonla bir tek teknoloji şirketlerinde işte bir pipeline inanılmaz bir buluş bir şey akacaktır. Onun için orada bazen imsar olgular olabilir. Ama öyle bir şeyi görmüyoruz bu şirketlerde. Ektaş mesela bir işte tarım ilacı satan bir şirket yani 7 milyar dolar piyasada yerine çıkmış yani 7 milyar dolar.
Kaç tane Türkiye’nin büyük sanayi şirketini üst üste koyuyorsunuz bir tane ektaş eyleyecek. Kusura bakmasınlar bu şirketlerin yatırımcıları yine saldırabilirler bugün yayının altına oraya buraya. Çok umurumda değil kiminle saldırdı ben doğru bildiğimi anlatmaya devam edeceğim maalesef. Onun için borsada ben bunları gördüğüm zaman bu tip uyarıları yapmaya devam etmek zorundayım. Bu da bir açıdan yani çok fazla balon var borsada onlara bir şey demiyorum ama hepsini yakalayamayız.
Ama bunlar artık o kadar milyarlarca dolar değere gelip o kadar piyasayı etkilemeye başladı ki sistemik bir sorun olup piyasanın mekaniğini bozdu. Ben onun için biraz bu konuların biraz fazla üstüne durdum ama bu saatten sonra artık bu konuları çok da fazla konuşmak istemiyorum. Zaten hasarlar oluşmaya başladı maalesef biraz daha sürecek gibi duruyor.
Bir not var mesela Osman Bey demiş ki şu an market rafı yapan bir şirkete market rafı değilse müşteriler depoları için raf istiyormuş. Neden? Stoklama başlayacak dikkat böyle bir şey var. Evet buna katılıyorum ben stoklama başlayacağını düşünüyorum. Ya. Evet yani işte az önce anlattığım sebepler eğer fiyat dondurma gibi herhangi bir stratejiye gidilirse inanılmaz fazla stokçuluk artar. Bu hep böyle olmuştu dünyanlar yanında.
Vezalet ya tam 70’ler olarak hakikaten biz. Aynen. Ya 70’lerde de enflasyonun sebebinin parasal politika olduğunu yanlış parasal politika olduğunu anlamaları. Bizim evleri basarlar sen fazla mı şey tutuyorsun falan diye. Evet kaç tane parates var Emine Seyir? Ne? Falan diye. 20 kilo mu? 20 kilo patatesli. Al al al al diye. Evet alın bunu götürün bunu.
Aynen hocam Araplardan gelen parayı kullanırken buradan mı satarlar yoksa biraz yukarı çıkmasına izin verip öğle mi tutmaya çalışırlar? Evet güzel bir soru zaten bu fiyatla niye tuttuklarını anlayan yok. Şöyle bir Merkez Bankası başkanı bugün bir açıklaması vardı. Enflasyonu yükselişine devam etmesini olacak bütün sebepler ortadan kaldırdık artık. Yükselmeyecek enflasyon düşecek dedi. Bazet gizli dışına düşecek dedi.
Bugün ekonomi toplantısı yaptılar, Nebahati’yi çağırmadılar bakan Nebahati’ye. Yani birbirleriyle de bir gerilim olduğunu gözlüyoruz o ayrı bir konu ama gerilimli veya gerilimsiz yani gerçekten kusura bakmasınlar. Ben söylenen şeylerin kendi söylediklerine dair inandıklarına çok pek bekleyen inanmıyorum ona şey yaptıklarını pek düşünmüyorum yani. Kendi söylediklerine inandıklarını düşünmüyorum.
O zaman? Dans. Ona döndü birazcık o yüzden. Evet çünkü bu yani enflasyonun düşeceğine inanmak gerçekten nasıl bir şu anda kafa yapısını gerektirir yankı kimse inanmazken. Ekonomi toplantısında ne gerek var ekonomi bakanına demiş bir izleyicimiz. Öyle düşünmüşler işte yani zaten. Tabii ne gerek var yani.
Ya orada bir uyumsuzluk var artık ben zaten burada bu kadar hatanın üst üste yapıldığını her taraftan yani mesela bir faiz politikası tamam hadi boş verdik onu. Ya arkadaş kurunu niye tutuyorsunuz? Yani madem kuru onu da enflasyonu zapt etmek için tutuyoruz işte kriz algısı olması diye tutuyoruz filan demektir. Abi tutuyorsunuz da her ay on milyar dolar dış ticaret çeviriyoruz yani. Bunu niye veriyoruz abi yani siz bunu tutmaya başlayıp devam ettikçe bu artarak devam edecek.
Bunun için bir şeyi böyle kontrol etme ihtimali yok yani her ay her ay Katar’a gidip her ay südeler bir sene gidip onar milyar dolar alamayız. Bir kere iki kere alırız. Bu son suza dek devam ediyor Rusya’dan bir kere alırız iki kere alırız. Rusya’ya ödemiyoruz işte şimdi Gazprom şey paralarını doğal gaz paralarını. Onaylandı mı? Konuşuluyor yani. Araplarla yapılan swap anlaşmaların geri ödeme tarihleri nedir demiş.
Raif Bey de demiş ki çok tatlı onu araya da okumak istiyorum bizim ay bir saniye gidiyor. Bizim bakkal şekeri stok yapardı. Herkese çaktırmadan şeker verirdi kimseye söyleme derdi. Meğer herkes aynısını söylüyor. O da iyi polis oynuyor. Baharan’ın vasıfsızların sorusunu sormayın. Gerçek soruları kaçırdınız demiş. Aşk olsun ya öyle şey olur mu hepsini soruyoruz işte ne yapalım burada biraz da gülümsemeye çalışıyoruz.
Şey bu geri ödeme tarihlerini soruyorlardı swapların. Bunu bilen yok. Çünkü normal bizim bildiğimiz ben 32 yılından beri Merkez Bankası bilançosu sağ olsun Deniz Gökçe hocamdan Boğaziçi Üniversitesi’nde Manyen Banking para ve bankacık dersinde Merkez Bankası bilançosu okumayı çok iyi öğretti bize. Bayağı çok harika öğretti.
Ben hatta dergilerde uzun yıllar Merkez Bankası bilançosu analizi yazdım. O bilgim sağ olsun. Şimdi Merkez Bankası bilançosu analizi okurduk. Biz her şey orada böyle önümüzde akardı. Şimdi artık o kadar hokabazlık olmaya başladı ki işin içinde. Mesela işte bir swaplar var. Net deviziyel rezervi hesaplarken swap hariç hesaplamanız lazım. O orada gözükmüyor bu burada gözükmüyor. Swaplar yapılıyor tarihlerini bilmiyoruz. Miktarlarını bilmiyoruz. Yani miktarlar üç aşağı beş yukarı açıklanıyor da sonrasında açıklama genelde olduktan sonra. Fakat bunların ne zaman ne kurdan swaplaştınız nereden anlaştınız hangi kur neyi baz aldınız falan bunlar hiçbir zaman gündeme gelmiyor. Ama hiç kimse yani şimdi biz bu Türkiye ekonomisini bu kadar analiz edebiliyoruz içeriden. Hiçbir milyarlarca dolar Türkiye para veren ülkelerinde ya dolar ucuzdur pahalıdır falan.
Herhalde oturup Türkiye analizini yapabilecek kapasitede ekonomist danışmanları var. Dolayısıyla 1860’ların ucuz bir kur olduğunu onlar da biliyorlar. Dolayısıyla buradan verdikleri kurun maliyetli olabileceğini biliyorlar yani bozdurulması halinde. Maliyetleri daha illaki daha yüksek fiyatlardan belli anlaşmalar yapabileceklerini düşünüyorum. Tabii ki bunlar seçim sonrası vadelere falan ertelemek isteyecekler ama tabii ki uluslararası siyasette seçim daha iyi şeyler risktir.
Ama son ihtimalle uluslararası siyaset belli ki Avrupa’sı olsun, Ortadoğu’su olsun, Rusya’sı olsun mevcut iktidarın devamını destekliyor. Şöyle bir şey var çizelge var bunu sizle daha sonra paylaşırım arkadaşlar. Bu çünkü buradaki yayını ben kontrol etmiyorum da vergilerimiz nereye gidiyor diye. 2023 yılında 3 trilyon 200 milyar TL vergi ödeyeceğiz ve bizim en büyük kalemimiz yani en büyük ödememiz faiz. Yani faizden sonra da KKM. Ama biz faizi düşürdük bari orada bir yanlışlık olması lazım. Hocam bakın faiz bu da gizli faiz KKM yani aynı şey aslında yani şöyle hani diğerleri böyle geliyor ondan sonra da güvenlik. Güvenlik dediği de aslında çok enteresan bir kalem mesela atanamayan öğretmenler de polis oluyor falan böyle bir genişleyen kadrolar dünyası vs. Dolayısıyla biz nasıl başa çıkacağız bu bütçeyle böyle bir faiz artı faiz başa çıkamayız Türkiye çok büyük bir büyük bir sorunun içinde aslında. Yani vergilerin üçte biri arkadaşlar hani 3 trilyon ödediğimizi düşünün üçte biri faize gidiyor bu arada. Hatta belki daha fazlası o çünkü basit matematik yani takan falan değil ama mesela Türkiye’nin riskleri çok uluslararası aranada çok net gözükmez. Biz mesela borç bölü gayri safi milli asla hesaplarında Türkiye’nin ekonomisini iyi görürüz ama ya mesela Türkiye’nin bir dolu projesi var. Kamunun garanti garanti olduğu bütün o bildiğimiz üzerinden geçtiğimiz yollar köprüler şeyler falan onlar hepsini ödemekte yükümlü hazine garantiyle oluyor ve ödenemediği zaman biliyorsun hazine ödüyor. Ve bu ödemeler yapılıyor şu anda devam eden bir şey bu. O açıdan rasyoları Türkiye’de takip etmek az önceki sığıp sorusu gibi o kadar kolay değil yani çok fazla detay istiyor. Tabi oturup o detayla çalıştığınız zaman işinden çıkamayacağınız noktalara gidiyor. Ben Türkiye’nin 2020’de gerçekten çok zor bir dönemden geçeceğini düşünüyorum. Yani onun için bu seçimden sonra zaten herkes seçimden sonra Allah Kerim filan bulduğunda ama benim hala bas senaryom bu seçimin olmama ihtimali ciddi yüksek olduğu. Evet sen onu hep söylüyorsun. Normal şartlarda bence nisanın son haftasına büyük ihtimalle bir seçim işaretlenecek açıklanacak. Fakat daha sonra bence bu ekonomi politikalarının böyle harika anlatılan ekonomi politikaların halka geçmediği anlaşılacak. Çünkü insanlar markete gidiyorsa bakkala pazara. Evet şimdi yapılan kavgalar da çok yanlış yönet satmaya başladı. Mesela üç ağıtlı marketlerle kavga etmeli. Halk nezdinde hiçbir faydası olmaz. Zaten halkın bir üç beş alışveriş yapabildiği bir yer var. Sen bir de o ucuz marketlerle kavga edin. Bir de fiyat karşılaştırması yaptılar. Öyle atla devre de bir şey yok yani. Aynen öyle. Dolayısıyla burada savaş yanlış cephelerde ve yanlış yönlendirmelerle gidiyor. Yani şu andaki bu politikayı kim anlatıyorsa Sayın Cumhurbaşkanımızın burada bence bir yanıltıyorlar. Yani burada buralara doğru bir sorunu çözüme buralarda olamaz.
Ve halk nezdinde maalesef bunlar sonuç alamayacaklar bu konuda hamlelerden diye düşünüyorum. Şimdi umarım yanılırım enflasyon düşer. Her şey güllük gülistanlık olur. Bu borçlar falan buharlaşır. Bir şeyler olur. Türkiye’ye işte harika şeyler olur. Ama bu iş böyle maşallahla olmuyor. Ona döndü inşallah hocam diye.
Yani öyle olduğu için burada bir bu dinamik önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde tuhaf şeylere de gebe hale getirebilir bizi. Bu seçimin olmama ihtimalini de gündeme getirebilir. Şimdi bir soru şöyle Bahar Hanım CHP’nin ekonomi konferansı hakkında ne düşünmüş Devrim Bey?
Kişileri beğeniyor mu? Daran Acemoğlu gibi efsane insanlar vardı. Ben Refet Gürkaynağ’ın konuşmasını çok beğenmiştim. Çok net bulmuştum aslında. Senin söyleyeceğin bir şey var mı ona ilişkin? Şimdi Refet Hoca da Ali Hakan Hoca da Daran Hoca da hepsini ben çok takdirle ve severek izlediğim, takip ettiğim insanlar. O açıdan bunların yanlış şey olduğunu falan söylemek söz konusu değil. Sadece bazı şeyleri uzun vadeli politikaları satarken halka biraz daha kolay konu değildir. Yani halkın anlayacağı dilde, mesela çok değerli hocaların da bazen halka ulaşması zordur. O açıdan kesinlikle politika ve anlatılanları yapılan konuşmaları da çok beğendim. Fakat halka geçmesi için biraz başka hamlelere de ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Yani biraz popülizm olmadan seçim maalesef şey yapılamaz. Bu saydığımız bütün değerli hocalarımızda asla popülist olmayacak insanlar ki olmamalılar.
Ama bir şekilde halka da popüliz modda da anlatılmasının bir yöntemi ne bulacak kişilerde? Refet Bey’in konuşması popülist değildi ama çok net anlaşılır bir şeydi. Tabi tabi tabi. Yani ben baktığımda aslında enflasyonun bir kötü yönetim sorunu olduğunu, bu toplum mutabakatı gerektiğini çözülmesi için vs. vs. Ben de bu haftaki Çalom Gazetesi’nde yazdım. Ben organizasyondan çok şikayetçiydim orada. Giden birisi olarak yani üst üste bir şey izlemek. Ben bilmiyorum. Organizasyonla çok dikkat eden ve dikkat edilmesi gereken diye düşünemediğim. Evet işte biraz bilimsel kalabiliyoruz bu gibi durumlarda bazen. Tek şey şunu da söyleyebilirim. Sunumla kitle arasında çok açık bir fark vardı. Yani o sunuma daha işte belki toplum nezdinde işte gerçi bizde elite gençlik diye bir kavram yaratılmadı. Elite artık ayağı alınıp üstünde çiğnenmek istendi. Sanki kötü bir şeymiş gibi. Çünkü toplumun bu kesimleri her zaman ihtiyacı var dünyanın her yerinde. Hani o tarz insanlar farklı bir kitle olabilir. Belki sonra CHP tekrar yine kendi gençlik kolları için başka bir tane daha yapabilirdi. Yani ikisi aynı yerde olmamış yani. Evet işte bu biraz belki zamanla üzerinden geçilebilecek bir konu. Evet evet. İçinden bunda ilgili negatif bir şeyim yok. Dediğim gibi çok saygı duyduğum, saygıyla takip ettiğim hocalarımız. Ve konuşmaları da gayet ben bu ekonomi biraz bu işlerden anlayan biri olarak çok da beğendim. Ama halka geçmesi bölümü biraz zor bir konudur. O biraz daha zaman alacaktır. Abi artık halka üşenmesin. Bir zahmet anlasın ya. Bu kadar her şeyi anlıyor. İşte o senin söylediğin gibi olmuyor maalesef. Yahu üşenmeyin ya iki parça şey yapın. Olmuyor. Bu zor bir yol.
Çünkü gerçekten Türkiye’nin son 30-40 senesi çok bir şeyleri geriye sararak gittiği için toplaması zor. Onu yani hocalarımızın tam bağımsız bir konuyu anlatmaya çalışıyorum. Yani o halkın geldiği seviye çok aşağıda olduğu için oraya ulaşmak için biraz daha başka bir şeyler yapmak gerekecek. İki Aralık haftası KKM’den çıkan 8 milyar TL’nin adresi neresi olacaktır ya da oldu?
Evet KKM’den para çıkmaya devam ediyor. Survey’i bulduk. Oradan dönüyoruz. Zaten KKM’de hala ısrarla başı ilk günden beri söylüyorum. KKM girmenizin bir tane esprisi var. O da kurun düşme ihtimali. Zaten kuru hiçbir zaman yükseltemedikleri için düşme ihtimali de kalmadığı için ve bu kurda bile açık verdiğimiz için. Şimdi bana soruyorlar hocam yeni Aralık geçen yılki Aralık gibi 21 Aralık gibi bir şey olur mu? Olursa borsada olur. Yani uçan bir tek orası var. Yani sen korkacaksan oradan kork. Dolardan niye korkuyorsun? Bir yere gittiği yok zaten. Dolar düşmeye kalksa bu kurda 18.60’da biz 10 milyar dolar dışlı cerrahat açığı veriyorsak ayda. Kuru düşmeye kalksa 17 buçağa 30 milyar dolar mı vereceğiz? Yani ekonomi duracak tamamen yani. Bu haliyle iracat durdu. Ben şimdi çok tekstilci arkadaşım var görüşüyorum. Yani verdikleri Avrupa’ya, Amerika’ya verdikleri fiyatlar hiçbir tanesi kabul edilmemeye başladı. Hepsi geri dönüyor. Pahalı buluyorlar. Evet. Çünkü sen üretim yani şimdi bu kadar yüksek bir kur Türk lirası var ki o kadar değerlidir. Hani ucuz üretim ülkesiydi. Aynen. Bir ucuz üretim yani şeye hitap etmediğin için bu kur politikasıyla sen şu anda anormal bir döngünlükçen isin. Köleler de yetmedi diyorsun. Kölelerden kastım hani Suriyelileri şeyde çalıştırmaya uğraşıyorlar ya sivortasız. Ucuz işçilik mantığı maalesef. Ya bu kölelik ben onlara köle demiyorum yanlış anlamayın. Köleliği teşvik ediyorlar diyorum. Ucuz bu işçi politikası, ucuz çalışma politikası maalesef duvara toslamaya mahkum. En azından yüksek bir kura ihtiyacın vardı bu politika için. Ama o politikada şu anda bir seçim politikasında yok kuru zapt etme, enflasyonun durdurma gibi kendince tekrar söylüyorum. Enflasyon sadece kuru tutarak durdurulmaz. Evet kuru enflasyon geçişkenliği diye bir şey vardır.
Bu da bir bölü üç ihtimal şeyle olasılıklı oranla etkiler. Ama en önemli olgu enflasyon da davranışsal olgudur. Enflasyon sadece kuru tutarak fiyatların artması engellenemez. İnsanların enflasyon olgusundan uzaklaşmasıyla olur. Faizler %9’larda olduğu sürece ve paraya sadece sen yok borsa yok KKM gibi alternatifler üretmeye devam ettikçe
enflasyondan kurtulamaz. Yani ya evden kazanıyor oradan bir balon oluşuyor ya borsadan kazanıyor yeni balon oluşuyor yani durmadan bir yerlerde bir kazançlar oluşuyor o oralardan çıktığı anda yine serseri para ve risk oluşturuyor. Dolayısıyla harcamayı desteklemeye devam ediyor. Dolayısıyla enflasyonist etki yapmaya devam ediyor. Yani bütün bu anlattıklarım ne yaparsan yap enflasyonist etki devam eder.
Yani enflasyon teoride ne yaparsa yapsın ve pratikte asla bu politikayla düşmez. Eda Abdullah Bey demiş ki evde otururken köprü geçiş ücreti veriyorum kimse vatanseverliğimi sorgulamasın demiş. Güzel. Tarım kredi marketleri daha pahalı oradaki zamları kim yaptı diyen var. Evet yani tarım kredi bununla ilgili ben de bazı yayınlar izledim takip ettim okudum.
Tarım yani devlet buralardan alışveriş ben bu marketlere karşı değilim sonuna kadar da desteklerim ama bunların daha ucuz olmadığını gözlüyorum. O zaman. Malı nereden alıyor ki yani? Yani şimdi sorun o üretim maliyetlerinde üretilirken o ürünler kullanılan gübrenin fiyatında. Aynen.
O ürün oradan taşınırken veya o tarla sürdürürken kullanılan mazotun maliyetinde sen şimdi bunları bu çiftçiye bedava verirsen o maliyetler düşer sana maliyet olur ayrı ama tarım politikası diye bir şey olmalı ve sonuna kadar bunlar destek ama
sen o maliyetler yüksek seyrederken ürünün çıkıp da ürün oradan çıkıp da markete gidene kadar ki süreçte de harcanan bir enerji var ve bu da bir maliyet. Sonunda o rafa geldikten sonra o raftaki adamı rafı satmayan kuran adamı suçlaman son derece komik çünkü serbest piyasa iyi çalışır. Bakın bir tane markette bari pahalı olursa vatandaş gider öbür markete alışveriş yapmaya bak. Yani serbest piyasa çok güzel çalışır. Bu özellikle Perekende marketlerde. Onun için bunları suçlamanın bir alemi yapmak. Bunlar oturup gizli gizli anlaşıp hepsi beraber yukarıda fiyat falan set etmiyorlar. Böyle bir şey kimse yapmaz gerek yok. Yani herkes kendi çıkarında herkes kendi ekmeğinde. O açıdan hani sonuca yönelip sebepleri ortadan kaldıramazsınız. Adamlar maliyetleri artırmamak için raf düzeni bile yapmıyorlar bazı şeylerde. Hatırla kutuların içinde. Eleman çalıştırıyorlar içeri giriyorsun bir tane elemanla dönüyor. Bir tane kasada adam var ne istiyorsan işte ne bileyim git orada bulmuyor. Sırf maliyeti yükseltmemek için. Ve hala yani bilmiyorum. Bu millet bu şartlarda sokağa dökülmüyorsa davetlerini hak ediyor diyen böyle bir kesim de var tabii ki. Yani yapın anlamında demiyorum. Evet bu milletin böyle bir sokağa çıkma alışkanlığı yok. Sivil itaatsizlik kültürü bizde anarşizmle karıştırılıyor galiba. Aslında sivil itaatsizlik bir hak arama şeyi. Evet o Türkiye Cumhuriyeti Halkı’nın bütün demokratik haklarını aslında demokrasi savaşçı demokrasi için uğrunda savaş vererek değil. Cumhuriyetle almış olmalarından kaynaklanıyor. Yani Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Cumhuriyeti gelip sert bir şekilde koyup da bütün Türkiye halkı da kazanımlarını Cumhuriyet ile elde ettiği için demokratik kazanımlarını.
Biz bunların mücadelesini vermiş bir toplum değiliz. Bunların kavgasını Avrupa’nın 18. yüzyılda, 17. yüzyılda, 18. yüzyılda, 19. yüzyılda yaşadığı evreleri geçirmediğimiz için biz Cumhuriyet ile bunları aldık. Onun için Cumhuriyet çok değerli bizim için. Onun için Cumhuriyet’e sahip çıkmak zorundayız. Ama onların kavgasını vermediği bir şeyin de değerini anlamamız pek mümkün değil maalesef. Biri demiş ki Serhat Bey millet sessiz protesto ediyor. Nasıl sessiz diyor?
Zavallı geçiyor işte. Peki paramızı nasıl koruyalım diyen var. Önce zam geliyor sonra indirim geliyor ucuz diye bir şey yok artık diyor. İtalatçılar zaten doları en az 30 TL’den hesaplıyor diyenler var. Merkez Banka seçimi iki ay kala faiz arttıracağını düşünüyorum diyen var. Bizim orada tarım kredi marketinde şeker çay şeyler kalmadı diyen var. Bir de böyle şeyler yaşayacağız işte ürünü bulamayacaksınız. Yani herhangi bir ürün baskıları baskılamaya başladığınız anda ürün kaybolmaya başlayacak ortada. 2023’te para basmaya devam edecek miyiz ve seçimden sonra döviz kurunu ne ölçüde etkileyebilir seçim sonucu diyor? İşte o seçim bölümü önemli bir konu. Az önce söylediğim gibi ben seçimi olabildiğince erken alacaklar tarihini. Çünkü artık böyle 5-6 ay bile gidemez. Yani 7 ay şimdi normalde Haziran’da olacak seçimin bugünden Haziran’a 7 ay mı oluyor? Evet yani 7 ay civarı bir zamanla konuşuyor. Öyle bir vakit yok. Yani o kadar zamanı götürebilecekleri bir işte Sudya Arabistan’a git, Katar’a git 5 al oradan 5 al falan böyle bir iki ay kurtarabiliyorlar. Yani bu politikayla. O açıdan bu iş bizi nisanın sonuna kadar dahi götürmez. Ben gizlal görüşüm bu hala. Peki ne olur götürmez dediğin? Patlama ya patlama derken çıkarılmayı nerede görürüz? Buradan açık vermeye başlar bu iş. Öyle patlaklar vermeye başlar. Kendi elleriyle ekonomi yönetimi kendi eliyle dövizi yukarı çekmek zorunda kalacak tekrar söylüyorum. Bu politikayla bu modelle gidebilecek yerin sonuna çok yaklaştık. Mesela bir anda 30-40 olur mu?
Yok. Ya şimdi onu işte olmasın diye daha kontrollü bir devalasyon. Ya şu anda dövizin her şekilde 24 liranın fren altında kaldığı her kur aslında çok ucuz bir kur dolar bazında konuşuyorum. 23 lira 24 lira normal bugün olduğu zaman ekonominin normal döngüsüne dönebileceği bir kur. Ama onu yaptığın anda bu kadar uzun süre gereksiz baskıda tuttuğu için o gereksiz baskı ani bir şeydir yani fiyatlara etki gerçekten bu sefer yapmak zorunda kalır.
Onun için yapmak istemiyorlar ama yapmak zorunda kalacaklar. Pahalı diye aracın trafik sigortasını ve kaskosunu yaptıramayan çok var diye. Hakikaten ya bu vergi değerleri oranında mesela ev vergisi tapu bilmem ne onlar %22 mi %23 mü ne oranında arttı. Mesela enflasyonu %84-85 diye açıklıyorsun ama kendi topladığın vergilere zam mı %123 yapıyorsun.
Hani burada da bir tuhaflık yok mu o zaman hangisi enflasyon kardeşim. Maalesef yani şimdi burada üretici enflasyonunu baz almak lazım. Üretici enflasyonu %130’ların üzerinde şu anda dolayısıyla. İyi de hepimiz üretmiyoruz ki 80 biliyorum. Ama normalde asıl gerçek fiyata yansıyan bu. Onun için o %84-85 mevzu gerçekten şey ben üretici enflasyonuna bakıyorum. Üretici enflasyonu rasyonel buluyorum en azından.
Birçok ürününde ben kişisel takip ettiğim ürünlerin de bu yıl içerisinde yani geçen yıldan bu güne %140 civarı falan zamlandığını görüyorum yani en az. Bazısı daha fazla tabi. Peki şey soran var bitcoinleri soran var. Tabi güzel bir konu. Asgari ücret konusunda ne düşünüyorsun bu arada? Şu an tartışma konusu bütçe görüşmelerine hiç baktın mı?
Yani işin yumruk kavga kısmını demiyorum. Orası çok korkunçtu ayrıca. Bütçe görüşmeleriyle ilgili bir şeyin var mı? Asgari ücretle ilgili bir tahminin fikrin var mı? Şimdi asgari ücrette muhtemelen şöyle bir şey olacak. Bir rakam açıklayacaklar. Tatmin edici olmayacak. Hani bütçeyi de çok fazla patlatmadan bir ortaya bulmaya çalışacaklar.
Ayrıca bütçe değil, asgari ücreti açıkladığınız zaman bir dolu işveren, Türkiye dünyada en fazla asgari ücretle çalışan, yüzde sarı olarak işçinin en fazla asgari ücretle çalışan ülkelerden bir tanesi benim bildiğim kadarıyla. Bir gün herkes asgari ücretli olacak şeyine geliyor yani. Allah korusun diye. Öyle olduğu zaman asgari ücretle yaptığınız artışlar işverene büyük maliyet olarak da. Bir taraftan işçinin tarafını, çalışanın tarafını görüyoruz. Ekonomi, makroekonomi inceliyorsanız iş veren tarafını da görmeniz lazım. O da yüksek maliyet bindirip insanları işten çıkarma şeyine gidebilirler. Ya da yasal çalışan sayısını azalmaya doğru gidebilir. Yani illegal çalıştırmaya başlayabilirler. O da sizin haklarınız yani en başınıza gelecek, Türkiye’nin başına gelecek en kötü şeylerden bir tanesi. O açıdan bu zamlar iyi hoş, evet asgari ücretli. Onun için böyle dramatik bir artıştan çok daha mütevazi bir artış yapıp, mütevazi derken yani, 85-100 lira olması mesela mütevazi bence. 10.000 liranın altında bugün asgari ücret zaten komik bence de. Ama 85-100 lira yaptığı zaman bu düşük kalmış olacak. Zaten açlık sınırının çok altında yani nelerde geziyoruz. O açıdan yani bu çok kötü bir tartışma konusu. Ben bunu konuşmaktan, tartışmaktan bile üzülüyorum. Büyük üzülü, şey duyuyorum, sinirleniyorum da. Bu kadar çok insanın bu kadar zor durumda olduğunu görememek ve ekonominin yanlış politikanın, ekonomi politikasının bu kadar halka yayılmadığını görmek, yani görememek çok üzücü. Faylaşma, faize gidip halka gitmemesi. Evet. Ve faizden bahsetmen çıkıp çıkıp. Ve faize, faiz ödemen dramatik şekilde artmış. O kadar büyük faiz ödemesi yapıyoruz ki.
Böyle maliyetlere şişirdiğimiz zaman ve sorun buralara gittiği zaman tabii ki sorun. Onun için büyük ihtimalle bir asker ücreti zamlı yapılacak. Daha sonra iki ay sonra bir daha bir seçimden önce Mart’ta falan. Birine mi yapılır diyorsun? Bir daha ayarlamaya gitmek zorunda kalacaklar. Yani son bir hamle denemezsin. Bir hulufe dağıtın olayı diyorsun. Necbur. Onun için hani öyle bakıyorum ben bu olaya. Şimdi bir şey yapacaklar sonra bir hamle daha yapmak zorunda kalacaklar.
Onun için hatta onu da söyleyecekler. Ya bir şey yaptık. Merak etmeyin. Biz size sahip çıkmaya devam edeceğiz gibi bir cümle de kullanabilirler. Yani o derece şey düşünüyorum. Çünkü dediğim gibi kademe kademe her şeyi halletmeye çalışıyorlar. Ne şişansı ne kebap diye bir ekonomi politikası olmaz. Ama öyle bir deneme var. Kripto paraları. Kriptolar’a geçmeden önce bir şey soracağım sana ya. Aslında bunu keşke Aydın’a da verseydim. Ekrana verirdi ama benim hatam arkadaşlar.
Önden önce bir çekim vardı. Böyle göstersem sanmıyorum. Görmezsiniz ama dış ticaret açığı da şöyle tutsam bir parça. Neyse olay şu. Evet en sağda 1975’ten itibaren bizim dış ticaret açığımızın geldiği yeri görüyor musun? Evet işte az önce anlattığım şey yani şu anda kurun en çok en çok etkili şey burada real efektif kur biliyorsun.
Şu anda Türk lirası o kadar değerli ki. Ya olur mu hocam o tarihi zirvede dolar falan diyorlar da fark etmez ki. Senin o kadar yüksek bir enflasyonun o kadar yanlış bir politikan şeyin var ki. Yani ihracat ithalatı karşılama oranından falan bakıyoruz zaten. Zaten çok bayıl. Dolayısıyla dış ticarette tarihi diplerdeyiz yani çok çok çok. Ama bir de bana şunu anlatmıyor mu bu çizelge üretim yok. Tabii tabii.
Yani ben üretiyorum diyen adam. Sen ürettiğin her şeyi ithal ederek üretiyorsun. Sorun mu? Bir şey ihrac ediyorsan ithal etmeden üretemiyorsun. İthal ediyorsun yani. Dolayısıyla ekonomik modelin tamamında büyük bir sorun yaşıyoruz. Bizim kökten bir değişime ihtiyacımız var. Bu ekonomik modeli kökten değiştirmemiz lazım. O da biraz kolay bir olgu değil. Zaman olacak bir iş. Çok doğru yani çok acılar belki çekilecek bu uğurda. Düzeltmek isteyen gerçekten biri varsa. Aslında Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu tabii keşke Türkiye’de çalışabilse böyle bir şey. Siyaset üstü dediği şey hani işte bir cumhurbaşkanı getirip böyle bir şey ortaya koyduğunda gerçekten bu işin ya bazı şeyler mesela Türkiye’nin üretimden taviz vermemesi gibi bazı şeyler gerçekten siyaset üstü olmalı ya. Hani bu bundan taviz vermeyiz ve vermemeliyiz. Böyle haysiyetli politikacılara ihtiyacımız var.
Kesinlikle bu tabii kolay bir konu değil. Yani şimdi şey gibi düşünüyorum. Hatta bu bir politika konusu da olmamalı yani bazı şeyler. Populist olmadığın zaman halka ulaşamıyorsun. Halk da seni seçmiyor. Halk seni seçmediği zaman bu sefer popülist politikaya yoluna gitmen gerekiyor. Gittiğin anda da makro sorunları çözemiyorsun. O açıdan bu işlerin çözümü biraz teknokratlara bırakılması gereken bir dönem yaşanacak ülkede. Böyle ekonomi gibi mevzulara. Bu hangi iktidar gelirse gelsin kim olursa olsun. 2023’ün bence ikinci yarısında Türkiye’de teknokratların ekonominin başında olduğu bir dönem yaşanacak. Mehmet Bey demiş ki utanmadan üretim yok demeniz yok mu? Mehmet Bey ya bizim canımız sıkılıyor.
O yüzden diyoruz ki üretim yok diye. Kardeşim diyoruz ki üretim varsa bile ürettiği şeyin ham maddesini de dışarıdan alıyor. Senin bundan haberin yoksa sen de bir bak. Modelde bir sorun var anlatmaya çalıştığımız bu. Türkiye’de tabii ki üretim var ama üretim maalesef ekonomide alması gereken payı almıyor. Üretimin modeli yanlış. Yani ithalata dayalı, ithal ikameli bir model olduğu için sürekli her şeyi ithal ederek sadece ihracat yapabilmek için, ithalat yaptığınız için bu model bizi sıkıştırıyor. Bu modellen kurtulmanın sırrı da o ithal ettiğin ürünlere ulaşmak ya da onlarla ilgili tamamen bu ürün gamını değiştirmek. Ya boş ver. Açıklama bile. Saplantılı insanlar diyorum ben buna. Bir şeye körü körüne inanmak. Cehalet bir şey bilmemek değil. Biz hep cehaleti yanlış yerden değerlendiriyoruz çoğunlukla. Cehaleti ay köylü, cehal öyle bir şey değil. Bir şey bilmeyen insana bilmeyen der.
Cahil bir şeye körü körüne inanan insandır. Böyle bir şey yani. Şimdi başka bir mesaj var. Gürkan Bey demiş ki, asgari ücretle çalışan biri olarak bu ay hiçbir şeye yetmedi. Aldığım maaş 6200 TL mesail şekilde, kiram 3000, evliyim, bir çocuk sahibiyim. Buyrun hesaplayın demiş. Buyrun hesaplayın yani. Allah yardımcınız olsun. Gürkan Bey ne diyeyim yani hakikaten?
Yani bu toplumlardaki, yalnız Türkiye’de de değil, Türkiye’de şu anda çok daha dramatik bir hal almaya başladı da, bu gap yani alım gücünün düşüşü geniş toplumun. Yani en zengin yüzde birinin çok büyümesi, en zengin yüzde birinin yüzde ikinin çok pastadan payının artması ve geniş halkların pastadan çok az pay alması.
Zaten bütün bu olgudaki yanlış problem. Mesela işte bazen bana kızıyorlar, işte hocam işte borsayı da yukarı çektiler. Bakın ekonomi güzel gözüküyor. Borsada az önce söylediğim gibi, o kadar toplumun o kadar küçük bir kesiminin hesabı var ki. Dolayısıyla borsanın yükselişe geçmesi, Amerika için de böyle, daha yüksek kesim olmasına rağmen borsalarda en büyük kazancı yine orada şirket sahipleri veya işte tahtacı dediğimiz, şirketin belli bir yüzdesini kontrol eden insanlar çok büyük paralar kazanırlar. Toplumun geneli, evet borsalar toplum için iyidir gelişmesi, yükselmesi falan ama genel ekonomiyle beraber onu tepsi ederek yürümesi sağlıklıdır. Şimdi sadece borsayı şişirdiğiniz zaman toplumun geneline bunun hiçbir faydası yok maalesef. Dolayısıyla %1’in %2’nin daha fazla zengin olduğu modelin kısa vadede toplumun alım gücüne hiçbir katkısı yok. Yani öncelikle siz enflasyonla savaşacaksınız. Çünkü enflasyon en büyük düşmanınız. Halkını yoksullaştıran da enflasyonu, enflasyonu indirmeye başladığınız zaman diğer dertleri daha toplumun genelinin ekonomisini falan düzeltmeye odaklanabilirsiniz. Ama sadece kremdöle kremle toplumun en zengin %1-%2’sini zengin edecek şeylere odaklandığınız zaman bu aslında halka geçmeyecek. Bunu anlatmaya çalışıyorum yayının başından beri. Geçmeyecek yani. Organize sanayiler gece gündüz don atlet üretiyor. Onfabrika’nın 7’si tekstil. İyi donandık o zaman. Evet işte o tekstille ilgili sorunları anlatmaya çalışıyorum. İpriyipa mı nereden alıyorlar?
Aynen aynen. Şu anda orada biz sorun yaşıyoruz ve gerçekten ihracatta rakamlarda ben son Türkiye İrac Açılan Meclisi’nin son rakamlarını takip ettim. Tekstil bayağı aşağılara geldi. Devir Çelek en sonuna kadar düştü. Tekstil bayağı aşağılara geldi ki tekstil bizim önemli bir motorumuzdu. Şu anda zirvede şey var kuru gıda, şey paketli gıda satışları. O da iyi bir sektör ama çok küçük bir sektörü konuşuyoruz.
Dolayısıyla tekstil hem çalışan olarak… Aydın yayında bir sorun mu var? Benim internette mi sorun var? Donma var gibi buradaki internette. Tamam belki benden kaynaklıdır. Normal ekonomide halk kazandığı parayı biriktirir, gezer, ikinci ev alayım ya da arabayı alayım ileride paramın infilasyonunda ezilmez demez. Evet normal ekonomide öyle. Haklısınız. Makarna sektörü çok iyi Türkiye’de demiş. İyi sabah akşam yiyelim o zaman.
Evet makarna da çok sağlıklı bir gıda değil tabii yani. Mesajlara yer vermeye çalışıyorum ki… Makarna için olan buğdayı da bu arada ithal ediyoruz biz. Evet onu da biri yansmış makarnayı bile Ukrayna’dan buğday alıp üretiyoruz. Normalde biz buğdayımızı üretiyoruz kendi tükettiğimizi ama makarna içi ihrac ettiğimiz makarna var onu ithal ediyoruz.
Yani oradaki onun için uluslararası şimdi buğday fiyatları bu arada baya düşük seyrediyor. Bana göre buğday 2023’ün hala iyi yatırım araçlarından bir tanesi olacak buğday ve türevleri. 2022’nin başında da çok iyi performa ettiler. Buğday 1300 dolarlara kadar çıkmıştı şimdi 700 dolarlardayız, 730 dolarlardayız. Bence buralar iyi fiyatlar. Uzun vadeli bakıldığı zaman o açıdan pozitifim. Peki kriptolarla istersen tamamlayalım. Varsa senin ekleyeceğin bir şeyler memnuniyetle. Evet kriptolar çok bir şey değişeyemiyor. Kriptolar aslında olması gerekenler çok daha sakin seyrediyorlar. Yani bu kadar kıyamet koptu, işte FTX battı, çok daha büyük batıklar olduğunu konuşuluyor işin arkasında falan. Ama bitcoin yine 16957 dolar şu anda. Yani aslında iyi yani beklenenlerden daha kuvvetli. Ama bu yeterli değil. Neden? Çünkü burada bu bitcoinin zirvesini kasım ayında yapmış olmasının bir sebebi var. Burada bir ürünü türevleri oluşmaya başladığı anda, ETF’leri falan olduğu anda o ürünler kirlenmeye başlıyor. Bitcoin de gerçekten öyle kirlendi. Çok sevindi o zaman kripto yatırımcıları. Ben o zaman dedim ki bu işin burada zirveleri burada sebepte oydu. Zirve olarak görmemden kasım ayında ki 69 bin dolarları.
Çünkü bir ürün de türev yaptığınız anda onu açığa çarpmaya başlıyorlar ve fiyatı kontrol etmeye başlıyorlar. Yapay fiyatları. Nasıl altında, gümüşle, uzun yıllardır yaptıkları gibi. Şimdi bitcoin’in 17 bin dolar, 17 bin 335 dolar. Altın ve gümüşü de sonuna eklersen çok sevinirim. 17 bin 335 dolar bitcoin çok kritik. Ben bunun aşılacağını düşünmüyorum. Aşılırsa kısa vadede burada bir dip olma ihtimali var ve buradan bir yukarı hareket atak gelebilir bir dip oluşumuyla.
Ama fazlaca oyalanma var. Bunun aşağı gitme ihtimali hala biraz daha fazla. Özellikle Ethereum’un çok daha zayıf buluyorum. Onun 1000 doların altına doğru bir hareket yapmasını bekliyorum. Ama bütün bu senaryolar ani bir yukarı hareket gelişirse, yani bitcoin’un mesela 17 bin 335 doların üzerine atıp kalması halinde ben de kısa vadeli pozitif bakarım. Ve biraz daha tepki hareketinin belli bir seviyeye kadar onu takip etmek lazım. Dolarlar falan bile olabilir. Hareket potansiyeli içerir. Ama kısa vadede hala buranın Amerika’daki büyük sorunu, yani bu kripto para piyasasındaki sorunu ve sert bir regulasyon geliyor. Bu regulasyon daha çok CDC üzerine yani Central Bank Digital Currency’ler üzerine yani Merkez Bankalarının dijital paraları üzerine gidecek. Yani bunu baz alacaklar ve gidip bunları da ona çevirmeye doğru şeye geçecekler. Yani buralarda bazı sert regulasyonlar gelecek. Sonuçta bunlar anarşist para bilimleriydi. Artık ortada anarşistimle falan gidebilecek bir yer kalmadı bence. O açıdan buralardaki gelişmeleri yakın takip edeceğiz. Uzun vadede buralarda ben iyi projelerin 2023’te söylüyorum bunu hatırlarsan 1 yıldır neredeyse. 2023’ün ilk çeyreğinden sonra yavaş yavaş ben belli bir dip oluşmuşsa yeni projelerin önümüzdeki 5 yıl için kripto paralar da yeni projelerin bazılarını beğenmeye başlayalım. Ama şu regulasyonları bir takip edelim. Çok ülkede yasaklanmaya gidebilir daha da artabilir yasaklar. Çünkü gündemden de çıkmaya başladı bunlar dikkat edersen. Çok büyük hasarlar var, saklanan hasarlar var Amerika’da.
Özellikle bu batışlarla ilgili onlar su yüzüne çıkmaya başlarlarsa iş başka bir boyuta gidebilir. Şimdi bunları söylemişken Amerika’da altına gümüşe geleceğim ama en önemlisi Amerika’da şu anda dünyada bu faizlerin yükselişi hala anlaşılmadı. Herkes de hocam buradan düşer mi çıkar mı fiyatı bakıyor ya. Burada da çok da majör bir sorun var.
Trilyonlarca dolarlık bir borç var. Dünya borç bölü gayri isafi mi yani ülkelerin kendi şeylerinin gayri isafi milli hasarının 3 katı 4 katı borçları var. Bu Amerika’da dahil olmak üzere. Dünyada inanılmaz çok kağıt vardı. Bunlar neredeyse bunların 20 trilyon dolarına yakını sıfırın altına gelmişti. Yani oralarda geziniyorduk yani maliyeti olmayan borçları konuşuyordu.
Şimdi bu faizler Avrupa’sında Japonya’sında Amerika’sında her tarafta yükseldi sonuçta bu tahvillerin faizleri. Tahvilin faizinin yükselmesi ya ne olacak deniyor ya. Yahu olay olay 0.50’den olmuş 4’de gelmiş nedir diye. 10 yıllık bir tahvilin 0.50’den 4’de çıkması demek 3.5 puan değil mi? Tabi. %3.5 sadece aslında değil mi? Ama 10 yıllık bir tahvil. Yani siz 10 yıl beklerseniz bir tahvil aldın Bahar. Sen 10 yıl beklersen 0.50’den geçen yılın sonunda aldın. Her yıl %0.50 faiz alırsın o tahviline. Ama paraya ihtiyacın oldu. Sen o tahvili almak istedin. Likide yapmak istedin. Ne kadar alabilirsin? 3.5 puan zarar çarpı 10. Vaa. 10 yıl. Yani bugün paraya dönmek istersen 10 yıllık zararını ödeyeceksin. Dolayısıyla orada senin paran 65 dolar, 100 doların 65 doları. Hatta bazı tahvillerde bazı noktalarda 60-55 dolar kadar düştü. Bunu niye söylüyorum? Bu tahvil dolar bazında, dolar da değerlendiği için ülkelerin hem dolar bazında bir hasarları oldu. Hem ülke bazında borçları şey anormal yani 80 trilyon dolar falan bir büyük bir gap oluştu. Büyük bir batık var sistemde şu anda. Bu batık tartışılmıyor. Ben de bunu bu batığı ilk defa senin yayında dile getiriyorum. Bu çok tartışılacak önümüzdeki dönemde 2023 boyunca bunu tartışacağız. Bu tahvillerdeki batık, sistemi yıkacak büyüklükte bir batık. Bu tartışılmaya başlandığı anda çok büyük sorunlar yaşanmaya başlayacak dünyada. O açıdan bunu biraz ne kadar çok tartıştırsa bu o kadar çok gündem olmaya başlayacak.
Şimdi buradan Varsa’ya yola çıkarsak böyle bir batığın kapatılması veya tutulmaya çalışılması bile zaten başka dengesinde bozukluklara nasıl bir bilet verecek? Burada global dolar endeksinin bir noktada bu önceki zirvesinin 114.70’lerdeki zirvesinin orta vadeli bir zirve olma ihtimali çok yüksek.
Buralardan tepkiler gelmesini bekliyorum yukarı doğru şimdi 114’lerden yani şunu demek istiyorum euro dolarlar mesela 0.95’lerden bir şeyler gittiyse dolar yani 152’lerden 134’lere geldiyse 130’lere geldiyse buradan tepkiler verecek. Biraz buradan tepkiler verecek ama o tepki bu demelen o önceki zirveleri geçemeden tekrar aşağı kafanızı neden? Çünkü bu sistem bu anlattığım batıklar o kadar büyük ki global dolar sistemini de tehdit etmeye başlayacak.
Dolayısıyla altın ve gümüş gibi değerli meteller arzı sınırlı ve son dönemde enflasyonist dönemden tam hakkını alamamış çünkü baskı sebebi de alamamış şeyler bir anda değerlenmeye hakkını almaya eğilime geçebilir. Bu teorinin bir kısmı yani bunun bir kısmını işte bir kredi suistin analisti Zoltan Potsar bir şekilde Rusya için üzerinden açıklamaya çalışmış.
Petrol fiyatının aşağı gitmesiyle elindeki ürünleri altın elinde büyük altınsı da olduğu için Rusya bu sefer altını değerleyerek aynı noktaya getirecek. Dikkat edersen altının düştüğü noktalarda petrol zirve bulmuştu 130 dolar 120 dolarlarda. 120-130 dolardaki petrolde 1700 dolardaki altın şimdi petrolü sen yarı yarıya düşürdüğün zaman altını iki katına çıkarman gerekecek.
Dolayısıyla altında 3500 dolarlara doğru büyük bir hareketin aslında dip seviyeleri 1600 dolarlarda birkaç ay önce yaptık. Bence dipler oluştu. Buradan olacak her türlü geri çekilme bence hala alın fırsatı olacak. Bazı geri çekilmeler olabilir ama orta vadeli olarak majör bir dibin oluştuğu ve altın ve gümüşün buradan ister istemez yukarı doğru gideceğini kaçınılmaz şekilde bekliyorum.
Altın-gümüş fesyosu aşağı doğru da kırılımlarını yaptığı için gümüşün altından daha da çok değerlenme ihtimali var. Yani 2023 kaçınılmaz şekilde bu ürünlerin ciddi kazançlar getirebileceği bir yıl olacağını düşünüyorum her şekilde. Devrim’e var mı son ekleyeceğim bir şey? Yok baya bir her şeyi toparladık herhalde. Aynen öyle. Çok teşekkür ediyorum Devrim Akkila katıldığı için yorumları için.
Arkadaşlar sizlere de çok teşekkür ediyorum katıldığınız için, sorularınız için, beğenileriniz için. Artı beğenmeyenler de beğensin. Beğenmeyenler beğensin başka beğenmeyenlere söylesin onlar da beğensin. Böyle toplu bir saadet sinçrine girelim. Sadece. Aynen. Çok teşekkür ediyoruz. İyi akşamlar. Yarın yokum, yarın başka bant bir yayın hazırlayacağız.
Karşınızda küçük bir yere gitmem gerekiyor ama pazarkesi karşınızda olacağım. Görüşürüz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir