Dr. Hüseyin Gökalp – Emevî İslâmı – Cumartesi Sohbetleri (17)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=X-XIjve3918.
Emevi İslamı modern, modern bir söylem. Her şeyden önce bunu ifade etmemiz gerekiyor. Yani Abbaslar döneminde bile bizim İslamımız Emevilerden farklıydı diye bir şey. Ekstrem şeyler var, düşünceler var Emevilerle ilgili ama hani Emeviler farklı, işte dört halife farklı, bambaşka bir dine inanıyoruz şekilde bir bakış açısı yok. Emevi İslam’ın akasları şu, Şia bunu besliyor. Şimdi sürekli Şia diyorum hani bir suçlamak için söylemiyorum. Modern anlamda da besliyor. Sebebi şu, mesela Muharrem etkinlikleri, işte bir Yezid fükürü. Şimdi şeye bakıyorsunuz siz, Romalılarda Sezar, hem bir şahıs hem de bir ünvan. Aynı şekilde Yezid de hem bir şahıs hem de bir ünvan.
Şia siyasi olarak Yezid ünvanını her daim Sünni dünyanın lideri kimse ona veriyor. Yani mesela Yavuz Sultan Selim bir Yezid’dir Şia’ya göre. Dolayısıyla bugün kimse işte Müslüman dünyanın liderleri, onlar hepsi Yezid’dir o dünyada. Ve o Muharrem’de aslında kırbaçlanırken o düşmanlığı harlıyor ve o şeyi sıcak tutmaya çalışıyor.
Ve emevi İslam’ı dediği şey Sünniliktir genellikle. Peki bizim bunu sahiplenme ya da manipüle olma şeyimiz nedir? Bizde şöyle bir reaksiyoner tavır yapılıyor Sünni dünyada. Hayır, biz Yezid değiliz. Doğru biz Yezid değiliz. Biz beriiz, yapılan tüm zulümlerden beriiz. Biz emevi değiliz falan diyoruz. Ama geldiğimiz noktada şunu söylemiş oluyoruz bunu söylemekle.
Diyoruz ki biz aslında peygamber geldi ama çok da iyi bir nesil yetiştiremedi. Çünkü Şia bunu söylüyor. Şia diyor ki o Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir hadisi var. خَيْرُ الْقُرُونَ قَرْنِي ثُمَّ اللَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ اللَّذِينَ يَلُونَهُمْ En hayırlı dönem benim dönemimdir sahabe. Ondan sonra gelenler tabiin, daha sonra ondan sonra gelenler tebaat tabiin.
Ya da işte bir gün bir hutbesinde işte Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir hutbe verince sahabe işte gözyaşlarına hakim olamıyor diyorlar ki Ya Rasulallah bu böyle veda eden birisinin hutbesi gibi bize tavsiye de bulun diyorlar. Sanki sen hani yakın gideceksin gibi bize bir falan. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi ki اُوْسِيْكُمْ بِتَقْوَ اللّٰهِ سِيْءَ اللّٰهِ تَعْقِبُمْ قُرْقِمْ لِلّٰهِ وَعَلَيْكُمْ بِسُنَّةِ وَسُنَّتِمَةِ Yani size yüklediğim şey benim sünnetim.
وَسُنَّتِ الْخُلَفَٓاءِ الْرَاشِدِنَ الْمَهْتِيهِينَ Benden sonra gelecek o hak yolu götürecek halifeler, benden ardılarımı takip edin. Mesela bunların hepsinin uydurma olduğunu söyler Şia. Ve bizi aslında orada yapılan bütün hataların müsebbibi, dini olarak müsebbib olarak görür. Siz ne kadar emevleri siyasi görürseniz görün. Bak ben burada hep anlattığım şey hiç dini bir konuya değinmedin. Emevlerin fethi politikası, emevlerin vergi politikası, emevlerin siyaseti.
Tamamen bundan bahsettik. İşyan yapmaya çalıştığı şey şu, emevlerin yaptığı tüm hatalar bizim itikadımız sebebiyle çıkmıştır. Ve siz emevi İslam’a inanıyorsunuz. Bu İslam doğru bir İslam değil. Siz Müslüman olabilmeniz için, gerçekten Müslüman olabilmeniz için Şii İslam, yani doğru yolda olmanız gerekir. Tabii bunun içerisinde mevzu uzatmak için giriyorum. Zerdüşt ya da eski kadim İran geleneğinin de etkisi var.
Mesela bir şeyde ha ha menişlere bakıyoruz biz ya da işte ondan sonra gelen işte partlara falan baktığımız zaman bir yere girdiklerinde bunlar, orayla ilgili kesinlikle bir meşruiyet kaynağı olarak akrabalık kurmak istiyorlar. Ve bir kralın mutlaka belli bir soydan gelmesi gerekiyor. Şimdi bakıyorsunuz siz Ebu Bekir kimin soyundan, yani Ömer kim? Bambaşka şeyler. İşte Benite’yim veya Mahsum oğullarından. Şimdi şey yok, bunu anlayamıyor. Bir İran kafası bunu anlayamıyor.
Ve Hz. Ali tamam işte Peygamber Efendimiz kızının damadı. Onun oğlu Hüseyin tam buraya kadar sorun yok. Hüseyin’i 3. Yezd-i Cerd şeyin son şahı kızı olan Şehir Banu ile evlendiriyorlar. Cüvayetlerinde yani menakıplarında. Ve Hüseyin’in evladının aslında hem kadim İran soyunun hem de Peygamber Efendimiz’in soyunun devam olarak kurguluyorlar.
Şimdi böyle bir şey var. Şimdi bunun karşısında siz de böyle insanların başını kesen, Peygamber’in torunlarını cari olarak alan, satan, Peygamber’in torunlarının başını kesip top olarak oynayan, eziyet eden, medineye giriyorsunuz askerlerinizle bir sürü kadınlara tecavüz ediyorsunuz. Falan bütün kötülüklerin vücut bulmuş hali olarak bir emevi var. Peki emevi kimdir sorusu? Emevi sahabedir. Tabiindir, tebattahın bildindir.
Dolayısıyla sen doğru bir nesil oluşturmadın. Bu rivayet zaten yanlış. Peygamber böyle iyi bir nesil çıkartmadı. Bunlar kendi aralarında savaşan, insanları katleden, ganimet ganimet koşan böyle bir nesil çıktı. Şimdi oryantalistler de empati yaparak diyorlar ki bir toplum nasılsa çok kısa sürede sahasanleri ve bizansları yıkar. Ve bu adamlar açtığı o dönemde Arabistan’da hurma yiyorlar, deve sütü içiyorlar. Dolayısıyla bu adamlar gidip sahasanelerin ve romalıların mülklerine konmak için savaştılar. Bu psikolojiyle, bu motivasyonla savaştılar diyorlar. Ve böyle bir işbirliği bize karşı bir şey olarak kullanılıyor. Şimdi burada hem İran milliyetçiliği var. Mesela Firidevsi’nin şeyhnamesine bakıyoruz. Firidevsi Müslüman olduğunu iddia eden bir adam. Ama şeyhnamesinde o ilk dönem İran’ı fetheden Müslümanlarla ilgili diyor ki
Baldırı çıplak Arap deve sütü içip kertenkele eti yiye yiye öyle bir yere geldi ki kainatın tacını istiyor, talep ediyor. Medayin de tüküreyim kahpe felek yüzüne tüküreyim diyor. Şimdi milliyetçi şiirlere yansıyan konulara bir bakın. Dolayısıyla bugün bile hala İran’da o ilk dönem İran fethileri fethi olarak değil, istila olarak, Arap istilası olarak görülür. Dolayısıyla İranların Arap istilası dediği şeyle Julius W.Hauz’ın Arap devleti dediği şey
bize ihale ediliyor.
İlk Yorumu Siz Yapın