Dr. Vedat Milor: “ABD’de ekosistemler çok güçlü.”

Dr. Vedat Milor: “ABD’de ekosistemler çok güçlü.” videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DSb20o-4nGI. Şimdi kore örneği mesela ilginçtir. Şu yüzden söylemem. Hyundai bugün dünyanın en büyük otomotivdeydi. Yılda 10 milyon falan otomobil üretiyor galiba bildiğimde. Belki daha fazla. Ford Autosan ile beraber kurulmuşlar. Aynı yıl hatta Ford Autosan galiba bir yıl daha önce…

Dr. Vedat Milor: “ABD’de ekosistemler çok güçlü.”

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DSb20o-4nGI.

Şimdi kore örneği mesela ilginçtir. Şu yüzden söylemem. Hyundai bugün dünyanın en büyük otomotivdeydi. Yılda 10 milyon falan otomobil üretiyor galiba bildiğimde. Belki daha fazla. Ford Autosan ile beraber kurulmuşlar. Aynı yıl hatta Ford Autosan galiba bir yıl daha önce kuruluyor. Ford Autosan olarak Anadolu üretmek üzere kuruluyor. Daha önce çıkıyor Anadolu mesela Hyundai’den ama Hyundai geldiği yere bakın bugün Anadolu’ya bir otomobil yok.
Çok enteresan. WP Bay Anadolu kullanırdı. Sonra da Ford kullanırdı. Evet, o Ford’u biliyorum. Biz kendi ürettiğimize kendimiz bilmezsek başkası niye binsin fikrindeydi. Bir şeyi merak ediyorum şimdi. Çok güzel bir nokta dediğiniz ama bu çok önemli bir nokta. Bir şey sormak, gelmek istiyorum bir yere. Planlama, planlama, planlama.
Türkiye uzunca bir süredir planlama geleneğini yani o Türkiye’yi yıllarca devlet planlama teşkilatı belli yönlere götürdü. Ve hatta Türkiye’nin uluslararası ilişkileri bile planlama teşkilatının belirlediği yönlerde gelişti. Yani mesela Türkiye’de Rus etkisinin atması bir dönem hem de en sağ iktidarlar döneminde planlamanın yapılması gerekenleriyle ilgili sıralamasında batıdan destek bulamayınca bazı şey.
Demirçelik, alüminyum tesisleri gibi ağır sanayi işlerinin Ruslarla beraber yapılması gündeme geldi o zaman. Ve Türkiye başka bir perspektiften bakıyordu dünyaya. Daha çok uluslu yani şimdi gibi bas bas bağıran değil ama kapı arkasından alttan veya normal yollarla çok uluslu işler yapıyordu. Bir an Doğu Bloku’yla Soğuk Savaş’ın göbeğinde bir NATO üyesi olarak Doğu Bloku’yla ekonomik ilişkileri gayet iyiydi. Planlama ortadan kalktı. Sizce dünyada kitaba baktığınız zaman ben onu görüyorum. Dünyada yeniden devletlerin ekonomi içerisinde aktif olduğu planlama ve hatta belki de planlama ötesine giderek geçmişte Türkiye’de olduğu gibi bir takım devlet kurumların ekonomi içerisinde aktör olduğu bir dönemi mi geçinecek? Bazı şeyler özel sektöre bırakılmayacak kadar kıymetli hale mi gelecek?
Çok muhtemel yani Macron ile mesela bunun ışıklarını verdi tekrar şeyle. Bana öyle geliyor çünkü. Amerika’da biri konuşuluyor çünkü artık. Amerika’da biri konuşulmaya başladı. O bile konuşuluyor evet. Amerika’da zaten var endüstri politikası. Planlama adı altında yok ama Amerika’nın şey stratejik sektörlerini satın alamazsınız. Eğer sektörleri yurt dışında ihracat edemezler teknoloji ihracatı.
Yapamazlar. Bir de Amerika’da şeyde çok güçlü eko sistemler, yerel hükümetler, üniversiteler, araştırma laboratuvarları, özel sektör ve devlet beşi ortaklık yapar, ortak projeler geliştirir. Biri bir dolar koyunca, diğeri bir dolar koyunca, matching fund dedikleri. Tekrar edeyim onu, üniversiteler, araştırma laboratuvarları, yöresel hükümetler, devletin bazı kurumları, mesela Savunma Bakanlığı’nın belli kurumları, FEDERAN KURUMları gibi falan. Özel sektör hep bir araya geliyor. Ortak projeler, ortak teknolojiler. Şey bile öyle gelişti yani. Meşhur AŞI, DRNA teknolojisi, Moderna’nın. Biliyorsunuz, şeyde onu da devlet özel geliştirdi. Amerika’da çaktırmadan devlet çok stratejik. Bu giderek artacak gibi ve çok ilginç. Gerek yani her ne kadar cumhuriyetçiler ve demokratlar birbirlerini bir kacık suda boğacaklar gibi ama bu konuda anlaşıyorlar. Yani çok ilginç bir makale yakın zamanda. Danny Rodrik yazdı. Herkesin anlayacağı bir dille. Yeni bir konsensus’a doğru gidiyor. Devletin ekonomi de ağırlığını artacak. Amerika, Amerika olduğu için yöresel düzeyde olacak. Birçoğu federal, belkıs devlet katkıda bulunacak. Ve daha kendine yeterliğe doğru yani planlamanın geçine.
Eyaletler kendi planlarını kendi yapacaklar. Kendi ekonomik kalkma planlarını kendilerine yapacaklar. Yapacaklar. Ve şeyde kim olsa olsun ve büyük bir olasılıkta bu yapılırken de sivil toplum katılacak. Yani belki planlama Fransızlar’ın ya da Kore’nin çok merkezi yapılmayacak ama çok merkezi planlama da var. O stratejik sektörlerde. Sizin dediğiniz yani. İstin alamazsın. Her şeyi ihraç edemezsin. O değil şey bile mesela. Bırakın ihraç şimdi eşim işte Georgia Tech öğretim üyesi. Bir şey yapması çok zor yani. Mesela İran’a izin vermiyorlar konferansa gitmesine. Ya da araştırma görevlisi olarak bir şey getiriyor. Asistanı olarak kolay kolay bir Çinli öğrenciyi getirtemez. İzin alması lazım falan yani. Ona bile karışıyorlar. Hayır Amerika Çinli öğrenci olarak bir şey. Var ama yani şey kontrol ediyorlar. Ananla bağlı olarak. Ananla bağlı şeye bağlı. Biliyorlar hangi doktora konusunda çalışacak falan. Yani çok dikkatliler şeyin sızmaması için. Yani böyle bizdeki gibi her gelen gerisini her gelensinliğini yapsın. Yok biz kevgir gibiyiz. Biz kevgirler beteriz. Kevgirde bir şeyler takılır kalır bize. Doğru kalır. O makar bitirilir gitmez. Bizimki şey gibi. Altı olma tencere gibidir. Ne atarsan doldur içine.
Maalesef öyle yani. Yok Amerika çok stratejiktir. Ben de evet çok doğru ve geli gelecek yani eminim plan ama nasıl gelecek tam bilmiyorum ama böyle yavaş yavaş. Yavaş yavaş izleri görmeye başladı. Bunu Avrupa’da en iyi Fransa yapıyor. İngiltere’de böyle işaretler yavaş yavaş oluşmaya başladı. Almanya zaten büyük oranda bunu yapıyordu hep. Hiçbir tane elden bırakmamıştı. Orada da artacağını görüyoruz. Galiba en liberal biz kaldık herhalde.
Öyle gözüküyor yani. Çünkü biz sahileş başka çok ideolojik bir yerde yaşıyoruz.