Dünya Ispanak Üzerine Dönüyor | Erkan Can & Cem Davran

Dünya Ispanak Üzerine Dönüyor | Erkan Can & Cem Davran videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=lvlRnWL8cAA. Tuvalete gitmem lazım. Uçpanak önemli. Anlatıyoruz oğlum. Sevgili seyirciler, oyunumuzun başlamasına 10 dakika var. Ya iyiydi oğlum. Şimdi oyundan önce bize börek geldi, böreği yedik. Şimdi nasıl olacak ya bilmiyorum yani. Börek mi, börek mi, börek mi?…

Dünya Ispanak Üzerine Dönüyor | Erkan Can & Cem Davran

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=lvlRnWL8cAA.

Tuvalete gitmem lazım. Uçpanak önemli. Anlatıyoruz oğlum. Sevgili seyirciler, oyunumuzun başlamasına 10 dakika var. Ya iyiydi oğlum. Şimdi oyundan önce bize börek geldi, böreği yedik. Şimdi nasıl olacak ya bilmiyorum yani. Börek mi, börek mi, börek mi? Börek mi? Ne böreği?
Börek. Börek, börek. Börek, doğrusu börek. Börek. Kaç dakika var? 15 dakika falan var değil mi? Var. Oyunun başlamasına. Bakacağız. Baba ıspanak, bugünkü şeyimiz oyun başlamadan önceki gün. Ispanak mı? Evet. Ispanaklarımız nerede? Hazır değil mi ıspanak? Hazır mı? Sana soruyorum ben. Hazır mı? Ben bilmiyorum yani. Hazırdır herhalde. Ispanak nedir? Güzel yaparsın, kıymalı su yaparsın.
Ama bayağı ıspanak, yevmiyeler. Canlı para. Türk Tiyatro Terminali Rüsü’nde bir kelimeyle başlıyoruz bugünkü liste. Ispanak. Baba şöyle bir açık net kardeşlerimiz için ıspanak mı? Eski abilerimiz öyle derdi. Biz de onlardan kalan bir şey parayı almadan. Çünkü o zamanlar bu işler daha değişikti. Şimdi de var gerçi de. Hiçbir şey değişmedi. Şimdi de var da. Neyse. Şimdi oyuncular sorar organizatörü ya da işte sahne amirine. Oğlum ıspanaklar hazır mı? Hazır abi der. Ispanakları görünler tamam abi ıspanaklar geldi. Öyle oyuna başlıyor. Ya da ikinci perdeye çıkılır. Sen daha iyi biliyorsun. Ama öyle duygusaldır hani bir şey o. Hafif bir yüzün düşer ama yine de.
O da netti parasıdır ıspanakları. Tiyatrodaki ıspanak. Buradadır orası. Sıcak. Sıcaktır değil mi baba? Tabii. Nasıl? O bitmez. Harcarsın bitmez. Bir koyuyorsun. Ulan sabah bu kadar para var da akşam yok. Ama o para iki gün üç gün dört gün gezer. Bir hafta gezer bizde. O yüzden ıspanak önemli. Eyvallah abi ya. Heyecanlı mısın baba kuliste? Eee tuvalete gitmem lazım. Hep öyle olur.
Ama yok biliyorum. Bu eskiden de böyleydi. Gençken de böyleydi benim. Ama şimdi biraz daha arttı mesaneye. Tabii. Tabii. Hep böyle anlatırlardı biz. Eee. Ya daha o kadar değil baba ya. Yok böyle değil tabii de. Keçeden Amerikan arabası gibi damlatır hep. Onu kesemezsin. Ne damlatır ya? Ya damlatır işte. Keçeden damlatıyoruz oğlum.
Allah Allah artık. Bunun çekinilecek bir tarafı yok ki yani. Keçeden damlatıyoruz. Keçeden damlatır. Eklemen lazım. Kilik janta hiç sızdırmaz. Olmaz ki yani parça uymaz ki parçası. Yani o yeni janta ama araba eski. Araba eski işte oldu kadar.
Gittiği kadar baba. Aynı torku. Verir. Aynı torku verir. Sevgili seyirciler. Oyunumuzun başlamasına 5 dakika var. Ispana. Ispana’ya dönelim. En of. Ispana’ya iyi dediğin şey tiyatroda ne? Oldu mu?
Bu en ispanağı çok iyiydi. Ben çok özel tiyatro yapmadım baba. Yani ben devlet tiyatrosu o gelenekten gelip sonra Bakırköy Belediye Tiyatroları. Ondan sonra İstanbul Halk Tiyatrosu. Evet. Ama hiçbir zaman için benim hayatımda tiyatroda hiç para konuşmamışım. Ispanağa konuşmamışım da yani. Yömyeni alacaksın. Patron diyor mesela bir ay her ay vereceğim. Herkesin suratı eğşir. Ne yapalım? Eğşir. Eğşir. Yömyeni ister. Yömyeni severiz biz. Günlük. Şimdi oyun var. Mesela bizim üç kişilik oyun. Üçü bir arada. Şimdi akşam oyun var. Sabahtan herkesin ıspanakları yatar. Sabahtan. Akşam oyun var yani. Ama başka bir iş yaparsın. 6 ay sonra. Bir de öyledir.
Bir de hani teri soğumadan parasını vereceksin diyor ya. Deli gibi gelenekle beslenen bir şey. Gelenekle beslenen bir şey de mesela hani tiyatro oyun başlayacak birazdan falan filan. Önünde ondan çok. Biz şimdi çok ıspanaklı ıspanaklı muhabbet olsun diye bir de ıspanak. Terminolojiden tiyatrodan kulisten bir şey duymuş olsun herkes diye ama aslında yüzüncü sırada bile gelmez. Yani onun önünde o kadar çok duygu var ki oyun oynayacağın şey seyirci tiyatro aşkın
sahne sahne tozu ustalar hatıralar bilmem ne filan. Aslında işim biraz gırgırıdır yani. Aynen öyle. Yüz gün vermesen yüz gün sen. Gene de bir şey demezsin. Yürürsün gidersin yani. Demezsin o ayrı. Tabii öyle hoşgörüsü var yani. Hiç de bitmez enteresan yani. Zamanın şeyine değişimde olamazsın. Ama ıspanak önemli tabii ki. Var abi deli misin? E ustalarımız ne yapsın abi sadece onunla yaşadılar yani. Dünya ıspanak üzerine dönüyor.
Evet bugünkü kelimemiz efendim ıspanak. Biz her kulis muhabbetinde böyle bir kelime anlatsak öyle mi? E tabi. Yani muhabbetin içinde bir kelime mutlaka şey yapmış olalım. Tarihi kalsın insanlar bilsin. E bir tane konuşuyorsun dizilerde olsun falan onu söylüyor. Şimdi hani ne kadar para para demek bana şey geliyor. Şey geliyor böyle. En anahtar. Sinan’da anahtar şeyi söyledim. O ıspanak onu biraz yumuşatıyor. Bravo süper. Diyorsun ki baba ıspanak ne olacak diyorsun. Ya bizim paralar falan desen iğrenç o. Başka bir ticiliği var onun. Ispanaklar diyor. İşaretle anlatırsın. Anlıyorsa tamam. Üçüncü şahıslarda hani anlamaması da bir yerde iyi oluyor. Orada bir lira var. Ispanaklar dersin. E tabi biraz şey o. Şifreli. Şifre. Tabi. Şifre yapıyoruz. Böyle konuştukça ben duygusallaşıyorum. Sen de oluyor musun? Neden ağlamazsak. Ağlar mı? Ben çok çabuk ağlarım. Sen de ağlarsın. Ben hemen muslukları açarım. Hemen. Duygusalsın da ondan abi. Zaten doktora gittim beni. Bilgisayara bağladı. Her şey çıkıyor orada. Ne çıktı? Psikolojiye de bakıyor.
Ne olmuş? Çocukluğundan geldin. Sende bir ağlama şeyi var dedi. Ağlama. Bir ağlama durumu var dedi. Allah Allah. Küçükken de bana ters bak. Hemen gözlerim dalardı. Gözlerken hemen anla ağladın mı sen derdi babam mesela. Bak bunca yılda dipti beyaz bunca. Tabi tabi. Tutamam kendimi yani. İçine atıyorsun.
Hep içine atıyorsun. Şimdi böyle çıkaramıyorsun diyor. Değil mi? Neydi o? Bey oğlu bey oğlu mu? Metin abi yapıyordu. Hangisiydi o ya? Suat Sungur ile oynuyorlar çocuğu, anne. Neydi? Şey miydi o? O kadar çok kamera oynadılar ki. Ben sürekli kan kaybediyorum. Ne bileyim kaybediyorum. Öyle bir şey miydi o? Galata Kulesi’ne şey bırakacak bu kadar biliyor mu diyor.
86. basamak diye oraya bırak gel diyor. Kız istemeye mi ne gidiyorlar bir şey bir şey. Sen yaptın bunu böyle diyor işte hep içine atıyor. Şimdi diye çıkartamıyor diyor. KKM çocuk biraz. Baba az kaldı. Az kaldı. O zaman biz şey yaparız sen başını topla. Oyun başlıyor hadi bakalım. Kolay gelsin. Kalsın burada. Öyle. Yanlış abi o öbür oyunun kostümü. Yanlış mı? O öbür oyunun neyse istediğin kostümüne çıkıp fark et. Fark etmiyor ki bizim konseptimizde. O mu geldi şeyine yani? Bu geldi. Gel bakayım. Az kaldı bak. Aaaa amaa. Çok güzel. Tamam bununla başla. Hemen çözersin sana.
Yünlü. Yün kumaş bu. Hadi bakalım. İyi seyirler. İyi seyirler. Gidelim. Daha seyirci oturmamış. Seyirci oturmamış. Delikten bakayım sana söylerim. Üçüncü sıra dur bakayım. Hadi hazırım ben. Dördüncü sıra sol baştan ikinci.
Sevgili seyirciler her türlü öten cihazlarımızın kontrolünü yaptık mı oyunumuz başlamak üzeredir.
Tiyatrodur iyidir.