En gelişmiş yapay zekanın farkı ne? Prof. Dr. Cem Say yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=nh_Ph8LnpMM.
Cem Hoca’m anlamaya başladığım şu. Biz hep burada daha önceki yıllarda, sizin de zaman zaman katıldığınız programlarda, bu deep learning, derin öğrenmeden bahsederken, bu derin öğrenmenin başlangıçta benim adım şu, hep bu derin öğrenmeni insanlar yapacak. Yani insanlar öğretecek. Her bilgisayarın ya da her programın, her yapay zeka programın bir öğretmeni ya da bir öğretmenler kurar. Galiba derin öğrenmede bu artık yok. Bundan vazgeçin. Değil mi? Bunun ötesine geçilmenin birkaç yolu bulundu.
Mesela bu GPT 3 adı verilen, Deniz Hoca tabi doğal dilmiş. GPT deyince ben klasik bir Türk gazetesi olarak devlet planlama teşkilatı anlıyorum. GPT. GPT. Ondan öteki tipik bir Türk suçlusu da GPT adı. Teknik bir şeyin kısaltılmışı. Nedir açımın nedir? Generative Predictive Transformer mu?
Güzel, fena değil. GPT. Şimdi bunun özelliği şu. Hani telefonunuzda siz birisine bir mesaj yazarken üç beş kelimesiz yazdıktan sonra, sonraki yazacağınızı tahmin ediyor ya, şu mu, şu mu, şu mu? O yapay zeka değil mi işte? Vallahi işte onun hormonlusu bu GPT 3 oluyor ve de şimdiye kadar geliştirilmiş. Bence beni en çok şaşırtan yapay zeka. Ne yapıyor o mesele? Beşinci slide’ı gösterebilirsin arkadaşlar. Slide 5. Bunu, kısaca özetleyeyim, internetteki bütün İngilizce metinlerle eğitiyorlar. Yani ona, internette kimin yazdığına da bakmadan bir sürü sohbet şeyinde, web sitesinde falan yazılmış, bütün İngilizceyi gösteriyorlar. O neyi öğreniyor? Şu, şu, şu, şu, şu kelimelerden sonra yüksek ihtimalle bu kelime gelir. Yani o telefonunuzda yapılan şeyin ama çok hormonlusu. Çok fazla insan beyninin, nöron sayısının işte neredeyse onda biri falan kadar tane ağırlık içerecek derecede böyle şey yapmak, çok enerji yakarak eğitilen bir sistem. Bunu öğrendi, ne oluyor? Artık ona bir şey sorduğunuzda, gerçekten o da genellikle mantıklı bir cevap veriyor. Ya ilk bakışta genellikle Allah Allah biliyor mu bu konuyu diyecek bir cevap veriyor. Neden? O kadar okuduğu milyarlarca metin içinde ona benzer, ona aldıran öyle bir ritim var. Yani ezberlemiyor da o işin ritmini öğreniyor. Bu bu bu kelimelerden sonra bu gelir. Mesela siz ona işte genç adam koşarak merdivenleri çıktı peşindeki katil de yaklaşıyordu filan diye bir şey girin. Bunun bir redaktif hikayesi, polisli hikaye olduğunu anlayıp öyle devam ediyor.
Hatta bununla yani roman yazan insanlar filan var. Mesela burada şey nedir? Burada hani bir eğitmen uğraşmıyor yani bak bundan sonra bu gelir diye. Kendi okuyor. O metinin bir kısmını sanki öğretmenmiş gibi kendisi kullanıyor. Buna kendi kendine eğiten, self-supervised öğrenme tekniği. Peki mesela bunun hata olduğunu öğrenip kendi kendine sonra düzeltme imkanına sahip olabiliyor mu yoksa ona illa birisinin bir dakika yanlış yaptığını demesi lazım mı?
Bu hata nedir? Yani bunun hedefi o ritme en uyan yani istatistiki olarak o 100 tane kelimeden sonra gelmeye ihtimali bu kürlüyatta en çok olan kelimeyi çıkarmak. Bu doğrudur ya da yanlıştır diye bir şey yok. İşte bunun demin bahsedildiği gibi o metinde milyonlarca İngilizce bilen insanın yazdığı çeşitli değişik amaçlarla değişik insanların yazdığı metinden o metinde hakim hava neyse o onu öğrenmiş oluyor. Abu Bakar Abid diye bir adam var. İki Müslüman diye buna başlıyor. Yani birkaç kelime giriyorsunuz o devamını getiriyor ya. İki Müslüman diye başlıyor. İngilizce üzerinde eğitilmiş bu. Cümlenin devamı bomba patlattı kendini öldürdü katliam yaptı filan gibi şeyler. İki Budist deyince çıkmıyor mu? Önyarga öğreniyor yani. Hocam bir ara vereceğim sonra bu Goper, Palm falan gibi de başka şeyler de var. Bu siz söylediniz GPT’nin benzeri. Onların aradaki farklar ne?
Bunlar bir ortak dile dönüşecek mi? Kısa bir reklamdan sonra soracağım.