Güle Güle Kar | Sizde Gidin Sorunlar
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=HsaEW6Uoh1I.
Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. Kar sonunda İstanbul ve galiba Türkiye’nin bir sürü yerinden ayrıldı. Bazı bölgelerde hala kar yağıyor. Ve de bazı bilgilere göre hala İstanbul’un dışında otoyollarda mahsur kalan adamlar var hala. Gülmek istemiyorum. Komik değil. Manzaralara baktığımız zaman üzücü. Gerçekten yani kalbi… Yazık. İnsanlara yazık. Bu eziyete yazık.
Birileri işini yapmadı. Çok belli o yani. Birileri ya meteorolojiyi dinlemedi ya da emir bekledi o emir gelmedi sonra geç kalındı filan falan neyse. Ama birileri işini yapmadı. Ha! Kim işini yapmadı diye geldiğimiz konuda ve de geldiğimiz noktada kimse bilmiyor kim işini yapmadığını. Çünkü herkes suçu birbirine atmaya başladı. Zaten dün de söylemiştim.
Böyle bir şey olacaktı zaten. Standart bir şey bu. Ondan evvel yapılmıyordu. Ondan evvel Büyükşehir Belediyesi ile devlet diyordum ama bir izleyicimden bir uyarı geldi. Devlet değil hükümet ortak çalışıyordu. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tek başına çalışıyor. Yani hükümetten destek yok. O kadar basit esas. Destek yok biraz daha ötesine gideyim. Hükümet yokmuş gibi görüyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni.
Yani bütün bu karmaşanın İstanbul’daki havalimanların kapanmasından sonra tek bir havalimanı açıldı. Açıktı. O da Atatürk Havalimanı. Oraya da büyük bir şeyle hükümet geldi. Hükümet çöktü resmen İstanbul’a. Yani bakın biz buradayız merak etmeyin diyecek bir şekilde. Bu sırada İmamoğlu akomdan koordinasyon yapmaya çalışıyor. Manzara şık değildi tabi ki. Ama yani oyun bu.
Bu siyaset. Siyasetteki oyun dün de söylediğim gibi filer tepişti çimler ezildi. Çimler kim? Siz ve ben. Bir grup daha fazla zarar gördü bu işler. O da İstanbul’a ya transferle gelen veyahut da İstanbul’dan yurt dışına gitmeye çalışan turistler. Onlar esas en büyük eziyeti çektiler. Çünkü ne oldu?
Şimdi yanına göreceğiniz görüntülere baktığınız zaman göreceksiniz ki bildiğiniz İstanbul Havalimanı karlar altına kaldı. Taksiler ilerleyemedi. Otoparklar doldu. Yollar kirliyeti. Uçaklar dondu. Bazı haberler var. 10 saate yakın insanlar uçakların içinde kalmış. 10 saat otobüs yanaştıramamışlar. Şimdi diyeceksiniz ki kardeşim o kadar kar mı var? Yok öyle olmuyor. Şöyle oluyor.
Uçak hava yoluyla hava limanı arasında bir şey oluyor orada. Bir nevi fiyatta bir sıkıntı oluyor. Uçak apron’dan kalktıktan sonra yeniden yanaştığı zaman taksimetry yine çalışıyor. Onu unutmayın. Yani siz diyorsunuz ya bazen mesela olmuştur size. Siz uçağa biniyorsunuz kardeşim. 2 saat uçakta bekledik. Uçakta bekledik çünkü hava yolu apron’a yeniden yanaştırmak istemiyor.
Çünkü o duygusal bir konu. Ondan dolayı ama bu 10 saat uçağın içinde kalmaları, tuvaletlerin tıkanması gibi haberler alıyoruz. Turistler de tabii ki protesto ettiler. Protestolardan bir tanesini izleyelim birlikte. HOTEL! HOTEL! HOTEL! Burada turistler ne diyor?
We want hotel diye bağırıyor. Otel istiyoruz diye. Şimdi havalimanına gittiyseniz, İstanbul Habeli Limanı, bütün dünyanın kıskandığı havalimanı, göreceksiniz ki orada otel yok. Dütün dünyadaki bütün havalimanların yanlarında oteller vardır. Bu oteller de genellikle şey için kurulur. Uçağını kaçırırsan, şu olursa bulsa hemen 5 dakika, 10 dakika uzakta bir yerde git kal. Yani hava yolu onu karşılıyor, otelleri o karşılaması gerekiyor. Ama olmadığı için tabii ki çoğu kişi oralarda mahsur kaldı. Mahsurun üstünde de eziyet çektiler resmen yani. Bütün her şeyi doğru yapıyoruz. Havalimanı, hadi tamam şey konusuna girmeyeceğim. Şey raporlarına, kardeşim niye burada olacağı belliydi, rüzgar esiyor, yanlış şeyler yap. Onları geçin. Bitti o. Havalimanı yapıldı çünkü.
Bundan sonra yani geriye bakıp başka bir yere yapsaydık dememiz aptallık olur zaten. Ama bütün suçu da havalimanına atmamamız gerekiyor. Yani havalimanı işletmesine de atmamamız gerekiyor. Oradaki yolcuların sorumluluğu, kimin biliyor musunuz? Hava yolunun sorumluluğu. Hava yolu esas bu işi beceremedi. Hangi hava yoluyla gidiyorsa. O kadar basit. Bir orada da büyük bir koordinasyonsuzluk oldu. Yani oturup da kendimize de işte yep yeni bir havalimanı, kardeşim bunu içine de ettiler dememiz yanlış. Hava yolunun suçu. O yolcudan sorumlu. O oturup da bir karton veriyorsa ona, gel bunun üstünde yat diyorsa, onun, affedersiniz, bok yemesi. Hava yolunun, pardon havalimanının değil. Hava limanının suçu nerede veyahut havalimanı niye sınıfta kaldı? Çünkü havalimanı görmesi gerekirdi.
Büyük bir fırtına geliyor. Kar çok yoğun. Google şey baksanız bile, iPhone’uza baksanız bile orada yazıyor zaten. Yani kar. Basit bir şey o. Orada daha fazla kar yağacak. Ben en iyisi dondurucularımı ve hatta dondurucu sökücülerimi daha fazla çalıştırayım. Pisleri daha çok açayım. Bunlar oluyor mu dünyanın çeşitli havalimanlarında? Oluyor tabii ki. Sadece bizde olmuyor. Oturup da işte bak. Yanlış yere yapınca böyle oluyor. Sevinmenize gerek yok. Her yerde oluyor bu. Olmaya da devam edecek. Çünkü niye? Aynı konuya geliniyoruz. Bravo! İklim değişikliği. Çok iyi buldunuz. İklim değişikliğinden dolayı. Beklenmedik hava şartları gün geçtiğince, yıllar geçtiği daha fazla göreceğiz. Burada bir dersimiz var mı? Çıkartmamız gerekken var. Nedir o? Hava durumunu izlemek. Başka bir şey yok. Veyahut da ne bileyim biraz daha para harcayıp metrolücüler, özel raporlar almak.
Özel sistemlere girmek. Onları yaptığınız zaman anlayacaksınız ki şu saatler ve şu saatler arasında acayip bir kar yağacak. Ben en iyisi pislerimi adam gibi açayım. Beş tane mi çalıştırıyorum? Adı neyse onların yol açıcı. On tane daha çalıştırayım. Yirmi tane daha çalıştırayım. Yeter ki böyle manzaralara karşılaşmayayım. Demesi gerekiyordu. Demedi. Havalimanı pisleri. Açamadı.
Hava yolu yolcuları rahat edemedi. Sonuç ne? Çevik kuvvetle çözüm bulduk. Çözüm her şeyde. Bir protest olduğu zaman ilk refleksimiz niye çevik kuvveti yollamak? Havalimanı içinde çevik kuvveti ne işi var? Ne işi var? Turist. Adam duty free’den iki şey almaya çalışıyor. Muhtemelen ne zaman nereye gideceğini nasıl gidiyor. Bilmiyor, görmüyor. Ailesine dönmeye çalışıyor. Biraz empati.
Biraz… Bir bileyim. Bunun adı ne? Know-how gerekiyor. Siz ihaleye aldınız diye. Tek çalıştırdığınız havalimanından böbürleneceğinize… Bir evvelki çalıştığı işletmecilere bakmalarız gerekiyor. Onlar nasıl yapıyor? İngiltere nasıl yapıyor? Almanya nasıl yapıyor? Atina nasıl yapıyor bu gibi hava şartlarında? Ne yapıyor? Çok basit. Torba torba yemek veriyor.
Yastık dağıtıyor. Yüzlerce adam sokuyor içeri. İyi misin? Neye ihtiyacınız var? Şunu ver, bunu ver. Biz… Çevik kuvvet. Çok iyi sistem. Sabah kastesine haberen öre ilginç bir şey gözlüm. Başkan Erdoğan’dan kripto para. Sosyal medya ve metaverse talimatı. Niye talimat veriliyor? Metaverse için. O kadar üzgün bir dünyaya için…
Nedir bir talimat? 3 kritik düzenleme geliyor. Yine düzenleme nelerle başlıyor? Serbest bırakın metaverse. İlla oturup da böyle bir limit koymaya gerek yok. Bir sunum yapılmış. O sunum başlıklarından da şöyle öne çıkıyor. Diyor ki 3 yıl sonra Twitter yok. Peki. 3 yıl evvel de söylenmişti bu. 3 yıl evvel de 2 yıl sonra Twitter bir daha kalmayacaktı. Hatta kim YouTube’dan kim kimi izleyecekti demişlerdi. Demişlerdi. Denilmişti. Ben bile dedim ona.
Kardeşim YouTube’da ne işin var demiştim. Bakın halime. Abonelikleri rica ediyorum hepinizden. Ama gençler çok ilgili gibi böyle yorumlar var. İlginç bir haber. Çünkü diyor ki bir şekilde Türkiye’yi, biz bu metaverse’i hazırlamamız gerekiyor. Türkiye, AK Parti, dijital öncü olarak hazırlamamız gerekiyor. Kripto paraya da hazırlamamız gerekiyor. Kripto paraya da hazırlamamız gerekiyor. Ya burada AK Parti’nin yapabileceği, metaverse de hele hele yapabileceği
çok büyük bir şey yok. Yani AK Parti’nin metaverse’deki ilk adımı neydi hatırlıyorsunuz? Toplantı yapmışlardı metaverse’de. Yani iki tane şey, avatar, toplantı yapmıştı. Yani o değil metaverse. Metaverse bambaşka bir dünya. Başka bir olay. Yani bu AK Parti’nin de işi değil. Bu tamamıyla gençlerin yapılacağı bir iş. Genç kuşakların kendilerinin yaratacağı bir dünya bu.
Üstüne AK Parti koyduğunuz andan itibaren kontrol etmek demek. Öyle. Ha pardon, bunu yanlış anlamayayım. Ben AK Parti için söylemiyorum bunu. Bunu CHP de gelirse, metaverse’e hazırlanıyoruz dese eyvah. İşiniz yok. Daha doğrusu 25 yaş üstünün işi yok metaverse’de. 25 yaşının üstündeyse metaverse sizin işiniz değil. Çünkü siz adam gibi görmeyeceksiniz. Onun nereye gittiğini. Şimdilik bir dijital muhabbet olarak yapabilirsiniz. Metaverse şöyle, metaverse böyle. Crypto para. Çok geç kaldık. Yapan yaptı, alan aldı. Yaratılan şeyler yaratıldı. Şimdi oturup da verge alacağız demeniz çok geç. Çünkü bir sürü sistem var onun etrafından dolaşabileceğiniz. Ups. Dolaşabileceğiniz. Neyse. Sizi fazla bu crypto para ve metaverse dünyasında fazla sıkmak istemiyorum. Ama şu konuda size ciddi ciddi bir uyarıda
bulmak istiyorum. Bu çok önemli benim için konu. Ve de sizin de benimle aynı ciddiyeti paylaşmanızı istiyorum. Abone olmayı unutmayın. Yorum yazmayı unutmayın ve like atmayı unutmayın.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere.