Gemi Seyahatlerinde Kıble Tayini Nasıl Olmalıdır? Fatih Kalender Hoca Efendi

Gemi Seyahatlerinde Kıble Tayini Nasıl Olmalıdır? Fatih Kalender Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=CsEmNzovt60. Gemi seyahatlerinde kıble tayini nasıl olmalıdır? A’udhu billahi min ash-shaytani r-racim, Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillah ve salatü ve selamü aleyhi ve sellem ve resulillah ve sellelulahü ve teala aleyhi ve sellem ve bâdüh. Tabi aslında soruyu bir tahsiye etmemiz…

Gemi Seyahatlerinde Kıble Tayini Nasıl Olmalıdır? Fatih Kalender Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=CsEmNzovt60.

Gemi seyahatlerinde kıble tayini nasıl olmalıdır? A’udhu billahi min ash-shaytani r-racim, Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdulillah ve salatü ve selamü aleyhi ve sellem ve resulillah ve sellelulahü ve teala aleyhi ve sellem ve bâdüh. Tabi aslında soruyu bir tahsiye etmemiz gerekir. Gemi seyahatlerinde veya deniz yolculuğunda kıbleyi nasıl tayin etmemiz bu pusula vs. gibi durumlarla veyahut da bu konudan haberdar olan kişilerin yardımıyla mümkündür. Ama soru aslında bu minvalde değil de deniz yolculuğunda namaz kılarken kıbleye yönelme şart mıdır değil midir? Aslında fıkhi olarak bakılması gereken ki Allah-u alem bu soruyu sormak isteyen kardeşimizin de asıl gayesi budur. Aksi takdirde kıble nasıl tayin edilir bu mesele fıkhi bir mesele değil. Bu mesele bu konulardan haberdar olan kimsenin yönlerini tespit etmek suretiyle yapabileceği bir durumdur. Kıble tayini veya kıbleye yönelme istikbal-ül kıble diye tanımlanan namazın olmazsa olmaz olan ön şartlarından bir tanesidir. Bu sebepten dolayı bir insan keyfi olarak herhangi bir mazeret ve gerekçesi olmaksızın namaz kılacağı esnada kıble tarafının haricinde yönelmesi namazın sahi olmasını engeldir. Sadece bazı durumlar vardır ki bu durumlarda müsaima davranılır. Yani kişinin kıble tarafının gayresine dönmesine müsaade edilir. Örneğin fersli olan bir kimse ya da onu kıbleye çevirecek bir başkasının bulunmaması ya da kıble tarafına dönmesi durumunda kendisine ciddi anlamda bir meşakkatin gelmesi. Kitaplarımızda işte yırtıcı hayvan korkusu, düşman korkusu vesaire vesaire. Bu gibi bir nedeni varsa ciddi anlamda dinin kabul ettiği bir mazereti varsa böylesi bir durumda bir kişi gerek farz namaz kılsın, gerek nafile namaz kılsın, yönelebileceği tarafa doğru yönelir ve namazını o şekilde ifa edebilir. Bir ikinci mazeret veya gerekçe diyelim nafile namazlarda eğer kişi şehir dışında sehir halindeyse yani binek üzerindeyse bu insanda bineğinin üzerinde namazı imayla ne tarafa gidiyorsa o tarafa doğru kılmasına kitaplarımızda müsaade edildiğine dair ifadeler vardır. Ama dediğimiz gibi nafile namaz olmalı, binek üzerinde imayla kılınan namaz olmalı, bir de şehir dışında olma. Sefer olma meselesi şart değildir. Yeter ki şehir dışında olsun, çok fazla amel-i kesir ile iştigal etmiş olmasın.
Peki gelelim sualimize deniz yolculuğunda da kıbleye yönelme mecburiyeti var mıdır yok mudur? Bu noktada Hanefi kitaplarının en temeli niteliğinde olan İmam Muhammed rahimullah’ın kitabül asr isimli eserinde
ravi olan el-Cüvecani rahimullah bu suali İmam Muhammed’e tevdi ettiğinde İmam Muhammed rahimullah diyor ki gerek nafile namaz olsun, gerek farz namaz olsun, sehir esnasında hatta gemi duruyor olsun veyahut da sehir halinde olsun her halükarda kişinin kıbleye yönelmesi şarttır. Aksi takdirde bu kimseye istikbal kible farzını yerine getirmemiş olacağı için namazı sahi olmaz deniyor. Yine kitaplarımızın ifadesi doğrultusunda eğer sehir halindeki gemi veyahut da duran gemi hareket halindeyse, yani siz namaza durduğunuzda kıbleyi tayin ettiniz ve tespit ettiniz, o yöne doğru kıldınız ama bu esnada gemi sağa sola sehir ettiğinden dolayı
sizin cihetiniz değişiyorsa, böylesi bir durumda da amel-i kesirde bulunmadan kişi yine kıble tarafına doğru namazı namaz içindeyken yönelmesinin gerekliliğinden bahsedilir. Bu aslında günümüzde daha basittir çünkü özellikle deniz yolculuğunda geminin seyredeceği rota bellidir.
Ve bu rota doğrultusunda hatta bununla alakalı olan ido ve ser gibi kurumlarda mescitlerde kıblenin tayini noktasında, yani falan istikamete giderken kıble şu taraf, falan istikamete giderken kıble bu taraf, hatta falan saatle şu taraf şeklinde namaz kılınacak olan mescitlerde bilgilendirmede asılmıştır.
Kıble pusulası koydular hocam, şimdi yeni gördüm. Pusula duruyor içeride böyle, gemi hareket ettikçe yönü gösteriyor. Devamlı kıble bu da çok güzeldir. Ben onu müşahede etmemiştim demek ki yeni konulmuş. Ha yeni bu hafta gördüm. Dolayısıyla bu imkan elhamdülillah günümüzde daha fazlasıyla vardır. Dolayısıyla namaza kılacağımız zaman neredeysek ona göre o kıble pusulası da varsa eğer oraya doğru yönelir ve sehir halinde olası bir durumda gemi rotadan çıkıp da seyrini değiştirecek olursa, yani kıblesini değiştirecek olursa da siz de bu şekilde bir şekilde onu takip ettiğinizden dolayı namaz için de o tarafa dönersiniz ve namazınızı bu şekilde kılarsınız.
Yani ezcümde meseleyi toparlamamız gerekirse, karada olan bir kimse nasıl ki kıbleye yönelmesi şart ise denizde sehir halinde olan veya denizde duran bir kimse gemi üzerinde de kıbleye yönelmesi şarttır.
Namaz içindeki manevralar ile de kıble tarafını her daim tutturması, devam ettirmesi de gerekecektir.