Namazı Bozan Amel-i Kesîr Nedir, Sınırı Nedir? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=5TPj1nMxRmk.
Namazı bozan ameli kesirin sınırı nedir? Hanifi mezhebine göre namazı bozan eylemlerden biri de ameli kesirdir. Yani namaz içerisinde namaz eylemleri dışında fazladan olan, yani ufak tefek namazın dışında sayılacak ama müsamaha gösterilebilecek bir hareket değil, namaza mukayir bir çok aşırı bir harekette bulunmak kabaca.
Ameli kesirle alakalı fukağanın dört farklı görüşü bulunmaktadır. Bunlardan birincisine göre bir elle yapılıyorsa bu durumda az bir ameldir, iki elle yapılıyor ise bu durumda ameli kesildir. Birinci tanım budur. İkinci olarak da yapılan tanıma göre ise dışarıdan bir kişi,
namaz kılan kişinin namazda olduğunu bilmeksizin baktı, o kişi namazda olduğunu bilmeksizin namazda bir eylem yaptı ve dışarıdan baktığında bu adam namaz kılmıyor. Zanlı oluşur ise bu ameli kesirdir. Üçüncü olarak da namaz kılan kişinin kendi zanlı, yani ben şimdi burada bu hareketi yapacak olsaydım ve dışarıda birini görecek olsaydım,
bu çok amel midir yoksa az bir amel midir, bu namazın fiillerinde namazın eylemlerinin dışında başka bir amel midir. Burada da namaz kısılan kişinin kendi kanaatine bırakılmıştır. Üçüncü görüşe göre ki Şem Süleyman Hülvan’ı bunu nakdetmiştir. Ancak mezhepte Bahru Raykin İbn-i Nüceyem’de, Muhyiddur Burhaneddin Burhani’de tercih etmiş olduğu görüş, ki İbn-i Hümam’ı da tercih etmiş olduğu görüştür, ameli kesirde sahih olan ve doğru olan görüş, dışarıdan namaz kılan kişinin namazlı olduğunu bilmeyen kişinin bakıp gördüğünde ya bu adam herhalde namaz kılmıyor denilecek şekilde bir amelde bulunulmasıdır. Yani az önce rivayet etmiş olduğumuz ikinci tanımlı. İşte kişi bu şekilde namaz eylemlerinden olmayan namazın fiillerinin dışında bir eylem yaparsa
ve dışarıdan bir kişi baktığında bu kişi herhalde namazda değil, böyle bir algı oluşturabilecek bir eylemse bu durumda ameli kesirdir ve namaz bozulacaktır. Şimdi o zaman bugün günümüze kıyaslayacak olursak söz gelimi diyelim, namazdayken hepimizin telefonu çalıyor. Ben namaz kılıyorum namazda cemaatle rahatsız olmasın diye. Kişinin fazla bir eyleme, fazla bir harekete girmek sizin tek eliyle telefonunu bu şekilde kapaması
veya cebinde telefonunun tuşları vasıtasıyla sesini kısması, fazla da abartıya gitmeden yapması ameli kesir de olmayacaktır. Çünkü kişinin gerek duruşu, gerek elleri, o su bu su yani oradaki oluşturduğu o heyet, o hal namazda olduğunu gösteriyordur. Ama öyle değil de şöyle olacak olsa kişinin telefonu çaldı, telefonunu cebinden çıkardı,
telefonunun ekranına baktı, telefonunda bir şeyler kurcaladı, kapatmaya çalıştı, bu şekilde böyle bir eylem olacak olursa bu durumda bu ameli kesir olacaktır. Çünkü niye? Tam bu esnada yani telefonunu çıkardı eliyle, telefonun ekranına baktı, kapağı varsa kapağını açtı, böyle bir ameli dışarıdan bir insan gördüğü zaman ne der? Ya bu adam namaz kılmıyor herhalde. İşte bu eylem namaz kılmıyor kanaatini oluşturduğundan dolayı bu da ameli kesir olacaktır.
Ama aynı telefon kapatma işlemini daha sade, daha amelsiz, daha hareketsiz yapacak olduysa işte bu durumda ameli kesir de olmayacaktır. Bu hususta yani yine de ihtiyatla hareket etmek, namaz içerisinde namaza mukayir fiilde bulunmamak en doğru olandır.
Ve böyle bir ihtiyaç veya bir zorluk oluşmuş ise de, hilaf’tan da sakınmak adına dediğimiz gibi namaz dışında bir harekete girişilmemesi gerekir.