Hanımların Namazda Başörtülerinin Çene Altını Kapaması Şart mıdır?

Hanımların Namazda Başörtülerinin Çene Altını Kapaması Şart mıdır? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=7zENPg0aHsk. Bu konu özellikle günümüzde hanım kardeşlerimizin çoğunun ihtimam göstermediği ve çoğunun da maalesef hata etmiş olduğu konulardan bir tanesidir. Hanımefî mezhebine göre, hanımların namazda ve namazda bir tanesidir. Hanımefî mezhebine göre, hanımların namazda avreti el ve yüz dışında ittifakla…

Hanımların Namazda Başörtülerinin Çene Altını Kapaması Şart mıdır?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=7zENPg0aHsk.

Bu konu özellikle günümüzde hanım kardeşlerimizin çoğunun ihtimam göstermediği ve çoğunun da maalesef hata etmiş olduğu konulardan bir tanesidir. Hanımefî mezhebine göre, hanımların namazda ve namazda bir tanesidir.
Hanımefî mezhebine göre, hanımların namazda avreti el ve yüz dışında ittifakla bedenin tamamıdır. Ve sahi olan hilaf olsa da sahi olan görüşe göre el ve yüz dışında bir de ayakta avret değildir. Bundan dolayı, Hanımefî mezhebinde bir hanım eli, yüzü ve ayakta avret değildir. Hanımefî mezhebinde bir hanım eli, yüzü ve ayakları dışında bütün bedeni kapatmakla yükümlüdür. Bunların tamamı geri kalan bütün beden avrettir. Bununla alakalı Allah Resulü’nden Cemiyye beden-i merati avretun diye hadis-i şerif rivayet edilmektedir. Yani hanımların bedeninin tamamı avrettir şeklinde hadis-i şerifler rivayet edilmektedir.
Bu şekilde Hanımefî mezhebinde hanımların bedenini eli, yüzü ve ayağı dışında tamamı avret olduğundan dolayı bu bahsedilen ve istisna edilen üç uzuv dışında bedenin tamamının kapatılması gereklidir. Bugün bu soru sorulmuş olan soruda ve hanım kardeşlerimizin çoğunun da hataya düşmüş olduğu husus şurasıdır.
Hanımefî mezhebine göre tıpkı abdeste yüzün tanımı ve abdeste yıkanılması farz olan yüzün sınırları neresidir konusunda olduğu gibi Hanımefî mezhebinde avret olmayan ve açılabilen yüzün tanımı şu şekildedir. Yüz çene altından saç bitiminin başladığı yerden şu iki faaliler dışındaki kulak yumuşaklarından bu üç, dört bölge arasındadır. Yani saç bitiminden çene altında bu dişlerin çıkacağı taş şuradaki yani bu aşağıya doğru olan o kıvrımın başlamamış olduğu şuralar buradan uzunlamasına ve de yanlardan da şu kulak yumuşaklarında şu faalilerden sonraki şu boşluklar da dahildir. Bu bölgenin tamamı yüzdür ve bu bölgeye yüz denildiğinden dolayı abdeste yüzün yıkanılması farzdır. Dolayısıyla da bu sınırlar sınırı çizilen bu yerlerin yıkanılması abdeste farzdır. Ve bununla alakalı kitaplarımız muvacihenin olmuş olduğu uzuvlar diye tanımlanır kısaca. Muvacihede bu saç bitiminden çene altı dişlerin çıkmış olduğu yani vurulacak olsa dişler şuradan çıkardı diye burası ve iki kulak yumuşak arasıdır denilir. İşte yüz bu şekilde sınırlandırıldığından dolayı ve hanımlarda da avret sadece yüz, eller ve ayak olduğundan dolayı yüzün dışındaki diğer uzuvlar avret kategorisinde değerlendiriliyordur. Çünkü Allah Resulü kadınların bedeninin tamamı avrettir buyuruyordur ve ayet-i kerimede illa ma vahara minhala ayette süslerin takılmış olduğu yerler istisna edilmektedir. Hasılı hanımların bedeninin tamamı avret olduğundan dolayı ve el, yüz, ayak bu üç uzuv istisna edildiğinden dolayı bu üç uzvun dışındakilerin tamamı avrettir. Şimdi istisnalarda bu dişlerin çıkacağı, vurulduğu zaman çıkacağı yerin aşağısı yani bugün boyun diye tabir ettiğimiz buralar olmadığından dolayı buraların kapanması gerekmektedir.
Hanım kardeşlerimizin çoğunluğu başörtüyü takıyorken geriden taktıkları için veya burada bir parmak, iki parmak, üç parmak bir boşluk olduğundan dolayı burada setri, avret hakkıyla yerine gelmiyordur. Kaçırılan nokta burasıdır. Dediğimiz gibi yüzün tanımanı fil mezhebinde saç bitiminden çenenin aşağıya doğru başlamadan ki şurasıdır. Şuralardır. Yüz buraya kadardır. Yüz buraya kadar olduğundan dolayı buralar açılabilir.
Buranın altında aşağıya doğru gidildiği zaman ki yani şu aşağıdaki bu bölgeler avret olduğundan dolayı kapatılması zorunludur. Kişi kapatmayacak olursa evet belki uzun tamamı olduğundan dolayı namaza mani olmadığından dolayı namaza mani olma durumu olmaz. Ancak bu şekilde bir parmak, iki parmak helal geriden dolayı bağlanacak olursa bu şekilde kılınması durumunda namazın kerahatle olacağı muhakkaktır.
Bundan dolayı bazı hanım kardeşlerimizin belki kılmış oldukları namazın tamamı bu yönüyle bakıldığı zaman da kerahatle kılınmış olma ihtimali vardır. Bu hususa yani başörtü bağlama hususunda imkan nispetinde çeneye en yakın olan yerden bağlamaya gayret edilmesi gerekir.
Eğer buradan en uçtan bağlanmayıp geriden bağlanacak olursa setre avret tamamıyla yerine getirilmediğinden dolayı namazda kerahat olacaktır.
Altyazı M.K.