Harran kutsal kitaplarda nasıl anlatılıyor? (Teke Tek Bilim)

Harran kutsal kitaplarda nasıl anlatılıyor? (Teke Tek Bilim) videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=965qoi9DfPY. Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! İyi akşamlar, Tekkirdek! İyi geceler değerli izleyiciler, hoş geldiniz, Tekkirdek’e. Tekkirdek, bizimle daha doğrusu heyecanlı ve herhalde bir tanışmadan sonra biz sakin sakin burada bilim konuşacağız. Gecenin geç saatte…

Harran kutsal kitaplarda nasıl anlatılıyor? (Teke Tek Bilim)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=965qoi9DfPY.

Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! Tekkirdek! İyi akşamlar, Tekkirdek! İyi geceler değerli izleyiciler, hoş geldiniz, Tekkirdek’e.
Tekkirdek, bizimle daha doğrusu heyecanlı ve herhalde bir tanışmadan sonra biz sakin sakin burada bilim konuşacağız. Gecenin geç saatte sizleri fazla heyecanlanmaya gerek yok. Ama konuşacağımız konuların heyecan verici olduğu kesin. Konuklarımı zaten büyük oranda tanıyorsunuz. Sevgili Celal Şengör, profesör demiyoruz artık onlara. Celal Şengör adı yetiyor. Ahmet Arslan Hocam, o da profesör ama onu da demiyoruz profesör. Ve bu akşamki
özel konuğumuzu yiyeceğim. Sayın Mehmet Önal, buradaki Harran’daki kazıların kazı başkanı diyoruz, değil mi hocam? Evet. Hoş geldiniz, hem Harran’dan bahsedeceğiz, hem bilimden bahsedeceğiz, hem felsefeden bahsedeceğiz. Merhaba Reşat Bey nasılsınız? Reşat Bey’in sayesinde ben… Harran zaten dünyada donmuş bir yer böyle. İnsanlar ile falan. Geldiğin zaman film setine gelmiş gibi olur. Çok acayip. Ben 20-25 sene önce geldiğimde kutsal okul avcılarının setine geldim galiba. Öyle bir acayip bir yerdi. Bu akşam burada ne vesile olduğumuza söyleyelim. Ahmet Hoca’nın davetliyiz. Bu akşam Urfalı olarak Ahmet Hoca bizi misafir ediyor ama asıl ev sayemiz Harran Kaymakamı. Son derece başarılı, genç ve Harranlı inanılmaz işleri yapan bir kaymakamımız var. Cahit Bey ona çok teşekkür ediyoruz çağırdığı için, davet ettiği için. İsterseniz bir Harran’da başlayalım mı? Evet. Bizim konular zaten sabit. Ama bir Harran ne değil ne değil de herkes bir öğrensin. Evet hocam hoş geldiniz.
Hoş bulduk, hoş bulduk efendim. Harran’da bir kazı yürütüyorsunuz. Evet. Nedir bu kazı? Harran nedir? Biz biliyoruz ki medeniyetin doğduğu yerden bir tanesi. Mezopotamya’nın önemli kültür noktalarından bir tanesi. İddia o ki en eski üniversitelerden biri bu. En eski üniversite burada. Tırnak içinde soru işareti. Ama burada bir kültür var, burada bir kütüphane var, burada bir eğitim var, burada bir şeyler var. 2500 senedir bir geçmişten başlıyoruz. Bize kısaca bir Harran’ı anlatır mısınız?
Nasıl bir yermiş? O zaman gelsin ikinci resim ve biz Harran’ı daha yakından tanıyalım. Urfalı ressam Abdurrahman 1’den 3 metre batında Harran’ın 12. yüzyılını canlandırdı. Onu bir görelim. Ki orada görüyoruz 4 kilometre uzunluğunda bir şehir suru altı kapısı var.
Harran’ın etrafında Cullabtaysan çaylarından suyunu alan hemdek mevcut. Ve Harran’ın merkezinde Türkiye’mizin en büyük anıtsal cami Süleymaniye’den Sultanahmet’den daha büyük bir camisi var. Bu cami niye büyük dediğimizde? Bu fotoğraf hangi yüzyılı? Bu 12. yüzyıl.
11-12. yüzyıl Harran’ın orta çağını görüyoruz. Yine 3 katlı yüzlerce odası salonu olan iç kalesi mevcut. Sur içinde inle atsanız yere düşmez. O derece yoğun bir yapılaşma var Harran’da. Nüfus kaç atırdı Harran? Nüfus yaklaşık 50.000. Bugün günün 5 katı. Şurada Moğollar yakıp yıkıyor ve 2-3 katlı binalar kendi üzerini örtüyor. Örtüyle şu an nereye katsak 4-5 metre yüksekliğinde duvarlar kuppeleriyle meydana çıkıyor. Ben 3. resimde gelirse… Hocam oraya gelmeden Moğol komutanı kim? Baycu General mi?
Moğol önce bir Hülagu kuşatıyor 1260’da alamıyor. Hülagun’un kendisi. Daha sonra şehir aman diliyor. Hülagu niye beni bu kadar meşgul ettiniz diye size ceza olarak surların bir kısmını hatta iç kaleyi şehire bağlayan köprüyü o zaman yıktığını düşünüyoruz. Çünkü orada da biz kazı yaptık ve 2. köprüyü bulduk.
1. köprünün sadece yazıtını bulduk ve o duvara bağlı kemer izlerini bulduk. Dolayısıyla Hülagu daha sonra Antakya’ya doğru gidiyor. 1272’de Angelut yine aynı yıllarda Memlulilere karşı Moğollar savaşı kaybedince bölgeyi ellerinde tutamayacağını anlıyorlar. Ve daha sonra 10 yıl sonra 1272’de Aba Kahan ilhal olarak Aba Kahan geliyor buraya yakıp yıkıyor ve yakaladığı Harranlıları da esir edip Mardin ve Musul’a gönderildiği ifade ediliyor.
Hocam şimdi siz başladınız ama siz ortaç adama bunun daha eski sorunu Harran bildiğimiz kadar benim bildiğim 2500-3000 senlik yani milattan önce 3000 liraya kadar giden bir medeniyet. Burada kim var?
Kazılarda Samarra ve Halaf çömlekleri bulunmuş milattan önce 6000’lere tarihleniyor. Yani kalkolitik dönemden bile 500 yıl daha önce dolayısıyla o zamandan beri yerleşim var Harran’da. Ama asıl önemi Tunçyağında.
Hocam Tunçyağına gelmeden şunu bir şeye oturtalım. Çerçeveye oturtalım. Bu bereketli hilal hikayesini ben sizden rica etsem onu sevgili seyircilerimize şu bereketli hilali bir taklime etelim. Harran onun bir parçası o zamanlarda. İster misiniz?
Tabii tabii ne demek efendim zaten mezopotamya iki nehir arası anlamına geliyor.
Yine bu mezopotamya Harran oğasının bu göbekli tepenin de olduğu adıyaman bölgesi tam bereketli yılanın merkezi ve edenin bahçesi cennetin bahçesi olarak adlandırılan bir bölge ki yine kutsal kitaplarda cennetin 4 iki nehrinden ikisi de bölgemizde Tigris, Dicle ve Efrat.
Efrat, Fırat nehirleri.
Ki bu bereketli hilal olarak adlandırılan bu bölgenin de göbekli tepeyle birlikte iki kuş uçumu 50 kilometre ve Harran tam merkezde aynı zamanda. Göbekli hilalin biraz daha eskiye gidersek ki zaten göbekli tepe kültürünün o taş tepeler kültürünün çanak çoluneksiz neolotik çağ kültürünün bu bölgede görülmesinin de nedeni iklimsel değişiklik sonrası buzulların erimesiyle bir birlikte bölgede iklimsel bir dakika seyircilerimize buzulların erimesi dediniz o zaman şey olay yani diyelim ki bu 11 bin dediğiniz gibi 11 bin 10 bin sene öncesinde son buzul çağı bitiyor ve buzullar erimeye başlıyor dolayısıyla bunun çevresinde yağış artıyor ama anadolu’da da buzul yok falan hayır ama avrupa’da buzullar çekilince önemli iklim değişiklikleri oluyor şimdi hocamız
söylediği o seyircilerimize buzullar gittikten sonra insanlar falan daha bir şeyler anlatacak o bundan ilgili avın hayvanların gelişi ama seyircilerimize biz ya işte bir buz çağı vardı playstosen dediğimiz dönemde bundan 10 bin 11 bin sene önce playstosen bitiyor holosen başlıyor yani son intraglasial denen yani buzullar arası buzullar arası dönem başlıyor bu tabii şunu getiriyor biz yeni bir buzul çağı bekliyoruz
bekliyoruz gelecek 10 dönemi anlatıyor hocam şimdi onun girişini anlatıyor 11 bin 11 bin sene evvel ev güncesi kusura bakmayın kesinlikle o iklimsel değişiklikle birlikte av hayvanları da azalınca insanlar önce üzülüyor ve açlık çekiyor ama o üzüntü yerini sevince bırakıyor bir müddet sonra çünkü bu güneydoğu torosların uzantısı harlan o kadar aradaki 70 kilometrelik mesafede tepelikler var yani harlan o ası 400 metre ise rakım 700 metreye çıkıyor hatta 2500 metreye çıkıyor bu nevrut dağında 2150 metre dolayısıyla bu biricikten ta batmana kadar uzanan bir bölge ve burada yabani tahıl yoğun bitki ürtsüsü ya sebebiyle yabani tahıllar oluşuyor bu siyes emer bakla bakla giller ve arpa dolayısıyla insanlar aynı cennette yaşar gibi ekmeden sadece biçerek toplayarak besin üretiyor ve arkeolojide orayı da değiştirdi bölge daha önce biliniyordu ki insanlar toprağa işlemeye başladı toprağa sürdü işte buğdayı
artı ürün olarak depoladı hayvanları evcilleştirdi ondan sonra sanatı mimariyi diğer eserlerini inancı yapmaya başladı diye ama bu bölgemizde ki bu iklimsel değişiklik sonraki sunulan insanlığa durum 2000 yıl önce bunun başladığını ortaya koydu
bu ürün bu yoğun tahıl sebebiyle ta 9000 600 lerden ilk itibaren başladı hatta kortik tepe ben 10.400’üm diyor işte boncuklu tepe ben 12.000’im diyor daha kazılar taş tepeleri de devam ediyor yani henüz daha soru çözülmemiş kazılar yapıldıkça bu sorun soru daha da netleşecek ama şeyin somut olan şu ki insanlar bilinenler 2000-2500 yıl önce
artı ürünü hiç ekmeden bölgede toplamış ve sanatı mimariyi ruhba sınıfını heykeltıraşlığı terezo tabanları her şeyi inancı yani ölümü anlamlandırma için ritüellerin yapıldı o tapınak denilen yapılar aslında
o tapınağı bugün hatırlıyorsunuz Lee ile tartıştık o tapınak konusuna ben değinmek istiyorum şimdi köbekli tepeye tapınak tapınak diyorlar bunların hocam da vardı Lee yani şu anda orayı kazan Lee Claire diye bir çocukcağız İngiliz
ama bu çocuk 20 senedir Almanca konuşuyoruz sonra dedi ki ya dedi İngilizce de konuşsun dedi biz de anlayalım dedi çocuk da orada ben zaten İngiliz’im dedim evladım senin aksanın bile Alman ya dedim ben dedi 20 senedir Almanya’dayım dedi onu sen İngilizceye döndü işte o sohbet esnasında
ben dedim ki ya Lee burada bir tapınak havası yok dedim şimdi köbekli tepede dört öbek halinde o yuvarlak taşlar var dedim ki bu bir de çok hakim bir yerde ya oradan köbekli tepeden bakıyorsun bütün o ayaklarının altında
yalnız biliyorsun tek değil o göbek tepin aynısını etrafında onu Mehmet Hoca söyledi onu Mehmet Hoca dedi ki bakın dedi bu tek değil buna benzer başka yerler var fakat sadece göbekli tepede dört tane böyle toplantı yeri var adeta ben dedim ki ya şu akla daha yakın geliyor dedim bu çok ovaya hakim bir yer buradan baktın mı biraz önce Mehmet Hoca’mın dediği hayvanlar azalmış hayvanları takip etmek zorundasın sonra besinli topladığın yer orada ayağının altında burası belli ki dedim bir toplantı yeri bunlar bir araya geliyorlar ya ne yapacağız ne edeceğiz senin uydurduğun bir şey tamamen benim uydurduğum ama sonra bizimse bir şey yapmıyor ama Lee’nin olsa olsa budur demesini ettiriyor fakat Lee de aynı fikirde ilginç olan Lee de aynı fikirde Lee’yi etki atlamışsındır sen korkuttun çocuğu o çocukcağız zaten ben dedi böyle bir şey yayınladım dedi orada şunu da düşündük dedi ki ya burada ilk defa böyle hani
akşamları toplanıp Menkıbe anlatmak avcı atalarının bilmem nelerini avcı pavlalarından başlıyor yani yani aynen öyle bunların anlatıldığı bir yer ve burada ilk defa ki daha sonra Yunan toplumunda orada burada gördüğümüz
Homeros gibi şeyler türemeye başlıyor belki Menkıbe anlatanlar o zaman ozanlar türemeye başlıyor işte o zaman Mehmet Hoca dedi ki bu dedi bir proto din yani din öncesi bir din yani bu bizim tarım topluluklarından bildiğimiz din değil o o tümerlerle başlıyor tabii yani belki daha eski ama elimizde belki tümerlerle yazılı belge başlıyor
burada belli ki bir toplum buyurun hocam Fatih’in esmisini deyip ettirmek istiyorum çünkü çok hoşuma gitti bütün bunları yaparken bu arada bunlar biraz da heykel yapalım demişler hatta bunun için efe de zahmete katlanmışlar bildiğin gibi
arkadaki taş ocağından musik piramitlerini yapmaya çalışırsa hocam kusura bakma bu espi devam ettirmek zorundayım hocam rahat ederim ondan sonra da tutmuşlar bir heykelcik ekolu üret yaratmışlar giderek daha sofistik heykeller yapmışlar kabartmalar yapmışlar efendime söyleyelim bu biraz Eric von Daniken’e benzerdi
tabii tabii yani hocanın dediği çok güzel bir laf çünkü oradaki sembole bugün onu da kart artistlik hatırlıyor musunuz hocam oradaki sembolelere bakıyorsun Fatih diyorsun ki bu adamlar belirli mesajları belki burada ders veriliyordu ya hani gençlere derim ki bak oğlum işte şu aslan yer bu yılan ısırıyor hakikaten öyle yani çeşitli insan hafızasına kazınacak
yazıdan önce bir şey lazım prehiroklif hakikaten öyle onları bugün onu tartıştık dedik ya burada bir anlatı kültürü gelişmiş ama hocam gördüğünüz gibi beş dakikada koca göbekli tepeyi yerle bilet
rica ederim ama Ahmet hocanın dediği işin içine girdiği zaman çok enteresan bir hal alıyor hocam ben espri yaptım ya hayır hocam oradaki oradaki o taşlar var ya dediğiniz gibi kabartma yapmış adam boşuna yapmadı onu bunun bir sebebi var dolayısıyla benim gözümde göbekli tepe sen orayı bir ibadethane değil bir toplanma yeri olarak daha ilginç bir hal alıyor ilk defa şimdi avcı toplumları
da büyük nüfuslar olamaz yoktur neden yok çünkü bunlar avın peşinde koşan insan tabi ve avcı toplumlarda erkek egemen der neden çünkü kadın sonunda hamile kalır çocuğuna bakar ama bu arada erkek gidip avlanmak zorundadır gider avlanır gelir ve karısına yemeği getiren düdüğü çalar diyor getirince düdüğü çalar haline gelir falan filan ama yemeği getiren bir kişidir iki kişidir çok büyük bir kalabalık olamaz ve avcı toplumlarda kıtlık sıkıntısı yok av her zaman var şimdi göbekli tepede Mehmet hocamın işaret ettiği hayvanlarda azalma var çünkü iklim değişiyor ve göbekli hayvanlar kuzeye mi göç ediyorlar evet buzulların peşinden gidiyorlar ve ilginç olan göbekli tepekte ilk defa normal avcı nüfuslarının üzerinde bir nüfus birikmeye başlıyor sanki benim orada gördüğüm dediğim gibi Fatih ama işte onu söylüyor zaten orada doğal olarak yerden biten bir gıda şey olduğu için hukubat olduğu için baktiyet olduğu için mecburen orada yerleşim başlıyor çünkü hazır yemek o da koşmaya gerek yok heriflerde oturuyorlar hanımlar herifler lak lak ediyorlar yani sen bir kahve ne yaptın ki göbekli tepe kıraathanesi oldu Fatih ben sana bir şey söyleyeyim mi bu benzetmen espri yaptın ama kötü bir benzetme değil
zaten düşün akşamlar bir araya belki geliniyordu işte önce av tartışılıyor işte yarın nereden toplayacağız e geri kalan zamanda ne yapacaksın işte atalarımız nasıl avlanırdı menkıbe eskiden hayvanlar neredeydi belki bunları tartışılardı belki o resimler eskiden olan hayvanların da resimleriydi bakın çocuklar böyle şeyler vardı deniyordu belki bu çok ilginç bir alak göbekli tepe zannedildiğinden daha ilginç bir yer
ve Mehmet hocam işte biz bunu söyleyince arkadaşlar dedi bu bir tane değil dedi bundan kaç tane var orada Aynı bölge bir sürü var Erlinin üzerinde güneydoğuda Havadan yapılan tespitlerde 13 tanesinin yeri belli zaten Yeri belli ve taş tepeler olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımızın şu an kazılar yapılan alanı Bunlar neye benziyor biliyor musunuz hocam
Bir tuza doymuş bir eriği içerisine Şimdi orada mesela enteresan bir şey Bunun içerisine bir kristal at bütün kristalleri Bu nar kristallenme noktaları ilk defa buralarda bir araya gelmeye başlıyor toplum İşte ondan sonra bunların hiçbir tanesi kendi kendine toprağın altına gömülmemiş bunları terk ederken üstlerini toprakla oranın ahalisi doldurmuş Doğru mu hocam O da tartışılıyor şu an ilk kazı hafirleri öyle dedi sonra onun öğrencileri doktora Öyle dedi doktora yapan öğrencisi onun tersini söyledi erazyonla dolmuş dedi Yalnız ben öğrencisine hak veriyorum Yani orada öyle bir morfoloji yok Yani Klaus Schmidt’in dediği morfoloji yok orada Bugün beraber baktık Orada olsa
O bir derya o zaten Karahalla, Saygırçla diğerleriyle Peki hocam buradaki bu üniversite işi nereden çıkıyor Hakikaten burada üniversite yoktu herhalde bildiğimiz İlk üniversite Bolonya burada bir eğitim kurumu olması her eğitim kurumuna üniversite diyemeyiz herhalde değil mi Şimdi o zaman bu Ne oldu Ahmet hocam niye güldün ya Yedinci mesimde gelirse İlk reklamda anlatıp niye güldün
Çok fesatsızım Yedin o var arkadaşlar yedi Bu kadar güzel elinde şimdi program olur mu Evet yedi Noll’u resimde de gördüğümüz gibi şu an genel olarak üniversite sıralaması gördüğümüz gibi
İlk bolona deniyor Bolonya bolonya İlk üniversitede neyi kasıt ediyorsunuz Evet Bir dakika Konuşmak zorundayım Eğer bir dünyada ilk üniversite varsa Platon’un akademisi Ben bugün söyledim hocam İlk üniversite derseniz herif dedim kalkar mezarından Bu akademi kafanıza geçirir dedim Hocam bunu ben demiyorum şu anki
Hocam bu akademisyona yansıyan ve kabul gören bir polon İlk üçe bolona Oksor ve Salavanka alınmış Ama bu ara el-Ezhar üniversitesi de yok benim diyor ben daha eskiyiz Hocam Hasan Ali Yücel’in bir makalesi vardır Gidip görüp de el-Ezhar üniversitesi demek mümkün değildir Bir dakika o ayrı mesele FAS da diyor Karaviyen Üniversitesi diyor Bende Fatma El-Fihri Burayı yaptırmış O da diyor benim diyor Dolayısıyla bu benim diyenlerin arasında harlanın yeri nedir Bunu biraz vurgulamak gerekir Timbaktu yok mu lisede Şu anki benim incelediğim şeyde Timbaktu’da mağazam kütüphaneler var Sayın Başkan Söz alabilir miyim? Şimdi bir defa üniversite kavramı üzerde önce biraz anlaşılıyoruz Üniversite nedir? Üniversite organize, yüksek öğretimdir Bir üniversiteyi üniversite yapan temel şeyler nelerdir? Özellikle nelerdir?
Bir ders programı olması gerekir Müfredat programı Hocalar olması gerekir O hocalar belli dersleri belli alanlarda vermesi gerekir En azından Hani bir kütüphane gerekir vesaire kısmına daha sonra gideceğim Şimdi bütün bu özellikle Platon Akademisi’nde var Ders programlarını biliyoruz Derslerini ne zaman nerede nasıl verildiğini biliyoruz Ders veren hocaların adlarını biliyoruz Mesela Aristoteles Retörik Hocası 20 sene Ödoxos Şeyh Hocası Astronomi Hocası Platon’un kendisi Persefe Hocası Biliyoruz Platon’un Akademisi Akademiyye Daha önce yeri de belli Yani şimdi gittiğiniz zaman Yunanistan’a Burası Akademiyye Arkasından Aristotelesi söyleyelim mi? Atina’ya gittiğiniz zaman burası lise Derslerin programı belli Ders veren hocalar belli Artık orada şey de belli Kitaplar belli, harita odası belli Bilmem ne belli Üniversite bu Bir dakika çok önemli bir şey söyledi Harita odası var bu biliyor Hakikaten kayıtlı Anlatabilir miyim?
Hocam sözünüzü kestim 8 gelsin 8’de o dediğiniz hep sıralanmış Bir de oradan bir bakalım 8’e bakıyoruz Onlara Ekol demişler Çünkü o da Millet Okulu Denmiş O başka Şimdi bak Ahmet Hoca’nın saydıkları çok önemli Bir üniversite nedir? Hocası, müfredatı, teşkilatı belli olacak Bu çok önemli
Millet de böyle bir şey yok Şimdi gelelim okula da gelelim Onu da halledelim de Kavramdığım için dolduralım da bir kere Şimdi okul derken Fransa’dan ekol alanında kullanılır Basit olarak söylüyorum gene Mutazile Okulu Yani şeyden bahsederim, kelamdan Bir okul belli bir konuda benzeri görüşleri savunan İnsanların bir aya getirdiği yapıya okul değil
Yani okul binayı kastetmiyoruz biz Başka bir öğren Vienna Okulu Vienna Okulu vardır Veya Vienna çevresi Wiener Kreis vardır Niye okul denir bunu? Çünkü Vienna Okulunda bir araya gelen insanlar Bilim hakkında, önerme hakkında, Felsefe hakkında, felsefenin işlevi hakkında Belli görüşlere sahiptirler Ortak görüşlere sahiptirler
Aynı şey mutazile okulu içinde görüş mü bellidir Çünkü kelamın bir takım ters seçime konuları vardır İşte Tanrı’nın adaleti Efendim Tanrı’nın sıfatları Gelerek hayatta vaat edilen Ceza ve mükafatın niteli Buna da özel görüşersen Bu da bir okuldur Yani burada bir binayı göstermezsiniz Ama mutazile okuludur Hatta iki ayrılır Basra, şey mutazileler, badet mutazileler Güzel, okul da bu Şimdi o zaman Eğer Harlan’ı veya Nusaybin’i Veya bilmem Kita Sifon’u veya Cundi Şapur’u Veya Antakya’yı Yani sözünü ettiğimiz dönemdeki Buradaki insanları veya buradaki eğitimleri Tadışacaksak Hatta Urfa’yı Urfa’nın güzellik kendisinde O zaman işte burada bu anlamda Bu konularda belli konularda İster bu teoloji konusu olur İster felsefe konusu Hatta iktisat konusu olur Avusturya iktisat okulu var Şüpheter Onun açmış okulu var Hocam okulu var, jeoloji eko’lu var Hacavlu hacı okulu da var Üst üste jeoloji eko’lu ki o dağılmış Jeoloji servisinde var, üniversite de var Şimdi buradan varacağımız sonuç bellidir Bu sözlerden dünyanın İlk üniversite cümlesi bir de bu anlamı yok Ha Bolonya söz konusu olduğu zaman Bu tür şeyler bunlar Avrupa’da Orta çağdan sonra
Açılan ilk üniversitelerdir Bolonya üniversitesi Padova üniversitesi Paris üniversitesi Londra üniversitesi Burada da bir tartışma yok zaten Yalnız orada tam sizin verdiğiniz tanıma uyan bunlar Eşyalarını söylüyorum ben de Program belli, hoca belli Herifin kütüphanesi var ve binası var Evet Şimdi daha da istersen daha da biraz rahat konuşalım Yani niye Burada bir üniversite olmasını istiyorsunuz Veya niye bütün Dikkatinizi illa Nusaybin’de, illa Urfa’da, illa Resul-i Ay’ında Bir üniversite olması üzere teksif ediyorsunuz Yani Buradaki yapılan çalışmaların değerli olması için Buradan yetişen adamların Kıymetli olması için İlla bir üniversite mensubu olması Gereki Basit bunlar Bir üniversite olmaksızında Bu adamların yaptıkları işler önemli olabilir Şimdi hemen konuya Atlıyorum, değerlidir Yani ben Harran’da Harran okulu değil, Harran üresi değil hiçbir şey deme Harran’da yapılan Harran’da yapılan çalışmaların ve Harran menşeili Kişilerin yapmış oldukları Çalışmaların Veya Harran’ın aktarılmasını aracılık ettiği Kültürel bir şey O ayrı o ayrı, fakat hocanın dediği çok önemli Harran’daki bir adamı Kopernikus alıyor 23 defa siti ediyor Yani vatdaniyi kast ediyor, evet
Harran mı? Vatdaniyi değerli bir adammış Çok değerli bir adam Veya işte öbürü Sabit ibn Kur’r Değerli mi? Fekala da önemli bir adam Niye size bu yetmiyor da İlla burada bir üniversite olmasını istiyorsunuz? Bu saçma sapan bir şey bu Hocam bunun cevabını verebilir miyim? Bu kolaycılık, görgüsüzlük bu Eee Ne yazık ki Çocuksuluk bu Bu biraz çocuksuluk
Kolay Kolay şey yapılacak Bak bizde ilk üniversite vardı Öbürü biraz daha zahmetli bir şey Bak öbürü en azından Benim yaptığım bu tahlilleri Benim yaptığım bu değerlendirmeleri Bilmek, üzerinde Düşünmek, içini doldurmak İçini doldurmak gerekiyor Ya üniversite nedir, ekon nedir, benzer midir, değil midir, müfredat nedir anlatabildim mi? Ama öbür tarafta Bizim ilk üniversiteniz vardı
Hadi şimdi ben konuşuyorum Yoksa siz üniversiteniz E sinirlendim Ama ben de siz sinirlendirdiniz Ben yaptım ben, bütün kabahat ben Ama sen fesatsın derken de onu kasıttın zaten Yani sen bunu buraya getireceğini bence biliyordun Ben şu adamı kışkırtayım Şu adamı nasıl olsa Fiştekliyim hocam Yahu bunlar hakikaten önemli adamlar Bunlar değerli adamlar Ama şunu açıkça söyleyebilirim 9. yüzyıl
9. yüzyılda yaşamış olan bir takım adamlar İslam dünyasında Ki bu dünyayı pek sevmediğimde bilirsin yani O bir takım adamlar Matematikteki adamlar Kimyadaki adamlar Bilmem işte Şeydeki adamlar Asronomi’deki adamlar Ve bunlar içerisinde bu sözünü ettiğimiz adamlar Son derece değerli ve önemli adamlar Yani bunların o sırada dünyada bir karşılıklar yok Öyle diyelim Aynen öyle
Ne Hint’te var Ne Avrupa’da var Bir battaniye’nin Yaşadığı 9. yüzyılda Dünyada hiçbir yerde bir karşılığı yok Rakipleri Bağdat’ta Rakipleri Bağdat’ta Aynen öyle Çok güzel çeledi Bak şimdi rayına girdi iş Rakipleri Bağdat’ta Onlar da kendileri Fakat burada daha ilginç bir şey var Hocam bir şeyle bir laf etti Bu dediği İslam coğrafyasında İlginç olan Mesela bir İbn-i Kurra diyoruz Bir Matenii diyoruz Bunların bu adamlar Müslüman da değil Ama bu Şey battaniye Babası Müslüman değil ama Dedesi Müslüman olduğu anlaşılıyor Çünkü künyesi Ebu Muhammed falan filan Ama tabi de İbn-i Kurra Müslüman değil Ama bu adamlar O Müslüman dünyanın yarattığı Ortamın adamları O ortamda çalışmışlar Yani bir Beytül Hikmah Aynı zamanın ürünü Şimdi Beytül Hikmah Üniversite mi değil mi değil be kardeşim Beytül Hikmah bir akademik Yani orada yapılan Coğrafyaya bakıyorsun Yani batı Daha Renesas’ta alıyor Pütülemanyası aynen tercüme ediyor Aynı güzel bunu bulduk diyor Bundan 400 500 sene önce Müslümanlar alıyorlar Halife Mahmun’a diyor Bu önemli bir kitap Diyorlar ki Haşmet Mahmud evet önemli belki ama Yanlış mı diyorlar Niye yanlış diyorlar şimdi bak Burada tenkit var, bilim var Medeniyet var Nereden biliyor herif onun yanlış olduğunu Çünkü Arap tacirler var Adam diyor ki ben Ben Afrika’nın güneyinden gittim Atasokyan uzun çıkıyorum Pütülemanyası yanlış diyor Öteki taraftan gittiğim zaman Ben diyor Bugünkü Endonezya’dan çıkıyorum Bahrel Müzlüm’e Çıkıyorum diyor O zaman Amerika bilinmiyor tabii Dünyanın çevresinde bir büyük deniz Bahrel Müzlüm oraya varıyorum Büyük okyanusu kast ediyor Büyük okyanusu kast ediyor Onun üzerine Mahmud’un Sorduğu peki ne yapalım diyor Efendim bir kere Pütülemanyası Diyorlar dünyanın çevresini İçin kabul ettiği sayının Yanlış olduğunu düşünüyoruz Dünya bu kadar küçük değil diyorlar Onun üzerine Halife Mahmun diyor ki pekala ölçün bakalım Ya kardeşim bir kere Şam’da
Bir kere Musul’da Bir Meridiyan yayının Uzunluğu ölçülüyor O da yetmiyor Bizim Cebel-i Akra’da Orada da ölçülüyor Geliyorlar diyorlar efendim Dünya büyük Bu Pütülemanyası dediği doğru değil O zaman diyor yeni bir Atlas yapın Yeni bir harita yapılıyor Fuat Sezginin Büyük katkısı bu haritayı
Ortaya çıkarmış olmasın Nerede buldu bunu diyeceksin? Topkapı Sarayında be Evet El-Umariyyinin kitabında Orada bir harita var Gayet güzel Afrika hançer şekilli Hint okyanusu Atlas okyanusuyla kavuşmuş Vaziyette falan Bir Thomas diye bir herif vardı Hocam İngiliz bu bir makale
Efendim onun üzerinde Gördüğünüz enlen boylam Çizgileri sonradan çizilmişti Müslümanlar bunu bilmezdi Nur içinde Yatsın Filiz Çağman Fatih biraz önce bahsettik Filiz hanıma ben dedim ki ya Filiz hanım dedim Şu dedim Umariyinin kitabını çıkartabiliyor musunuz? Tabi dedi Şu haritaya beraber bakalım Çünkü Filiz hanım biliyorsun sanat tarihi çizisi Hangi çizgi önce çizilmiş Sonra çizilmiş Hemen gördüğümü anlıyordu Biz Umariyinin haritasını açtık Gayet açık Önce gratikül çizilmiş Yani enlen boylamlar çizilmiş Ondan sonra onun üzerine harita çizilmiş Neyse biz tekrar Harana dönelim biraz Harana dönelim dönmeden evvel Ben de aynı şeyi söyleyecektim Şu bunlar Müslümandır Müslüman değildir Sabiidir Hristiyandır konusunu ortalıkça ile ilgili Bak sağlıklı bir şekilde Gene bir konuşalım Orta çağda bunların Müslüman Olup olmamasının Müslümanlar için hiç bir önemi yok Bak aynı şekilde söylüyorum Müslümanlar için Çünkü bunlar zaten ehli kitap İslamiyet zaten Ehli kitabı ya Yahudi Hristiyanlar hatta bunların içerisine Haramları da katıyor çünkü Sabiiler olduğu için Bunların İslâm dünyası içerisinde
Yaşama hakkı ve şansı var Bunlarla karşılaştığı zaman Bu adamlar Kendilerinden bir de aynı zamanda Eski geleneksel klasik mirası Öğrenme imkanı sağlaması hakkında da Yalanma şansı var Yani şeyin sarayında Bilmem Şam’da Emevi imparatorlarının sarayında Emevi hükümdarlarının sarayında Bilmem Şamlı Yuhanna Hristiyan, ünlü bir adamdır Adı üzerine Yuhanna zaten Şamlı Yuhanna Şeyle tartışıyor Müslümanlarla tartışıyor Konuşuyorlar yani neyi tartışıyorlar Fesve meselelerini teoloji meseleci Tartışıyorlar Aynı şekilde Farabi’nin hocası Yuhanna İbn Haylan Şey Hristiyan Farabi’nin öğrencisi bilmem kim o da Hristiyan Yani Hristiyanlık Veya Müslümanlık
Bugün bizim için olduğu kadar Ölümcül, öldüresiye Doğu-Batı düşmanlığı gibi Yok böyle Bir mediyayla çatışması değil Maimonides Yahudi adam Maimonides Yahudi Maimonides Arapça yazıyor Anlatabildim mi? Böyle bir dünya yok Ne Yahudi’si ne Hristiyan’ı Ne Müslüman’ı tamam dinlerini Koruyorlar ama kiliselerini de koruyorlar İbadetlerini de koruyorlar Ama o imparatorluğun içerisinde
İslam dünyasının içerisinde İslam coğrafyası içerisinde birbiriyle Teşvik-i meşayı içinde çalışıyorlar Yani bu dinlerin İdeolojik ve siyasal Şeyleri birbirinden Nefretleri şu anda Neden? Tamamen Modernim bir olay. Onu söylemeye çalışıyorum Acaba anlatabildim mi ne demek istediğini Hocam biraz bu hadşeyi Bilimsel iş birliği bakımından Bilimsel iş Peki hocam mesela bu şeyler ne o zaman Haçlı seferleri şunlar Ama o aynı şey değil ki Bak ben de neyden bahsettim sana Hükümdarlar, halifeler Bilim adamları Bilim adamları dedim ben Şeyden bahsetmedim ki Cahil cühele’den bahsetmedim ki Ben papazlardan, pierlerim Neyden bahsettim? Bugün de sen mesela ilayatçıları bir yere girip konuşuyorsun Konuşuyorum tabi Orada bir şey yok ki orası hala Çok güzel veya Celal gidip Hristiyanlı coğrafyası yapmıyor mu
Veya Mehmet gidip de Bilmem bir İngiliz’de İşte li ile harkoloji yapmıyor mu Ben fesleci yapmıyor muyum Ben aynı şeyi Söylemeye çalışıyorum Yani o zaman da bunun kadar Ve bundan daha fazla bilim adamları Kültür adamları arasında Bir iş birliği var Ve bu toplumun yine Aklı başında insanları tarafından Hükümdarlar tarafından Mansur tarafından, Mehdi tarafından Harun Reşit tarafından Şey olarak görmen bir şey değil ki Ben biraz önce Hoca dedi ya Ya parmak basını yasaplama yapıyorsun Ama bu çok önemli çünkü Şimdi Hoca çok güzel izah etti Bu insanlar birbirlerine tartışıyorlar Sen de dedin ki ya bugün de tartışıyorsunuz Fakat bugün O zamanın siyasileri yok Yani düşün ki Halife önüne getiriyorlar Bir put perestinin halitasını
Adam bakıyor ya ne enteresan Şunu tercüme edin diyor Müslüman diyor ki Yasmut Mahap edelim de bu yanlış diyor O zaman O zaman tenkide Bir put perestin Eserine bakıyor adam Yararlanalım diyor Hristiyanın Mercedesini biliyorlar Burda bir sorun yok Ama o bilinçsiz El ma’mun bilinçli Veya bir Hristiyanın Mercedesine binmesini de Başka bir Müslüman araçlı konusu yapıyorlar Madem ki biliyorsun niye diyor Bilmem ne yapıyorsun Bugün biz çocuğuz biz çocuğuz Yani orta çağdaki bu adamlar bizden daha olgunlardır Daha medenilerdi Bilimsel hakkında söylüyorum Haydutlardan bahsetmiyorum Haçlılardan bahsetmiyorum Anlatabildim mi? Ya çevre hareketi Çevre hareketinin kendisine bak Yani neden Yunancadan Bilim ve fesve eserlerinin İslam dünyasına
Ha bitireceğim bitireceğim Çünkü çevirme sesi başlı başlı Bir dakika bir cümle söyle bitireceğim Çevirmenler kimler İş yerinde Müslüman bir çevirmen ben bilmiyorum Açıkça söyleyim Bu Huneyni İbni Saklari Sakıbını Hüneyler Hubeyişler bilmem kimler Bütün bunların hepsi Hristiyan değil mi Yahu Yani Ya Yahudi Veya Harani
Kimse diyor mu Hristiyan bilmem Arsitelesi nesillerini çevirdik diyor Bu zındıktır ha Kimsenin aklına bile gelmiyor Kimsenin aklına bile gelmiyor Yani bu meseleyi de Birazcık sağlığıyle birazcık medeni bir şekilde Konuşan dedim ve sözümü kestim Bence de Harani biraz devam edelim Harani Arkeolojisine geldim biraz Gelelim Oraya gelmeden bir şey söylemek istiyorum Bir şey konuştuk Fatih Tercüme çok önemli Dedik ki tercüme konusunda apayrı bir program yapalım Ama bugün de konuşan tercüme yapmıyor Hayır konuşuruz ama bu tercüme çok Dallı budaklı çok ilginç bir konu Çünkü üç tercüme var peş peşe Efendim Üç tercüme var peş peşe ve medeniyeti dolaştırıp getiriyor Çok önemli Mesela Hocanın yakından bildiği Benim o kadar yakından bilmediğim Ama kitabını okudum Hilmi Ziya ülkenin bir kitabı vardır Uyanış dönemlerinde Tercümenin önemi değil Ben Hocaya onu söyledim Hocanın üzerinde dedi bu çok önemli bir şey bu tercüme Ve uyanış Aydınlanma Aydınlanmayı konuştuk ya Onun üzerine ayrı bir program yapalım dedik Bence değer gibi geliyor Geçen sene yaptığımız program birlikte yaptığımız şeyde Aydınlanmayı Aydınlanmanın Türkiye’deki Benzeri olarak kabul ettiklerimiz Dünya klasiklerinden
Çevriler dizisini Biz bir çevre hareketini Aydınlanmanın bir Türkiye’deki karşılığı olarak görmedik Bu hep öyle olmuş Mezopotamya’dan Yunan dünyasına çevriler Yapılmış Çok iyi bilinmiyor o süreç çok iyi bilinmiyor Çünkü çok eski Ama Yunan dünyasından İslambuya Dünyasına yapılan çevreler Çevre süreci o kadar Aşikar ki
Ne zaman kim Ne zaman kim Ne zaman kim Nasıl çevrildi biliniyor Daha sonra İslambuya dünyasından İspanya, İspanya, İspanya Yapılan çevrelerinde hepsi biliniyor Adamlar biliniyor Yani bunlar zaten başka türlü Olabilir mi? Bir kültürdeki Bir kültürdeki o bilgi O birikim çevri yoluyla Ondan henüz haberdar Olmayan bir kültüre aktarılmadığı
Takdirde diğer kültür Nasıl haberdar olacak Yani diğer kültür Ey izleyiciler sizin yokluğunuzda Yani reklam arasında Harun halkı geldiler Kendi aralarında az önce bir oynamaya
Yapmışlar ve Sayın Ahmet Arslan’ı Harran Devlet Başkanı’na seçmişler Şu anda da İnşallah kameramanımız bu dağa taşı Göstermeye bırakıp gösterirse Öğretmen Makinist Beni değil beni değil Ahmet Hoca’yı konuştuğumu da dinleyin Harran Devlet Başkanı Sayın Ahmet Arslan Hocam hayırlı uğurlu olsun Peki bende bu esmiye Üşüttük üşüdük bir devlet başkanı Evet üşüttüğü için Üşüttün abi Sonunda üşüttün abi Üşüttüğü için devlet başkanı oldum Harran’da üşüttüğün iki sen oldun Evet öyle oldum Celal Bey size birkaç sual var Benim de sualim var ama suallerden bir tanesi Enteresan Bura vereceğin cevap beni korkutmakla beraber Yine de soracağım Bir izleyicimiz diyor ki Sayın Şangör Thomas Kunu mu yoksa Karl Popperi mi tutar Tabii Karl Popper yani mukayese bile edilmez
Niye edilmez? Çünkü Thomas Kunu bilim tarihini yanlış anlamış Fizikte başarısız olduğu için Bilim tarihine kaymış bir adamdır Benim gördüğüm yeteneksiz bir adamdır Birinci kurban daha sonra ikinci kurban Göktepe deyip oraya gitti Popper mukayese edilemeyecek kadar büyük bir adam Zaten herkes de Popper’i 20. yüzyılın en büyük Bilim adamları
Bilim felsefecilerinden biri haddi diyor Thomas Kunu’nun bu bilimsel devrimler fikri tutmadı Tutmadı mı? Ama hocam sen de herifçiler misin? Ben pek bunları bilmem Thomas Kunu fazla bilmem Öyle diyelim Ama öbürünü bilirim Öbürünü bilim felsefeciler Evet neydi sıra adını? Karl Popper Popper’ı tanırım Popper hakkında aynı şeyi düşünüyorum Yani burda taş ocakları falan Bu kadar taş nereden bulunmuş? Buranın her tarafı taş Bazı da mağaraları denen Yeraltı taş ocakları var Fatih Bugün sayın kaymakam beni oraya götürdü Orada kaymakamın sıkıntısı Bunlar duraysız Duvarlar duvarlar ve Tavanlarda çökmeler falan görüldü dedi Ben de hemen onun üzerine sayın kaymakamım dedim Bu gördüğünüz
Maastricht’teki Yani Hollanda’nın güneyindeki St.Pierre dağındaki taş ocaklarının küçüğü O meşhur fosilin çıktığı taş ocak Aynen bravo Mozazor’un bulunduğu taş ocağı Dedim ki derhal Temas edin Maastricht’le Maastricht’e bir de müze var Arastarma müzesi var Dolayısıyla Maastricht’tekilere deyin ki
Küçüğü var Belki para verip yaparlar Yaparlar gelirler abi Ben de sayın kaymakamdan izin aldım Nalan’a aradım bizim malumun Nalan benimle gelip gezdi oraları çünkü Nalan’a dedim ki sen hemen müzeyle temas et Sor ve sayın kaymakamın dedim Derhal temasa geçir orayla Ve Maastricht’teki O büyük yeraltı taş ocaklarının Buradaki küçüğünü biz değerlendirelim
Hem turizme hem dünya bilimine kazandıralım Sen üşümüyor musun? Hayır niye sordun? Ben şişmanım baba Ahmet hocam benim kadar tombik değil Ayrıca ben de sana göre yaşlıyım ya Evet Peki gelelim biz bu çeviri meselesine Harra’nın Yunan felsefesini Yunan bilimini Orta Doğuya
Ve Arap dünyasını aktarmaktaki rolü nedir? Niçin çevirmişler? Dedirmişler mi? Ya biz işimiz yok Yunanlıları çevirir mi demişler? Ne yapmışlar hocam? Şimdi bir defa insanlar niye çevirirler? Bir şey ciddi olarak üzerinde konuşulmaz gereken bir olarak İki Müslüman bünyası Yunan celseleleri niye çevirmeye ihtiyacı duydu? O da daha ciddi bir mesele Yani bu konusunda çok tartışmalar var
Bir de şey var hocam Lafını kestim ama bildiğim kadarıyla Bizans’tan ya da Doğu Roma’dan Roma yaparatorluğundan buraya bir göç var Bilim insanlarının bir göçü var Yok O biraz şey Vabartma 529’da Yüzyıl yiğen zamanında Hristiyanlığın etkisiyle Atina okulunun Atina’daki daha doğrusu dört okulun Septikler, stoğacılar
Aristo ve Platon okulları Kapatılıyor Oradaki hatta sayılar bile belli Adları bile belli 7 tane filozof 1. Keysre Şirvan tarafından Cundi Şapur’a getiriliyor İran’a geliyorlar İran’a geliyorlar Onlar ama orada uzun süre kalmıyorlar Bir defa bunu bil Yani orada bir 6 ay kalıyorlar Ama sonra memleketlerini özlüyorlar
Yani onların İran’da Pehlavice’ye Yunanca eserlerin Çevrilmesinde önemli oynadıkları Sözü hiç bir şey yok Gerçekte yok Öyle bir şey yok Dönüyorlar zaten 6 ay sonra dönüyorlar Şeyden Öbür Keysre’nin Ama döneminde ve daha da sonra
Hintçe’den Sankristçe’den Pehlavice’ye Orta dönem parçasına eserler çevriliyor Özellikle Hint aritmetiği Hint matematiği ve Hint astronomisi O eserler de Biliniyor Hatta başka kitablar da çevriliyor Mesela Kelle Diğimle diye bir eser vardır Hayvanlar konuşur Ben çok severdim Çocukluğumda bayılırdım o kitaba Şimdi bilmiyorum herhalde çok Çevriliyor Gelelim bir başka konuya Genel terimle ifade ediyorum Önceleri Yunanca eserlerin Suriyaniye’ye çevrildiği Ondan sonra Suriyaniye’den Arabca’ya Zamanı geldiği zaman çevrildiği Bu da abartma öyle bir şey yok Çünkü Suriyaniye’ye çevrilen eserlerin sayısı 1-2 tane belli Aynen Boethlisun
Hristiyan Latin Orta çağında Aristele’sin ilk iki kitabını Aynıtıya gene girmiyorum Yani Organo’nun Mantık Eserleri’nin ilk iki kitabını çevriliyor Bir projesi var Yani projesi var Aristele’sin eserlerini çevirmek Ama öldürüyor adam O da çeviriyor Demek ki öyle bir şey de yok Hani önce Suriyaniye’de Suriyaniye’de çok yüksek bir felsefi faaliyet var Bir faaliyet var Teolojik faaliyet var onu söyledim ben
Ama felsefi bir faaliyet Bilimsel bir faaliyet yok Zaten onu yapmak için neden de yok Yani bunların olabilmesi için Ona hazır bir toplumun Ona hazır bir şeyin olması gerekir İnsanları olması gerekir Aslında enteresan şey Abbasilerden itibaren Abbasilerin son dönemi Abbasilerden itibaren Buna hazır bir toplumun İslam dünyasında Abbasilerle ortaya gitmek için
Dünyasında Abbasilerle ortaya çıkmış olması Hem evilerden sonra Hem evilerden sonra Burada bir şey söylemek istiyorum Suriyaniye’lerin kendi orijinal bazı Biricak kitapları var Barhebreus’un okyanus kitabını düşünelim Olabilir onu bilmiyorum Öyle şeyler var Ama bunlar kendilerinin yani Yunanlılardan oradan istifade etmişler Ama çeviridiyi bunlar Barhebreus bize oturmuş adam okyanus hakkında Mikrofonuz çıkmış olabilir belki ses iyi gelmez Bilmiyorum
Oturmuş adam okyanus hakkında kitap yazmış Anlatabiliyorum Fakat hocanın dediği gibi Esas tercüme fahriyeti Bayt-el-Hikmah’dır Ondan da önce başlıyor hocam Kıddide var mesela İkinci dokuzuncuyuz zaten Ebevilerde var Abbasiler şu şeyi kurarken Bağdat’ı kurarken Arkasından Aynı zamanda Yavaş yavaş
Yunanca eserleri Çevirmeye başlıyorlar Hangi ihtiyaçlar? Şimdi oraya gelirmiş de enteresan bir şey Bu çok tatlı bir mesele Yani ben de Bu soruya tutup da Net bir cevap verilmez Böyle bir cevap veremem Galiba bir defa önce Bütün dünyada Bilimsel Eserlere
Veya bilimin kendisine Hangi nedenle ihtiyacı Olarsa ondan dolayı ne demek ki bu? Pratik ihtiyaç Yani ne demek? İnsanların tıbba ihtiyacı yok mu? Evet Peki insanların Şeye ihtiyacı yok mu? Ölçmeye, matematiğe, Ölçmeye, evet ticari işlemlere ihtiyacı yok mu? Var İnsanların Şeye ihtiyacı yok Mesaha, mesaha ölçmeye ihtiyacı var
Kadastro İnsanların ticari işlemlerde Hesap kitap yapmaya ihtiyacı yok mu? Var Muhasebeye ihtiyacı yok mu? Var Bir defa önce pratik ihtiyacı var Zaten önce bilim eserleri çeviriyor Dikkat et, ters feserleri çevirilmiyor Takviye ihtiyacı var adamın Adamın takviye ihtiyacı var Adamın takviye ihtiyacı var Hatta mirasla ilgili Hesaplamaya ihtiyacı var
O bayağı bir bilimdir o Miras konusu bir bilimdir Yani ne demek miras konusu Çünkü birine yarısı hisse Birine bir hisse, birine iki hisse verilecek Tamam Oğlu var, kızı var, bilmem nesi var Kolay çözersin Ama oğlu yok, oğlunun torunu var Toruna da bir hisse düşecek Veya o yok, bilmem şu var Anlatsana bildin mi ne demek istediğimi Yani o bir ilmi ferah iz diye Bayağı ciddi bir şeydir
Bir sanat rap meselesidir Şimdi öme döme gibi pratik ihtiyaç var Sadece bu da yok bak İlmi filaha yani şey Ziraat ilmi Ziraat ilmi diye bir ilim var İlanlar bu konuda çok ileriler Atçılık Atçılık, mesela At yetiştirme E ona da ihtiyaçlar var Yani şeyi sadece düşünme Bugün bilim diye bildiğimiz şeyleri düşünme Aynı zamanda bilimle sanat arası
Sanatları da çeviriyorlar İki, şimdi bunların Çevirdikleri gibi Astronomi Yani astrolojiye ihtiyaçları var Astroloji zamanımıza kadar Biliyorsun hükümdarların Efendim işte Geleceklerini Gayipten haber alma Falcılık 19. yüzyılda Saraydarlarda münecimler Kullanılıyor, yani sadece Osmanlı
Sarayında değil Bütün saraylarda kullanılıyor Allah bilir, bilmem Frans Joseph’in E şeyde var, hocam Almanya’da var ya Almanya’da vardı Kepler astroloktu Herif hayatını astrolok olarak kazanmıştır Yani yaptığı o büyük bilimler çalışmalarla değil Şimdi dikkat et Astroloji, astronomi’nin Epsedo bilimi Ama astroloji sayesinde Astronomi son derece uygun bir zemin Aynı şey Simya ile kimya arasında da söz konusu Simya neydi? Değersiz saçları Evet, e bu neye gerektiriyor? Madenler konusunda Efendim işte şeyler konusunda Öçme biçme takdir Disriyason Kimya konusunda buna da ihtiyaçları var Şimdi yavaş yavaş Buna bir tek şey eklenecek Mantık Mantık harika bir şey
Mantık herkes, herkes ona ihtiyacı var E Aristoteles’in eserler batı Ne dedim? Boğay et yüz tarafından batıda Süleymaniler tarafından Urfa’da mesela Urfa’da Aristoteles mantık eserler Dikkat etmeye başlıyor Ama bir iksi kategoriyle Ferihermeyaz falan gibi yani şey yok Analtikler, ikinci analitikler Arkasından retorik çeviriliyor Kısacası mantık Aritmetik Efendim geometri
Tıp, atçılık, ziraat diye bir eserler çevrilmeye başlanıyor E şimdi bunlar geldi mi Bunlar yalnız kendileri gelmezler Bunlar arkalarından kendileriyle birlikte şeyi de getirirler O diğer Düşünceyi de getirirler Bir Dimitri Kudas diye bir adam var İstanbullı, hocam onu tanır Mahaka Konuşmuştuk yani İstanbullı, bunun çok güzel bir eseri vardı
Şimdi tam eserini hatırlamıyorum Özellikle bu çevir Yeni bir şey Çevir hareketlerinin müslümanları niye O işin içerisine bir de ideolojik nedenleri Katar Yani çok basit olarak bunu söyleyeceğim Uzun uzatılmayacağım Şeyden Abasi imparatorlularının Özellikle Harun Reşit Memunun Ideolojik nedenlerle bunu çevirdi Ideolojik nedenler derken şu Sassani imparatorlularının birincisi
Vardı bir tane kurunca Yani seni Din adamlarının Sahip oldukları bilgilerle Açmalarına izin verme En az onlar kadar Dinli bilgilere sahip Ol ki devletinin Altını oymalarına Şey olmasınlar Bu belki Türkiye’de şu anda Bak dayı Erdoğan Onlar kadar dini konularda bilgili olduğu için de Bak çok enteresan bir şey
Söylüyorum sana Efendimize söyleyelim Bu ona şey sağlıyor Bir güç emniyet sağlıyor Bu iyiliğimi de Unutmazsın Efendim Şimdi öbürsü Yani o çok güzeldir Din-i devletle ilgili Ardeşirdir zannediyorum Ardeşirin mektubu vardır Şimdi unuttum adını o mektupta
Çok ünlü saslanı hükümdarı Doğu ülkelerindeki dinle Devlet ilişkilerine ait inanılmaz Şeyler söylüyor Yani işte Din devletin temelidir Devlet dinin direğidir Temeli olmayan bir şey Yıkılır Direği olmayan bir şey çöker Dolayısıyla tekrar ediyorum Yani şey olmayan Din adamlarının senden daha bilgi Olmaları veya senden daha bilgi
Görünmeleri Çünkü halk özellikle o din adamlarının Sözlerine irtifat eder Dolayısıyla anlatabildim mi Yani din adamların nüfusunu Kırma din adamların Nüfusuna karşı başka Bir şekilde söyleyelim Alternatif bir teoloji Sahibi Milletleşemeyen toplumun Siyasal olarak ayakta kalmasını Sağlayacak bir teoloji Ben epey akılca Bir şey Biraz daha zaman geçiyor Muhtezile mekteminden bahsettim Okulundan 9. yüzyıl bu sefer İhtiyaç duyulmaya başlıyorlar Yani kelami tartışmalarda Felsefenin yardımına ihtiyaç duyuyorlar Biraz daha zaman geçiyor Kozmoloji İşte evrenin Yaratılmışlığı yaratılmamışlığı Tanrının adaleti Tanrının sıfatları konusunda ihtiyacıyorlar
Kısacası yavaş yavaş Yavaş yavaş Demek ki pratik ihtiyaçlardan Ideolojik ihtiyaçlardan Teorik ihtiyaçlara Hatta şu oluyor mesela Kimler çeviriyor Öyle diyelim Hükümdarlar bir defa önem veriyorlar Mesela memur Memurdan sonraki halifeler de önem veriyorlar Yani çevirileri Finans ediyorlar bunlar Özel olarak
Hikmet evi filan değil Onu da söyledi o Hikmet evi bir şey Çeviri odası Çeviri odası Ama ona bağlı mesela bir Astronomik gözlem evi O ayrı mesela Bir akademi gibi çalışıyor Bunları yapıyorlar Yavaş yavaş Artık yapılan Çevriler sonucunda Bilim adamlarının kendileri
Başka çevrelere ihtiyaç duymaya başlıyorlar Mesela dokuzuncu yılda bir Beni Musa Musa Kadeşeva’dır Astronomi konusunda Kendileri artık çevirtmeye başlıyorlar Kindi prens Prens de değil aslında Zengini ilergeneni O da eserleri çevirtiyor Ve inanılmaz bir şekilde Hemen hemen Yunancada mevcut olan Bütün her alana ait Bilim ve felsefe eserleri hepsi çeviriyor Peki bir şey soracağım Burada bu çevreler olmasaydı Bu Yunan eserleri bugüne gelir miydi? Pek çoğu kaybolmuştu Zaten bazıları Pek çoğu demeyelim Bazılarının Yunanc orijinalleri yok Onların sadece Aratça çevriler var O büyük bir hizmet Hocam ben burada bir şey söyleyebilir miyim? Evet Bir paralellik kurmak istiyorum
Acaba siz bunu uygun görür müsünüz? Luther Reformu başlattığı zaman Melanchthon diyor ki İncil ve Tevrat yetmiyor Diyor Bizim dönüp Aristo’ya bakmamız lazım Niçin bunları bunu istiyorlar? Bunlar din adamı Melanchthon da teolog Çünkü diyorlar Allah’ın Nimetlerini anlamamız lazım Müslümanlar
Acaba benzer bir şey Böyle bir şeyi ihtiyacı Duydular mı? Allah’ın nimetini anlamak için Bu konuda yazılmış diğer eserleri de bakmamız lazım Kur’an yetmiyor çünkü Mesela ben şeyi vurgulayayım Ben şeyi vurgulayayım Yusuf el-Hacac Irak genel valisi Adam gidiyor bakıyor ki İşgal edilen bölgelerde vergi konması lazım Kur’an yetmiyor İlk defa Kur’anın dışına Çıkıp vergi kanunları koyuyor Yusuf el-Hacac Buna benzer bir şekilde Doğa bilimleri için acaba benzer bir İhtiyaç duydu mu bu adamlar Ne demek istiyorsun şimdi? Tabiatı anlayabilmek için Aristo’yu bilmemiz lazım Dediler mi? Efendime söyleyeyim Coğrafyayı anlayabilmek için Yunan coğrafyalarını bilmemiz lazım Dediler mi? Bitolema ya su çeviriyor Bu çok önemli Galiba biraz daha başka bir şey söylemeye çalışıyor Onu da dediler Onu daha sonra sona doğru dediler Ve işe yaramadı Şimdi Batıda Tanrı’nın iki eseri var Birincisi tabiat İkincisi de vahiy İkisi de Tanrı’nın eseri O iki kanalın da birlikte Yürütülmesi yani bir taraftan vahiyye Yani incile bilmem ne
İnanılırken Kutsal çıraba Eski bir ilahi de Tabiata bakmak Tabiatta Tanrı’nın hikmetini görmek Evet Anlata bildin mi? Fikri yaygı bir fikirdir Batıda Hatta başka bir örnek vereyim sana Şimdi bu mucizelere çok düşkündür ya Hristiyanlar bizden daha fazla düşkündür Hatta şu andadır düşkündürler Çünkü İsa Mucizeleriyle ön plana çıkıyor İşte en büyük mucizesi de Ölüyi diriltmesi Nazarus Diriltiyor Bundan daha büyük bir mucize olamaz Zaten dinin en önemli cevap verdiği İhtiyaç Ölmek Konusundaki bizim Şeyimizi sağlamak Ölmememiz sağlamak Ölüm korkusunu bir şekilde Yenmek Onun dışında işte biliyorsun Ölümlü hayata bir adım katmak Köylüleri gösteriyor Yani mucizelerle Tanrı’yı ispat Etme fikri Tanrı’nın gücünü kudretini ispat etme fikri Oralarda da çok sık kullanılıyor Fakat bir süre sonra Özellikle bu 17. Yıldan sonra hani daivalde konuşmuştuk Bu Dünyanın Kendi kendine Kendi çalışan, kendi ayaklar üzerinde Duran Tanrı’nın içerisine Bir makine İntizamında Hikmetinin ürünlerini ektiği Ve bunun sayesinde Ontolojik olarak bir Şey kazanan, varlık kazanan Dünya anlayışı daha ön plana geçiyor Ne yapmaya başlıyorlar bu sefer? Yani Tanrı’nın Dünyayı yarattığı kesin Varlığı medene getir kesin Ama dünya Tanrı tarafından içine Ekilmiş olan yasalarla Determine bir şekilde, belirle bir şekilde
Güzel bir saat gibi Kurulmuş güzel ama başladı bir saat gibi Tıkır tıkır işliyor Tanrı’nın bu sefer Mucizesinden, yani mucize ne demek? Mucize, saatin işleyişine Engel olmak demek Anlatabildim mi? Saatin işleyişine Engel olmak demek. İşleyişini değiştirmek Demek. Yani bakın Tanrı’nın varlığına Eseri olan Makinenin işleyişini Değiştirmekle mi varalım?
Yoksa Tanrı’nın varlığını Bizezati saatin güzel tıkı tıkı işlemesinden Hareketle mi istihraç Edelim, çıkaralım Mesela şeyin Human konuşmuştuk Aydınlanma ileride Human kitablarından birisinin bir bölümü Mucize hakkındadır ve bu fikir sağlanır Şimdi İslam dünyasına girelim Natural religion? Evet evet Doğal din. Doğal din diyor Doğadan dini görmüyor Hayır hayır insan müdürkesi üzerine
Denemedir zannediyorum Ben emin değilim. Şimdi İslam dünyasında da bu Fikrin şeyi var yok değil Mesela İbn-i Rüşt İbn-i Rüşt bunu Çok ama çok açık ve seçim Şekilde söylüyor. Yani aynen Aşağı yukarı söylüyorum sana. Yani bir tarafta Tanrı’nın kutsal kitabı var Kur’an var. Bir tarafta da Yaratmış olduğu eser var Hatta felsefeyi çok güzel bir şey İşleyişine tanımlıyor. Yani Eserinden hareketle
Nedenini Anlamaya çalışmak Bir tür tasavvuf aslında. Bir tür Tasavvuf. Yok tasavvuf değil Hayır değil. Çok daha ciddi bir iş Çünkü tasavvufçı eserinden hareketle Nedenini anlamaya çalışmıyor Anladın mı? Eserinde Nedenini görüp Vecde gelmeye çalışıyor Vecde gelmeye çalışıyor. İkisi birbirinden çok farklı Eserinden hareketle Yani evrenin kendisine bak Onu bir kitap gibi gör
Onun dili, doğanın diline bak Doğanın diline bakarak Eserini, sahibinin Niteliklerini Sıfatlarını çıkar diye Onun için diyor ya İbn-i Rüşt Eğer dinle felsefe Çatışırsa Felsefeyi tercih ediyor. Bak çok güzel Söyledi. O da şu Yani kitap çok açık bir şekilde Şey, kitap derken evreni Kalsediyor. Evren çok açık bir şekilde Ortada Akıl da bize Tanrı tarafından niye verildi? Bu evreni Okuyarak, bunu deşifre ederek Tanrının varlığına geçelim Diye verildi. Eğer bir Problem varsa problem evrende değildir Çok güzel Bilmem ne diye anlatabildim mi? Yani problem öbür taraftadır Bir ara vereyim sonra istersen Ama çok hoş bir konu bu Hoş bir konu. Şeye geçelim mi buradan İstersen reklamdan sonra uygun görürsen? İlahiyat ne dedir? Teorji nedir? Farkları nedir? Var mı? Bilmiyorum. Girmeyelim mi? Girmiyor tamam Şimdi şunu demeye çalışıyorum Yani bak o şeye gelmiş O noktaya gelmiş Felsefes sayesinde O noktaya gelmiş Şey, İslam dünyası da o noktaya gelmiş Ama tabi İbnül Rüşt geç gelmiş Geç geldiği için Artık bunun Mesajını kimse Anlayacak halde değil. Bir de Uzakta hocam. Evet. Uzakta yani
Fatih Elgin derdi ki Endülüs’ün çöküşü İslam’a en büyük darbeyi vurmuştur Evet. Bak biraz evvel Ben mesela Harun Hanım yetiştirmiştim Hocam bir ara vereyim mi? Peki Sahip patron sensin. Gayet tabiki Estağfurullah gayet abi. Patronu değil
Orada dolanıyor. Evet, yayındayız Şimdi, Celal Bey Yayındayız. Öyle mi? Evet. O yüzden ağzımızdan çıkanları kontrol edelim Başımıza bela açacak şeyler söylemeyelim
Hayır merak etme Gerçi siz alışkınsınız bu konuda artık ama Fatih boğuluyordum Böyle şeyler söylemeye Allah Allah Bir türlü bu Harran’daki benim istediğim konulara Gelemedik. Şimdi şunu biliyoruz ki Burada Hem İslam dünyası için hem Evrensel medeniyet için, evrensel Bilim için yapılmış çok önemli İşlem var. Burası kıymetli bir yer. Burası Dört tane
Konik yapıdan ibaret bir yer değil Buranın önemi bu konik Binalarda değil. İşte onu şey Mehmet gösteriyor. Anlattı zaten Mehmet gösteriyor. Hayır hayır. Yapıyor, fiilen yapıyor Çıkarmaya çalışıyor Ben de hayrana Orada insanlar çıkmıyor. Burada insanlar var O insanlardan bahsetmiyor Burayı, burada bilimi Öne çıkaran, felsefeyi öne Çıkaran ve dünyaya Önünde Belki beş yüz, belki bin
Sene sonraki insanların Benim insanlarına ilham olan Bir tek adamlar var. Kimler onlar? İlhamı bırak. Bunların verileri kullanılır İlhamlı değil mi o? Direkt verileri Yani bu adamlar kaliteli veri Yürütmüşler. Yani diyorum Mesela bugün Battaniyi Battani kimdir abi? Bir kere bize Battaniyi anlat. Abicim bu adamcağız Bir dakika. Battaniyle ilgili bir sürü söyleyen Şimdi bu Bir coğrafya profesörü var Harran Üniversitesi’nde
O Battaniyle ilgili bir Belgesel hazırladı Çok güzel bir belgesel hazırladı Sedat Bey. Sedat hocanın Belgeseli. Ve bu belgesel İşte Türkiye’nin Önde gelen bilim tarihçileri Çeşitli yönleri üzerinde Battani’nin astronomi Yok şeyi anlarımda Matematik İngilizlerinde konuştular Ve bu
Belgesel bir belgesel olarak benim Görüşüm açıkçası kendi adımını söyleyelim Son derece beğendiğim belgeselde. Bir yerde yayınlandı mı? Çeşitli festivallere Katıldı. Hayır festivalleri başka Halkımıza bu sunuldu mu? Onu bilmiyorum Daha sunulmadı. En son Mesela ben İstanbul Kürtli Sanat Festivalinde şey ödülünü aldığını Biliyorum yani belgesel ödülünü Paris’te aldı şurada aldı burada aldı Ben seyrettim. Çok namuslu Çok dürüst. Hamasetten uzak Mümkün olduğu kadar
Temsil. Objektif Bir dakika bak Yani orada eğer bir şekilde Bilmiyorum nasıl gösterilecek kim Gösterecek onu bilmiyorum. Yani o Rahat düzgün bir biçimde Konuşan insanlar da açıkça söyleyeyim Bilim tarihinin işte iyi kötü Türkiye’deki en iyi temsilcileri Çok başarılı oldu. Bu Şimdi sen konuş Battani 9. yüzyıl bu adamcağız
Temelde Matematikçi ve astronom Bu Copernic ondan esinlendi dedin Hayır esinlendi değil abi 23 defa Site ediyor adamı. Evet evet Yani 23 defa atıf yapıyor Battani’nin Nesine atıf yapıyor verilerini Battani’nin verileri o kadar Güzel ki Dünya Güneşten en uzak olduğu zaman Bir güneş tutulması olduğunda Ay
Yeteri kadar büyük gözükmediği için Ay’ın etrafında böyle Hale oluşuyor. Hale değil Direk güneşi görülüsü Sapsarı şahanedir Battani bunu hesap Etmiş İlk defa anüler Güneş tutulmasının İzahını yapan adam Battani’nin sıkıntısı Ptalemannik dünyada yaşıyor Copernican dünyada Değil mesela bir
Aristarkusu falan Ya bilmiyor ya inanmıyor Ama site etmiyor Sonra Battani oturuyor Bir senede kaç gün Vardır kaç saat vardır Kaç dakika vardır Bunları hesap ediyor ve küt doğru hesap ediyor 365 gün 6 saati buluyor Evet abişim. Dakkasını bile veriyor Çok etkisinden ya bildiğin gibi değil Yani bunlar o da 9. yüzyıl Şimdi bu adamların Şunu görüyoruz mesela Battani’nin aynı zamanda Trigonometri de çok ciddi Çalışmaları var. Bunlar Benim kendi babam için Kullandığım bir terim Vardır. Bunlar matematik Canbazı Yani bunların Mesela bir Copernic gibi bir Bilimsel şey Ne derler devrim falan Yapmış oldukları öyle bir şey yok
Battani’nin yok Ama adam Matematiği o kadar güzel kullanıyor Bir, iki çok iyi gözlem yapıyor Yani düşünemiyor musun? O zaman teleskop yok bir şey yok Adamcağız son derece Burada yapmıyor yalnız. Rakka’da yapıyor Mühim değil hocam. Nerede yaparsa yap Bir şey yapıyorum. Ekleme yapıyorum Yoksa elektriği için söylemiyorum Nerede yaparsa yapsın. Adam hassas gözlem yapıyor Ve bu gözlemleri Elindeki matematikle
Fekalade güzel izah ediyor Battani’nin renemi burada ama Bu adamcağızın Bunun yanında başka faaliyetli Fizikle uğraşıyor Epey çalışmaları var. Bir de bir Hocanın üzerinde durduğu Sabit İbn-i Kurra vardır. O En azından benim gördüğüm bilim Adamı olarak Battani’den bir kademe Yüklerdi. O aynı zamanda çevirme
Evet. Üç dil biliyor adam Şimdi hoca şeylerden bahsediyor Bunlar Neydi? Sabatilerden falan Tabi Bu adam Aramca biliyor Yunanca fasih konuşuyor Ve Arapça biliyor Tercümeler yapıyor Fakat bunun bilim adamı olarak üstünlüğü nereden kaynaklanıyor biliyor musun? Bu alıyor Aristo’yu okuyor Aristo’nun fiziği Aristo diyor ki Her temel elemanın Kendine has bir yeri vardır İşte en Merkezde Toprak vardır Onun üstünde su vardır Onun üstünde hava vardır Onun üstünde ateş vardır Bu değişmez bir kuraldır Eğer buna aykırı bir şey görürsen Bir gariplik vardır oraya bak diyor Aristo Eee
İbn-i Korra diyor ki İbn-i Korra diyor ki Kardeşim bu doğru değil Diyor Cisimler diyor Yerlerini diyor Bir gariplik olduğu için değiştirmiyorlar Ağırlıklarına göre değiştiriyorlar diyor Ağır olan diyor merkeze doğru gidiyor Diyor Yani İbn-i Korra bir adım daha Atsa gravitasyon Ben bunu çok Önemli haddi diyorum
Bu coğrafyanın İnsan bilgisine kattığı Çok çok çok önemli bir katkı Ya bugün bana soruyorlar Öğrencileri işte dünyanın katmanları Hangileridir işte söylüyor çekirdek Manto kabuk Peki niye bu böyledir Özgül ağırlık En yoğun demir İçeride Aşımları ortadadır en hafif de Dışarıdadır Peki sen bunu deyince şu soru günlere giriyor
Yüzdeki demir nereden geliyor Yüzdeki demir çok az Yüzdeki demir Bazaltın Çeşitli şekillerde ergeyip tekrar Başka bir Kaya haline dönmesine Diyeyim ben sana şimdi Bazalt eriyor Bazalt erediği zaman Meydana gelen magma kristallenirken Belli bir sırada kristalleniyor O belli bir sırada kristallendiği esnada
En son ürün Potasyum bilmem ne falan Fakat ilk baştaki ürünlerde demirce Zengin minaller Bunlar ne? Olyvin Piroxen ve Afibol Bunlar Demir mikalar var Bunlar kristalleniyor Ama çok az bunlar Biz eğer Mesela altın demir bilmem ne bunlar Yeknesak bir şekilde Dünya kabuğuna dağılmış olsalar
Hava alırız kullanamayız bunları Çıkartamayız yani Ama bunlar bu sürekli magmatik olaylarla Konsantre oluyorlar Belirli yerlerde Kesafetleri artıyor Onun için bunlar Altını falan onun için kullanabiliyoruz yoksa Hava alırdık Sabit-i bimni Kur’an’ın Teorisi Nerede yani Tabii özgül ağırlık
Kavramı biliniyor Nereden biliniyor Aşimet’ten beri biliniyor Ve bu adam bunu kullanarak Aristotle dediği her malzemenin Her elementin kendine göre bir yeri vardır Sabit-i bimni Kur’an diyor Böyle bir şey yok kardeşim Her şey kendi özgül ağırlığına göre dağılır Diyor Bir adım daha atsa Şeyi bulacak Peki, bütün bunları buluyorlar Bütün bunları konuşuyorlar
Batı’da bunların gelişmesinden Avrupa’da bu gibi Batı bunları okuyor Peki niye burada gelişmiyor onlar da orada gelişiyor Niye bunlar o aradaki bir adım Atlayamıyorlar Çok ilginç bir soru Burasının sosyal yapısı Çok sadmelere uğruyor Hocam biraz önce Anlattım Moğollar geliyorlar darmadağın ediyorlar Burada belli bir bağnazlık yerleşiyor Çünkü halk kendini
Korumak istiyor Kendini nasıl koruyacaksın Elinde olmayan bir güce güvenmek istiyorsun Hayali güçlere güvenmeye başlıyor Ne oluyor dinler öne çıkıyor Bilimin önüne geçiyor Bilgimizi korumada dine geçelim Ve canla okuyor toplum Bitiriyor Batı’da Aynı hisler var Batı’da çok güçlü bilim adamları var Bu Ortadoğu’nun Sosyal yapısının bu kadar Sadmelenmesi, örselenmesi Batı’da da tam tersi olmuyor Özellikle bu veba salgınlığı Dinler bizi korumuyor Bilime geçelim noktasına Bilime geçelimden ziyade Bakıyorlar ya diyorlar bu din, palabra Bu kadar dua ettik Bu kadar bilmem ne yaptık Papazlar öldü, papaz da öldü, kral da öldü Dilenci de öldü Ne biçim iş bu Mesela coğrafi keşiflere Müslümanlar
Katılmıyor Onlar o kadar önemli ki renesansta Ama zaten Müslümanlar bunu yapmamış Daha önce, Arap denizciler her yere gitmemişler Hayır hayır hayır Bu Arap denizciler Hint okyanusu çevresinde Çok marifetliler Şimdi Amerika’ya Ya da Norveçliler gitmemiş mi? Hayır Sadece Ağzı Medeuzu Düşün Newfoundland’ta Greenland zaten buz gibi bir yer Hiçbir halt edemezsin
Ağzı Medeo yani Long Range Yaramadası vardır Newfoundland şöyle bir yerdir E ucuna gitmiş ve kalmış Ve Norveçliler oraya Gittikleri zaman unutma Orta çağın sıcak dönemi Oradan Küçük buz çağına geçerken Bu kolonilerin hepsi ölüyor orada Ve unutuluyor buralar Yani bunlar bir tek
Norse Sagalarında yaşıyor Değil mi? Snorris Turlozon’un Himes Kringlas’ında bilmem nesinde Falan filan yaşıyor bunlar Ve Edda’da Edda’da var bunlar Ondan sonra Keşfedilmeye başlıyor Amerika keşfedildikten sonra Garip bir problem çıkıyor Papazların karşısına La burada insanlar var Ama Tevrat’ta yok bunlar
Burada koca bir kıta var O da kutsal kitapta yok Şimdi Avrupalılar Diyorlar ki Allah kendi yarattığını unutmuş muydu? Veya bilmiyor mu buraları? Bu inanç sarsılıyor Diyorlar ki Biz biraz galiba kendi kafamızı Kullanarak bir şeyler yapmak zorundayız Sonra muazzam bir Zenginlik geliyor Yani Güney Amerika’dan gelen Altıcı Gümüş Gümüş abi Potosiyi düşün ya Herifin biri kalkıyor Baviera’dan Yeni bir yöntem buluyor Gümüş daha iyi nasıl üretilir diye Pat gidiyor potosiye Avrupa’nın içerisinde Muazzam bir hareketlilik var Onun adama oraya gidiyor Sonra Hollandalılar mesela Değil mi? Linshoten’i düşün Herifin Tokyanusuna geliyor bakıyor
Ya burada diyor Hollanda birden bire Portekiz’i kovalıyor Güneydoğu Asiye’ye yerleşiyor Güneydoğu Asiye’ye yerleşen Hollanda’nın karşısına hiç aklına Hayaline gelmeyecek bir problem çıkıyor Yer çok hareketli Muazzam volkan patlamaları Korkunç zelzeler Adam merak ediyor Ya ne oluyoruz diyor Değil mi? Mesela bir Alman vardır Muazzam bir adamcağız Bu Alman Hollanda servisine giriyor Hizmetine giriyor Şeye gidiyor İndonezya’ya gidiyor Oradaki mini mini bir ada var Amboyn adası Ömrünü burada geçiriyor Fatih Bu adam burada Ne var ne yok topluyor Amboyn Bir kitap yazıyor
Yani Amboyn’ın Nadir eserler kitabı Burada çalışırken Bu adam kör oluyor Fakat yanında bir yerli çocuğu eğitmiş O yerli çocuk gidiyor topluyor malzemeyi Bunu anlatıyor Adam yazıyor O Amboyn şarkı O kadar ilginç bir kitap ki Böyle bir kitap Müslüman dünyasında yok abi
Mesela Koronado’yu düşün Koronado gidiyor Mendoza diyor ki Ya diyor işte Yedi Geleneksel bilgi Yedi altır şehir El Dorado Ha diyor kuzeydeymiş Falan Bir git bak bakalım diyor Koronado gidiyor Şeye geliyor bugünkü yeni Meksika’ya Quivira’ya doğru giderken
Oraya geliyor Yerliler var orada Yerliler diyor ki Burada ne hayvanlar var Ne bitkiler var Yerliler yazmayı bilmiyor Alfabeleri yok Koronado’ya anlatıyorlar da Koronado en sonunda diyor ki Resimlerini çizin diyor Deri üzerine adamlar resimler çiziyorlar Şu hayvan var Bu falo böyle Efendime söyleyeyim
Ne böyle Bunları çiziyorlar Koronado kendi giderken harita yapıyor Ve adam bir Fiziki Coğrafya kitabı oluşturuyor Bu rapor Mendoza’ya gönderiyor Büyük kanyon keşfediliyor Arizona Evet Arizona’daki Neydi o Lopez de Cardenas
Onunla beraber Sotomayor diye bir adam gidiyor oraya O şeyi yazıyor Ne yazık ki o kitap kaybolmuş Sotomayor’unki kaybolmuş O keşfin tarihini anlatıyor adam İspanyol oraya gidiyor Muazzam kanyonu görüyor Onda da yetinmiyor Albay Cardenas Diyor ki aşağı inelim Bunlar aşağı doğru inerken Karbonifer yaşlı bir kum taşı vardır Kalın dümdüz duvar oluşturur
Teşkilatları olmadığı için Onu aşamıyorlar Dibine kadar inemiyorlar Fakat bunların hepsi rapor ediliyor Bunlar toparlanıyor Hepsi İspanya’ya E şimdi düşünebiliyor musun Bu bilgi yağıyor Bu arada Katolik papazları inanılmaz Kötülükler yapıyorlar Mesela bir maya Kütüphanesini bunlar şeytan Nisleridir diye yakıyor
Eşek sürüsü bunlar Hayvan bu herifler Ama Özellikle son zamanlarda Bu solcu coğrafyacıları Amerika Birleşik Devletleri’nde The academic left Denen grup Burdası keşif yapılmadı Zaten insanlar vardı burada Saçma sapan laflar söylüyorlar Ve bu Konkristadorları
Ne peşinde koşan, altın peşinde koşan Vahşi Bu adamlar son derece iyi eğitim görmüş Adamlar Oradan buraya gelen altınlar, öldürülen binlerce katleden insan Öldürülen binlerce katleden insan yok bir kere O palavra Çünkü o kadar adam yok zaten orada Ahmet abi ne diyeyim ben ya Fatih o kadar adam yok Ben de zorlanıyorum Hastalıktan ölen var epey Çünkü Avrupa’nın Orada bilim mirasları dolayı gitmiyor
Onların tanımadıkları Peki o Cortez’in tabloları falan yalan mı Kılıçtan geçiriyor yerli halkı falan Cortez ile şey Montezuma Daha doğrusu aslı ki imparatorluğu savaşıyor Tabi savaşta erik taraftan da Adam ölüyor Ama pek eşitler arası bir savaş olmadığı kesin Ama neden Uzaylıların dünyaya Gelmesi gibi bir şey Abicim Cortez gidiyor Adamın elinde ateşli silah var Tamam mı Cortez’in balutu bitiyor hocam Şimdi balut bitti Cortez otursun mu Albay Montaña’ya Bak diyor Orda yanarda Git oraya diyor Git oradan sülfür topla diyor Albay Montaña gidiyor Herifi 300 metre sallandırıyorlar Kraterin içine Bu olmuyor mu Hayır enteresan yani
Çükürtü topluyor getiriyor Kuş pisliklerini de topluyorlar Adam barut Üretiyor yani şimdi bak barutu Üretmeyi biliyor İspanya’da volkan mı var Kanarya adalarında var Cortez nereden biliyor bunları Cortez’in adamları nereden biliyor bunları Yapmayı Çünkü oraya göre yetişmişler Yani eğitim eğitim Abicim bak bunun bir simetriğini Ben hep söylerim
Gerrit Diamond’ın kitabı İşte efendim bu hastalıklar bilmem neler Olmasaydı bu yerliler bu kadar Çabuk yenilmezdi falan Hikaye neden hikaye Bunun simetriyi Asya’da oldu Asya’da bu hastalık Problemi yok aynı hastalıklar her Tarafta var fakat Yermak Timofeyevic Uralları geçiyor Kuçum Han’ın Sibir Hanlığını çökertiyor 500 Kişiyle aynı Cortez’in elindeki güçle Niye biliyor musun Çünkü Yermak Timofeyevic’in Elinde bilim var Kuçum Han’ın elinde Hatta Kuçum Han’ın şikayetli olduğunu Bilgi bilgisizliği de sökerdir Kaçınılmaz olarak Avrupa’yı Avrupa yapan bu coğrafi Keşifler esnasında toplanan muazzam Bilgidir ve bir de Philip Melanchthon’un Protestan ülkelerde
Başlattığı hareketi Katolik ülkeler Renesans’ın başladığı ülkeler olmasına rağmen Galile’nin ülkesi olmalarına rağmen Geri kalmışlardır Çünkü Melanchthon’un getirmiş olduğu Eğitim sistemiyle Herif Aristoyu öğreniyor Onu öğreniyor, bunu öğreniyor Bunları tenkit etmeye başlıyor Galile, Aristoyu tenkit ediyor Ondan sonra Kepler geliyor Keplerle beraber
Ahmet Hoca’nın da uyuyacak şimdi yalnız Yok yok, uyumayacağım ama biz gene neler ediyoruz Biraz onu düşünmüyor değilim Farkındayım Biraz dönelim yani Farkındayım Haklısın, haklısın da Şeyler aşağıya indik Şimdi bir iki şey söyleyeyim ben En azından onunla ilgili görevimizi yerine getirelim Bir, şu sen her zaman bana sorduğun ve benim de her zaman Girmediğim konu Neden
İslam dünyası 300-400 sene Hem bilimde hem felsefede Çok yüksek düzeyde Bir intelektüel faaliyet başarıyı Gösterdikten sonra Neden daha sonra Yavaş yavaş geriledi Durakladı Hatta hızlı hızlı belki Yok yavaş yavaş, çok hızlı olmuyor O ayrı bir konu, o çok önemli bir konu Yani onun tutup da Burada açıkçası
Hemencicik birkaç şeyleri var İkinci bir şeyi söylemek istiyorum Yine belki aklıma geldi de Onu da hatırlatmaya çalışıyorum Şimdi bu adamlar Bizim konuştuğumuz en azından iki tanesini biliyoruz Başkaları da var ama onlar o kadar kalbül üstü değil O kadar Avrupa yetkili Bir de şu var Bunların Bazıların Eserleri var Yani şimdi Baddani’nin eserleri yayınlanmış zaten
Okunuyor Bazı eserleri var daha Alibar kendisi yok Ama bu bütün o dünya için Söz konusudur Öbürü de aynı şekilde Şimdi bunlar bir taraftan Çalışıyorlar Bir taraftan batın şeyin O dünyanın gözlemlerini Öğreniyorlar Öbür taraftan o dünyanın gözlemlerini Geliştiriyorlar Mesopotamya’nın
Randa içinde olduğu bölgenin Bu gökyüzünlerinin Gezegenlerin hareketlerinin gözlemler bakımından Çok özel bir konumu var Konumu ne? Bir defa bulutsuz Kurak Ya bir defa bulutsuz Berrak şeye daha yakın Avrupa’ya göre Ekvator’a daha yakın Ağva açık yani Gözlemliyorsun Yani bu çok önemli Ama tabi bunlar kendilerine icat etme onlar bunu
Daha evvel Mesopotamyalıların yapmış oldukları Binlerce yıl yapmış oldukları Hayır Gözlemler var O gözlemleri aktarmak suretiyle İşte Yunan dünyasına aktarmak suretiyle Onların yaptıkları gözlemler var Onların tekrar geri dönüp de Bu tarafa bu dünyaya O gözlemlerden hareketle Yaptıkları yeni gözlemler var Yani iki dünya pahsaşmış Tam öyle Fatih
Şimdi o konuya daha sonra gireceğiz Şunu şu kadarını söyleyeyim Yani bu Orta çağ veya İslam dünyasının biliminin Özellikleri var O biliminin özellikleri onu Diyeyim yerinde ise biraz öyle diyeyim Yani Batı’nın Daha sonra çeşitli anlamda Gerçekten başarıların temeli olan Denel metodu Öyle diyelim deney metodunun Ve onun gerekliliği olan aletlerin
Gözlem aletlerinin Veya işte Şey aletlerinin Gelişmesinin sahibi Olmuyorlar Yani ilkça biliminin Diyeyim yerinde ise konu sevmiyor ama Paradigmatik bir takım sınırları var Yani o sınırlarla O sınırlara gelirsin İncelemenleri yaparsın İncelemenleri yaparsın yaparsın ama Bir de o paradigmanın Tümünü ortadan kaldıracak Bir şeye ihtiyacın vardır Teleskopu bulduğun zaman bu böyledir Mikroskopu bulduğun zaman bu böyledir Anlatabildim mi? Teknoloji çok önemli hocam Öyle bir şey vardı Yirminci yüzyılda bile İkinci dünya savaşı olmasaydı Leva teknoloji çıkmazdı Çünkü deniz tabanlarına haritalama yöntemleri orada geliştirildi Yani işte uzay teknoloji olmasa Hubble teleskobu olmazdı Yani böyle şeyler var İkşam bilimi Aynısına girmeyelim Dediktif bilimi Matematiğe dayanıyor Dediktif bilimin sınırları var Bilmem anlatabildim mi? Matematik biliminin sınırları var Matematik’in kendisinde Bir takım doğa bilimlerin Gerektirdiği o Bir takım yeni şeyleri bulmazsan Hani limitleri Törevleri Entegral etmektir İlerleme imkanı yok
Gelebileceğin yer belli Aynı şey gözlerinden söz konusu Kepler geliyor takılıyor Yani Newton’un büyük marifeti Matematik Differanser ve entegral hesabı var Bir de böyle şeyler var Biz gene bu adamları Newton’un kitabı ne? Principia matematica Filosofia naturalis Principia matematica Filosofia naturalis Şimdi bu
Bir şeyi daha söyleyeyim Haklarını teslim edelim Şimdi bunlar Bir taraftan çeviriyorlar Bir taraftan çevirdikleri Eserleri üzerine Yorumlar yapıyorlar Bir taraftan onları tanıtıyorlar Bir taraftan da orada Görmüş oldukları Bir takım eksikler Yetersizlikleri de Ereştirmeye başlıyorlar Bir de hocam kervan yolu burası Kervan yolları üzerinde yazı çoğaltılıyor Kitap çoğaltılıyor Çevirmenler var ya mesela Sabit Ebu Kuruha Hem orijinal hem çevirmen Bir taraftan çeviriyor Bir taraftan çevirdiği adamları anlatıyor Öğleniyoruz Bir taraftan da onları eleştiriyor Aynı şey Farabi için de söz konusu Farabi mesela 9. 10. yüzyıl Bir taraftan Platon Aristoles’in Kitapların üzerine bize bilgi veriyor
Onları serh ediyor Öyle diyelim anlatıyor Bir taraftan da orijinal diyebileceğimi İblal için geçerli Yani şu kadarını söyleyeyim hakikaten çok yüksek bir faaliyet Tekrar ediyorum açık ve seçim Bir şekilde söyleyeceğim ve idare söyleyeyim Bu dönemde O yüzyıllar içerisinde Bu yaptıkları Bu dünyanın yaptığı, İstan dünyasının Yapmış olduğu, bilim ve felsefalanında yapmış olduğu Çalışmaların düzeyinde Dünyanın
Başka herhangi bir yerinde Çalışmalar yok Ben daha da çarpıcı bir şey söyleyeyim Onlar olmasa Avrupa’daki bilim Şahlanamazdı Olamazdı Hocam şimdi bir güne bir öğretim üyesi Dostluğunu şöyle bir şey sormuş Yön kavramı ne zaman artıştı? Kuzey güney Çok eski Bak Adler diye bir adamcağızın Rus Bilimleri Akademisi 1910 yılında bir koca Makalisi vardır İlk haritalar Orada var Yıl kaç mesele? Taş devri Adamın kağıdı yok Boynuz üzerine çiziyor Kuzey güney doğu batı Evet Şuraya git diyor, burada diyor Fakat öteki türlü kuzey güney doğu batı Asya’da mesela Türkler arasında Renkleri var Eski Türkler’de Yönlerin renkleri var ki Çinlilerde de vardır Çok ilginç Ya bu güneşle ilgili bu Güneş Buradan doğar, buradan batar Bir de onun Dik şeyi vardır Ne derler? Peki yavaş yavaş kapatalım diyorum, saati yarım’a doğru yaklaşırdık Ahmet Hoca ben bir şey soracağım son kısa bir cevap alabilirsem Sevinirim çok uzatmadan Şimdi bu kazılarda Bu bahsettiğimiz konularla ilgili Yazmalar, kitaplar, bilim Bu kazılarda sadece Siz binaları mı bulacaksınız yoksa Bu nevi şeyler çıkartma ihtimalimizde var mı? Yani var Şu an biz bulduk da Bilimin somut belirtileri de Kazılarda çıktı Örneğin resim 30 gelirse Orada 30 arkadaşlar İlaç ve parfüm şişeleri O dönemde ilaç demek Ki 11. 12. yüzyıla Ayıttı, kazdığımız analiz de
Yaptırdık İlaç parfüm demek damıtmayla Oluşuyor Damıtmanın da şeyi burada Yapanlar kindi İbn-i Sina Cabir bin Hayyad Kimyada Cabir müthiş bir adam Bunun şu an geldi Orada solda ilaç çiçeğini Görüyoruz ki o Selçuklularda da Birbirine dolanmış
Ejder figürleri Hep o şeylerde vardır Şu an geliyor ekranda da var Vay be İlaç şişesi Bundan 4 tane bulduk 4 tarafında kabartma var Bu şifa ile ilgili Hastanelerde Şifa hanelerde Bu betim var Ki aynı yerde 400’den fazla da Parfüm şişesi hoş koku Sağda iki de Çeşitli motiflerde 400’den fazla Kazıda yoğun bulunan tek Kazı bizimki Buradaki hanımlar iyi kokoreni Dediğimiz gibi Bunlar sadece Eser olarak değil Bunların içerisine konulan Kozmetik ve sıvıların Hoş sıvıların Damıtılmayla Damıtılmayla yapılması
Kimya Burada kimyayı görüyoruz 11-12. yüzyılda Harlanın ve hemen O işte baktığınız hocam hamamın hemen Köşesindeydi bu Hem imalathanesi hem de Sarpış yeri olarak kullanılmış Yine Bu 29’a da Gelirsek bunu daha vurgulamak için Resim 29’a Orada da bulunuş anı ve Yüzlerce parfüm şişesini Göreceğiz 29 tane Burası bir nevi Paris Bir nevi Grasse Parfüm yapmışlar bol bol Eskiden burası güzel Kokuyormuş anı Harlan temizlikte hocam girdi de Gösterdik inanılmaz yani sabun Bile bulduk ki Su haznesi var Cullap’tan gelen Oradan şehrin her tarafına
Dağıtılıyor kanallar İşte şu an 32 tane Bu lavabonun olduğu Şadırvanlı bir avlu var ve Hepsinde musluk var Musluk izleri ve özel Temizliği inanılmaz Muhteşem yani Özel her kişiye Duvarları yapılmış Yani Yunan Roma’daki gibi Latin yana oturmuyor Hep özelleştirilmiş Duvarlarla ve hepsine Küçük havuzlar yapılmış Hocam bilir dedik helaya gittik Evet biraz su geliyor Bilir dedik ama helaya gittik Ama kardeşim Evet Resim 27’ye de Gelirsek hassas Terazi üretimi Tabi burada Buranın harika haline O zaman hassas teraziler Ticaret adı da kervan Yol anlamında asur ve
Kalde dilinden geliyor Harran adı Asur kalde dilinde kervan Yol anlamında Dolayısıyla zaten ticaret İbrahim Hicazi Fav Kalde ve Asur deniyor Yani şeyden daha önce Çünkü o zaman Aramiler filan Çok geç geliyor 2400’lerde Bu epla mari
Arşivlerinde var orada geçiyor Halep’teki filan Arşivlerde Harran Harranu Hatta isimlerinde Çivi yazılı Resim altı gelirse Orada Harran’ın Atları çivi yazılı Olmak üzere göreceğiz Harran Harranu Yunan Roma’da Kare diye Denişiyor bir ara Daha sonra Harran
Tekrar geliyor Justiny Hellenepolis Büyük İskender ile birlikte Obat kültürü buraya geliyor Doğu batı inancı burada Sentezleniyor Bilim filan Harmanlanıyor İnanç yönüyle de Her taraf Hristiyan veya Büyük coğrafyalar Müslüman olurken Pagan inancını devam ettiriyor Harran’ı veya Sabi
Hırslı olarak Hristiyanlar Hellenepolis Habitli Harran Çok atlı Harran aynı zamanda Sadece bununla kalmıyor Sabit bin Kurran’ın Kızamık Aşısını bulduğu İfade ediliyor Öyle yazılmış Yazan kim? Şu an bilim insanları
Bilim insanları başverin. Yine Yunus El-Tabib Harrani Harrani de bir şurup buluyor. Şifa ile Endülüs’e kadar. Endülüs’e kadar da gitmiş Harranlı. Endülüs’e kadar da giden Ahmet Bin Vasıf var. Dolayısıyla Harran’da gelişen bilim Bağdat’a ulaşıyor. Bağdat’ta baş öğretmen oluyor. Oradan da zaten el yazmaların Endülüs’e gittiği ve oradan batıyı etkilediği. Harran’da Bağdat’taki el yazmaların ta Endülüs kanalında. Yine bilim insanları yaklaşık 400 tane Harranlı bilim insanının olduğunu şu an Harran Okulu filan diye yapılan sempozyumlarda, kitaplarda yazılıyor.
Harran’ın bilime katkısı inanılmaz derecede. Harran’ı da anlatırken biz ticaret, bilim ve inanç diyoruz. Sadece sin, pagan, inancı yanında bir de bütün kutsallık kitaplarının işaret ettiği Hz. İbrahim’in yaşadığı yer. 75 yaşına kadar burada yaşıyor Harran’da.
Kutsal kitaplar Harran’ı işaret ediyor. Harran’da yaşadığı masal. Harran’da yaşadığından bahsediliyor. Hocam masal. Ondan hepsi masal. İbrahim diye bir adamın yaşadığı malum değil. O zamanla ilgili her şey bir şey malum değil de 75 yaşından sonra mı? Sonra ayet geliyor.
Tevrat’ta da geçiyor. İncir’de de, Kur’an’ı Kerim’de de ayetle birlikte Kenanil’le kalk git diyor. Ve Kenanil’in eşini, çocuğunu alarak gidiyor. Hatta çocukların evleneceği zaman İsa’ka buradan evlenme diyor Kenanil’inden. Benim ata yurdum var Harran diyor. Oradan evlen diyor ve onun hizmetçisini gönderiyor. Ve Yakup’un kuyusu hemen yakında Harran’ın surları geliyor. Onun başında Rebeka’yı görüyor. Ve ona İsa’kı istiyor. Rebeka da kabul ediyor. Dolayısıyla gelin gidiyor Hz. İbrahim’e. Daha sonra Rebeka’nın oğlu Yakup kardeşiyle kavga ediyor. Annesi de diyor, dayın Laban var Harran yakınında. Orada kal diyor.
Orada yine Yakup’un kuyusu başında. Yakup kuyusu tarafında dönüyor. Evet. Rahel ile karşılaşıyor. Ona aşık oluyor. Daha sonra dayısının kızlar kuyu başında bekliyor. Dolayısıyla bu şekilde yani İbrahim’in ata yurdu olarak da görülüyor ki yine araştırmalarda. Urfa’daki mağarada doğmuş sonra buraya mı getirmişler? Yani şimdi.
İbrahim Urlu denir. Asıl Urlu deniyor. Urlu. Ben hocamın lafını keseyim. Burada bütün bu söylenen kişiler tarihte yok. Kendisi de söyledi. Bunların hepsi o üç tane kutsal kitap denilen. Aslında… İstersen Celal sen bu konuya içine gir. Hayır hayır ama bu önemli. Suriye din geleneği Mesopotamya din geleneğinden türemiş bir yan branştır. Bizim bugün İbrahim’i dinler dediğimiz işte Musevili, Hristiyanlık arkasında İslam. Yani Musevili’ye bakıyorsun. Musa peygamber diyorlar. O da bu da tarih bilmiyor. Yok öyle birisi. Musevilerin kitabında bir Mısır’dan çıkış vardır meşhur. Yok öyle bir olay. Ya bu incelendi, yayınlandı. Dolayısıyla hocanın söylediği Harra’nın Menkbevi tarihteki önemini anlatıyor.
Şimdi siz şey bilirsiniz ilk Mutasavvufları köprülünün orada hem Yunus’un hem Ahmet Yesevi’nin köprüle önce Menkbevi tarihi anlatır. Sonra belgesel tarihi anlatır. Hocanın söyledikleri tamamen Menkbevi. Belge yok. Ama imanç olarak devam ediyor. O önemli. 5. yüzyılda Egeria var kadın rahibe. İspanya’dan kalkıyor haç yolunu ve İbrahim’i olduğu için Harra’na da özellikle uğruyor. Buraya geliyor. Psikopos kendini üç kiliseyi gezdiriyor ve rakka kapısı yanında da kilisenin yakınında ben diyor. Hazreti İbrahim’in evine beni götürdü Psikopos.
Evini gördüm diyor. Demek ki Hazreti İbrahim’in milattan önce 1800’lerde yaşadığı şu an inanılıyor. Yani kutsal kitapların çizgisinde. Dolayısıyla demek ki diyoruz. Ta 5. yüzyıla kadar o ev bir şekilde Harra’nda varlığını korunmuş. Harra’nda yaşamış olması necdeliyle korunmuş. Ve İslami dönemde de seyyahlar hep Hazreti İbrahim’in mescidinden bahsediyor. Ve rakka kapısı yanında mescidi de var. Peki orayı araştırıyor musunuz? Kazıyor musunuz? Orayı şu an araştıramıyoruz. Hocam İbrahim’i bulursanız muazzam bir şey olur Hazreti İbrahim. Üzeri gece kondu. Yani şu an Harra’nın pek bu şeyde önemini göz önüne getirmiyoruz ama Harra’nda 40 tane beton ev yapıldı kaçak olarak. Mahkeme yıkım kararını verdi ve yıkılan hiçbiri yok. Dolayısıyla Hazreti İbrahim’in evinin üzerine bile gece kondu yapılmış.
Türkiye gerçeği budur. Evet abi. Maalesef Harra’nın bir de gerçeği bu. Bunu da söylemek zorundayız çünkü Harra’nı gelecek nesillere bırakmamız için bizim öncelikle burayı bir korumamız gerekiyor. Vallahi Harra’nı bana sorunlu çok iyi korumuş. Ona da yetkililere buradan da duyuruyoruz. Herkes görevini yapsın diyoruz. Ahmet Hocam son sözü sizden alayım. Evet son söz şu. Bu konuda bir şeyler söylemek zorundayım gene. Buyurun.
Sağımda Menkıbe’den ibaret olduğunu söyleyen bir dostum var. Solumda bilim adamı, arkeolog Menkıbe midir değil midir şeklinde biraz tereddüt ediyor bir adam var. Şimdi bakın İsa’nın bile tarihi bakımdan yaşanmış olduğu. Tartışmalı.
Tartışmalı falan değil. Yani herhangi bir kanıt yok. Hiç belge yok. Tarihi bakımdan. Şimdi bir şeyin tarihi bakımdan kanıtlanmamış, vesikalı alınmamış, belgelenmemiş, tarihi ifade eden, tarih bilimini şey yapan, tarih bilimin standartları bakımından böyle bir durumda olması başka bir şey.
Bir şeyin tümüyle ne diyelim efsaneden ibaret olması başka bir şey. Arada bir şey bulmaya çalışıyorum. Bak ne diyorum. Hoca haklı. İbrahim tarihi bakımdan elimizde bulunan belgelere göre şu anda mevcut değil. Ama efsanevi olarak var. İsa da mevcut değildir. Çünkü tarihi bakımdan İsa’nın mevcut olması için ne olması gerekir?
Roma devletinin tarihin kabul ettiği standartlara uygun belgelerinde, mahkeme belgelerinde, numizmatikte paranın üzerinde, şurada bir şey olmasın. Var mı? Yok. Flavius’ta var. Efendim? Yosef usta pardon. Yosef’i bahsediyor. Ha mesela bu. Yosef’i bahsediyor. Ama şimdi yine tarihi bakımdan. Yosef’i bahsetmesi tarih değil. Biraz anlatabildim mi? Kayıt yok.
Kayıt başka bir şey. Ha o başka tabi. Ama ötekilerde. Bir tarihçi olarak bir tarihçi olarak bir tarihçi olarak emniyetli bir adam olduğunu bilmiyoruz henüz. Ama ötekilerde bir Yosef’i bile yok. Peki tamam. İtiraz gibi yok. Ama Muhammed’in tarihi olarak. Kesin o. Kesin. Bu mesela şöyle bir şey yok. Gayet belgeli. Peki ama buradan bir şeye varalım gene. Ben kavramları hep açıklığa kavuşturmaya çalışıyorum. Şimdi bana sorarsan bana sor.
Evet. Musa bir efsane midir? Bence biraz efsaneden daha fazla bir şeydir. Çünkü eğer Musa denilen bir adam. Ha Musa ile ilgili söylenen sözlerin içerisinde hikayenin içinde epey efsane vardır. Ama Musa denilen bir adam olmamış olsaydı. Musa’yı bilir. Musa’yı bilir diye bir şey olmazdı. Bilmem anlatabilir miyim ne demek istediğini. Musa’yı bilir.
Bir başka bürokrat arkadaşımız geldiydi. Ona dedim. Tevrat diyorsun. Tevrat için bir sürü kitabın yazılma tarihleri milattan önce 2. 3. yüzyıl. Doğru. Çok geç. Yani dolayısıyla Musevilik diye bir din yok ortalıkta daha. Çok doğru. Ezekiyel kitabına gelene kadar zaten tek tanrılı din kavramı yok Yahudilerde.
Dolayısıyla Musa’nın yaşamış olması mümkün değil. Çünkü ezekiyel kitabına kadar öyle bir şey yok ortada. Bunların hepsi incelenmiş detaylı olarak belgelenmiş şeylerdir. Ya hocam şimdi şöyle diyelim insanların inandığı şeylerle ilgili. İnanç başka bir şey. Belgeye dayalı, bilgiye dayalı, veriye dayalı bir şey değil.
İhtiya ne kadar belgeye ve veriye dayalı değilse o kadar fazla inanç. Ya o yüzden de bunları tartışmanın bence bir yeri yok yani. Tabii ya sen tertuliye anusun dediğine geldin. Ama şunu konuşmanın bir yeri var. İnanç nedir bilim nedir? Bilim nedir? Sen ne uğraşıyorsun? Aynen öyle. Yani bir şeyin inanç konusu olmasıyla bilimin konusu olması, inançsal olmasıyla bilimsal olmasıyla ayrımı hepimizin yapması zorundayız. Bu inancı küçülsemek anlamına da gelmiyor.
Yani artık bunları çözelim artık. Nedir bu bitmesiz gelmek saçmalıklar? Bunları çözelim artık. Dünya bunları çoktan geçti. Ben bir Hristiyanla konuşsam şimdi. Desem ki ya İsa tarihsel bakımdan var olduğu sabit değildir. Evet haklısın. Mesela bitti. Peki inanıyor musun İsa’ya? Tabii ki inanıyorum. Tamam ya. Bitti. Boş konuşuyor. Çok boş konuşuruz.
Enerji kaybı hocam. Peki söylemek istediğin buydu. Teşekkür ediyorum. Değerli izler Harun’dan yayın yaptık. Şahane bir yer gerçekten. Çok güzel bir yer. 15. Kaçıncı olduğunu bilmediğim genişim. Her fırsatımda geliyorum açıkçası. Çünkü bambaşka bir yer burası. Gerçekten insan geldiği zaman farklı bir havaya giriyor. Farklı bir ruh haline giriyor.
Binlerce yıllık kültürün getirdiği bir şey var burada. O yüzden herkese çok tavsiye ediyoruz buraya gelmeyi. Üstelik de çok gelişen bir yer. Gelişen yer derken şunu kastediyorum. Asla bozulmuyor. Olduğu gibi büyük oranda korunmuş bir yer. 2500 senedir korunmuş bir yer onu söyleyeyim size. Yıkılmış ama en azından yıkıldıktan sonra üstüne katman katmamış yer alamamış. Hocamın da söylediği gibi kolayca alttan çıkardığı birkaç noktasında ufak bir ekran var.
Nefes yıkarmış. O hamamlar harika. Surları kaldırmış. Surlar bayağı çıkmış az ette. Her geldiği daha iyi görüyorum. Ufak kimliğini giderek kaybediyor. İnşaat yığının altında. Ufak’ın giderek Ufak olmaktan çıktığını modern bir kent tane görüyorum. Ufak olmaktan çıkıyor. Fakat harlarken kimliğini çok koruyarak yeryüzüne çıkartıyor. Giderek daha çok buluyor.
Urfa’nın tersine. Burası daha çok kimliğini bulan bir yer. Daha çok görmek gerekirse çok da iyi yatırımlar yapılmış. Çok da çalışkan bir bürokrasi var burada. Özellikle değerli kaymakamımız çok hoş şeyler yapmış. Gelir sağlayan işler yapılmış. O gelirle buradaki arkeolojik faaliyetler bir anlamda yürütülüyor. Hergün de tanıştırıyoruz. Biz çok memnun kaldık buradan. Şehirde gidecek çok yer var. Sadece Urfa’da değil. Urfa’da çok iyi bir müze yapıldı. Şahane bir mozaik müzesi var. O da şans eseri bulundu. Bir çocuk bahçesi yapılmak için yer kazılırken alttan mozaik derken bahçe iptal oldu. Üstüne bir müze inşa edildi. Doğru mu hocam? Doğrudur. Amazonlar villasının üstüne. Evet. Hemen yanında şahane bir kent müzesi yapıldı. Göbekitepe ayrı bir şey.
Yine buradan otomobile çok kısaca ulaşacağınız Mardin. Mardin’de şahane yerler. Hem Mardin kenti güzel hem Mardin çevresinde çok iyi arkeolojik alanlar var. Özellikle darayı herkese tavsiye ediyorum görmeyi.
Herkese iyi geceler.