Hayati İnanç – Osmanlıca Zor mu? – Cumartesi Sohbetleri (21)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=z1EtjaMl__M.
Hocam, cahili bir dikkattir. Mesela Osmanlıca zor o yüzden değiştirildi diyenler, hatta Osmanlıcayı öğrenmek de çok zor diyenler çok cahili bir dikkat. Mesela bizim ilkokuldan liseye kadar herkese milyonlarca gence İngilizce öğretiliyor. Hattada iki dersle ya da öğretilmeye çalışılıyor. Yani eğer hususi olarak o daha fazla İngilizce saat dilimi ayrılan bir lisede okumamışsa hiçbir Allah’ın kulu da o liselerden İngilizce bilerek mezun olmuyor. Ama kimse de mesela ya biz o kadar öğretmen maaşı veriyoruz, o kadar kitap basıyoruz, o kadar milyonları telef ediyoruz demiyor. Çok zormuş bu. Demiyor. Bir kişi bile öğrenmemesine rağmen bu kadar masrafa kimse itiraz etmiyor. Evet. Çok cahili bir dikkat. Bana bu şeyi hatırlatır. Hazreti Mevlana yolda bir gün giderken müritleriyle bir sermest ay yaşın biri çıkmış demiş ki işte Mevlana Mevlana demiş Şems yaşıyor. O da hani sevincinden çıkarmış hemen cübbesini kaftanını ona vermiş. Yanındakiler de demiş ki efendim demiş siz de biliyorsunuz onun dilenci, yalancı biri olduğunu niye itibar edip de verdiniz cübbenizi diye. Şimdi Hazret demiş ki ben de biliyorum evet Şems öldü ama onun yaşadığına dair bir söz bile beni mutlu etti. Zaten gerçekten doğru söyleseydi ben ona canımı bile verirdim diyor.
Şimdi bizim hani herhalde bu İngilizce ısrarında olanların da hani biraz mantığı bu. Evet biz de biliyoruz onların İngilizce öğrenemeyeceğini ama bizim çapamızın batı olduğunu ve batı değerleri olduğunu bilsinler istikamete ne zaman orası olduğunu anlasınlar. Gerekirse öğrenmesinler. Hiç önemli değil. Zaten bakkal sayısı kadar İngilizce kursu veren ücretli yerler var. Çıkar bir gün bir yerden onu da alır ama her zaman istikametin batı olduğunu bilsin.
Her dünyamızın batı olduğunu bilsin farkında olsun ağzında üç beş kelam da olsa İngilizce kelime tekerleme etmeye çalışsın. Biraz oyun gibi anlıyorum. Aynen öyle yani böyle bir celladın aşık olma durumunu andıran kör kütük aşk halidir bu. Neticesi hesap edilmeden ne kazanıyoruz ne kaybediyoruz diye bakılmadan ancak bu başta girerken söyledin ya Osmanlıcan’ın öğrenilmesi zor olduğundan bahisle falan filan. Bu benim ilk yakaladığım yalandır. Eğitim hayatımda akademik geçmişimde on bir yaşındayım Kur’an-ı Kerim kursundayım. Babanla beraber okuyoruz. Orada birilerinin olduğunu üfşa etmek ayıp olmuyor değil mi? Orada benim bir kan kardeşim var.
Babası benim Kur’an-ı Kerim kursunda hocamdı. Ben çırak babası kalfa bir de hocamız vardı uşağlı bir hocamız vardı. Üç buçuk ayda geldiğim yer yani o kalfa olan Erdoğan abinin de desteğiyle geldiğim yer rastgele bir Kur’an-ı Kerim sayfasını açıp çok hızlı olmasa da okuyabiliyorum. Yaşım on bir. Ve bütün eğitimin bu o yaz döneminde üç buçuk ay öğleden sonraları kursa gitmek suretiyle hani top oyun oynayıp dinlendik terimiz kurudu gittik yani. İki saat var yok günde. Ne var bunda diyeceksiniz? İşte bu benim hayatımı değiştiren sorunun kaynağı. Dedim ki hani bu kolay öğrenilmiyordu. Üç beş yıla mal oluyordu. Yani ne oluyoruz? Yalan mı söylüyorsun ben dahi miyim?
Diyor Ali, zuhur etti. Hocam demişti ki ikisi de ama her yerde sormadı. Ben mi çok zekiyim dedim. Birisi yalan mı söylüyor derim. Görülüyor ki yalan var. Şimdi bu benim çok canımı sıkıyor bir kere yani. Siz bir gerekçeyle bu yola gidebilirsiniz. Olabilir. Öyle lazımdır. A-K-A latin harfleriyle Türkçe yazılması o kadar yeni de değil. Evet. Paris’te basılan 1880 tarihinde basılan Fransızca Türkçe Lugat’ı edindim paraya kıyıp kütüphanemde baş köşede durur. 1880 latin harfleriyle Türkçe var. Yani neyin kavgasını yapıyoruz? Hocam hatta Anadolu’da Ermeni alfabesiyle Türkçe yazılmış.
Sunan alfabesiyle Türkçe metinler var. Hatta 1855’e kadar mesela Türkçe Fransızca bir sözlüğü latinize olarak Türkçe yazıp Sultan Abdülmecide sunan bir Fransız var. Eşinasi savunmuş. Haklı olarak belki haklıdır. Latin harfleriyle Türkçe daha iyi yazılır demiş. Haklı da olabilir. Mesela o değil. Ama bu değişimin gerekçesi olarak çok zordu. Sizi kurtardık. Yok efendim 3 yıl 5 yıl uğraşacaktınız sevildiğinizi bilin falan. O doğru değil işte. O öyle değil.
Kaldı ki zaten geleneği yaşamak yaşatmak sürdürebilmek için latinize yazı düzeninin mevcudiyetine rağmen ve bununla müterafık bununla birlikte klasik yazım tarzının devamı elzem idi. Geçti birkaç on yıl koptu biraz mesafe girdi araya ama şimdi tekrar yani mümkün halde. Bu defa da problemimiz dil.
Lisan da ki zaaf. İşte orayı tamamlayacak olan biziz. Sivil inisiyatif.
Dedilercool