İslam’ın bilime katkıları neler? Prof. Dr. Ahmet Arslan yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Sg2G0K6-144.
İstek’e harana dönelim biraz. Harana dönelim. Dönmeden evvel. Ben de aynı şeyi söyleyecektim. Şu bunlar Müslümandır, Müslüman değildir, Sabiidir, Hristiyandır konusunu Orta Çağ’la ilgili olarak sağlıklı bir şekilde gene bir konuşalım. Orta Çağ’da bunların Müslüman olup olmamasının Müslümanlar için hiçbir önemi yok. Aynen. Bak aynı şekilde söylüyorum. Bak Müslümanlar için. Çünkü bunlar zaten ehli kitap.
İslamiyet zaten ehli kitabı. Yahudi Hristiyanlar hatta bunların içerisinde haranları da katıyor. Çünkü Sabiiler olduğu için. Bunların İstan dünyası içerisinde hukuken yaşama hakkı ve şansı var. Bunlarla karşılaştığı zaman bu adamlar kendilerinden bile aynı zamanda eski yaleneksel klasik mirası öğrenme imkanı sağlaması hakkında da yalanlama şansı var.
Yani şeyin sarayında, Şam’da, Em’vi imparatorlarının sarayında, Em’vi hükümdarlarının sarayında Şamlı Yuhanna, Hristiyan, ünlü bir adamdır. Adı üzerine Yuhanna zaten. Şamlı Yuhanna. Şeyle tartışıyor Müslümanlarla tartışıyor, konuşuyorlar yani. Neyi tartışıyorlar? Fesve meselelerini, teoloji meselelerini tartışıyorlar.
Aynı şekilde Farabi’nin hocası Yuhanna İbrahim’le Hristiyan. Farabi’nin öğrencisi bilmem kim, o da Hristiyan. Yani Hristiyanlık veya Müslümanlık bugün bizim için olduğu kadar Ölümcül, Öldüresiye, Doğu-Batı düşmanlığı gibi. Yok böyle bir belirleyen çatışması değil. Maimonides Yahudi adam.
Maimonides Yahudi, Maimonides Arapça yazıyor. Evet. Anlatabildim mi? Böyle bir dünya yok. Ne Yahudi’si, ne Hristiyan’ı, ne Müslüman’ı tamam dinlerini koruyorlar. Ama kiliselerini de koruyorlar. İbadetlerini de koruyorlar. Ama o imparatorluğun içerisinde, İslam dünyasının içerisinde, İslam Cevafeti içerisinde birbirleriyle teşvik-i meşayı içinde çalışıyorlar. Yani bu dinlerin ideolojik ve siyasal şeyleri birbirlerinden nefretleri şu anda
neden? Tamamen modern bir olay. Onu söylemeye çalışıyorum. Acaba anlatabildim mi ne demek istediğini? Hocam biraz bu… Bilimsel iş birliği bakımından… Peki hocam mesela bu şeyler ne o zaman? Halkçı seferleri şunlar, bunu daha sonra… Ama o aynı şey değil ki. Bak ben nereden bahsettim sana? Hükümdalar, halifeler, bilim adamları, bilim adamları dedim ben şeyden bahsetmedim ki. Cahil cühele’den bahsetmedim ki. Ben papazlardan, pierlerimitlerinden mi bahsettim? Bugün de sen mesela ilay-i açıları bir yere gidip konuşuyorsun. Konuşuyorum tabii. Orada bir şey yok ki. Çok güzel veya Celal gidip bir Hristiyanlı Geoloji yapmıyor mu? Veya Mehmet gidip de bir Memmi, bir İngiliz ile, işte Li ile arkeoloji yapmıyor mu? Ben Feselci yapmıyor muyum? Ben aynı şeyi söylemeye çalışıyorum.
Yani o zaman da bunun kadar Rabb’ından daha fazla bilim adamları, kültür adamları arasında bir iş birliği var. Ve bu toplumun yine aklı başında insanları tarafından, hükümdallar tarafından, Mansur tarafından, Mehdi tarafından, Harun Reşit tarafından… Şey olarak gören bir şey değil ki. Biraz önce hoca dedi ya… Ya parmak basısını ya saplama yapıyorsun.
Hayır abi ama bu çok önemli çünkü şimdi hoca çok güzel izah etti. Bu insanlar birbirlerine tartışıyorlar. Sen de dedin ki ya bugün de tartışıyorsunuz. Fakat bugün o zamanın siyasileri yok. Yani düşün ki halife, önüne getiriyorlar bir put perestin haritasını. Adam bakıyor ya ne enteresan, şunu tercüme edin diyor. Müslüman diyor ki Yaşmet Mahap edelim de bu yanlış diyor. Söyledi biraz evvel.
O zaman tenki dedi. Yani bir put perestin eserine bakıyor adam. Yararlanalım diyor. Eşimi de put perestin… Hristiyan’ın Mercedes’ini biliyorlar. Burada bir sorun yok. Ama o bilinçsiz. El-Ma’mun bilinçli. Veya bir Hristiyan’ın Mercedes’ini bilmesini de başka bir Müslüman eleştiri konusu yaptılar. Madem ki biliyorsun niye diyor şey bilmem ne yapıyorsun. Bugün biz çocuğuz biz çocuğuz. Yani orta çağdaki bu adamlar bizden daha olgunlardır. Daha medenilerdi. Bilimsel bakımdan söylüyorum. Haydutlardan bahsetmiyorum. Haçlılardan bahsetmiyorum. Anlatabildim mi? Ya çevre hareketi. Oooo Çevre hareketinin kendisini al. Yani neden? Yunancadan bilim ve fesve eserlerinin İslam dünyasına… Abi ona gelmeden önce şu harrem beslese bir… Ha bitireceğim bitireceğim bitireceğim. Çünkü çevirilmesese başlı başlı bir şey ve buraya çok özgün bir şey. Bir dakika bir dakika bir cümle söyleyi bitireceğim. Çevirmenler kimler?
Müslüman bir çevirmen ben bilmiyorum. Açıkça söyleyim. Bu Huneyni İbni Saklar, İsaakibini Huneyler, Hubeyişler bilmem kimler. Bütün bunların hepsi Hristiyan değil mi yahu? Eee yani… Yahudi, Yunaylı İbni İsaak. Ya Harani. Ya Harani. Yani kimse diyor mu bu Hristiyan bilmem arşitler için eserlerini çeviriyor. Bu zındıktır ha. Bunu bilmem ne. Kimsenin aklına bile gelmiyor.
Kimsenin aklına bile gelmiyor. Doğru diyor. Yani bu meseleyi de birazcık sağlığı ile birazcık medeni bir şekilde konuşalım dedim. Ve sözümü kestim. Bence de Harani biraz devam edelim. Şu Harani’nin arkeolojisine geldim biraz gelelim. Hocam oraya gelmeden bir şey söylemek istiyorum. Biz hocayla konuştuk Fatih. Tercüme çok önemli. Dedik ki tercüme konusunda apayrı bir program yapalım. Ama bu güne konuşan tercüme yapmıyor. Hayır konuşuruz ama bu tercüme çok dallı budaklı.
Çok ilginç bir konu. Çünkü üç tercüme var peş peşe. Efendim? Üç tercüme var peş peşe ve medeniyeti dolaştırıp getiriyor. Çok önemli mesela hocanın yakından bildiği benim o kadar yakından bilmediğim ama kitabını okuduğum. Hilmi Ziya ülkenin bir kitabı vardır. Uyanış dönemlerinde tercümenin önemi diye. Ben hocaya onu söyledim. Hocanın önünde dedi ki bak bu çok önemli bir şey bu tercüme. Ve uyanış.
Yani aydınlanma. Aydınlanmayı konuştuk ya. Onun üzerine ayrı bir program yapalım dedik. Bence değer gibi geliyor. Geçen sene yaptığımız program birlikte yaptığımız şeyde. Gene biz aydınlanmayı ve aydınlanmanın Türkiye’deki bir tür benzeri olarak kabul ettiğimiz. Dünya klasiklerinden çevriler dizisini. Biz bir çevre hareketini. Aydınlanmanın Türkiye’deki karşılığı olarak görmedik mi? Görmedik. Hep öyle olmuş. Mezopotamya’dan Yunan dünyasına çevriler yapılmış. Çok iyi bilinmiyor. O süreç çok iyi bilinmiyor. Çok eski. Ama Yunan dünyasından İslam dünyasına yapılan çevre süreci o kadar aşikar ki. O kadar aşikar ve nokta nokta hangi kitap, kim tarafından, hangi tarihte, kaç defa nasıl çevrildi biliniyor.
Daha sonra İslam dünyasından işte İspanya, İspanya ve Yahudiler hakkında yapılan çevreler de hepsi biliniyor. Evet adamlar biliniyor.
Zaten başka türlü olabilir mi?