Kavme ve Celsede ”Hamden Kesîran” gibi Duâlar Okunabilir mi? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=J2K8hCRM6SM.
Farz namazlar da kavme ve celse esnasında Hamden kesir an tayyi ben mübarek an fiih gibi dualar okunabilir mi? Bu konuda yani farz namazlar kılarken farz namazlarda kavme yani rüküdan kalkındığı zamandaki o ayaktaki o düz hal
ve daha sonrakinde celse demiş olduğumuz, secceden kalkındakindeki o iki secde arasındaki o oturuş miktarında hanefi mezhebine göre mesnun olan bir zikir bulunmamaktadır. Rivayet edilen Allahümme gfilli celsesindeki okunan bu duanın müstahap olduğu söylenilmektedir. Bunun dışında kavmede de mesnun olan bir rivayet bulunmamaktadır. Sadece kavmede ne okunur? Rabbana is-semiallahu ahil man hamd et denildikten sonra Rabbana lekel hamd duası okunur. Bu rivayet edilmektedir ve kaynaklarımıza da geçmektedir bu. Şimdi Rabbana lekel hamd duası dışında Hamden kesir an tayyi ben mübarek an fiih duaları gibi hem kavmede hem de celse de bu şekilde mesnun bir zikir olmamasından dolayı
bu duaların bazı kaynaklarda da kavme esnasında okulduğu rivayet edildiğinden dolayı fıkıh kaynaklarımızda, fıkıh kitaplarımızda bu duaların okunulmaması arasında bir takım tartışmalar ve bir takım hilaf bulunmaktadır. Mesleğimizin asıl görüşüne göre ve kaynaklarımızın çoğunluğuna göre, tercih edilen görüşe göre kavmeden kalkıldığında yani gerek cemaat olsun, gerek mümferit olsun farz namazlarda semiyallahu ilümen hamideh deyip kalkıldığında Rabbana lekel hamd duası okunur, zikri okunur ve buna bir ilave yapılmaz. Asıl olan görüş budur. Ve farz namazlarda rüçünler arasında namaz içerisinde olmayan eylemlerin uzatılması da doğru olmadığından dolayı varit olanlar dışında başka bir takım zikirlerin ve tesbihlerin yapılması da doğru olmadığı için bu okunmaz. Diğer bir görüşe göre ise ki bunu İmam Aliül Kari Hazretleri ayrıca İbn-i Hümamın Talebesi İbn-i Emirül Haç ve Leknevi gibi fakihlerin benimsemiş olduğu görüşe göre ki bu konuyla alakalı yani hamden kesir an tayyiban mübarek-en fih duasının ilk ortaya çıkışıyla alakalı
bir yuvayet edilen hadis-i şerifte sahabe efendimiz Allah Resulü ile namaz kılacağı zamanda hızlı namaz Allah Resulü rükûdayken mescide girer ve sahabe efendimiz koşar koşar koşar ve namaza durur ve sonrasında da namaza yetişmesinden dolayı rükûdan kalkıldığında hamden kesir an tayyiban mübarek-en fih duasını okur. Bu duayı okur ve sonrasında Allah Resulü namazdan sonra selam verir.
Sizden hanginiz namaz içerisinde bir zikir buyurdu der ve o sahabe efendimize Allah’ın Resulü ben namaza yetişmemden dolayı böyle bir şey söyledim der. Efendimiz de melekler senin o hayrını yazmak için yarıştılar buyurur. Bu fıkıh kitaplarımızın neredeyse tamamına yakında rivayet edilmektedir. İşte bu rivayetten dolayı fukaha’nın bazısı ki o da dediğimiz gibi Ali-ül-Kari, Leknevi ve İbn-i Emirül Haç gibi fakihlerdir.
Bunlar hamden kesir an tayyiban mübarek-en fih duasının okunabileceğinden bahsetmektedirler. Yani bunlara göre özellikle Ali-ül-Kari’ye göre bazı durumlarda okunabilir. İbn-i Emirül Haç’a göre bu duanın farz namazlarda okunmasının doğru olmamasının sebebinin fukaha, namazın gecikmesi uzaması ve dolayısıyla cemaate bıkkınlıkla alakalandırılmaktadır açıklanmaktadır. İbn-i Emirül Haç şunu der eğer cemaatte böyle bir bıkkınlık sebebi yoksa okunabilir. Leknevi de hadis-i şerif sayı hadisler farz hakkında varit olduğundan dolayı bahsedildiğinden de okunması gerektiğini söyler. Ancak mezhep kaynaklarımızın çoğunluğuna baktığımızda namazın farz namaz dışında olduğunu ve burada farz namazlarda dolayı rükunlar arasında bir çiçekliğin gerektiğinden dolayı okunmanın doğru olmadığı geçmektedir. Bu yönüyle bu değerlendirmelerle beraber yani burada genel olarak bu fukahanın değerlendirmesi neticesinde şu söylenebilir.
Evet mezhepimizde asıl olan görüş bunun okunmasının doğru olmadığıdır. Okunulmaz. Ancak eğer kişi okuyacak olursa bunaki gayretinden, teşvikinden, rivayet olundan hadis-i şerifler de vardır. Burada İbn-i Emirül Haç gibi ve Ali-i Kari gibi fakirlerin de demiş olduğu bazı durumlar okunabilir. Her daim okunması doğru değildir şeklinde bu görüşleri de taklit edip vatandaş okuyabilir.
Okuması durumunda kesinlikle sehir secdesi yapılabilir bu görüşe göre denilemeyecektir.