KORONAVİRÜS Sebebiyle Cuma Kılmamanın Hükmü Nedir? (Uzun Sürüm)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=797BB13HNGg.
اَعْضُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ الحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةِ وَالسَّلَامَ عَلٰى رَسُولُنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰىٰٓا اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعٍ Korono gibi salgın hastalıklardan dolayı cumaya gidilmemesinin hükmü nedir?
Hanifi mezhebine göre umumi olmuş olup insanların neredeyse tamamını tehdit eden salgın hastalıklar söz konusu olduğunda kişinin cumaya gitmeme ruhsatı söz konusudur. Çünkü Hanifi mezhebine göre belli bir takım durum veya belli bir takım şartlar oluşması durumunda kişinin gerek 5 vakit namazda ve bunun dışında da cumaya namazını cemaate gitmeme ruhsatı söz konusudur. Bununla alakalı yani bu konuyla alakalı Bukhari ve Müslim’de İbn Abbas radiyallahu anh’dan rivayet edilen hadis-i şerif zikredilmektedir. Ki hadis-i şerifte İbn Abbas radiyallahu anh müezzine eşedü enne Muhammeden Resulullah’tan sonra havanın yağmurlu olmasından dolayı sallu fi buyutikum nidasını söylemesini telkin etmiştir. Yani yağmurlu olmasından dolayı camiye gelmeyin, evlerinizde namaz kılın buyurmuştur.
Sonrasında sahabe efendilerimiz İbn Abbas radiyallahu anh’a gelip böyle böyle niçin bu şekilde nida yapıldı denilince İbn Abbas radiyallahu anh bunu benden daha hayırlı olan ki o da Allah Resul’dür, aynı şekilde Allah Resul yapmıştı ben de bundan dolayı yaptım buyurmuşlardır.
Bukhari ve Müslim’de rivayet edilen bu hadis-i şeriften dolayı yağmur gibi insanların cemaate ve cumaya katılmasına engel olabilecek etkenler olması durumunda kişinin cemaate veya cuma namazına cemaate katılmama ruhsatı söz konusu olacaktır.
Rivayet edilen bu hadis-i şerifler dışında Hanefi klasik fıkıh metinlerinde ayrıca cumaaya gidilmemesini meşru kılacak etkenlerden birkaç tane daha ilave edilir.
Kişinin hastalığının uzaması veya gittiği zamanda hasta olması ya da birilerinden hastalık bulaşması aynı şekilde ama olup ona yardımcı olacak birilerinin bulunmaması bir düşman korkusu veya zalim devlet korkusu bu tür etkenler bulunması durumunda da Hanefi mezhebine göre kişinin cumaaya gitmeme ve cuma cemaatine katılmama ruhsatı söz konusu olacaktır.
Klasik kaynaklarımızdan ve Bukhari ve Müslüm’den rivayet etmiş olduğumuz meselelere baktığımız zaman konu ya yağmur gibi insanın üstünü başını ısıtacak durumlar veya bunun dışında hastalığının uzaması gibi durumlardır.
Günümüzde gerek yurt içinde Türkiye ve Türkiye ahalisi olsun gerek de yurt dışındaki bunun tecrübe edilmiş hali olsun bunlara bakıldığı zaman da artık bu koronavirüs belası küçümsemeyecek veya hafife alacak bir durum kesinen değildir.
Bunun binlerce insanın vefatına sebep olması ve binlerce insanın bu hastalığı yaşaması velev belli bir gruptan sonraki insanları etkilesede ve onların vefatına sebep olsa da bunun yurt içinde ve yurt dışında binlerce insana zarar vermesi en azından yağmur gibi veya demin saymış olduğumuz gerekçelerden daha kavi, daha gerçek bir sebep olduğu aşikardır.
Bundan dolayı Hanefi mezhebinde rivayet edilen deminki rivayetler göz önünde bulundurulduğunda, ikinci olarak Bukhari ve Müslümden İbn Abbas radiyallahu anh’tan rivayet edilen yağmur meselesi göz önünde bulundurulduğunda,
klasik metinlerimizdeki cuma gitmemeye sebep olan ruhsatların hepsi şu anki günümüzdeki oluşan etkenden daha hafiftir ve daha esnektir. Onlarda dahi cuma gitmeme ruhsatı söz konusu ise şu anki günümüzde gelmiş olduğumuz, şu anki karşılaşmış olduğumuz durumda cuma gitmeme ruhsatı Hanefi mezhebine göre haydi haydi tanınacaktır.
Çünkü burada ikinci olarak şöyle bir durum daha söz konusu olacaktır. Siz yağmurlu bir günde cumaye gittiğiniz zamanda ki Allah Resulü bile evlerinde namazları kılmayı emretmiştir.
En fazla üstünüz ıslanır, elbiseniz pislenir. Bu olur. Ancak siz bugün bu virüsü aldırıç etmeden veya aman canım benim yaş grubuma bir şey olmaz deyip, işte zahir itibarıyla mücahidlik tasladığınız zamanda kendi şahsınıza belki birtakım problemler olmayabilir ancak etrafımızdaki insanlara veya bunun için risk grubunda olan insanlara zarar verme durumu söz konusu kesinen olacaktır. Özellikle yaşlılara bulaşılması ciheti, bulaştırılması cihetiyle veya aile fertlerine veya aile fertlerinin dışındaki diğer insanlara taşıyıcı olma durumu göz önünde bulundurulacak olursa burada Allah muhafaza bir insanın ölümüne sebep olma gibi bir durumla karşılaşılabilecektir.
Bundan dolayı bir Müslümanın ben risk grubumda değilim, bir şey olmaz veya cümadan ödüm vermen şeklinde bir yaklaşıma girmesi diğer insanlara zarar verme ihtimali olduğundan dolayı da doğru olmayacaktır.
Çünkü bu bizim şahsımızla alakalı olacak olsaydı şahsımız da denilirdi ki azimettir kendisi gitti bu riski aldı denilir ancak bizim kendi şahsımız dışında başka bir insanlara zarar verme durumu da kaçınılacaktır. Allah muhafaza bu yönü de düşünüldüğü zaman kaş yapalım derken göz çıkarma durumu söz konusu olabilecektir.
Hasılı bu hususta yani koronavirüsünden dolayı cuma namazına gidilmemesi hususunda diyanetin vermiş olduğu ve diyanetin yaklaşımı İslam hukukuna uygundur ve vatandaşın da bu şekilde cumaye gitmeme ruh satı söz konusu olacaktır. Peki burada biz vatandaş olarak ne yapacağız?
Burada da şuna dikkat etmek gerekir evet sebepsiz yere veya nefsa nefsi arzuyla bunu terk etmek belki nefse de hoş gelebilir ama biz burada nefse de paya vermemek için cuma namazının vaktinin ilk girer girmez hazırlıklarımızı tıpkı cumaye gidiyormuş gibi yapacağız. Abdestimizi alacağız imkan olması durumunda ve bu sebepler ve engeller kalkacak olursa cumaye gideceğimizi tabir eceyse Rabbimize arz edeceğiz göstereceğiz ve ilk vaktinde namazımızı kılacağız.
Eğer bu şekilde biz hazırlıklarımızı yaparsak kendi gücümüzle yettiği kadar tedbirlerimizi alırsak ve ibadetimizi yapacak olursak bir izniyle cuma sevabını almış oluruz.