Kozmik Karanlık Çağ’da ne yaşandı? Prof. Dr. Emre Onur Kahya yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=osN4rUMDw3w.
Durağın üstü yüze girdi. Yani birincisi kıyaslayalım dedi Hubble soludaki görüyorsunuz. Bu James Webb dolayısıyla birincisi alanı çok büyük. Ama tabi tek farkı bu değil dördüncü şeye bakarsak görürsünüz. Yani hani biraz önce şey diyorduk ya. Kızı ötesine. Yani nerelere işte Hubble şey var mı?
Şöyle. Orada herhalde. Celle hocanın elinde. Görüyorsunuz işte Hubble Space Teleskopu görünen kısımda biraz infrade de hafif kayıyor. James Webb ise farklı bir alana bakıyor. İşte infrared kızıl ötesinde hem biraz görüneni hem de işte yakın infrared yakın kızıl ötesi veya orta kızıl ötesi bu aralığa bakıyor. Hani işte şeyde dedik ya Big Bang işte büyük patlamaya filan gidecek mi? Orası mikrodalga. Dolayısıyla oraya ulaşmıyor tam.
İlgilendiği yer burası. Tabi şey Hubble’da bir gösterelim o zaman o da 6. Slide. Altı arkadaş. Bu bizim Hubble Teleskopumuz yaklaşık. 30 yıla yakın bir buçuk milyon resim topladı ve yani çok önemli şeyler buldu. Örneğin evrenin imelendiğini buradan öğrendik. Oradan alınan datalarla başka datalarla. Şurada hızlanarak şurdu. Evet birçok şey öğrendik tabi Hubble’da yani ama 3.
Slide açarsak Hubble ilk başta şey değil. İlk başta arızalıyken şu gördüğünüz resmi çektik. Dolayısıyla tabi James Webb de o yüzden ilk hangi resim verecek düzgün verecek mi? O çok büyük bir şeydi. Daha sonra düzeltildikten sonra artık düzgün resimleri elde etmeye başladık. James Webb de tabi bu şans yok. Çok uzakta. Bozuk çıksaydı yanmıştı zaten. Hatta konumuyla ilgili 13.
Slide açarsak yani bir fikir vermesi açısından işte bu burada yani 600 kilometre yakın dünyaya. James Webb 1.5 milyon kilometre uzakta. Dolayısıyla herhangi bir şey olduğunda James Webb’e gidip de o mümkün değil. Bunun olduğu yere işte şeyde Umut Umut da biraz söz edip 5 katı ya da 4 katı. Evet yani buraya koyulmasının sebebleri belki birazdan yine Durmuş Hoca anada anlatırız. Yani el tu denilen Lagrange noktası var. O şey işte şu tarafta daha o tarafta güneş var. Burada dünya var. Burada da şey var. James Webb var. Normalde dünya olmasa bunun etrafında dünyaya göre periyodu daha yüksek şekilde dönecek. Ama dünyanın ona etkilemesinden dolayı dünyayla aynı periyoda dönüyor. Böylece hep aynı tarafa bakıyor. Güneş ışınları gelmiyor. Hem ondan korkuyor. Dünya ile aynı zamanda dönecek güneşin etrafında. Görünmesi daha geniş olması. Yani şeyden de bahsettiniz yani Hubble Hubble küçük ondan mı daha az sadece o değil. Aynı zamanda sürekli güneş ışınları vesaire geliyor. O yüzden optimal kullanamıyor. Yüzde elli sınıf aslında çekildi. Nasıl ki dünyadaki teleskoplar hem atmosferden hem de dünyadaki ışık kaynaklarından etkileniyorsa Hubble’da böyle güneşten etkileniyordu. Bu güneşten de etkilememek için daha da uzağa gitti ve dünyanın da arkasına kalıyor sürekli. Güneşle arasa dünya olacak. Yani bunun tabii bir avantajı şey sürekli gelen ışınlara maruz kalmadığı için çok ısınmıyor. Soğuması çok önemli. İnferyada gözlem yapabilmesi için. Olduğu konumda sürekli arkası güneşe dönük ve böylece rahatlıkla gözlem yapabiliyor ve uzaklığı da yani bir buçuk milyon kilometrede de belki ileride robotik cihazlar vesaire gidip orada bir şeyler yapabilir ama yani bir ama şu anda günümüzdeki şeyle bununla ilgili değil. Buna da el iki diyorlar işte el iki noktası. Bunun bir de tabii ta öbür tarafta simetri var. Orada da benzer bir özelliği var veya tam dünyanın diğer tarafında da yine tam
dünyanın eşit olduğu leğ bir noktası var ama orası çok anlamlı bir şey değil çünkü ama tabii güneşin arkasında kalan evreni görüntüleniyor bu onun dışında şey önemli bir fikir verebilir. Bu yine aslında dördüncü şeyi açarsak dördüncü slaydı. Evet yani şey yani neden kızılötesi birincisi o yani neden buralara bakalım ki aynı yere daha dikkatli bakamaz mıyız.
Kızılötesinin mantığı şey yani çok uzaktan dediğinize ne kadar uzağa bakabilir. Şimdi normalde biz işte ile çok uzaktaki galaksilerden ışıklarına alıyoruz oranında normal gözle görünen ışıklar olabilir ama onlar evren genişlediği için evren bizden daha uzağa baktığımız zaman daha da hızlı genişlediği için bize gelen dalga boyu aynen bir postacı gibi düşünürsek işte postacı bir eve işte her gün bir tane mektup yollasın işte bir gün bir tane geliyor sonra bir tane daha geliyor fakat postacı giderek bizden uzaklaşırsa bize yolladığı mektupların frekansı giderek azalmaya başlar. İşte aynen dalga da böyle bizden uzaklaştıkça bize aynı anda çarpan dalga sayısı azalıyor. İşte biz bu azalmaya yani birim saniyede çarpan dalga sayısına frekans diyoruz. Bizden uzaklaştıkça bu frekans tabii ki azalıyor. Bu azalmaya da kızılak hayma diyoruz. Şimdi yani tabii fizikçi olan var olmayan var veya genel bu konularla ilgilenenler var ama kızılak hayma şu. Şuradan da anlayabiliriz.
Evet mesela ocağı açtık doğalgazda veya işte neyse eskiden gazlar vardı. Şimdi doğalgaz o kadar değil ama en ucu nedir? Onun mavidir. Dışarıya doğru gitmişe kırmızılaşmaya başlar çünkü soğur. Dolayısıyla bizden uzaklaştıkça daha kızılak hayacak ve ne kadar uzağa bakarsanız o kadar kızılak haymaya başlayacak. O yüzden biz aslında şuralarla ilgileniyoruz. Çünkü biz daha daha daha uzağa bakmaya istiyoruz ve oranın gelen ışıkları da daha iyi görmek istiyoruz. Tabii soru şu ben aynı noktaya bakıyor. Hubble da görüyor nasıl görüyor o zaman şöyle aslında ışık dediğimiz şey tek bir tane frekansı yok. İşte bu meşhur kuantum fiziğinden dolayı bir plank dağılımın şeklinde olması lazım. Onun tepe noktası işte kızıl olan ama onun böyle uçlarında da yine optik optik şeyler var yani biz gözle de görebiliriz. O yüzden aslında Hubble zaten görüyordu orayı ama asıl tam tepe noktası evet en fazla bize yoğunluğu gelen noktasını James Webb daha iyi görüyor. O yüzden aynı yere baktığımız zaman hani slight ile gösteriyorduk biraz önce şeyle sağa sola şift ediyordu.
Orada mesela 13 milyar yıl ona iyice zoomlayıp iyice yaklaşıp baktığınız zaman o 13 milyar yıl yaşındakiler gözükmüyor. İyice yaklaşın Hubble’ın veresinde o gözükmüyor ama burada gözüküyor. Onun sebebi iyice şuralarda yani iyice kızılak. Aynı noktaya mesela bu teleskop bir hafta boyunca odaklanırsa çok daha net mi görecek? Yani Hubble mesela baksa o şöyle bir dağılım ve uçlara doğru gittiği için hala var. Yani ışık öyle bir şey. Bir tane frekans da gelmiyor. Kuantum fiziğinden dolayı belirsizlik her frekans da olabilir o dağılımdaki şey.
Yani belki bir yıl boyunca baksa bir şeyler görebilir belki ama çok çok çok küçük yoğunlukta olur. Ama tabii James Webb tam doğru yere baktığı için çok daha net görüyor. Yani bu genel olarak kafamızda bir şey oluşturabilir. Bir de belki şeyi açısından yani evrenin neresinde olduğu ile ilgili 18. Slide açarsak o da bir fikir verir bize. Yani bu genel mesela evrenin genel işte bir tarihçesi diyelim öyle düşünürsek işte büyük patlama büyük patlamadan sonra enflasyon dediğimiz çok işte yemenenerek geliştiren orayı bir şey çekemiyor. Yani orayı bilmiyoruz. O 380 bin yıldan sonra artık ışık serbest. Birincisi şöyle şeyler mesela ben de duyuyordum Twitter’da başka yerlerde de işte bu evrenin bebeklik halini görecek falan. Öyle bir şey yok. Yani 380 bin yıl öncesi opak. Ondan sonra hiçbir şey göremeyiz. Ondan sonra ışık serbest değil. Dolayısıyla ışıkla ama sadece ışıkla bakarsak göremeyiz. Başka şeylerle görebiliriz. Onu da belki konuşuruz. Bizim gördüğümüz yer şeyle James Webb’le görüyorsunuz.
James Webb’in baktığı yer şuradan itibaren başlıyor. Buradan günümüze kadar aslında hepsini görebilir ama asıl yoğun olduğu yer bu kızıl ötesi kısım Hubble’ın gördüğü yerse daha çok buralar. Dolayısıyla radyoteleskoplarla aslına bakarsınız 300 evrenin oluşumunda 380 bin yıl sonra görebildik. Tabii ama ışık olmadığı için sadece bunun radyasyonu görebilirsin. Yani biz tam burada aslında tam 380 bin yıl civarında mikrodalga ışığı çok işte
bu CMB dedikleri işte arka plan ışığındaki onları gördük. Onda o mikrodalga yani mikrodalga diyoruz ama tabii onun orada da bir şey var. Onu da belki yeri gelmişken söylemek lazım. Aslında James Webb mikrodalgada çalışıyor. Mikrometre dalga boyu mikrometre civarında çalışıyor. Bizim öbürüne mikrodalgada evimizde normal evimizdeki o mikrodalga cihazlarıyla ilgili. Aslında onun dalga boyu 10 üzeri kaç hocam? Eksi iki filan galiba çok daha büyük. Yani işte buralardaki mikrodalga dediğimiz o aralıkta ancak şey görebiliyoruz. Evrenin ilk oluşumundaki o şeyler dalgalanmaları görebiliyoruz. O tabii güneşler şunlar değil ama bütün bu arası bizim kozmik karanlık çağ dediğimiz bir çağın. İşte buraya reayn ozyasyon dedikleri kısım da o. Orayla ilgili bilgiler verebilir James Webb. Yani bunu daha çok fizikle ilgili. Hemen hemen iki misli daha eski göreceğiz bunda. Burada tabii zaman açısından biraz da dikkatli olmak lazım. Çünkü biz yıl veya o tarz yerine genelde cinsinden mesela burada da vermiş kızıla kayma parametresi cinsinden düşünüyoruz. O yüzden zaman biraz böyle genelde kozmolojisi çalışanlar kızıla kayma cinsinden düşünüyor. Basit olarak şöyle mesela 10 ile 20 arasındaki fark şu. Evren iki kat daha diyor. Büyüklüğe ilgili bir fikir söylüyor. Yani bu genel evrenin tarihçisiyle ilgili bilmediğimiz şu karanlık çağ ile ilgili bize çok daha fazla şey söyleyecek. Çünkü Hubble karanlık çağı göremiyordu. Bunun dışında egzoplanetler işte yani bizim dışımızda başka yıldızların etrafında dolaşan şeylerle ilgili de onlardan da bahsediyoruz ama genel olarak Hubble ve James Webb arasında buçuk tarz bir karşılaştığında yapılabilir yani. Yani şu anda Hubble sayesinde biz evrenin ilk 50 milyon yılını görme imkanına sahip olabileceğiz gibi düşüncelerden değil mi?
İlk 50 milyon yılın tam James Webb sayesinde diyorsunuz. James Webb sayesinde. James Webb ile yani 200 milyon 300 milyon yıl sonrasından itibaren denilebilir.
Yani daha eskiye gidilebileceğini düşünme.