Laboratuvar çalışmaları nasıl yapılıyor? Doç. Dr. Nilay Yapıcı yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=XFzPVcaZHBE.
Şöyle de bir etken var hani dedik ya genetik sadece genetik değil çünkü bu mikrobyon veya bağırsak florası dediğimiz şey de çok değişen bir şey. Mesela bugün bir şey iki gün üç gün sonra siz mesela farklı bir şehre gittiniz veya farklı bir restorandan yemek yemeye başladınız. Bir şekilde bu bağırsak florası da değişiyor. O yüzden sadece genetik demek de bence çok doğru değil.
Hem genetik hem metabolik hem çevresel. O yüzden çok fazla etken var. Zaten bizim işimizi zorlaştıran şeylerden bir tanesi de bu. Tabii mesela etmek de öyle değil, fransız etmektir, işe hane, aynı mayı alır burada yaparsın. Olmaz çünkü o Paris’in molekü şeyidir. Suyu. Rakterisidir, suyudur, havasıdır içindeki havadaki birtakım oranlardır falan yani. Hakikaten öyle. Peki şimdi siz mesela bütün bunları çözmek için genellikle hayvanlar üzerinde yürütülüyor. Dünya da bir yandan da hayvan deneylerine karşı bir tavır da var. Hayvanlara denemeyin. Not tested on animals falan gibi bir takım şeyler de vardı. Çok mu kötü hayvanlara böyle deneyler yapmak? Biz sineklerde çalışıyoruz. Onlar hayvan katagorisine çok girmiyorlar.
Farelerde de şöyle bir şey var. Farelerde yaptığımız bütün deneyler mesela üniversitede bir etik kurulu var. O etik kuruludan geçiyor. O etik kuruludan geçiyor. Onaylanmış olması gerekiyor. Sadece o değil onaylandıktan sonra farelerin her gün mesela veteriner kontrolündeler. Ben her gün 5 tane e-mail alıyorum. İşte şu farenin burasında bir şey var, bu farenin burasında bir şey var, ne yapalım.
Yani neredeyse onlara verdiğimiz sağlık hizmeti… İnsanlara vermiyor. Evet, oraya getirmeye çalışacağım. O yüzden tabii ki canlalara saygı göstermemiz lazım. Biz çok olmadıkça yani çok fazla fare kullanmamaya çalışıyoruz. Bu da tabii protokollerimiz de var. Minimal düzeyde tabii bu fare deneyleri yapılması gerekiyor.
Ama şöyle de bir şey var. Eğer mesela hücre kültüründe benim hayvansever dostlarım var ve bana aynı şekilde soruyorlar. Niye hücre kültüründe çalışmıyorsun diyorlar mesela. Ben de diyorum ki hücre kültüründe bir kere beyin yok. Ben beyinle çalışıyorum. Yani beyni olan bir organizmayla çalışmam lazım.
Bir de hücre kültürüdeki hücreler zaten örmemesi kararlaştırılmış hücreler. Bu hücreler RIN kimyasallara veya ilaçlara verecekleri tepkiler, normal bir organizmanın verecekleri tepkilerden çok daha farklı. O yüzden neredeyse elimiz bağlı gibi bir şey.
Keşke hayvan deneyi yapmasak ama yapmasak bu sefer tedavi yöntemlerinin bulunması da neredeyse imkansızlaşabilir yani. Tabii imkansızlaşır yani. Ama alternatif olan durumlarda kullanılmıyor. Veya gereksiz olan yani sağlık yaşamla ilgili olmayan uygulamaların biraz oradan uzaklaşması isteniyor genelde.
Fakat yani hastalıklarla ilgili o geçişlerin olması için hayvanla alternatif yok. Peki hocam başka bir şey geçmek istiyorum. Biraz da akademik mesele geçmek istiyorum. Şimdi sizin kenti adınızda bir laboratuvarınız var değil mi? Yapıcı laboratuvar. Solyet’te güzel olunca böyle çıçak diye oturmuş yani yapıcı laboratuvar çok hoş bir isim olmuş. Ne demek bir laboratuvar sahip olma genel? Yapıcı laboratuvarı ne demek, ne anlama geliyor, nasıl çalışıyor bir laboratuvar?
Yapıcı laboratuvarı ben Cornell Üniversitesi’nde işte neurobioloji departmanında benim bir yerim var fiziksel olarak. Orada doktor öğrencilerim, işte uzmanlarım ve işte teknisyenlerim var. Hangi branşlarla oluşuyor bunlar? Hepsi molekül albiyolojim yoksa farklı? Daha çok sinir bilimleri üzerine bizim laboratuvarımız. Neurosaynz.
Evet, neurobilim dediğimiz ve öğrencilerin ve uzmanlık yapanların çoğu da bu alanda uzmanlaşmış insanlar. Biz fizik ve mühendislerle de çok çalışıyoruz çünkü bu beyinde yaptığımız, kullandığımız mikroskopların bir kısmı aslında yeni icat edilmiş veya hatta icat ediyoruz bu mühendislerle olan kolaborasyonlarımızla beraber. Ve bu şekilde çalışmalarımızı devam ediyoruz. Tabii doktor öğrencilerin tezleri var. Onlara ben bakıyorum. Aynı zamanda ders veriyorum Cornell Üniversitesi’nde oradaki lisans öğrencilerine ve lisans üste öğrencilerine. Onun dışında tabii laboratuvar yönetmek biraz hani küçük şirket yönetmek gibi bir şey çünkü bizim fon almamız gerekiyor.
Yani yatırımcı gibi. O fonların bir kısmını işte öğrencilerin maaşları veya çalışanların maaşları için bir kısmı işte ekipman için kullanılıyor, bir kısmı malzeme için kullanılıyor. Bu fonlar hayırseverlerden mi geliyor, ilaç şirketlerinden mi geliyor? Bir kısmı vakıflardan geliyor yurtdışında olan. Bir kısmı Amerika’daki sağlık bekanlı dediğimiz Amerikan Sağlık Enstitüsü’nden geliyor. Bir kısmı Cornell Üniversitesi’nden geliyor. Cornell Üniversitesi’nde normalde Amerika’da ilk bir üniversite sizi işe aldığı zaman bir bütçe veriyor size. O bütçe sizin işte malzeme alıp bir kısmı insanları çalıştırmanız. Start bütçesi oluyor.
Start bütçesi gibi bir şey, başlangıç bütçesi. Ondan sonra ama sizin fon getirmenizi bekliyor.