Mahya Işıkları 21. Gün | Ressamın Borcu

Mahya Işıkları 21. Gün | Ressamın Borcu videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=AF5q_BjmrrA. MAHYA IŞİKLARI Merhabalar. Mahya Işıklarına hoş geldiniz. Yine bir Ramazan akşamında, bir Ramazan sohbetinde sizlerle birlikteyiz. Bu akşamki öykümüz, Halicin kıyısında başlıyor. Aynalı kavak kasrının tam önündeyiz. Kapısı karşımızdadır. Yıl 1830. İçeride, Aynalı kavak kasrında dönemin padişahı, Sultan II. Mahmud…

Mahya Işıkları 21. Gün | Ressamın Borcu

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=AF5q_BjmrrA.

MAHYA IŞİKLARI Merhabalar. Mahya Işıklarına hoş geldiniz. Yine bir Ramazan akşamında, bir Ramazan sohbetinde sizlerle birlikteyiz. Bu akşamki öykümüz, Halicin kıyısında başlıyor. Aynalı kavak kasrının tam önündeyiz. Kapısı karşımızdadır. Yıl 1830. İçeride, Aynalı kavak kasrında dönemin padişahı, Sultan II. Mahmud oturmaktadır. Hemen kapı önünde, dönemin yine kaptanı deryası Hüsrev Paşa çok heyecanlı. Hüsrev Paşa, kapının önünde dört tane çocuğun kıyafetine çekip düzen vermektedir. Bu dört çocuk onun evlatlıkları.
Hüsrev Paşa’nın hiç çocuğu olmamış. Fakat pek çok çocuğu evlatlık olarak yanına almış, onları eğitmiş ve hayata kazandırmıştır. Dört çocuğun yakasını, kıyafetini, saçlarını, her şeyini düzeltiyor. Birazdan onları II. Mahmud’a takdim edecek. Bu dört çocuk, Avrupa’ya eğitim almamaya giden ilk öğrencilerimiz olacaklar.
Ve onun izni o gün II. Mahmud tarafından alınacak. Dört çocuğun dörde çok heyecanlı elbette. O fotoğrafta, sol başta gördüğünüz İbrahim Eten, yanındaki Hüseyin Rıfkı, onun yanındaki Abdül Latif ve diğer baştaki Ahmet. İzin çıkıyor ve bu dört çocuğumuz
eğitim almak üzere Paris’e gönderiliyor. Dördü de çok güzel eğitim alıyorlar. Fakat o sol baştaki çocuk İbrahim Eten. Onun üstünde biraz duralım. Maden eğitim alıyor. Ülkemize maden konusunda ilk uzman olarak geri dönüyor. Birbirinden güzel çalışmalar yapıyor. Ve işte biz Avrupa’da eğitim alan, ilk kez eğitim alan, o çocuklarımızdan biri olan İbrahim Eten’in oğlunu da yine Paris’te görüyoruz yıllar sonra.
Paris’tedir ve hukuk eğitim almaktadır. Osman Hamdi Bey. Evet, tabii hepinizin çok iyi bildiği tanıdığı ressam. Ressam Osman Hamdi Bey. Müzeci, Kadıköy’ün ilk belediye başkanı Osman Hamdi Bey. İbrahim Eten’in oğludur. Hukuk eğitim almak için gidiyor ama Paris’in sanat hayatını görüyor. Hele ki orada iki tane Türk ressam. O sırada Paris’te bulunmaktaydı.
Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyit Efendi. Çok önemli ressamlarımızdı bunlar. İlk ressamlarımız denilebilir. Onlarla beraber Paris’in sanat dünyasına karışıyor. Pek çok ünlü ressamın atölyelerinde dersler alıyor. Her ne kadar babası hukukçu olmasını istese de o çok iyi bir ressam oluyor. Sultan Abdülaziz’in yapmış olduğu ziyaret vardır ya. 1867 Paris Sanayi Fuarı. İşte o Paris Sanayi Fuarı’nda sergi açan ressamlardan biriydi Osman Hamdi Bey. Eserleri orada sergileniyor. Ülkesine geri döndüğünde çok güzel işler yapıyor. 1881 yılında müze müdürü oluyor. Sonra sanayi nefise, mektebi kurulduğunda onun ilk müdür yine Osman Hamdi Bey’dir. Yani Güzel Sanatlar Akademisi. Ve derken bu güzel insanı 1884 yılında ülkesi için belki de yapacağı en hayırlı işte görüyoruz. Çok güzel şeyler yaptı ama. Tarihi eserlerin korunması, yurtdışına kaçırılmaması konusunda bir nizamname hazırlatıyor ya. İşte o, gerçekten pek çok kültür değerimizi hala ülkemizde olmasının en büyük nedenidir. Büyük bir korumacıydı Osman Hamdi Bey. Osman Hamdi Bey, Pöçelot hizmet yaptı diyoruz.
Şu anda onun tabloları… Evet, Kavlubah Terbiyesi en çok bilineni. Pek çok tablosu var dünyanın pek çok müzesinde. Paha biçilemiyor. Paha biçilemiyor tablolarına. Ama gelin, onun… Osmanlı Bankası’na yazdığı bir mektup okuyayım sizlere. Yıl 1883 yılının 25 Hazır’ını. Bakalım, tablolarına paha biçilemeyen Osman Hamdi Bey ne istemiş? Sevgili dostum, mektuba böyle başlıyor. Kızımın düğünü sebebiyle paraya çok ihtiyacım var. Evet, evet. Tablolarına bedel biçilemeyen Osman Hamdi yazıyor bunu. Kızımın düğünü sebebiyle paraya çok ihtiyacım var. Yerleşme, çeyiz, hediyeler vs. beni kuruttu.
Ve bu kadarla da bitmeyecektir. Dolayısıyla iki aylık maaşım üzerinden 150 liralık bir avans almak isterim. Sizden başka kime müracaat edebilirim ki? Mümkünse sevgili dostum, bu küçük meblağı bana avans olarak açtırın. Size minnettar kalırım. Hepimizin bildiği, o çok değerli ressamımız,
düşünce adamı Osman Hamdi Bey’in hiç bilinmeyen bir öyküsü işte. Kızını evlendirip ömrüm bilmek için, hem de o kadar makam mevki sahibiyken bile, bu dürüst insanlar gidiyorlar bankadan borç para alıyorlar. Geldik bir Mahya Işıkları’n daha sonuna. Yarın yeniden aynı saatte birlikte olalım.
Sürçülisan İsa, affola.