Namazda Kendi Kıraatimizi Duymamız Şart mıdır?

Namazda Kendi Kıraatimizi Duymamız Şart mıdır? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=kSlyOf4GWzg. Namazlarda kıraat yaparken okuduğumuz surenin sesini duymamız şart mıdır? Namazlarda kıraat yaparken, yani içimizden kıraat yapmış olduğumuz namazlarda, bu kıraatin ne şekilde olması gerektiği hanefi fakirleri arasında ihtilaflıdır. İmam Kerkhî’den yapılan rivayete göre kıraatta en az miktar harflerin çıkartılması ve dilin…

Namazda Kendi Kıraatimizi Duymamız Şart mıdır?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=kSlyOf4GWzg.

Namazlarda kıraat yaparken okuduğumuz surenin sesini duymamız şart mıdır? Namazlarda kıraat yaparken, yani içimizden kıraat yapmış olduğumuz namazlarda, bu kıraatin ne şekilde olması gerektiği hanefi fakirleri arasında ihtilaflıdır.
İmam Kerkhî’den yapılan rivayete göre kıraatta en az miktar harflerin çıkartılması ve dilin oynamasıdır. Yani kişi herhangi bir şekilde sessiz namazlarda kıraatta bulunuyorken, bu sessiz namazlarda en askeri kıraat İmam Kerkhî’ye göre harflerin çıkartılması için yeterli olacaktır. Eğer kişi kıraat yapıyorken harfleri çıkartır ve bu esnada dil oynuyorsa,
bu kıraat vardır, okuma vardır, okuma olduğundan dolayı namazın farzı olan kıraat tahakkuk etmiştir. Bundan dolayı bu kişinin namazı olur denilir. İmam Kerkhî bu görüşü savunu, bu görüşü benim sese de Hülvani, Hinduvani, Muhittir Burhani ve İbrahim Halabi gibi eserler ve fakihler ise
sadece harflerin tasihi yani çıkartılmasının yeterli olmadığı veya dilin kıraat ile dönmesinin yeterli olmadığını, kişinin içinden iç sesi ile bu kıraati duymasının şart olduğunu söylemişlerdir. Yani kişi sadece söz gelimi, göz gezdirme gibi dilini oynatmamalı, bunun ötesinde bir de o dil ve harfleri çıkarmanın ötesinde bir de ayrıca kendi içinden o sesi duymalıdır.
Meshebde asıl olan görüş de budur. Yani kıraat için en asgari olan miktar okumuş olduğumuz o kıraati kendi içimizden duyacak miktarda olmasıdır. Burada bizzatihi fiili olarak duymak şart değildir. Yani söz gelimi bir tadilatın, bir inşaatın veya çok sesin olduğu bir yerde değildir. Okurum, gerçekten normal şartlarda içimden duyacak şekilde de okurum ama orada duyamam. Böyle bir durum engel olmaz. Burada bahsedilen normal şartlarda bu okumanın kişinin kendi içinden duyacağı bir şekilde bir kıraati olmasıdır. Sınır olarak, hati olarak bu tayin edilmiştir. Eğer kişi bu şekilde kıraat yapıyorken harfleri çıkardığı gibi bir de ekstradan kendi içinde bunu duyacak şekilde okumuş ise farz olan kıraat işte bu durumda tahakkuk ediyordur. Meshebde asıl olan ve fetva verilen görüşe göre.
Ancak eğer kişi kıraati yapıyorken harfleri duyacak şekilde değil de sadece hızlı bir şekilde dil oynatmasıyla olacak olursa yani kendi içinde duyacak şekilde veya duyacak seviyede bir kıraat söz konusu olmaz ise bu durumda mezhepte asıl olan görüşe göre kıraat olmamıştır ve namazın farzı tahakkuk etmemiştir.
Onun için mesele hem ihtiyatla hareket edilip ihtiyatlı olan görüşe almanın gerekli olmasından dolayı hem de mezhepte asıl olan görüşün bu demiş olduğumuz ikinci görüş olmasından dolayı
kıraatleri yaparken sesli bir şekilde kendi içimizde duyacak şekilde yapılması hani film meselelerine göre gereklidir.