Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara – Hilafetin İlgasının Oluşturduğu Boşluk – Cumartesi Sohbetleri (10)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=yoUlBuSpN1Y.
Filafetin ilk arası 1924 tarihte veren. Ondan sonra tabi şekil şemal değişiyor biraz bu akımlarda. Siyasi şey ön plana çıkıyor siyasi tavır. Yani İslam devleti diye bir sorun yok daha önce. Yani tartışılıyor ama İslam devleti en iyi şekilde nasıl yönetilir. Mesela Abdülhamid ile öbür İslamcılar arasındaki sorun buydu. Evet yani baştaki insanın yetkileri kısıtlansın mı daha serbest mi olsun. Aralarındaki en büyük ihtilaf buydu bildiğiniz gibi. Bu Mısır’da da benzer, İran’da da benzer şeyler oluyor. İran’da da meşguliyet benzer şekilde gerçekleşmiştir. 1908’de. Ama 1924’de geldiğimizde artık İslam devleti olgusu kalmıyor ortada. Yani hilafet gittiği için Osmanlı çökmüş yerine söküler bir devlet gelmiş, dine karşı mesafe koymuş. Dini dönüştürmeye çalışıyor kendi ideolojisine göre. İslam dünyasının bir kısmı sömürge halinde. Bir kısmı sömürge olmayanlar mesela İran’daki gibi Türkiye’ye benzemiş. Sömürge altındakiler zaten başka bir kulvarda gidiyor.
O zaman Müslümanların gündemi tabii haliyle değişiyor. O zaman ne oluyor? Biz bir defa kendi devletimizi kurmamız lazım. Cenab-ı Allah’ın bu emridir Peygamber Aleyhisselam. Medine’de devleti kurduysa bu dinimizin de bir emridir. Bugün devlet yok. Devlet, İslami devlet diye bir şey kalmadı.
O zaman bizim gayemiz öncelikle bu devleti kurmak. Yani daha önce mesela Diyobendiye, Medrese hareketi veyahut Selefiye, dünyasında Selefiye hareketi 1860’larda 1870’lerde kurulmuştur. Ama mesela İkhvani Müslümanı 1928’dir.
Yani hilafetten 4 yıl sonra. Bugünkü siyasal İslam denince akla gelen organizasyon. İkhvani Müslümanı. Neden? Çünkü artık hilafet yok. Hilafeti kurmak lazım. Bu devletin nasıl kurulacağı hususunda bu sefer işte değişik yollar halka dayanarak yavaş yavaş ağır ağır veyahut tepeden inmeci daha radikal.
Bazen silahın da kullanıldığı. Farklı metotlar buluşmaya başlıyor. Ve o eski Müslümanlar kendi kendilerini nasıl iyi yönetir şeklindeki üst entelektüel taktışmalar artık meydandan çekiliyor. Meydandan çekiliyor. İşte Türkiye’de aslında
yeni döneme geçilince, cumhuriyet dönemine geçilince ve harf inkılavıyla harf inkılavıyla geçmiş müktesebatımızdan belli ölçüde kopunca bizim siyasal olarak İslam siyasi bir siyasi tarafı güçlü bir din. Bunu kimse inkar edemez. Haliyle siyasi iddiaları da var.
O iddiaların beslendiği yer olarak Arap dünyasından tercüme devreye giriyor.
İhvan-ı Müslüman ağırlıkları.
İlk Yorumu Siz Yapın