Prof. Dr. Yücel Öztürk: “1600’lü yıllardan itibaren Ukrayna ile Türkiye jeopolitik olarak birdir”
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DJx0LtEpry4.
Ukrayna bereketli ve Ukrayna dediniz ki boşaldı. Evet boşalmasının sebebi de işte bu. Çünkü Osmanlı’nın mesela büyük oranda tarım ihtiyacını Ukrayna karşılıyor biliyoruz. Evet. Anadolu’ya Anadolu üretimi az olduğu için bütün tağı hukuvat ne varsa Ukrayna geliyor. Romanya ve Romanya’dan. Ukrayna boşaldığı da o halk nereye gitti? Moskova’yı besleyen bu. Bakın burada Polonya’nın aşırı koloni politikası gitmesi, bu sızlatanın aşırı bencilliği, doymak bilmezliği, sömürgeciliği daha doğrusu Polonya’nın. Bir de kültürel şeyi de buna eklediler. Katolik baskısı. Yani Ukrayna’nın bir kere şeyini yok ettiler kilisesini. Buradan katolik ayin tarzlarını şey yap dayattılar. Tabii Kire’de Moskova’ya gidiyorsunuz.
Yani bu sefer katolik olmaktansa Moskova’ya taşınmasını uygun görüyor buranın insanları veya bununla da yetinmiyor. Aşağıdan gelen bir tatar yine bir yağmacıları var ki bunları gerçekten bu üzücü bir tarihsel bir paradoks. Bunlarda yağma olmazsa geçimlerini sürdüremiyorlar. Kırım tatarları var mı? Kırım tatarları. Tabii Ukrayna steplerine komple Moskova’ya kadar bunu geçiyor. Tabii ikisinin arasında kavmi. Yani bu da bir şey.
Hâkimiyet altına almıyor. Aşağıdan geliyor. Mesela bu Donetsk, Lugansk bunlar şey sahaları. Akın yaptıkları sahalar. Evet tatarlar aşağıdan yılda en az iki kez yağma akımlarıyla tamamen Ukrayna üzerine yürüyorlar.
Tabii yukarıdan da yine bu Sızlata’nın bu aristokratların gerçekten tam bir serf politikaları var. Zaten bu Ukrayna. Peki burada Kırım Hanlığı’nın rolü ne? Çünkü Kırım Hanlığı Osmanlı’yla çok yakın. Neredeyse birbirinin şeyi gibi yani. Olsun bir yol oynuyor. Ne yazık ki Kırım Hanlığı. Yani Kırım Hanlığı bir göçebe bir yapı olduğu için çok da ciddi bir askeri güç.
Yani aşağı yukarı yüz binden fazla akıncı gücü var ve bunu tamamen ganimetle ayakta tutabiliyor. Başka şansı yok. Bir ekonomisi yok yani. Yok yani bu bu gücü besleyecek bir ekonomiye sahip değil. Ve dolayısıyla mesela Ukrayna’yı Osmanlı Devleti, Borgdana Heminliski zamanında tamamen koruma himayatına almıştır. Bakın 1650. 1648’de başlıyor bu süreç. 1654’de. Zaten yanlış hatırlamıyorsam Heminliski 1650’de ölüyor. 1656’da. Şimdi bu süreçte mesela Bodhan Heminliski’nin Müslüman olduğu dahi yazılmıştır. Hem bizim Naima’da var bu hem de Hruşevski’de var. Hruşevski Naima’daki kaydı kullanmıştır. Yani bu Bodhan Heminliski, Ukrayna’nın ilk bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkmasını
sağlayan kurucu bir lider. Kırım’ın Kiev’in dışında yeni bir yapı oluyor. Tabii 1650’lerde yani 1648’de başlayan bir Bodhan Heminliski liderliğinde başlayan bir Ukrayna bağımsızlık hareketi vardır ki bu bağımsızlık kime karşı? Polonya’ya karşı. Tamamen Polonya’ya karşı ve Osmanlı desteğinde. Bu dönemde bu dönemde Bodhan Heminliski Osmanlı’ya başvurmuştur. Ukrayna o zamanda buraya başvuruyordu. Şimdi de buraya başvuruyordu aslında. Kesinlikle. Ukrayna ile Türkiye birdir. Ukrayna Türkiye’dir. Geopolitik anlamda. Hiç başka izah tarzı yoktur. Tarih bu bu bu şekilde. 1600’den beri Ukrayna başın sıkışınca bir şey olunca Türkiye’ye dönüyor. Ama orada tabi şey problem var. Kırım tatallarının dizleri kendi bir siyasi çizgi var. Şimdi bakın Bodhan işte o Kırım bir çelişki arz ediyor orada.
Kırım bu paradoksuyla hem kendisi onu hazırlamış hem Doğu Avrupa’nın Rusların kontrolüne girmesine bir şey yapmıştır. Sehap olmuştur. Çok ilginç bir çelişkidir bu. Yani şimdi Bodhan gelip de Osmanlı’ya Bodhan Heminliski Himaye’ye istediğinde onu görüşüyor bizimkiler. Bunun ayrıntılı şeyleri var okuyabiliriz. Yani bunun belgeleri var.
Bunu Kırım Hanlığı Hanı duyuyor. Diyor ki yani diyor ben diyor 100 bin kişilik ordumu neyle besleyeceğim diyor. O zaman diyor ben bunları hepsini tahliye edeyim diyor. Benden de artık bir şey istemeyeyim. Bir şey istemeyeyim benden diyor. Osmanlı’ya tabi yani. Ters düşüyor. Ters düşüyor. Tabi Osmanlı’nın 1650 yıllarına geldiğimizde orayı Erhan Bey çok iyi bilir. Yani ordusunu tahliye etmiştir. Yani o bildiğimiz klasik ordu artık yoktur.
17. yüzyılda Kırım Kırım. Kırıcı güç Kırım yok Osmanlı’nın da yoktur. Yani Kırım Hanlığı’nın ordusuna bağımlıdır. Evet Kırım ordusu olmasa Osmanlı’nın her başlık işine savaşacak gücü kalmamıştır. Dolayısıyla çaresiz bir şekilde bu Bogdan’a diyor ki sen git Kırım Hanı ile görüş ona tabi ol. O ne derse biz de onu kabul ediyoruz diyor. Bakın tabi 1650’lerde Osmanlı şey Osmanlı’nın durumuna da dikkat et. Yani Sultan İbrahim dönemini yaşıyoruz. Kadınlar saltanatı, ağalar saltanatı dönemindeyiz. Çalkantılar üst seviyede. Ekonomik problemler üst seviyede. Yani bunu Avusturya acayip de değerlendiriyor. Avusturya Rusya ile temas kurmuştu Moskova ile. Polonya’yı da yönlendirerek Kıskac altına almışlardır Osmanlı’yı. Yani örtülü bir haçlı seferi de bu dönemde Osmanlı’nın arka planında. Orada Rusya’da durum ne? Rusya kurulmuş artık. Şimdi bakın Rusya Osmanlı’lara aşağı yukarı 1490’lardan başlayarak aşağı yukarı 1650’ye kadar Mudara siyaseti gitmiştir. Mudara siyaseti hesaplı dostluk demektir. Yani rahmetli inalci burada anmadan geçemem. Rusya’yı da Osmanlı kurmuştur.
Yani Rusya eğer Osmanlı ile belli bir süre dostluk politikasını gitmeseydi, Kırım Hanlı Rusya’yı yok edebilirdi. Polonya bir yandan, Kırım Hanlı diğer yandan, oradaki Altın Ordunun içinden çıkan diğer Nogaylar, Kazan Hanlı ve diğer Sibir Hanlıkları öbür yandan.
Moskova diye bir şey olamazdı. Ama Moskova yani bu diplomasisine hayran olmamak mümkün değil. Rusya? Tabii. Ben Moskova demeye alışığım. Ağzımdan Rusya çıkması çok nadir. Moskovit diye geçiyor zaten. Yani bunu bir çözeceğiz ama şu anda çözülmüş değil. Yani Moskova etnik bir kavram mıdır? Yok, coğrafi bir kavram mıdır? Nedir ben inanın daha bu halledilmiş bir şey değildir.
Ama özellikle Osmanlılar 1700lere kadar Rus demezler oraya. Mosko derler. Moskov da değil. Mosko. Bunu Moskov da okuyabiliriz. Mosko da okuyabiliriz. Diğer yukarıdakiler de öyle diyor Polonyalılar. Moskov diyor. Moskovit diyor. Yani bunu Avrupalılar da öyle diyor. Yani buna Rus demek daha sonra Rus Petro zamanında onun zorlamasıyla olmuştu.
Bana Rus diyeceksin diyor. Bütün Rusların lideriyim ben diyor. Anlaşmalara koyduruyor. Yani çok… Rusya’yı yaratan Petro.