Robotlar insanlara ne kadar benzeyecek, neler yapacak? Prof. Dr. Hatice Köse yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=A2Ab3I-FyBI.
O motivasyona bağlı. Önce şeyden başlayayım ben. İnsansı robot ne demek? Hani baktığınızda insana benzer özellikler taşıyan robot. Yani bu şey de olabilir. İşte mesela astro robot, Amazon’un. Aslında insanı hiç benzemiyor ama yüzünde böyle gözleri açıp kapanıyor ya mesela. İsterseniz bir videosunu gösterebilirsiniz. Hani o bir şeydir. Şu anda bulamıyorum. Birazdan söylerim.
Zaman kazanmaya çalışıyorum. Ama şey yani baktığınızda o insanı hatırlatan bir şeyler olmalı onda. Yani altı tekellekli olabilir ama kolları vardır. Üst ucuk mesela insana benziyor. Bir şey diyeyim. Kolu da olmaz. Kolu olsun. El dedim ben böyle. Yani işlevine göre mesela ayakları da olan robotlar var ama Sıma hocamın dediği şey şu. İşleve göre mesela biz onun tekellekli olmasını tercih ediyoruz. Yani o tür çok robot var. Çünkü insanı içinde kullandığınızda ayaklı bir robot çok stabil değildir. Üstüne düşebilir insanları. Yoksa var. Yani bu tür robotlarımız var. Mesela Nau robotlar var. Bizim Nau hocam dediğimiz bir ufak robotumuz var. Onun bacakları var. Yürüyebiliyor ama mesela biz çocuklarla kullanırken normalde eğer dans etmiyorsa onu oturarak kullanıyoruz. Çünkü hem enerji tasarrufu yapıyor bu şekilde. Hem de çocukların üzerine düşmesi ya da onları çarpmasını engellemiş oluyoruz.
Peki bir de Android robotlar var. Yani bu insansı dediğimizde aslında biz humanoid robotları anlıyoruz. Yani insana benziyor ama ben baktığımda insan olmadığını anlıyorum. Android robotlarda insan olmadığını anlamıyorum. Bize bir insana benziyor. Şimdi geldik meseleye. Ama sorun şu. Şimdi ben bu robotları neden yapmak isteyeyim? Yani orada motivasyon önemli. Arkadaş, dost, yardımcı. O zaman başka tür robot da yapabilirim. Yani öyle bir şey olması lazım ki
gerçekten insana benzemesine size bir şey katması lazım. Atıyorum mesela tarih eğitimini de kullanmaya karar verdiniz. Gittiniz tarihteki ünlü kişilerin Android robotunu yaptınız. Onların içindeki birer chat bot koydunuz. Çocuklara işte savaşları anlattılar mesela. Bu mantıklı bir şey. Ama yani sırf ilgi çekmesi için değil. İlber ortayla benziyor birbiri de. Yani biz mesela şeyi gösterebilir miyiz?
16. slide’i gösterebilir miyiz? 16 arkadaşlar. Yani bir tek ufak bir sıkıntı var burada. Mesela ben bu resme konuşmalarımı da gösteriyorum ve şey soruyorum. Bu takilerin hangisi insan hangisi robot? Arkadaşlar şöyle arkadaki büyüklüğe kadar versin de belki biliriz. Mesela şimdiye kadar bir anaokul öğrencisi bir defa da cevapladı. Gerisi hep karıştırdı. Ve bunlar eski robotlar. Şimdi çok daha iyiler. Peki bunu hareket edebilen falan robotlar mı yoksa? Yani bayağı robot yani. Bir kısmı insan bir kısmı robot. Hangilerisi hangi robot? İşte onu ben size soruyorum. Bilebiliyor musunuz? Mesela baktığınızda anlayabiliyor musunuz? Ortadaki uzak doğulu bayağı robota benziyor. Ama onlar zaten robota benziyor bazıları. Evet onlar. Gönül karşılaşırız böyle bazıları çok strikt oluyorlar. O mesela bir tanesi robot konusunda çalışan ünlü bir profesör. Diğeri de kendisinin robotu. Arkadaki profesör, öndeki robotu herhalde. Yanlış mıydık?
Evet doğru. Öndeki kadın robot, arktikodun hakiki galiba. Yani bir tanesi bir televizyonda hatta bir televizyoncu kadın robot. Ve diğeri de Hanson Robotics’in sahibi olan kişi. Öndekiler robot, arkadakiler insan. Ama yani mesela şu anda ayırt edemiyor. Biz de ayırt edemiyoruz çok zor. Yani biraz uzak doğulu olan ayırt edebiliyor. Diğerleri daha zor evet.
Bir şey hareket ettiklerinde de şöyle bir şey var. İkincisini gösterebilir miyiz? 17 numarayı. 17 arkadaşlarım. Şimdi şöyle bir şey var. Tekinsiz Vadi Sendromu var. 70’lerde Masahiro Mori diye bir Japon araştırmacı şöyle bir şey söylüyor. Diyor ki robotlar bir noktaya kadar insana benziyorsa bu hoşumuza gider bizim. Bir noktan sonra ürkütücü olmaya başlıyor. Bir noktadan sonra ürkütücü olur. Aslında en yukarıda da sağlıklı insan var. Yani öyle bir şey olur ki siz zombi görmüş gibi olursunuz. Yani mesela bu çok ilginç bir şey. Diyelim siz gittiniz mumya müzesine, orada mumyaları gördünüz. Hiçbir şekilde korkmuyorsunuz değil mi? Mumya böyle konuşmaya başlarsa. O işte konuşmasa bile rahatsız ediyor. Hangi şeyde hatırlamıyorum. Eskişehir’de birileri mumya gibi durmuştu. Birinin programında onu gösterdiler. Ünlülerden biri mumyaların arasında duruyor. Ve hareket ettiğinde millet baygınlık geçiriyor.
Çünkü sizin insanlığa ilgili bir algınız var. Ama o şey insan değil ve bilinç altından korkmaya başlıyorsunuz. Yani zombilerin yoksa ne günahı var? Kime ne zararları var? En fazla. Beninizi yemeye çalışıyorlar. Kimse hoca malemsiniz. Yani sonuçta şey ama bu öğrenilmiş bir şey olduğunu düşünüyorum. Çünkü mesela küçük çocuklara gösteriyorsunuz bunları. Diyorlar ki anneme babama benziyor bu robot. Korkmuyorlar ama yetişkinler böyle irkiliyorlar, rahatsız oluyorlar. Mesela bizim robotu almaya Japonya’ya gittiğimde yan laboratuvarında Android’ler vardı. Konuşurken böyle bir dönüyorum. İşte cama yapışmış bir tanesi bana bakıyor ve iki gün uyuyamadım. Ben hayatım robotlarla geçti. Yani sosyal kültürel bir problem yaratıyor. İnsana aşırı benzeyen robotlar. Evet o yüzden şey diyorum. Altında bir motivasyon olması lazım onları yapmanızın. Yoksa insanı rahatsız ettiği için. Mesela biz özellikle insanı…
Yalnız yaşayan birisi evde yalnız, canınızı çekiyor. Dışarı çıkamıyor belki engelli. Ona evde benzeyen bir, insana benzeyen bir robot olması kötü bir şey mi? Yok ama… Veya işini çok sevdi, işini kaybetti, işine benzeyen bir robot yaptırdı. Yani orada bir gülümseme efekte bir konuşma güzel de… Yani böyle çok… Yani o altta bir psikolojik bir şey yatabilir. Yani mesela o siyahlı hoca kendi robotunu yaptı. Ya da işte ne bileyim gidip yarın bir gün ölmüş olan tanıdıklarınızın robotlarını yapmaya başladığınızda…
Bu psikolojik olarak da çok mantıklı bir şey olmayabilir. Ama mesela… Mesela yapay zeka vasıtasıyla kişiliği de içeriye işlediğiniz zaman… Olur, bu yapılabilir. Size benzeyen bir robot ve ölümsüzlük değil mi bir yandan da baktığınız zaman? İşte ondan sonrası felsefik bir tartışmaya girer. Tartışmaya giriyor. Çünkü gerçekten etik olarak bu mantıklı mıdır? Fazlasını bekleyeceksiniz yani elimi de tutsun. Tutsun. Benim hissetsin. Aynen. Tutar da sizin istediğiniz gibi mi? Sizin istediğiniz anda mı? Ya da o robotun manipüle edebilir mi yani? Yani insanı psikolojisine direkt oynarsınız. Yani mesela biz İngiltere’de çalıştığımız zamanlarda… Robotun üzerine ben işte silikon yüzü bu robot kullanıyordum. Ve size duygu koyuyordum. Yani robot üzülüyordu, mutlu oluyordu. Mesela sizinle oyun oynuyor. Siz yapamadığınızda üzülüyor. Ve koskoca adam var. Aa robot bana küstü. Neden, ne yaptım ben diye. İtiraz etmeye başladılar test ettiğimizde. İnsanlar da insan robotla etki işime girmeye başladılar. Ve inanıyorlar robotun gerçekten o hissi yaşadığına. Kötü bir şey mi? Bu tehlikeli bir şey mi?
Yani insanı üzüyorsunuz ya da manipüle ediyorsunuz. Bir noktaya kadar istiyoruz. Yani mesela biz çocuklarla çalışırken bir noktaya kadar robotun… Bir karakterinin olduğunu inandırmak istiyoruz. Çünkü bu şekilde robotla daha motive oluyor. Ama bir noktadan sonra canlı olduğunu inandırmak… Yani çok değil. Çok istiyor. Mesela Japonya’da bir çalışma yapmışlar. Çocuklar burada oturuyor. Robotu bir kutuya sokmaya çalışıyorlar. Ve robot da imdat yapmayın canım acıyor falan diye bağırıyor. Çocukların bunu inanıp inanmadığını ölçüyorlar.
Çok acı bir şey bu yani. O çocuk inanırsa da üzülüyor. İnanıyor mu çocuklar? İşte inanmış bir kısmı. Mesela bunu rapor ediyorlar işte bu çalışmada. Çocuklara gerçekten robotun canlı bir vallık olduğunu inandırdık. Ama etik olarak bu anaksında çok mantıklı görmüşsün. O zaman mesela bu robot endüstriyeti veya robot üzerine çalışan bilim insanları… Aslında bu insanlara benzeyen silikon yüzlü robotlardan yana değiller mi? Hayır. Topallıyorum. Toparlayalım. Motivasyonumuza bağlı.
Yani diyelim ki azimallı insanlara bir terapi yöntemi öneriyorsunuz. Ve gerçekten işte bir insanla konuşmalarını istiyorsunuz ki hatırlasınlar. Evet. Mesela orada ben kabul ederim bunun gerçekten insana benzeyen birisi olmasını. Ama ankirobası değil mesela. Bir ben olsam orada ayırt etmek isterim. Yani ölmüş kocası değil de yeni birisi. Hani yeni biri geldi eve. Ölmüş kocalar ölmüş kocadadır hep. Ölmüş kocalar giderim.
Evet siz öyle girdiniz de oradan yani. Onun dışında ama yani orada özellikle bir şey bırakmak lazım ki bence onun insan olmadığı anlaşılsın. Yani o bir makina. Mesela şeye de girebiliriz biz duyguları anlayabilen ve duyguları gösterebilen makinalarda çalışıyoruz. Benim robotlarım neyse duygusal. Hani o gerçekten yapılmak istenir mi? Yapay zekâlı oluşmuş bu duygusallık. Evet. Yani onun arkasında baya büyük bir felsefik tartışma var aslında.
Ama sonra işte robot etiği geliyor falan. Yani daha bir de öyle bir yolumuz var.