Sabah Namazının İlk Vakti Ne Zamandır? Sabah Namazını Öğlene Kadar Kılınabilir mi?

Sabah Namazının İlk Vakti Ne Zamandır? Sabah Namazını Öğlene Kadar Kılınabilir mi? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2C_86shtrFs. Sabah namazını öğleye kadar kılmak da bir sakınca var mıdır? Öncelikle bu konu maalesef çok yanlış bir bilgi söz konusu bu konuyla alakalı. Çünkü sabah namazının vakti, işte insanlar mesela şunu biliyor, sabah namazının vakti…

Sabah Namazının İlk Vakti Ne Zamandır? Sabah Namazını Öğlene Kadar Kılınabilir mi?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2C_86shtrFs.

Sabah namazını öğleye kadar kılmak da bir sakınca var mıdır?
Öncelikle bu konu maalesef çok yanlış bir bilgi söz konusu bu konuyla alakalı. Çünkü sabah namazının vakti, işte insanlar mesela şunu biliyor, sabah namazının vakti güneş doğana kadardır hocam ama ölüye kadar da kılınabilir gibi bir bilgi söz konusu. Öncelikle şunu söyleyelim, sabah namazının vakti imsakla güneş doğması arasıdır.
Güneş doğduktan sonra sabah namazının vakti çıkmıştır. Dolayısıyla güneş doğduktan sonra ilk yarım saat zaten namaz kılmak tahrimen mekruhtur, orada namaz kılınamaz. İlk yarım saatten sonra eğer sabah namazını kılacak olursanız bu eda değildir, kazadır. Niyet edilmesi durumunda da kazaya niyet edilmesi gerekmektedir. Yani güneş doğduğu, hocam mesela şöyle bir anlayış da var, o hocam sabah namazını güneş doğduktan sonra da kılınabiliyormuş,
ben sabah namazına kalkmayayım, bir yatayım güneş doğduktan sonra kılayım diye maalesef böyle sorularda sorulabiliyor. Bu asla ve kata doğru bir anlayış değil. Güneş doğmasıyla beraber sabah namazının vakti çıkmıştır ve sabah namazı kazaya kalmıştır. O saatten sonra sabah namazının kılınması kaza olarak eda edilecektir. Yani niyetimizde bugün vaktinde kılamamış olduğun sabah namazının kazasını kılmaya diye niyet etmemiz gerekecektir. Ve sabah namazında, öğleye kadar kılınma durumunda sünnetiyle beraber kaza yapıyoruz. Diyelim adam bugünün sabah namazına kalkamadı, öğleye kadar kılması durumunda hem sünnetin hem de farzın kazasını kılacağız. E hocam sünnetlerin kazası mı var? Sünnetlerin kazası yok ancak sabah namazının sünneti mühekedeler içerisinde en kuvvetli. Yani vücubiyete yakın bir konumda olan bir sünnet. O yüzden öğleye kadar bir kazası söz konusu.
Mesela bundan sonra sabah namazından sonra en kuvvetli sünnette öğle namazının sünnetidir. Mesela öğle namazının sünnetini farzdan önce kılamayan bir kişi farzdan sonra ne yapar? O sünneti tekrar kılar. Peki hocam diyelim ki ikindiden sonra hani sünnet kılınması tahrimen mekruh. Yas sünnetini kılamayan bir insan farzdan sonra kılabilir mi? El cevap kılamaz.
Çünkü niye? Bu kuvvetlilik orada söz konusu olmadığı için yas namazının farzından sonra yas namazının ilk sünnetinin kılınması gerekmeyecektir. Ha bizim tavsiyemiz şudur. Bu insanlar da gevşeklik oluyor. Hocam işte kılmaya kılmaya artık sadece farzdan başlayalım diyerek bir algı söz konusu oluyor. Böyle bir gevşeklik olmaması adına biz yine kılmasını tavsiye ederiz. Ama bir kazamantında değil. Bir nafile olarak kılıyorsun. Bu şekilde.
Dolayısıyla sabah namazının sünnetini de farzıyla beraber öğleye kadar kaza edeceğiz. Ve kazaniyetiyle bunu yapacağız. Öğleden sonra ise sadece farzının kazası söz konusu olacaktır. Burada şunu da beyan etmekte faydalı olucak gerekecek. Şimdi biliyorsunuz Ramazan ayında ülkemizde sabah ezanı imsak vaktinde okunuyor.
Yani vaktin direkt girişiyle okunuyor. Ama çünkü insanlar hani neden? İnsanlar işte yanlışlıkla oruçları kazaya kalmasın tam vaktini de bıraksın diye. Ancak Ramazan’dan sonra ise ülkemizdeki uygulayış ezan güneşin doğmasına 1 saat kala. Ezan okunuyor. Yani imsaktan yarım saat 35 dakika sonra okunuyor. Bazı kimseler şöyle zannediyor bazı kardeşlerimiz ya ezan imsaktan yarım saat sonra okunuyor.
Demek ki sabah namazının vakti ezanla beraber giriyor. Hatta oruç tutanlar oraya kadar yemeye devam ediyorlar. İşte namaz kılacak insan diyelim ki mesela bu da soruluyor. Servisle gidiyoruz hocam diyor. İşte imsak yazıyor ama ezan okunmuyor. Ben orada o yüzden kılamıyorum diyor. Bu şekilde bir yanlış anlayışa gidiliyor. Halbuki ezan meselesi vakitle alakalı değil. Hiç ezan okunmasa da sabah namazının vakti imsakla güneş arasıdır.
Yani ezan okunsun veya okunmasın. Ramazanın içinde veya dışında vakit imsak vaktidir. İmsak vakti girmesiyle beraber oruç tutacak kişiler artık yeme içmeleri kesilecektir. Namaz kılacak kişiler de o saatten sonra imsaktan sonra namazlarını kılabilirler. Ha sünnet olan Hanifi de güneşe yakın bir vakitte kılınması ancak dediğimiz gibi. Ancak hani insanlar servise biniyoruz hocam uzun sürüyor. Güneş doğduktan sonra iş yerine varabiliyoruz. Böyle bir durumlarda hani imsak vaktinde hemen kılmamız gerekiyor. İmsak vaktinde takvimde imsak saatinden sonra kılmakta hiçbir sakınca yoktur. İlla da ezanın beklenilmesi mecbur değildir. Ezanın geciktirilmesinin gayesi günümüzde… Şimdi camilerde namaz yarım saat kala, 25 dakika, 20 dakika kala kimi camilerde bu şekilde kılınıyor. Ezan da insanlar uyanınca işte abdest alıp namaza gelip çok bekleme gibi bir durum olmuyor. Ezan da imsakta okunsa çok ara var ve insanlar hani camiye gelmeme gibi bir takım sıkıntılar oluyor. Bu sebeple ülkemizdeki uygulayış hani insanların namaz kılmasına yakın bir vakitte okuyalım da insanın ezanı duyunca kalksın ve namaza gelsin. Bu gaye iledir. Yoksa vakitin o zamanda olması ile alakalı bir durum değildir.
Bunu da açıkça beyan etmekte fayda olacaktır.