Hasta Olan, Namazını Nasıl Kılmalı, Sandalyede Oturarak Namaz Kılınabilir mi?
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=QtWMjIK1rdo.
Hasta olan bir kişi namazını nasıl kılacaktır?
Hasta namazı meselesinde biliyorsunuz namazın sıhhatli olan bir kimse namazın erkenlerini tamamen yerine getirebildiği müddetçe farz olan namazlarını keyfi olarak, oturarak vs. kılamaz. Hasta olması neticesinde ise eğer ayakta gücü yetiyorsa normal bir şekilde kılmalıdır.
Sadece farzı normal bir şekilde kılmalı, sunnetleri oturarak icabında kılmalı. Ancak farz meselesinden konuşuyoruz. Çünkü sunnetlerde keyfi olarak da oturarak, secde yaparak namaz kılabilir. Yani oturuyorsa secde yapmak suretiyle bir şekilde kılacak olursa hoş olmasa da nafilelerde buna müsamaha var.
Ama farzlarda ise bir kimse kılabildiği müddetçe eğer yavaşta olsa bunu kılmaya gayret etsin. Hocam ben bu şekilde kılamıyorum. İşte diyelim ki secdeye gidemiyorum. Belli bir hastalıklardan dolayı secde yapamıyorum. O zaman bu meseleyi şu şekilde ayırmakta fayda var. Kılınan farz namazı ise ve hasta olan bir kişi farz namazını kılacaksa iki durum söz konusu.
Birinci durum secde yapabilen bir hasta, ikinci kısım secde yapamayan bir hasta. Yani ne demek secde yapamıyor? Direkt kafasını yere koyamak suretiyle bir secde söz konusu olamıyor. Yani ima ile, baş hareketiyle namaz kılması söz konusu olacak. Otursa da mesela şu soruluyor hocam, ben yürüyebiliyorum, yürümemde hiçbir sıkıntı yok. Her tarafı dolanırım, kilometrelerce yürüyorum ama secde yapamıyorum.
Niye? Ayaklarındaki belirli hastalıklardan dolayı veya başka bir gerekçelerden dolayı secdeye gidemiyor. Bu bir kısım. Ne dedik? Birinci kısım secde yapabilen, ikinci kısım secde yapamayan. Eğer kişi secde yapamıyorsa bu durumda bu kişi namazını ayakta kılma farziyeti üzerinden düşmüş olacaktır. Hatta kitaplarımızda şu şekilde geçer, fıkıh kitaplarımızda.
Secdenin ayakta, mesela namazın farzlarından birisi nedir? Kıyam, yani ayakta durmaktır. Kıyamın farz olmasının gerekçesi secdenin farz olmasından dolayıdır. Yani bir kimse secde farzsa kıyam farzı. Eğer kişiye secde farz değilse, yani hastalık nedeniyle secdesini yapamıyorsa o zaman bu kimsenin ayakta durma farziyeti de üzerinden düşer. Dolayısıyla secdesini yapamayan bir kimseler namazını direkt oturarak başlayıp, oturarak kılmalılar. Tabii burada en faziletli olan yere oturarak ayakları kıbleye uzatmak suretiyle bunu yapmalılar. Eğer bu mümkün değilse gerekirse sandalye de üzerinde olursa yine aynı şekilde kılmalarında bir sakınca yoktur. Yani sandalye üzerinde namaz kılmakla namaz olmaz diyemeyiz. İma ile olan her namaz da bu şekilde kılınmasında sıkıntı yok. Ama fazilet secdeye yakın mahallarda asılı olan olmasıdır. Yani ayakları uzatarak, daha doğrusu ilk önce dizüstü oturarak mümkün değil. Ayaklarını uzatarak o da mümkün değil.
O zaman sandalye üzerinde bu şekilde namaz kılmasında bir sakınca yoktur. Tabii bu secde yapamayan, bunu maalesef camilerimizde çok görüyoruz. Hani diyelim ki gerek yaşlılık, gerek hastalık sebebiyle kardeşlerimizden direkt sandalye üzerinde namaza ayakta başlıyorlar namaz kılmaya. Ayakta başladıktan sonra rükû yapıyorlar ve secdeye oturarak o şekilde yapıyor. Bu pek doğru bir kılıç şekli değil. Çünkü hatta bazen ihmal durumlarında namaz olmama gibi bir durum bile söz konusu olabiliyor. Çünkü neden? Şimdi secde aşağıda rükû bir yukarıda olması lazım. Eğer rükû secdenin aşağısına düşerse namaz bozulur. Şimdi ima ile kılan bir kimse diyelim ki rükû ayaktayken yaptı. Ama secde oturduğu zaman da çok eğilemediği için diyelim ki rükû rükû yaptığı zaman da kafası burada. Secde yaptığı zaman da oturdu sandalyeye ve secde yaptığı zaman da secdeyi bunun aşağısında yapması lazım ki namaz kabul olsun. Ancak bazen yani gözlemlediğimiz, gördüğümüz, müşahede ettiğimiz tabi genellemek doğru değil. Bazı durumlarda secde burada olması gerekirken kişi secdesi bu şekilde oluyor daha yukarıda oluyor. O zaman bu kişinin namazının hiç olmamayı durumda söz konusu. O yüzden bizim tavsiyemiz secde yapamayan bir kimse direkt namazına oturarak başlasın. Yani direkt sandalye üzerinde veya yerde neyse oturarak başlasın rükûsunda biraz secdesine de daha fazla eğilmek suretiyle namazını kılsın. Bu secde yapamayan kişi ile alakalı. Peki hocam ben secde yapabiliyorum ama nefesim yetmiyor, takatim gelmiyor, ayakta kılamıyorum. Bu durumda ne yapacağım? Böyle bir durumlarda ise şimdi secde yapabildiği için ayaktaki kıyamın farziyeti bu kişi için söz konusudur.
Yani farz olan bu kıyamı yapmak zorundadır. O zaman peki hocam ben tamamen duramıyorum. Ne kadar durabiliyorsa o kadar durmalıdır. Örnek verelim. Secde yapabiliyor, ayakta namaza başladı, nefesi yetmiyor ve hatta ayaklarının üzerinde duramıyor. Bu kişi diyelim ki Fatiha okuyabilecek kadar ayakta duruyorsa Fatiha okuyabilecek kadar ayakta durup sonra oturmalı. Diyelim 5 ayet okuyacak kadar ayakta durabiliyorsa 5 ayet okuyup sonra yere oturmalıdır.
Veya hocam hiç ayakta duramıyor. İşte sadece Subhaneke okuyabilir belki de. O zaman tekbir alıp Subhaneke okuyup sonra oturarak namazına devam etmeli. Hocam Subhaneke de okuyamaz, sadece tekbir alabilir. O zaman tekbirini ayakta alır sonra oturarak namazına devam eder. Diyelim ki tekbirini de ayakta alamıyor hocam. Hiç duramıyor.
O zaman bu kişi direk yerde dizüstü secde yapılabilecek şekilde dizüstü namazına başlar, o şekilde namazını devam eder ve secdesini yaparak namazını kılması söz konusu olabilecektir. Orada şu ayrıntıya gitmeyi, ihmal etmeyi etmeyelim. Yani o noktayı temas etmekte faydalı olacak. Peki hocam ben bir hastalığım sebebiyle ayakta kılamıyorum ama tek başıma yani münferit olarak durduğumda kılamıyorum.
Yanımda bir baston olsa, asa olsa, bir duvar olsa, bir kenarlık olsa, ben ona dayanarak namaz kıla bilirim gibi bir durum söz konusuysa bir hastada o zaman o şekilde kılmalıdır. Yani ayakta duramıyor ama dayanarak kılabiliyor. O zaman dayanarak ayakta duracak artık o şekilde de duramadığı zamanda da oturma modeline geçmesi gerekecektir. Tabii bu durum hasta olan kişinin ayaktaki durumuyla alakalı.
Peki hocam ben hastayım, ayakta duramıyorum, secde de yapamıyorum, yatalak Allah korusun, Allah şifalar versin diyelim. Yatalak olması durumunda da kıbleye de dönemiyorum nasıl olacak? Buradaki sıralamamız şu, ayakta hani secdeyle kıla bilen öyle. Secdeyle kılamayan oturarak secde yapar. Oturarak secde yapamayan imayla namazını kılar. İmayla kılamayan diyelim ki şimdi kıbleye doğru, imayla kılıyorum ama hocam kıbleye yönelemiyorum. Mümkünse kıbleye dönebildiği kadar kıbleye dönemeli dönmeli. O da mı mümkün değil? O zaman ne tarafa doğru ciheti, hangi tarafa doğruysa o şekilde kılmalı. İşte hocam ben oturamıyorum, yatmak zorundayım. Oturarak kılamıyorsa o zaman yatarak kılmalı.
Hocam ben yatıyorum, vücudumu hareket ettirebiliyorum ama kafası mesela hareket ettiremiyorum sadece kafamı hareket ettirebiliyorum. Kafasını hareket ettirdiği müddetçe kişi namazını kılmaya devam etmeli. Diyelim ki nasıl olacak? İmayla namaz derken hani bazen illa da insanlar şöyle zannediyor, bedenimizi de hareket ettireceğiz. Hayır, imayla namaz, secde yapılamayan her namazın adı imayla namazdır.
O zaman sadece kafa yani rükküde az bir şey, secde de biraz daha aşağı eğmesi ima için yeterli bir miktarda. Eğer hasta olan kişi başını hareket ettirebildiği müddetçe bunu yapmalıdır. E hocam ben başımı bile hareket ettiremiyorum denilecek olursa o zaman gözle namaz diye bir olay Hanife mezhebinde yoktur. Yani bir kimse kafasını hiç oynatamıyorsa artık o kişinin üzerinden namaz sakıt olmuştur.
Bekler, 6 vakit içerisinde sıhhat bulursa kazasını yapar. Bulamazsa 6 vakitten sonraki namazlar üzerinden sakıt olacaktır.
Kazasında yapmasına gerek kalmayacaktır. Hastanın namazıyla alakalı kısaca ifade edeceğimiz bilgiler bu kadar.