Şahan Gökbakar | Devlet Bahçeli | Süleyman Soylu | Zam | Enflasyon
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=HyPYKjqnXd8.
Herkese merhaba programa hoş geldiniz. Gündem gene yoğun. Ama… Ve de çok konu var bugün. Çok dediğim 4 tane konu var. Ama hepsi birbirinden ilginç. Ve de bunlar gözüme takılanlar. Dün Şahangöz Bakar, hatırlarsız bütün yaz bu Ege’deki yangınlarda hem evini korumaya çalıştı, bağırdı, canlı yayınlar yaptı. Yardım edin, uçak yollayın diye diye diye.
Gerçekten böyle bir halkı böyle itti. Yardıma. Anlatabildim mi? Yani o olmasaydı. Veya da onun gibi adamları olmasaydı, muhtemelen fazla duyulmazdı. Bunların arasında Adem Metan da vardı. Yani o da böyle yangınların peşinden, bak buraya yangın var, buraya adam yollamanız gerekiyor diye diye duyurduk. Tabi Tarım ve Orman Bakanımız ne dedi? Maalesef dedi ki, ya uçağımız yok dedi. Bu yangınları söndürecek dedi.
Başkanı hemen müdahale etti. Dedi ki, ne demek uçağı? Tabi ki var, her yerde uçağımız var, bir sürü uçağımız var, yüzlerce uçağımız var dedi. Yüzlerce uçağımız var demedi, uçağımız var dedi, sen bilmiyorsun dedi. Türk Hava Kurumu’nu suçladık. Uçaklar nerede diye anladık ki Türk Hava Kurumu’nun parası yokmuş. Hatta ne bileyim lastiklerini değiştirmemişler, bunları çalıştırmak için 10 milyon dolar falan filan gerekiyormuş. Hatta Türk Hava Kurumu daha geçen gün yeni kayyum atandı.
Ama dün, şu an bir tweet attım. Burada. Evet, 5-6 ay geçti o yangın felaketinin üzerinden. Amfibik yangın uçağı filosu kurmalıyız diye defalarca söyledim. Bu yaz gelmeden, yine hazırlıksız yakalanmadan bu uçakları almalarıyız. Soruyorum Sayın Orman Bakanı Pakdemirli Bey. Bu uçaklar konusunda herhangi bir adım attınız mı diye bir tweet attı. Baya da güzel etkileşimi aldı. Tabi haklı.
Yani düşünsenize 5-6 aya geçmiş. Ne yapmıştık biz geçen yaz? Ukrayna’dan, Mukrayna’dan, sağdan soldan, İspanya’dan uçaklar böyle kiraladık. Tabi ki çok yüksek fiyatlara bir aracı kurum üzerinden. Ama millet ne düşünürdü? Hemen o anda ihaleye çıkacağımızı yapmamışlar. Belli. Ancak Sayın Tarım Bakanımızdan cevap hemen geldi. Bir gün sonra. Kamuoyu dikkatine. Burada gördüğünüz gibi. 2022 yılında orman yangıları mücadele edebilmek amacıyla 5 adet anfibik uçak, 5 adet büyük tanker uçak, 10 adet küçük tanker uçak ve 55 helikopterle oluşacak. Hava gücü için ihale süreci. Savunma sanayi başkanlığı tarafından başlatılmıştır. Bir kere daha Şahancım çok çok teşekkür ediyorum. Sen olmasan, yani bu ihale olmazdı gibi geliyor bana.
Yani gerçekten şakası yok bu işin. Yani sen bu duyarlılığı, bu fikri takip edip yapmasan, bizden daha iyi yaptığın bir işi yapmasaydın gerçekten yine son dakikaya bırakılacaktı. Mayıs’ta böyle ya ne oldu uçaklar falan diye birbirinize baktıktan sonra yine iş işten geçmiş olacaktı. Buradan teşekkür ediyorum Şahancım. Çok çok teşekkürler. Devlet Bahçeli grup toplantısında her zamanki gibi 5. vitesten 6. vitesi buldu.
Dedi ki İBB başkanı sadece mahkeme huzuruna çıkması yetmez. Mahkeme huzuruna şeyden dolayı İstanbul Büşeve Belediyesi teröristlere iş veriyor. Var diyor o var ya böyle o manyak proje. O garip haber. Cumhurbaşkanı söylüyor, Süleyman Soylu ona söylüyor, o buna söylüyor, Burçin Orhan’a söylüyor. Onlar birbirlerine söylüyorlar. Ondan sonra bir anda aaa işte bu teröristler 400 terörist, 300 terörist, 1000 terörist.
İşe almış İstanbul Büşeve Belediyesi. Devlet Bahçeli mükemmel bir demokratik örnekle mahkemeye değil, yani dava açmayalım, hemen görevden alalım. Tabii ki Sayın Bahçeli ne demek. Bence orada kalmayalım. Bence İmamoğlu’nu da asalım. Hemen asalım. Anlatabildim mi yani mahkemeyi de beklemeyelim artık. Ne gerek var ki mahkeme beklemeye?
Yani illa bu 6. vitresi bulması gerekiyor. Yani konu da kapanmıştı bir nevi. Farkındaysanız 2-3 günden beri konular kapandı, o işler bitti. Hep böyle 72 saat sonra Devlet Bahçeli ortaya çıkıyor. Bir vites daha atıyor. Yani illa son sözü söyleyecek Sayın Bahçeli. Peki tamam siz son sözü söyleyin. Nedir? Mahkemeye gitmeyelim, görevden alalım. Yes sir. Emredersiniz. Tabii ki komutanım. Çok iyi fikir.
Ama bakan soylu da aynı zamanda Süleyman Soylu da aynı gün… İlginç bir küçük, yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi sıkıştırma şeylerinden bir tanesi bu. Hükümetin sıkıştırma oyunları var. Marmara’yı Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Metroları siz yaptınız. 2 tane M işareti var. Onlar bizim, o İBB’nin, şu yol senin, bu yol Ulaştırma Bakanlığı’nın. Taksiye zam var, zam yok.
Anlatabiliyim daha fazla taksi geri. O bildiğiniz hükümetin, yani daha doğrusu Cumhurbaşkanımızın, daha doğrusu biraz daha kibarca bunu söylemem gerekiyor. AK Parti’nin iki defa üst üste İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kaybetmesinin acısı hala taze. Belli. Çünkü şimdi Süleyman Soylu diyor ki… İlk tanıtım günleri, yani bu nedir ilk tanıtım günleri?
Bu Büyükşehir Belediyesi mesela ordulular günü gibi böyle bir şey yapıyor. İşte ordu yemekleri falan filan, ordulular bir araya geliyor. Öyle ilk tanıtım günleri. Bu İBB’nin kültür projelerinden bir tanesi bu. Hoş bir şey, güzel bir şey. Belediyenin yapacağı bir şey bu. Hayır, bundan sonra belediye yapmayacak. Bundan sonra o iş valiye verildi. Niye?
Bilmiyoruz. Şimdi şu da var. Bu valiye belediye. Adım kadar eminim AK Parti belediyelerinde hala belediye yapıyor işi. Adım kadar eminim. Ankara’da yapılmıyor muhtemelen. Ankara’da yapılmayacak, İzmir’de yapılmayacak ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yapılmayacak onlar. Ama diğer belediyeler, evet doğru. George Orwell’in Hayvan Çiftliği kitabını hatırlatıyor bana.
Bu domuzlarla ilgili, domuzların yazmış olduğu bu genel şey. Tüm hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar diğer hayvanlardan daha eşittir. Ne güzel değil mi? Neyse, sıkıştırmaya devam edin İBB, sıkıştırmaya devam edin. Yani hatırlıyorsunuz 1. seçimde 14.000-15.000 oy farkla kaybetmişti AK Parti. 2. seçimde 800.000 oldu. 3. seçimde siz hesabını siz yapın. Son olarak zam zam dedik, enflasyon dedik. İşte faizle mücadele edersek, faizle indirirsek indirdik, enflasyonla düşecek dedik. Olmadı. Sorun değil. Ama baktığımız zaman bir tablo gözüme takıldı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası. 2002’den, 2002’den, 2024’de kadar. Yani hedeflenen enflasyonla gerçekleşen enflasyon. Şimdi 2002’de AK Parti hükümete geldiği zaman hedeflenen enflasyon, yüzde 35. Yani rakamlar diyor ki, yüzde 35 enflasyona gireceksiniz diyor. Ne kadar gerçekleşmiş? Hemen 29.7. Sonra düşüyor, ondan sonraki yıllarda. Bu tabloda gördüğünüz gibi yani yakından alacağım, göstereceğim size bu tabloyu. Düşüyor, düşüyor, düşüyor, düşüyor, düşüyor. Ama bir şey oluyor.
2013’te, yüzde 5 hedefleniyor hep. Ondan sonra, yüzde 5 diye her seferinde hedefleniyor. Ama gerçekleşen bir anda iki katı, iki katının bir iki katı daha, yüzde 20, yüzde 11, yüzde 14. En sonunda 2021, yüzde 36 enflasyonla 2021’i bitiriyoruz. Nerede, nereye?
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, yüzde 30 enflasyonla, Cumhurbaşkanımız, AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti’ni aldığı zaman, kontrolü ele aldığı zaman, yüzde 30 enflasyonla, bugün yüzde 36 enflasyonla 2021’i bitirmiş oluyoruz. Komik olan şey şu, 2013, 2018, 2019, Hadi 2017 diyelim, 2017’de baktığınızda, hedeflenen yüzde 5, 8.5ken enflasyon, hedeflenen yüzde 5. Tamam, dokunulabilir bir rakam. Sonra bir anda, yüzde 11’e çıkıyor, gerçekleşen. Bir sonraki yıl, yine yüzde 5 hedefliyoruz. Neye çıkıyor? Yüzde 20. Ya kardeşim, merak ediyorum, bu copy paste mi yapıldı bu hedeflenenler? Gerçekten, bir süre sonra acaba şu denmiyor mu aranızda? Merkez Bankası’na soruyorum, ya yüzde 5 koyuyoruz da, biz son 4 yıldan beri, baya baya bir yanlış olmaya başladı. Yani bırak hadi 3 puanla falan kaçırıyoruz, artık böyle 2 katı, 3 katı, 4 katı, şimdi 6 katına resmen hata yapıyoruz. Burada bir yanlış görmüyor musunuz siz? Ve hatta, eliniz kolunuz bağlı mı? Eliniz kolunuz bağlı ve konuşamıyorsunuz.
İki kere gözlerinizi kırpın. Neyse, fazla sizi şey yapmayacağım. İyi olmayı unutmayın, abone olmayı unutmayın, yorum yazmayı unutmayın ve paylaşmayı unutmayın.
Bir sonra görüşmek üzere.