Tecvidsiz Kur’ân-ı Kerim Okunur mu, Namaz Kılınır mı? – Fatih Kalender Hoca Efendi

Tecvidsiz Kur’ân-ı Kerim Okunur mu, Namaz Kılınır mı? – Fatih Kalender Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=n6SNBdrHjQc. Namaz surelerini düz okuyabilir miyiz? Tecvitli okumak şart mıdır? Bu şekilde hatim olur mu? Şimdi namaz sureleri olsun veya Kıran-ı Kerim’in sıralı bir şekilde okumak olsun. Burada insan bütün vuskunu, bütün gayretini sarf ederek…

Tecvidsiz Kur’ân-ı Kerim Okunur mu, Namaz Kılınır mı? – Fatih Kalender Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=n6SNBdrHjQc.

Namaz surelerini düz okuyabilir miyiz? Tecvitli okumak şart mıdır? Bu şekilde hatim olur mu? Şimdi namaz sureleri olsun veya Kıran-ı Kerim’in sıralı bir şekilde okumak olsun. Burada insan bütün vuskunu, bütün gayretini sarf ederek bunu en mükemmel bir şekilde öğrenmeye gayret etmelidir. Evet. Ama bunun olmazsa olmaz olanı vardır. Bir de güzel yani normal olmazsa olmaz olanın üstündeki bir seviye vardır. Şimdi tecvit kaidelerinin bir kısmı aslında okumayı güzelleştirmeye yönelik, manağa yönelik bir değişenlilik değildir.
O yüzden eğer tecvit noktasında riayet etme sıkıntısı yaşayan kardeşlerimiz, ben bunu öğrenemiyorum deyip de hiç okumaması mı böyle bir şey yoktur. İllaki okusunlar, kıraatlerine devam etsinler, namazlarını aksatmasınlar. Sadece namaz sureleri noktasında en güzel bildiği sureyi, en doğru şekilde okuyabildiği,
onu da bilen bir hoca efendiye talim ederek, onu okuyarak, yani hocam bak bakalım benim şu namaz surelerimde kılacağım namaz sahi olur mu? Hurufatı nasıl çıkartıyorum? Harflerde acaba bir sıkıntı yaşıyor muyum? Belki talim hocası olmayacağım, belki bir kurrağı olmayacağım ama kılacağım namaz sahi olacak şekilde bir kıraatım var mı? Bu noktada herkesin asgari surette hurufatını tahsil etmesi, kıraatını tahsil etmesi gerekir.
Bundan sonrası artık fazilete yöneliktir. Bu kadar bir miktarı elde ettikten sonra gerek namazlarımızda, gerek namaz haricinde Kur’an-ı Kerim hatimlerimizde de ben bunu çok güzel okuyamıyorum, o zaman hatmi de yapmayayım demek doğru bir şey değildir. Bunu yapmak gerekir, bol bol okumakta fayda var. Bu suali cevaplarken aklıma geldi.
Bir kural vardır. Ma la yudrek kulluhu la yudrek kulluhu. Bir şeyin tamamı elde edilemiyorsa tamamı terk edilmez. Yani insan ister ki en güzel bir şekilde okuyabilmek ama yapamıyorum o zaman hiç okumayayım mı? Bu yanlıştır. İnsan ister ki en güzeline sahip olayım ama olamıyorum o zaman sahip olabileceğimi de terk edeyim mi? Bu da doğru bir şey değildir.
Ben hatırlıyorum çocukluğum döneminde rahmetli babaannem ile olan bir diyaloğumuzda ki o dönemde Kur’an-ı Kerim okuma noktasında ciddi sıkıntılar yaşamışlar ve öğrenememiş bir şekilde. Efendi babamız yani Efendi Hazretlerimizin Üstad-ı Ali Eder Efendimiz’den de o noktada icazet alarak yani işte Efendi babanın kızı konumunda idi.
Ben yani okuyamıyorum öğrenemedim Kur’an-ı Kerim’i ne yapayım? Efendi babanın ona telkinleri ki daha sonradan Efendi Hazretlerimiz de aynı telkinleri buyurarak ben hatırlıyorum babaannem hatim yapıyordu. Soruyordum babaannen nasıl hatim yapıyorsun? Sen okuyamıyorsun ki yani sen Kur’an-ı Kerim okumasını bilmiyorsun. Diyor ki her satıra İhlâh Sûresini okuyorum. Bu şekilde hatim yapıyorum ki bu aslında Ya Rabbi benim husum buna yetiyor, benim gücüm buna yetiyor ve yettiği kadarını ortaya koyuyorum. Bundan sonrası sana aittir diyerek burada hakikaten imkânımız olduğu kadarını ortaya koyacağız. Bundan sonrasını Mevla’ya bırakacağız. Ramazan-ı Şerif ayında malumunuz Mekke’yi mükerreme de olsun Medine’yi münevrede olsun teravih namazlarında hatim yapılır.
Yani hatimle kılınır. Geçen sene maalesef olmadı ama inşallah bundan sonraki senelerde hatimle yapıldığı zaman Kadir gecesine kadar hatim biter. Kadir gecesinde Hoca Efendi orada dua eder. Vitir namazında genelde dua ediliyor, kunut esnasında. Genelde o duanın sonunda eklediği bir cümle. Allahümme hadet duva ve minkel icabe. Yani Ya Rabbi sen bizden talep ettiğin dua etmektir. Biz öyle veya böyle duamızı yaptık masaya koyduk. Bundan sonraki sanadır icabet de sanadır Ya Rabbi. İşte bunu diyebilmemiz yani biz de Ya Rabbi benim imkânım buna yetiyordu. Ben bütün gücümü sarf ettim bunu yaptım masaya koydum. Elimden geleni yaptım Ya Rabbi bana yardım et. Bundan sonrası Rabbim sanadır diyebilmemiz gerekir. Tabi bunu diyebilmek de gerçekten şartları zorlamaktan geçer. O yüzden en mükemmelini yapamıyoruz diye yapabileceklerimizi terk etmek doğru değildir. Biraz önce de ifade ettiğim üzere hani şeytanın insana vermiş olduğu vesveselerden bir tanesidir. Bu konuda inşallah şeytana prim vermeyelim diyelim.
İnşallah. Yani demek ki namazlarımızı yani tecid okuyamıyorsak bile Kur’an-ı Kerim okuyalım. Hiç okumayı bilmiyorsak bile efendim okuyormuş gibi veyahut da yerine bir şeyler okuyarak tatmimizi yapalım diyoruz inşallah.
Allah razı olsun hocam.